Zehra Baykal YILDIZ/YALOVA, (DHA)-YALOVA'da 26 Eylül 2025'te 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden, 'Güllü' adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un (52) ölümüyle ilgili davanın görülmesine yarın başlanıyor. Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter (28) 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşı Sultan Nur Ulu (25) ise 'Yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talebiyle Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.

'Güllü' olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olaya ilişkin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında otopsi yapılan Güllü, İstanbul'da toprağa verildi. Daha önce alınan 3 ifadesinde de farklı konuşan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, gözaltına alındı. Tuğyan Ülkem Gülter, 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.

SORUŞTURMA 11 AY SONRA TAMAMLANDI

İnşaat demirlerinin altında kalan işçi hayatını kaybetti
İnşaat demirlerinin altında kalan işçi hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma 11 ay sonra tamamlandı. Hazırlanan iddianamede; bir numaralı sanık olarak yer alan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede; Güllü'nün, kızı Tuğyan'a ait odanın penceresinden düştüğü, 18 metre yükseklikten beton zemine çarptığı, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedildi. Toksikoloji incelemesinde; Gül Tut'un kanında 3.53 promil alkol tespit edildiği, kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifadesine de yer verildi.

SAVCILIK: GÜLLÜ'YÜ ODAYA GETİRMEK İÇİN EN SEVDİĞİ ŞARKI AÇILDI

Tuğyan Ülkem Gülter'in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği 'Malkata' isimli roman havasını açmasını istediği, şarkının Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirlendi. Müziği duyan Gül Tut'un, 'O ne lan?' diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedildi. Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtti.

ANNESİNİ, 'HADİ GÖRÜŞÜRÜZ' DİYEREK PENCEREDEN ATTIĞI İDDİASI

İddianamede; olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi. Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla 'Hadi görüşürüz' denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı. İddianamede, Gülter'in bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı belirtildi.

Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi. Sultan Nur Ulu'nun, Gül Tut'un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan'ın annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını belirttiği ifadesi de iddianamede yer aldı. Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde de Tuğyan'ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespit edildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.

'BİR GÜN CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM'

İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter'in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi. Üç tanık, Tuğyan'ın kendilerine annesini 'Bir gün camdan atıp öldüreceğini' söylediğini iddia etti. Bir başka tanık ise Gülter'in annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlattı. Gülter'in eski sevgilisi K.E. ile yakınlarına gönderdiği mesajlarda 'Bıktım bu annemden', 'Gebersin', 'Bu kadın ölsün', 'Ölmüyor, ne zaman?' ve 'Ona büyük bir şey yapacağım' şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.

'ZİHİNSEL OLARAK EYLEME HAZIRLANMIŞ'

Tuğyan'ın olaydan yaklaşık 2 ay önce eski erkek arkadaşı K.E.'ye, 'Annem birazdan kendini atıyor' şeklinde mesaj gönderdiği de iddianamede yer aldı. Savcılık, bu mesajı Gülter'ib eylemine ilişkin 'zihinsel hazırlık süreci'nin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.

Evde bulunan kamera kayıtlarının ham halinde, Gül Tut'un yere düşmesinden önce kısa aralıklarla 3 farklı çarpma ve darbe sesinin duyulduğu tespit edildi. Bilirkişi değerlendirmesinde; ikinci ve üçüncü çarpma sesi arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin Gül Tut'un pencereden çıkışıyla beton zemine çarpması arasında geçen süreyle büyük ölçüde örtüştüğü belirtildi. Gül Tut'un odada bulunan Tuğyan ve Sultan'a yaklaşık bir metre mesafede olduğu ancak ilk darbe sesinden sonra yaklaşık 7 saniye boyunca iki kişiden de herhangi bir bağırma veya kurtarma refleksi duyulmadığı aktarıldı. Savcılık, bu durumun Tuğyan ve Sultan'ın düşme olayını gördüklerine ve olayın anlatıldığı gibi ani bir kaza olmadığına işaret ettiğini kaydetti.

