ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanlığı tarafından Kazakistan'ın başkenti Astana'da, 'Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon' paneli düzenlendi. Panele İletişim Başkanı Burhanettin Duran da video mesaj gönderdi. Duran mesajında, 'Güçlü mirasımız, bizi birbirimize sıkı biçimde bağlarken; bugünümüze istikamet, müşterek geleceğimize ise ufuk kazandırmaktadır. Türk dünyasının geleceği, köklü mirasımızdan aldığımız ilhamla, çağımızın gereklerinin yerine getirilmesiyle şekillenecektir' dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Kazakistan'ın başkenti Astana'da 'Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon' başlıklı panel düzenlendi. Panelde, Türk dünyasının entegrasyon süreci, ortak tarih ve kültürel mirasın yanı sıra ekonomik, bilimsel, teknolojik ve beşeri hareketliliğin geliştirilmesi ele alındı.

Panele Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, Türkiye'nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu, Türk ve Kazak akademisyenlerin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ve gözlemci ülkelerin diplomatik misyon temsilcileri ile basın mensupları katıldı.

Uluslararası Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Bayram'ın moderatörlüğündeki panelde, Türk dünyası entegrasyonunun mevcut durumu ve geleceğe yönelik hedefler değerlendirildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da panele video mesaj gönderdi.

'GÜÇLÜ MİRASIMIZ, MÜŞTEREK GELECEĞİMİZE UFUK KAZANDIRMAKTA'

İletişim Başkanı Burhanettin Duran mesajında katılımcıları selamlayarak, 'Kıymetli kardeşlerim, Türk dünyası dediğimizde, ortak tarihimizle yoğrulmuş, köklü Türk medeniyetimizden ve müşterek dil ve kültür havzamızdan bahsetmekteyiz. Güçlü mirasımız, bizi birbirimize sıkı biçimde bağlarken; bugünümüze istikamet, müşterek geleceğimize ise ufuk kazandırmaktadır. Türk dünyasının geleceği, köklü mirasımızdan aldığımız ilhamla, çağımızın gereklerinin yerine getirilmesiyle şekillenecektir. Bildiğiniz gibi bugün uluslararası sistem; giderek derinleşen krizler, artan jeopolitik rekabet, kırılgan tedarik zincirleri, enerji ve gıda güvenliği sorunları, iklim değişikliği, düzensiz göç, siber tehditler ve dezenformasyon gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıyadır. Böyle bir dönemde Türk dünyasının ortak akıl ve güçlü bir eş güdüm içerisinde hareket etmesi, tarih önünde taşıdığımız mesuliyetin ve zamanın icaplarının tabii bir neticesidir. Karşı karşıya olduğumuz koşullar, aramızdaki dayanışmayı daha sağlam ve müessir bir zemine kavuşturmamızı zaruri kılmaktadır' dedi.

Kayseri'de kırtasiyelerde fahiş fiyat ve ürün güvenliği denetimi
Kayseri'de kırtasiyelerde fahiş fiyat ve ürün güvenliği denetimi
İçeriği Görüntüle

Dijital çağın önemli imkanlar sunarken, hakikati hedef alan yeni tehditleri de beraberinde getirdiğini belirten Duran, 'Dezenformasyon, nefret söylemi ve dijital manipülasyon; toplumlarımızın huzurunu, kurumlarımıza duyulan güveni ve ülkelerimiz arasındaki dayanışmayı doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle Türk devletleri olarak medya ve iletişim alanındaki iş birliğimizi daha da güçlendirmeli, bilgi ve tecrübe paylaşımımızı artırmalı, ortak platformlar geliştirmeli ve özellikle kriz dönemleri için iletişim kapasitemizi tahkim etmeliyiz' dedi.

İletişim Başkanı Duran, Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümü olan 29 Ekim'de Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'nin bu ortak yürüyüşte yeni bir dönüm noktası olacağını söyledi. Duran, Türkiye'nin zirveyle birlikte TDT dönem başkanlığını devralacağını vurguladı.

KÜRESEL SİSTEMİN YÜKSELEN MERKEZİ, TÜRK DÜNYASI

Türkiye'nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu ise Türk dünyasının gelecekte atabileceği adımların bölgesel ve küresel siyasi düzlemde Türk dünyasını nasıl bir noktaya taşıyabileceğinin akademik seviyede tartışıldığını kaydetti.

