Gündem

Bilal Erdoğan: Türkiye, dünyada en çok uluslararası öğrenci çeken ülkeler arasında

Abone Ol

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/İSTANBUL,(DHA)- BOSPHORUS Diplomasi Forumu'nda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 'Türkiye bugün dünyada en çok uluslararası öğrenci çeken ülkeler arasında. 350 bin kadar misafir öğrencimiz var. Bu sayının 1 milyona rahatlıkla ulaşabileceğini düşünüyorum. Üniversite altyapımız bu anlamda çok müsait ve güçlü. Bunun hem ekonomimize katkısı açısından kıymetli olduğunu düşünüyorum hem Türkiye'ye yönelik bir beyin göçünü sağlamak açısından güçlü olduğunu, güçlü bir koz olduğunu düşünüyorum' dedi.

Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından bu yıl 2'incisi gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Forumu (BDF) 2026, 'Krizler Çağında İnsani Diplomasi' temasıyla bugün Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda başladı. Türkiye'den ve dünyanın farklı bölgelerinden 30 farklı milletten 400'ün üzerinde gencin bir araya geldiği forumun açılışı, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın katıldığı 'Farklı Coğrafyaları Bir Araya Getirmek: Eğitim Diplomasisi' paneliyle gerçekleştirildi. Açılış paneline İstanbul Valisi Davut Gül de katıldı. Panelde İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Genç Diplomasi Derneği Başkanı Selman Bilir, BDF'26 Akademi Başkanı Shamam Musa, ve BDF'26 Operasyon Başkanı Yiğit Emir Cantemür'ün sorularını yanıtladı.

'TÜRKİYE BUGÜN DÜNYADA EN ÇOK ULUSLARARASI ÖĞRENCİ ÇEKEN ÜLKELER ARASINDA'

'Birkaç yıl Türkiye'de eğitim alan bir genç mezun olduğunda Türkiye adına bir kültür elçisine dönüşebilir mi' sorusuna yanıt veren Bilal Erdoğan, 'Türkiye bugün dünyada en çok uluslararası öğrenci çeken ülkeler arasında. 350 bin kadar misafir öğrencimiz var. Bunlar tabii üniversite ve üzerinde ağırlıklı olarak. Ve Türkiye gerçekten hem misafirperverliğiyle hem refah seviyesiyle hem üniversitelerinin, eğitim kurumlarının kalitesiyle gelen öğrencilerde çok ciddi oranda yüksek memnuniyet bırakan bir ülke. Türkiye'ye gelen 350 bin uluslararası öğrencinin, işte bunun her yıl yeni 100-150 bin öğrenci olduğunu düşünürsek, dünyada Türkiye'nin doğru tanıtımına ciddi katkı sağlayacağını düşünmemiz lazım. Türkiye'nin gönüllü elçileri olacaklarına ben olduklarına da inanıyorum, olacaklarına da inanıyorum' dedi.

'ÜNİVERSİTE ALTYAPIMIZ BU ANLAMDA ÇOK MÜSAİT VE GÜÇLÜ'

Erdoğan, 'Türkiye'ye gelen uluslararası öğrencileri sadece Türkiye'nin ekonomisine katkı sağlayan birer misafir olarak düşünmemek lazım. Sadece o açıdan bakacak olursak bile, Türkiye'de bir yılını veyahut da 10 ayını geçiren bir uluslararası öğrenci ortalama bir turistin bıraktığı dövizin en az 10 katını ülkemize bırakıyor. Bu şekilde düşünecek olursak 350 bin uluslararası öğrencinin 3,5 milyon aslında turiste tekabül ettiğini düşünün, ekonomik karşılık olarak. Ama bunun ötesinde, Türkiye'de üç gününü, bir haftasını geçiren, işte deniz kenarında tatil yapan bir turistin Türkiye'yle ilgili ne kadar reklam yapabilir, ne kadar Türkiye'nin elçisi olabilir kıyaslayalım, Türkiye'de eğitimi gören, Türkiye'deki üniversitelerin düzeyini gören, Türkiye'de hayatın nasıl olduğunu, sosyal ilişkilerin nasıl olduğunu gören bir eğitimli bireyin ülkesine döndüğü zaman Türkiye'yi nasıl tanıtacağını düşünün. Dolayısıyla çarpan etkisinin daha da güçlü olduğunu görebiliyoruz. O bakımdan ben gerçekten Türkiye'deki uluslararası öğrenci sayısının 1 milyona rahatlıkla ulaşabileceğini düşünüyorum. Üniversite altyapımız bu anlamda çok müsait ve güçlü. Bunun hem ekonomimize katkısı açısından kıymetli olduğunu düşünüyorum hem Türkiye'ye yönelik bir beyin göçünü sağlamak açısından güçlü olduğunu, güçlü bir koz olduğunu düşünüyorum' diye konuştu.

