Ruken KADIOĞLU-Batuhan DURNAOĞLU/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da böbrek yetmezliği tedavisi gören Zübeyde Tarar (46), tatil için gittiği Muğla'nın Fethiye ilçesinde diyaliz merkezinde aynı hastalıkla mücadele eden Özgür Tarar (42) ile tanışıp, evlendi. Evlendikten sonra birbirlerine destek olarak hastalıkla mücadeleyi sürdüren çift, 2 yıl arayla kadavradan yapılan böbrek nakli ile hastalığı yendi.
17 yıldır böbrek yetmezliği ile mücadele eden Zübeyde Tarar, 2018 yılında tatil için gittiği Muğla'nın Fethiye ilçesinde diyaliz merkezinde, aynı hastalıkla mücadele eden Özgür Tarar ile tanıştı. Zübeyde ve Özgür, birbirine aşık olup 3 hafta içerisinde evlendi. Evlilik sonrası Ankara'ya taşınan çift, Bilkent Şehir Hastanesi'nde birbirine destek olarak hastalıkla mücadeleyi sürdürdü. Çift için böbrek nakli önerildi ve her ikisi de acil listesine alındı. Haftanın 3 günü 4'er saat diyalize giren, tatil ve seyahatlerini bile diyaliz programına göre planlamak zorunda kalan çift, 2 yıl arayla yapılan nakille hastalığı yendi. Zübeyde Tarar 2024 yılında, Özgür Tarar ise 30 Haziran 2026'da Bilkent Şehir Hastanesi'nde kadavradan böbrek nakli ile sağlıklarına kavuştu. Evlilikleri boyunca birbirlerine ilaç saatlerini, su içmeyi, yürüyüş yapmayı hatırlatan Tarar çifti, artık diyalize bağımlı olmadan, karavan ile gezme hayali kuruyor. Çift, böbrek naklinden sonra yaşadıkları ortak sevinci DHA'ya anlattı.
'EŞİMLE HER ŞEYİMİZ ORTAK'
Özgür Tarar, 14 yıl diyaliz tedavisi gördüğünü, eşiyle de diyaliz merkezinde tanışıp evlendiklerini söyleyerek, 'Sonra beraber hastalıkla mücadele ettik. 8 yıl önce nakil sarısına alındım. Eşim aslında o kadar ümitli değildi kendisine çıkacağına. Sonra ilk çağırmalarında eşime çıktı. Sonrasında ben de hep diyordum ki 'artık gelmez, gelmez, gelmez.' Ama bana da geldi. 3 hafta önce nakil oldum. İnsanlar organlarını bağışlarsa, o diyalizde yatan insanlara umut olurlar. Herkes keşke bağışlasa, onlar gibi olsa. 3 haftadır diyalize girmiyorum. En güzel yönü bu. Eşimle her şeyimiz ortak. Hastalığımız ortak. O yüzden gayet iyi anlaştık. İnsanlarımız organlarını bağışlasınlar. Ben de doktorlarıma danıştım. Böyle bir hastalığım olduğu için belki organlarımı bağışlayamayabilirim diye düşünüyordum. Bazı organlarımızı bağışlayabiliyormuşuz. Ben de kendim bağışlayacağım. Benim gerçek doğum tarihim 24 Mayıs ama böbrek nakli olduğum 30 Haziran'ı artık 2'nci doğum günüm olarak kutlamayı düşünüyorum. Çünkü eşimin de desteği ile yeniden doğmuş gibiyim' ifadelerini kullandı.
'İYİ Kİ BU HAYATI BERABER KARŞILIYORUZ'
Zübeyde Tarar ise, tatil için gittiği Fethiye'deki diyaliz merkezinde eşiyle tanıştıklarını söyleyerek, 'Yakındı yataklarımız; konuştuk, sohbet ettik ve evlendik. Genellikle aynı durumda olduğumuz için birbirimizi daha kolay anlayabiliyoruz. Hep eşime 'ben nakil oldum, sen de olacaksın' diyordum. Oldu çok şükür. Ve çok güzel hayallerimiz var. Onları gerçekleştireceğiz. Baş başa uzun bir tatile çıkabiliriz. Yapamadığımız şeyleri yapabiliriz. Diyaliz nedeniyle hiçbir yere gidemiyorduk. En büyük hayalimiz karavan tatili. Çok sıkıntı oluyordu. Her gittiğimiz yerde diyaliz ayarlamamız gerekiyordu. O yüzden şimdi nakil olduğumuz için artık diyalize gerek kalmadığı için sağlıklı bir şekilde istediğimiz her yere gidebiliriz. Tabii ki her şeye dikkat etmek gerekiyor bu süreç içinde. İlaçlarımızı, sularımızı, yürüyüşümüzü birbirimize hatırlatıyoruz şimdi. Yürüyüşe beraber gidiyoruz. İyi ki var, onu çok seviyorum. İyi ki evlenmişim. İyi ki bu hayatı beraber karşılıyoruz. Zor ve iyi günlerde, kötü günlerde hep beraberiz. Her zaman yanımda oldu eşim. Ben de her zaman onun yanında olacağım. Ben eşimi çok seviyorum. İyi ki de bu hayata beraber devam etmişiz' dedi.
'30 BİNİ AŞKIN HASTA NAKİL BEKLİYOR'
Bilkent Şehir Hastanesi Böbrek Nakli Sorumlu Yardımcısı Doç. Dr. Yusuf Kasap ise, 'Ülkemizde 30 bini aşkın hastamız organ nakli için bekleme listesinde. Bunların büyük bir kısmını böbrek nakli bekleyen hastalar oluşturmakta. Ülkemizde kadaverik nakille ilgili çalışmalar ve çalıştaylar her geçen süreçte artmakta. Bununla ilgili bakanlık düzeyinde de birçok proje geliştirilmekte. e-Devlet üzerinden de organ bağışının yapılabilmesi süreci yakın dönemde başladı. Bunlarla ilgili de inşallah olumlu sonuçlar alacağız. Biz tabii nakillerin büyük bir kısmını, aslında tamamını kadavradan yapmak istiyoruz. Bir canlı verici kullanarak onu bir cerrahi riske atıp tek böbrekle kalmasına neden olmak istemiyoruz' ifadelerini kullandı. (DHA)