Uluslararası sistemin hızlı ve köklü bir dönüşümden geçtiğine işaret eden Kapucu, 'Bu değişim ortamında Türk dünyasının önünde tarihî bir fırsat bulunmaktadır. Avrupa ile Asya arasında uzanan geniş coğrafyamız, sahip olduğu genç nüfus, doğal kaynaklar, üretim kapasitesi, enerji potansiyeli ve stratejik ulaştırma güzergâhlarıyla küresel sistemin yükselen merkezlerinden biri olmaya adaydır' dedi.

'ORTAK TERMİNOLOJİLER GELİŞTİRİLMELİDİR'

L.N. Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi Öğretim Üyesi Talgat Moldabay da ortak tarih ve kültürün Türk dünyasının temel bağlarından biri olduğunu belirtti. Moldabay, İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' anlayışının 21. yüzyılda yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, ortak alfabe ve terminolojinin Türk dünyasında ortak bir fikir alanının oluşmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ortak dijital kütüphaneler, metin arşivleri, bilimsel veri tabanları ve yapay zekâ destekli bilgi setlerinin oluşturulmasının önemine işaret eden Moldabay, eski Türk yazıtlarının dijitalleştirilmesi ve onların tarihine ilişkin ortak veri tabanlarının oluşturulması, Türk dillerinin tarihsel gelişimi ve söz varlığının karşılaştırmalı incelenmesi ile ortak terminolojilerin geliştirilmesi gibi alanlarda önemli çalışmalar yapılabileceğini söyledi.

'TÜRK DÜNYASI ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR EKONOMİK VE JEOPOLİTİK AKTÖR HALİNE GELEBİLİR'

L.N. Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Janat Momınkulov ise Türk dünyasının farklı devlet, toplum ve tarihsel tecrübelere sahip olduğunu belirterek, bu farklılıkların doğru yönetildiğinde bir zenginlik ve güç oluşturabileceği görüşünü paylaştı.

Momınkulov, Türk dünyasının karşı karşıya olduğu fırsat ve risklerin doğru değerlendirilmesi gerektiğini aktararak, 'Bunu doğru şekilde değerlendirebilirsek, Türk dünyası çok daha güçlü bir ekonomik ve jeopolitik aktör hâline gelebilir.' değerlendirmesinde bulundu.

Bölgedeki doğal kaynakların yalnızca ham madde olarak ihraç edilmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Momınkulov, Türk devletlerinin teknoloji geliştirmesi, katma değerli üretimi artırması ve dünya pazarlarında kendi yerini alması gerektiğini söyledi.

'İLETİŞİM TEK TARAFLI BİR MESELE DEĞİLDİR'

Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Suat Beylur da panelde eğitim, bilim, kültür ve mesleki hareketlilik bağlamında Türk dünyasının iletişim kapasitesini değerlendirdi.

Türk dünyasındaki insan hareketliliğinin binlerce yıllık tarihsel bir geçmişe sahip olduğunu aktaran Beylur, Türkiye merkezli kurumların Türk dünyasındaki eğitim ve kültürel hareketlilikte önemli rol oynadığını kaydetti.

Beylur, Türk dünyasıyla bağlantılı yaklaşık 200 bin kişilik geniş bir insan kaynağından söz edilebileceğini ifade ederek 'İletişim tek taraflı bir mesele değildir. Türk dünyasındaki hareketliliğin sürdürülebilir olabilmesi için yalnızca Türkiye'nin diğer ülkelere yönelik hareketliliğinden değil, karşılıklı ve çok merkezli bir hareketlilikten söz etmemiz gerekiyor.' dedi.

'FARKLI TECRÜBELERİMİZDEN ORTAK BİR AKIL ÜRETMENİN VAKTİ GELDİ'

Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar ise dijital çağda Türk dillerinin korunması ve geliştirilmesi için yapay zekâ teknolojileriyle görünür ve üretken hâle getirilmesi gerektiğini söyledi. Karasar, Türk dünyasında ortak bir akıl üretmenin vakti geldiğini belirtti.

Türk dünyasının tek merkezli bir yapı olmadığını ifade eden Karasar, 'Astana'nın, Ankara'nın, Bakü'nün, Taşkent'in ve Aşkabat'ın her biri kendine özel tarihî tecrübesine, millî önceliklerine ve çok kuvvetli stratejik birikimine sahiptir. Bunları karşılıklı olarak paylaşmamız gerekiyor' diye konuştu. (DHA)

Kaynak: DHA