'DIŞ KUVVET VEYA TEMASIN BULUNMASI KAZA İHTİMALİNDEN YÜKSEK'

Olayın gerçekleştiği odanın zemininden alınan numunelerde; kayganlaştırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadı. Gül Tut'un tıbbi kayıtlarında intihar düşüncesine ilişkin bir bulgu bulunmadığı, şarkıcının yükseklik korkusu olduğunun birçok tanık tarafından anlatıldığı belirtildi. Bilirkişi heyeti, Gül Tut'un vücut yapısı ve pencerenin yüksekliği dikkate alındığında geriye doğru düşmesi için dışarıdan bir kuvvet veya temas bulunmasının, kaza ihtimalinden daha mümkün olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise yüksekten düşmenin intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben ayırt edilemeyeceğini ve olayın adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini kaydetti.

MESAJLARI SİLDİRMEK İSTEMİŞ

İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter'in olaydan sonra eski erkek arkadaşı K.E.'den telefon ekranını paylaşmasını ve aralarındaki mesajları silmesini istediği belirtildi. Gülter'in K.E.'ye katıldığı canlı yayında susması, olay gecesinden ve annesiyle arasındaki sorunlardan bahsetmemesi yönünde baskı yaptığı, annesiyle ilişkisinin iyi olduğunu söylemesini istediği ifade edildi. Savcılık ayrıca Tuğyan'ın olayın tek görgü tanığı konumundaki Sultan Nur Ulu'yu sürekli yanında tutmaya çalıştığını, başka biriyle buluştuğu sırada takip ettiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiğini kaydetti.

'HAKKIMI HELAL ETMEM'

Tuğyan ve Sultan'ın olaydan sonra İstanbul'da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları kaydedildi. Görüşmede; Sultan'a Tuğyan tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Tuğyan'ın iaraya girerek, 'Tabii ki ediyorum. Birgün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem' dediği belirtildi. Gülter'in olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği de iddianamede destekleyici deliller arasında gösterildi.

'SERİ KATİL DAVASI' OYUNUNU İNCELEMİŞ

Tuğyan Ülkem Gülter'in dijital materyallerinde ise 'Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?', 'Kokain saçta ne zaman çıkar?' ve 'Saçta metamfetamin çıkar mı?' şeklinde internet aramaları yaptığı tespit edildi. Gülter'in ayrıca 'Çözülmemiş davalar, seri katil davası, dedektif oyunu, suçluyu bulma' isimli bir kutu oyununu internet üzerinden incelediği belirtildi. Buna karşın Tuğyan ve Sultan'dan alınan saç örneklerinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmedi. Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve eşyalarında yapılan aramalarda da suç unsuruna rastlanmadı.

YAŞADIĞI PANİK KAMERAYA YANSIDI

Olay gecesine ait yeni güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde; Güllü'nün düşmesinin ardından Tuğyan'ın bina girişinde polis ekipleriyle konuştuğu, daha sonra daireye çıktığı görüldü. Tuğyan'ın olay sonrasında panik yaşadığı ve polis ekiplerine, 'Annem neden öyle söylüyor, annem iyi mi?' dediği görüntülere yansıdı.

O ANLARI UYGULAMALARI OLARAK ANLATTI

Öte yandan Sultan Nur Ulu'nun, savcılıkta verdiği ifade sırasında olay anını canlandırdığı öğrenildi. Tuğyan Ülkem Gülter'in annesine arkadan yaklaşarak kalçasının altından kavradığını ve ardından pencereden aşağı attığını öne süren Ulu'nun o anları uygulamalı olarak anlattığı görüntüler dava dosyasına girdi. Ulu, savcılık ifadesinde de Tuğyan'ın annesini arkadan tuttuğunu, ardından yukarı doğru çektiğini gördüğünü iddia etti. Sultan Nur Ulu, Güllü'nün bu olayın ardından pencereden düştüğünü iddia ederek, Tuğyan'ın daha sonra 'Koş' diye bağırarak aşağıya doğru gittiğini söyledi. Ulu, ifadesinin devamında kendisinin de Tuğyan'ın peşinden gittiğini anlattı.

BAŞSAVCILIK: ÖNCEDEN TASARLAMIŞ

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü kaydetti. İddianamede, tutuklu Gülter'in, 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede, ikinci sanık olarak yer alan ve ev hapsi kararı daha sonra kaldırılan Ulu'nun ise 'Yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapsi istendi. Sanıkların yargılanmasına, 1 Ekim Perşembe günü Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak. (DHA)

Kaynak: DHA