Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alevi canlarımızı asla ihmal etmedik
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alevi canlarımızı asla ihmal etmedik
İçeriği Görüntüle

Ersin ERCAN- Batuhan DURNAOĞLU/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Temmuz enflasyonu çıktığı zaman memur, emekli maaşları ona göre şekilleniyor. Enflasyona hiçbir zaman ezdirmedik, böyle bir prensibimiz var. Enflasyon neyse bunu mutlaka yansıtıyoruz rakamlara. Otomatik yansımadığı tek bir alan var, o da en düşük emekli maaşı. O konuda da Meclis'imiz gerekli çalışmaları yapacaktır' dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Basın Federasyonu'nun 'Anadolu Sohbetleri' programında, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yılmaz, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın ekonomi programına dışsal bir etki oluşturduğunu belirterek, 'Tüm dünyada bu etki oldu. Enflasyonu artırıcı, büyümeyi azaltıcı bir etki yaptı. Enerji fiyatları yükseldi. Dünyada enerji maliyetleri arttı. Lojistik maliyetler yükseldi. Sigortacılık ve finans maliyetleri yükseldi. 'Dünyada faizler düşecek' diye beklenirken bu gelişmelerden dolayı dünyadaki merkez bankaları faiz oranlarını daha yukarıda tuttular. Finans maliyetleri arttı' dedi.

'SAVAŞIN ENFLASYONA ETKİSİNİ SINIRLADIK'

Bununla birlikte savaşın farklı sektörel etkileri de olduğunu belirten Yılmaz, 'Ama esas olan sizin programınızdır. Dışsal etkiler geçici olarak program üzerinde birtakım farklılıklara yol açabilir, geçici birtakım etkileri olabilir. İstikametinizdir önemli olan. İstikametinizi bozmazsanız bu dışsal etkiler belli bir süre hükmünü icra eder, sonra siz istikametinizde yine devam edersiniz. Bizim programa bakışımız böyle. Dolayısıyla enflasyonla mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Eşel mobil sistemini getirdik. Onu yapmasaydık enflasyon üzerinde savaşın etkisi çok daha yüksek olacaktı. Özellikle beklentileri bozmuş olacaktı. Bütçe üzerinde ağır bir yük oluşturduğu halde eşel mobil sistemini uyguladık. Ve başarılı da olduk, sınırlamış olduk etkileri enflasyon üzerinde' diye konuştu.

'ENFLASYONLA MÜCADELEMİZ GÜÇ KAZANACAK'

Yılmaz, şimdi farklı bir dönemin içinde olduklarını söyleyerek, 'Mutabakat var. İsrail bu süreci inşallah sabote etmez. Bu mutabakatın varlığı bile birçok şeyi değiştirdi. Kalıcı bir barışa dönüşmesi çok daha faydalı olacaktır. Petrol fiyatlarında nispi bir normalleşme görüyoruz. Savaş öncesine hemen dönülmeyecektir elbette. Savaşın oluşturduğu tahribatın giderilmesi, belli bir süreç meselesi. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde devam etmesini diliyoruz. Savaşın etkileriyle birlikte Türkiye'de enflasyonu olumsuz etkiledi. Merkez Bankası'nın faiz politikalarını etkiledi. Şimdi yeni bir döneme yürüyoruz. Genel finansal ortam iyileşinceye kadar belli kesimlere dönük destekler veriyoruz. Asıl olan tabii o genel ortamı iyileştirmek, bir taraftan da o çabamızı sürdürüyoruz. Bu yaz dönemi, devamında savaşın etkilerinin ortadan kalktığı bir dönemde enflasyonla mücadelemiz güç kazanacaktır' dedi.

'ENFLASYONU AŞAĞIYA ÇEKMEYE ÇALIŞIYORUZ'

Yılmaz, para ve maliye politikalarının yanı sıra arz yönlü politikalara dikkat çekti. Burada konut arzı, gıda arzı, enerji, lojistik ve insan kaynakları alanlarına yoğunlaştıklarını vurgulayan Yılmaz, 'İşte bu politikalarla da enflasyonu aşağıya çekmeye çalışıyoruz. İlk 6 ayda programımızda beklediğimizden daha yüksek bir enflasyon var. Burada kanunlarımız, kurallarımız, otomatik işleyen bir sistem var. Temmuz enflasyonu çıktığı zaman memur, emekli maaşları ona göre şekilleniyor. Enflasyona hiçbir zaman ezdirmedik, böyle bir prensibimiz var, Sayın Cumhurbaşkanımızın başından beri koyduğu bir prensip. Dolayısıyla bu işliyor. Enflasyon neyse bunu mutlaka yansıtıyoruz rakamlara. Otomatik yansımadığı tek bir alan var, o da en düşük emekli maaşı. O, otomatik olmuyor, kanunla yapılan bir iş. Bunun kanunla yapılması gerekiyor. O konuda Meclis'imiz gerekli çalışmaları yapacaktır' dedi.

Yılmaz, bu durumun primi yüksek olanlar açısından adaletsiz olduğu eleştirilerine ilişkin, 'Primi yüksek olanların maaşı zaten yüksek oluyor. Bu bir sosyal devlet politikası. Biz sosyal güvenlik sistemimizle sosyal destek sistemimizi bir araya getirmişiz. Normali sosyal güvenlik sisteminin ayrı bir sistem olması. Belki ileride bu alanlarda bir reform düşünüldüğünde bu ikisini birbirinden ayırmak tartışılabilir' dedi.