'DÜNYANIN TAMAMINI DEĞERLENDİRDİĞİMİZ ZAMAN GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN VARLIĞI BİR GERÇEK'

Erdoğan, 'Dünyanın tamamını değerlendirdiğimiz zaman ciddi bir gönül coğrafyamızın varlığı bir gerçek. İşte Balkanlar başta olmak üzere Orta Doğu, Kuzey Afrika, Türk Dünyası. Buralardan gelen öğrenciler için İstanbul'da, Türkiye'de eğitim görmek bir hedef, bir hayal. Ondan sonra Türkiye'de kalmak, çalışmak onlar için bir hedef, bir hayal. Dolayısıyla biz beyin göçünden bahsederken artık Türkiye'ye yönelik bir beyin göçünün gönül coğrafyamızdan gerçekleşmeye başladığını görmeliyiz. Buna karşı çalışan bazı zehirli toplumsal dinamikleri teşhir etmeliyiz, bunları kesinlikle ademe mahkum etmeliyiz ve Türkiye'nin daha güçlü olması için bir kozumuz olan Türkiye'ye yönelik bu beyin göçü kozunun gerçekleşmesi için de bu uluslararası öğrencileri bir koz olarak görmeliyiz. Sizler de burada 30 milletten bir sürü ülkeden arkadaşlarınız oluyor. Sizi bu güçlü kılıyor. Şimdi bana deseniz ki 'Harvard'da master yapmanın en büyük faydası ne oldu sana?' Derim ki 'Dünyanın dört bir yanından arkadaşlarımın olması'. Öğrencilerin yarısı çünkü benim okuduğum sene başka ülkelerdendi, Amerika dışı ülkelerdendi. Onun için bütün dünya bu uluslararası networke sahip olmaya kıymet verirken, bizim Türkiye'de uluslararası öğrencilere karşı bir lobinin oluşmasına izin vermememiz gerekirken, öbür taraftan üniversitelerimizde öğrencilerimizin uluslararası öğrencilerle kaynaşmasıyla ilgili de tedbirler, kolaylaştırıcı adımlar üstelik atmamız gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla sorunuzun uzun cevabı bu, kısa cevabı da evet' ifadelerini kullandı.

'GENÇLERİN GERÇEKTEN DÜNYANIN MESELELERİNİ FARKLI BOYUTLARIYLA ELE ALMASI ÇOK KIYMETLİ'

Panelin ardından konuşan Bilal Erdoğan, 'Genç Diplomasi Derneği; diplomasiye ilgili olan parlak lise öğrencilerini, üniversite öğrencilerini Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda Bosphorus Diplomacy Forum ile ikinci defa bir araya getiriyor. Gençlerin gerçekten dünyanın meselelerini farklı boyutlarıyla ele alması, dünyanın dört bir yanından gelen gençlerin, Anadolu'nun dört bir yanından gelen gençlerin birbirleriyle tanışması, belli ortak değerler ve belli ortak dertler etrafında bir araya gelmesi gerçekten çok kıymetli. Dünyanın genelinde bu tür meselelere gençlerin ilgi göstermekte aslında daha geri gittiğini düşünürken, Türkiye'de böyle bir birleştiriciliğin ve böyle bir heyecanın olduğunu görmek... Yani güçlü liseli ve üniversiteli öğrencilerin dünyanın meselelerini Türkiye'de değerlendirmek için bir arada olduğunu görmek bence Türkiye'nin diplomaside gelecekteki gücünün de bugünden bir sinyalcisi olsa gerek. Bütün emeği geçen gençlerimize teşekkürlerimi iletmek isterim. İnşallah bu etkinlikleri uzun yıllar yaparlar. İnşallah gençlerimizin uluslararası meselelere vukufiyeti, uluslararası çalışmalarda, diplomaside rol alma gayretleri ve Türkiye'nin uluslararası organizasyonlarda, uluslararası kurumlarda ve kuruluşlardaki temsilinin güçlenmesine de çok ciddi katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Konuşmaların ardından forumun ilk günü farklı panellerle devam etti. 14 Ağustos Cuma günü Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, 'Yeni Yüzyılda Eğitimin Dönüşümü' ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın 'Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi' panellerine katılımı beklenen forumun kapanışını ise 15 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerçekleştirmesi bekleniyor. (DHA)