Mali olarak ortodoks, sosyal ve bölgesel politikada radikal müdahaleci… Karşınızda Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham.

Belediye sosyalizmi ile Manchester'da otobüsleri kamulaştırıp başbakan oldu. Mali olarak ortodoks, sosyal ve bölgesel politikada radikal müdahaleci… Karşınızda Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham. 10 Downing Street’te yaşayan kedi Larry’nin hikayesini mutlaka duymuşsunuzdur. İngiliz tabloid basını, Larry’nin eskittiği başbakanları saymayı çok sever. Sağcısı, solcusu, liberali, Türk kökenli Çankırılı Boris Johnson’ı da gördü bu kedi.

Larry The Cat
O yüzden küçük bir hatırlatmayla başlayayım.

İngiltere Başbakanı diye bir makam yoktur.

Birleşik Krallık, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan tek bir devlettir. Resmi unvan "Prime Minister of the United Kingdom" yani Birleşik Krallık Başbakanı’dır. Nüfusun yüzde 84’ü İngiltere’de yaşadığı için dünyada herkes kısaca İngiltere Başbakanı dese de hukuken yanlıştır. Zaten İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın kendi iç işlerinden sorumlu Birinci Bakanları var. İngiltere’nin ise böyle bir özerkliği bile yok, doğrudan Londra tarafından yönetiliyor.


Gelelim asıl meseleye


Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham ortalığı kasıp kavurdu. Neredeyse bir yıldır tüm anketlerde açık ara birinci olan ve seçimin kesin galibi gözüyle bakılan ırkçı Reform Partisi ve lideri Nigel Farage’ı, göreve gelişinin birinci haftasında ikinci sıraya itti. İktidardaki İşçi Partisi’ni yeniden birinci parti yaptı.

Peki tapuların bile 999 yıllığına verildiği bu ülkede bir haftada ne değişti?

Dört hafta önce Manchester Milletvekili Afzal Khan ile yaptığım sohbeti hatırlatayım. Liverpool ve Manchester’da şubeleri olan GBD Döner’in Oldham’daki açılışı için Londra’dan Manchester’a gitmiştim. Açılışa Afzal Khan ve Yasmin Qureshi katılmıştı.

Röportaj sonunda "Burnham başbakan olacak mı?" diye sordum.

Deneyimli siyasetçi, "He is likely to be the next Prime Minister" dedi. Ama konuşma tarzından ve mimiklerinden kesinliğe yakın olduğunu anlamıştım. O gün de paylaşmıştım.

Avrupa’da iki zıt rüzgâr

Burnham’ın yükselişi, Avrupa’da aynı anda esen iki zıt rüzgârdan besleniyor. Brüksel’de neo-liberalizmin sonu tartışılıyor. AB’nin artık daha müdahaleci bir "Fortress Europe" modeline kaydığı konuşuluyor. Bu, 90’ların özelleştirme modelinin tam tersi.
Öte yandan üye ülkelerde tablo farklı.

Almanya’da borç freni, Fransa’da bütçe krizi, her yerde enflasyon sonrası geri dönen "para yok" politikası...

Aşırı sağ da bu boşluğu "neo-liberalizme karşı halkı savunuyoruz" diyerek dolduruyor.

Yani Avrupa hem neo-liberalizmden çıkmaya çalışıyor hem de mali olarak ona dönmek zorunda kalıyor. Bildiğiniz gibi ‘Brexit’ ile Birleşik Krallık Avrupa Birliği’nden çıkmıştı…


Burnham bu tabloda nerede duruyor?

Burnham artık sadece Manchester Büyükşehir Belediye Başkanı değil. Makerfield ara seçimini kazanıp parlamentoya döndü, ardından Keir Starmer’ın istifası sonrası İşçi Partisi lideri oldu ve atanmış Başbakan olarak göreve başladı.

Modelinin üç ayağı var…


Anti-Thatcherist ve Post-Neo-liberal

1980’lerde Thatcher döneminde yapılan yanlış dönüşleri tersine çevirmek istiyor. Konut, su, enerji ve ulaşımın kontrolünün devlete geri verilmesi. Pratiğini Manchester’da otobüsleri kamulaştırıp kurduğu Bee Network ile gösterdi.

Anglo-Sakson dünyasında çok referans verilen dünyaca ünlü düşünce kuruluşu Chatham House ve çok önemli bir siyasi dergi olan The New Statesman’ın yorumları merak ediliyordu. Başbakan Andy Burnham’ı "piyasayı sadece regüle eden değil, şekillendiren devlet" modelinin temsilcisi olarak görüyorlar.

Radikal Devolution’cu


İlk vaadi, yetkilerin büyük kısmını yerel yönetimlere devredeceği bir "circuit-breaker" yani sistem sıfırlaması. Londra’nın mutlak merkeziyetçiliğine karşı en güçlü itiraz.

Bunun sembolü No 10 North oldu.

Burnham, "Büyüme yukarıdan aşağıya emirle olmaz, sadece aşağıdan yukarıya beslenebilir" diyerek Başbakanlık Ofisi’nin ikinci şubesini Manchester’da açtı. Heron House’daki bu ofis, kendi deyimiyle "yeniden kablolanmış bir Britanya’nın sinir merkezi" olacak.

Mali Ortodoksi Çelişkisi


Liderliği kesinleşir kesinleşmez "Mevcut mali kurallara bağlı kalacağım" dedi. Jeremy Corbyn gibi harcama patlaması vaat etmedi.

Eğer başarılı olursa Avrupa’da yeni trendi temsil edecek: Mali olarak ortodoks, sosyal ve bölgesel politikada radikal müdahaleci.


Peki İşçi Partisi sosyalizm açısından nerede?


Birleşik Krallık’ta İşçi Partisini (Labour) tek bir sosyalizmle anlatamayız. Partide yüz yıldır üç kavga var.

Eski Sol yani Corbyn çizgisi, Yeni İşçi Partisi yani Blair-Starmer çizgisi ve şimdi Burnham çizgisi.

Burnham’a İngilizler "municipal socialism" yani belediye sosyalizmi diyor.

Burnham kapitalizmi yıkmak yerine evcilleştirmek istiyor.

Sosyalizmi, Londra’daki devletin her şeye sahip olması olarak değil, halkın hizmetleri kontrol etmesi olarak tanımlıyor.

Bu yüzden "demokratik sosyalistim" diyor.

Partisi Labour bugün resmen demokratik sosyalist, pratikte ise sosyal demokrat bir parti.

Aslında Burnham'ın belediye sosyalizmi dediği şey, bizim çok yakından bildiğimiz bir model: Atatürk'ün devletçiliği.

Piyasanın yapmadığını devlet yapar, halkın ihtiyacı olanı halk için kamuda tutar. Ne 80'lerin vahşi özelleştirmesi ne de her şeyi Londra'dan yöneten hantal devlet. Yerinde, denetlenebilir, halka ait bir kamucu akıl.

İngiltere bile 40 yıl sonra Thatcher'ın sattıklarını geri almaya, otobüsünü bile kamulaştırmaya başladı, biz neyi tartışıyoruz…


Vatan Öz

KGK Birleşik Krallık Temsilcisi - Avrupa Gazetesi Editörü

Londra / Manchester :)

Afzal Khan Ile Vatan Oz Röportaj

Andy Burnham No 10 Manchester London

Andy Burnham No 10 Manchester Office