'AMERİKA İLE EPEY DOSYAMIZ VAR'

Yılmaz, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin, NATO tarihinin en önemli, en ilginç toplantılarından olacağına işaret ederek, 'ABD-Türkiye arasında ikili ilişkiler açısından da önemli bir platform olacak. Hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Trump, ikili görüşme konusunda olumlu açıklamalar yaptılar. Amerika ile epeyce bir dosyamız var. Son dönemlerde epey sorun alanı birikmiş durumda. Çözülmüş olanlar var. Dolayısıyla ABD-Türkiye ilişkilerinde önemli başlıklar var. Özellikle CATSA yaptırımları var. Halk Bankası konusunda olumlu bir gelişme oldu. Diğer yaptırımlar konusunda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Trump yönetiminin son derece olumlu bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz Türkiye'ye karşı. Özellikle liderler düzeyindeki olumlu ilişkinin ülkeler arasındaki ilişkilere de yansıdığını görüyoruz. Son derece olumlu bir diyalog var' ifadelerini kullandı.

'KENDİ MUTFAĞIMIZDA HAZIRLIĞIMIZI YAPIYORUZ'

Yılmaz, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, 'Yeni anayasa hepimizin ortak arzusu. Bu bir partinin yapacağı bir iş değil. Cumhur İttifakı olarak da bizim anayasa değiştirme çoğunluğumuz da yok. Diğer partilerle de Meclis'te bir araya gelerek çözmemiz gereken bir mesele. Burada da çağrı yapıyoruz, sıkılı yumruklarla değil prensiplerle müzakere etmeyi baştan kabul ederek gelmek gerekiyor. Bu anlayış içinde katı maddeler şeklinde değil, yaklaşımlar şeklinde anayasadaki çeşitli konulara politika yaklaşımlarımızı şekillendiriyoruz. Bu yaklaşımlarla yarın bir iklim oluştuğunda hazır olmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, benim başkanlığımda bir grup oluşturmuştu. 20'den fazla toplantı yaptık orada. Kendi mutfağımızda bu hazırlığımızı yapıyoruz, bakış açılarımızı geliştiriyoruz. Aşağı yukarı, çalışmalarımız tamamlandı diyebiliriz. Tamamlayıcı şeyler de var. Yeni anayasada gelecek odaklı bakmak durumundayız. Gençlerin sürece katılması çok önemli' değerlendirmesinde bulundu.

'HER KONUYU TARTIŞIYORUZ'

Yılmaz, yeni anayasa çalışmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığına ilişkin çalışma olup olmadığına ilişkin, 'Spesifik bir çalışma yapmıyoruz biz. Anayasanın geneline yönelik bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışma içinde her konuyu tartışıyoruz elbette. Çalışma tamamlanınca Cumhurbaşkanımıza sunacağız. Diğer partilerle görüşeceğiz elbette' dedi.

'BU DÖNEME YETİŞSİN GAYRETİ VAR'

Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasal düzenlemeye dair, 'Bu döneme yetişsin diye bir gayret var. Meclis'in kapanma tarihi çok net değil. Temmuz sonu gibi. İsterse biraz daha uzatabilir ihtiyaç olursa. Dolayısıyla bu Meclis'in iradesine kalmış. Meclis'e gelecek bu yasa. Komisyonda, Genel Kurul'da tartışmalarla son halini almış olacak. Meclis'in iradesinde olan bir konu. Bir taraftan, 'Silahları bırakın gelin, gerekli düzenlemeleri yapalım' deniyor. Örgüt de 'Ben bırakacağım ama nasıl bir yasal çerçeve ile karşı karşıya kalacağım' diyor. Burada yasa mühendisliği çalışmasına ihtiyaç var gibi görünüyor. Aynı yasanın içinde bir anlamda bu iki durumu karşılayacak bir yaklaşım. Yasal olarak neyle muhatap olunduğu belirlenmiş olacak. Ama bunun harekete geçişi belli koşullara ve takvime bağlanmış olacak' dedi.

Yılmaz, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın statüsü ile ilgili soru üzerine, 'Şu anda yasal çalışmanın odaklandığı nokta belli. Örgütün kendisini feshetmesi, silahları bırakması ve buradaki farklı gruplara ilişkin Meclis komisyonundaki ana çerçeve neyse o çerçeve içinde hareket edilecek' değerlendirmesinde bulundu.

'ERMENİSTAN-AZERBAYCAN BARIŞINA PROVOKASYON'

Yılmaz, İsrail Dışişleri Bakanının Ermeni soykırımını tanımayı teklif etmesiyle ilgili soru üzerine, 'Hiçbir şekilde tabii kabul edemeyiz bu yaklaşımı, kabul edilemez bir yaklaşım. İsrail'in niçin bu tür girişimlerde bulunduğu açık. Kendi soykırımlarını örtmeye çalışan, kendi suçlarını örtmeye çalışan çabalar bunlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, Gazze'de yaşananlar tüm insanlığın gözleri önünde yaşandı. Tarihe geçti, kayıtlara geçti ve bu hiçbir zaman unutulmayacak. Gazze'de yaşananlar hiçbir zaman unutulmayacak. Bunun insanlık vicdanında da karşılığını hem kısa vadede hem uzun vadede görmeye devam edeceğiz. Bu aynı zamanda Ermenistan ile Azerbaycan barışına Türkiye ile normalleşmeye yönelik bir provokasyon olarak da değerlendirilebilir' dedi. (DHA)

Kaynak: DHA