DİJİTAL MEDYA ÇALIŞTAYI'NA KATILDI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen Dijital Medya Çalıştayı'na katıldı. Buradaki konuşmasında Meclis'in gündeminde Terörsüz Türkiye süreci olduğunu belirten Gürlek, 'İnşallah Terörsüz Türkiye ile pazar günü genel kurula gelip pazar günü de Türkiye inşallah yeni bir sabaha yeni bir aydınlığa uyanacak' dedi.
Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinin çok büyük bir proje olduğunu, 40 yıldan beri terörün maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin aydınlığa uyanacağını ifade eden Bakan Gürlek, 'Yani hep birlikte ülkeye barış gelecek, huzur gelecek, istikrar gelecek. Bundan öte de kardeşlik gelecek' diyerek medya mensuplarına da Terörsüz Türkiye sürecinin vatandaşlara anlatılması konusunda görev düştüğünü belirtti.
'ÖRGÜT FESHEDİLECEK'
Bakan Gürlek, bir soru üzerine Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Meclis'e sunulan kanun maddelerine ilişkin bilgi verdi. Bakan Gürlek, 'Bu kanunun 1. maddesi yürürlüğe giriş maddesi. Kesinlikle PKK ve KCK silahlı terör örgütü tüm unsurlarıyla birlikte kendini feshedecek, silahları bırakacak, örgütün tasfiye olduğunun tasdikinden sonra bu kanun yürürlüğe girecek. Yani bir kere bunlar olmadan bu kanun yürürlüğe girmeyecek. Örgütün tamamını feshetmesi gerekiyor. Silahları tamamen bırakması gerekiyor. Örgütün tasfiye olması gerekiyor ve bunların da Milli Güvenlik Kurulunca tespit ve tasdiki gerekiyor. Yani bu 1. Madde, giriş maddesi. Bu olduktan sonra diğer hükümler ortaya çıkacak. Yani bu örgüt feshedilecek. Silahları bıraktı, tasfiye edildi. Milli Güvenlik Kurulu bir karar verdi. Dedi ki 'evet burada artık kanun yürürlüğe girebilir'. Daha sonra Resmi Gazete'de yayınlanınca kanun yürürlüğe girecek' diye konuştu.
TERÖR BİTECEK
Bakan Gürlek, bu kanundan yararlanacak bir kesimin olduğunu, kademeli olarak bir düzenleme yaptıklarını söyledi. Öldürme eylemine karışanların kesinlikle kapsam dışında tutulduğunu ifade eden Bakan Gürlek, şunları söyledi:
'İstisna, yani bunlar hiçbir şekilde yararlanmayacak. Ama bu kapsamdan yararlanacak kişiler var. Bunlar kanunun 2. maddesinde yazıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcımız başkanlığında, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nin bulunduğu bir kurul var. Bu kurul da bu suçların yararlanıp yararlanmayacağına, işte memnu haklarının iade edilmeyeceğine karar verecek. Yani bunun da bir takdir hakkı var. Her başvuruyu bu kurul illa olumlu değerlendirmek zorunda değil. Ama şu var, biz netice olarak terörün bitmesini istiyoruz. Bu netice önemli. Yani terör bitecek. İnşallah bütün vatandaşlarımız da bunu istiyor. Terörsüz Türkiye ülkenin aydınlık geleceği demek, yarınları demek, yatırım gelmesi demek, istihdam gelmesi demek ve hukukun düzenli işlemesi demek. Netice çok önemli. Burada elbette mutlaka tartışmalar çıkacak. Ayrı sesler de çıkacak ama bunu özellikle bizler, sizler insanlara doğru anlatmamız lazım.'
Yasanın 400'ün üzerinde bir sayıyla kabul edileceğini inandığını dile getiren Bakan Gürlek, 'Bu da aslında Meclis'imizin de vatandaşlarımızın da ne kadar kararlı ve iradeli bir şekilde bu yasanın yürürlüğe girmesini istediğini söylüyor' dedi.
Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak vatandaşların sorduğu 50 maddelik sorularla ilgili bir el kitapçığı hazırladıklarını aktardı.
ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİMİZ BAŞ TACI
Şehit ailelerinin ve gazilerin baş tacı olduğunu, onları incitecek bir düzenleme yapmadıklarını ve yapmayacaklarını vurgulayan Bakan Gürlek, 'Ben buna müsaade etmem. Aynı şekilde bu hassasiyeti Meclis'teki tüm arkadaşlarımız da güdüyor. Adam öldürme suçlarına karışan, azmettiren, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan bununla yargılanan, müebbet hapis cezası alan, bununla yargılanan kişiler bu insandan yararlanmayacak. Birinci şartı terörün feshedilmesi, mağaraların boşaltılması, silahların bırakılması, örgütün tamamen tasfiye edilmesi, bu şart olmadan bu yasa uygulanmayacak. Onu özellikle yazdık' diye konuştu. Kanunun kabul edildikten sonra bunun halka anlatılması konusunda herkese büyük görev düştüğünün altını çizen Bakan Gürlek, dezenformasyonla mücadelenin önemine değindi.
'ADALET ŞAHISLARIN ÜNVANINA, MAKAMINA BAKMAZ'
Bakan Gürlek, Gülistan Doku cinayetine yönelik gazetecilerin sorusu üzerine şunları söyledi:
'Burada adaletin şahsa, ünvana, makama göre sorgulaması olmaz. Burada bir suç varsa mutlaka bunun faili bellidir. Özellikle biz Gülistan Doku olayından başladık. Daha sonra toplumdaki yoğun ilgiyi de gördük. Bakanlığımızda profesyonel alanda bir birim kurduk. Şu ana kadar 29 tane cinayeti aydınlattık. Biliyorsunuz eski Türkiye'de şahıslar güçlüydü. Şu an devlet ve kurumlar muktedir. Bu konuda adalet şahısların ünvanına, makamına, mertebesine bakmaz. Burada sorumluluk varsa sonuna kadar gidilir. Ben bütün başsavcılarımıza da ekip arkadaşlarımıza da dairedeki görev yapan arkadaşlarımıza da bunu söylüyorum. Yani burada dosyanın kapağına bakmayın arkadaşlar. İsim bizi ilgilendirmiyor. Yani burada cinayet varsa bir kere devletin bunu çözmesi lazım. Bu işin de sonuna kadar üzerine gidin. Ben her zaman diyorum. Hatta 'ucu nereye kadar giderse gitsin lafı' çıktı ortaya. Doğru. Kim olursa olsun bir cinayet varsa bunun mutlaka ortaya çıkarılması lazım.'
'BU KANUNLA SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARIN ÇOCUK İSMİ DAHİ DEĞİŞTİRİLİYOR'
Suç örgütlerinin son zamanlarda suça sürüklenen çocukları kullandığını işaret eden Bakan Gürlek 'Bu kanunla suça sürüklenen çocukların çocuk ismi dahi değiştiriliyor. Adli gözlem altında, adli süreç altında çocuk ismi kullanılıyor. Biz destekliyoruz bu kanunu, önemsiyoruz. Maalesef ceza azlığından dolayı, toplumda cezasızlık algısından dolayı suç örgütleri son zamanlarda kendim de gördüm, çocukları kullanıyorlar. Bu kanunla özellikle 15-18 yaş aralığında çocuklara verilen cezaların her suçta değil de bazı suçlarda verilen cezaların arttırılması var. Ailelere sorumluluk var. Bakın bu çok önemli' dedi.
Bakan Gürlek, gazetecinin insanları doğru aydınlatma görevi bulunduğunu, hem kurumsal hem de kutsal görev üstlendiklerini vurguladı. Ahbap Derneği ile ilgili yürütülen soruşturmaya da değinen Bakan Gürlek, 'Maalesef orada da bazı gazeteciler, sosyal medya ünlüleri, sanat camiası vesaire insanları yönlendirdiler. Ben o sırada bakan yardımcısıydım. AFAD'ta koordinasyonda görevliydik. Öyle bir ortam oluştu ki, işte burada gazetecinin, sosyal medyanın gücünü biz gördük. Yani o şahsı öyle bir sosyal medyada ünlendirdiler ki, 'işte efendim, devlet yapmıyor görevini bu adam yapıyor'. Hatta Türkiye'nin güvenilir anketlerinde en yüksek güven sıralamasındaydı. Ama öyle olmadığı ortaya çıktı. Yani ben buradan şunu demek istiyorum. O konuda siz kutsal bir görev üstleniyorsunuz. Allah yardımcınız olsun. Sosyal medya zor bir görev. Haber vermek zor bir görev. Özellikle insanları doğru bilgilendirmek zor bir görev' diye konuştu. (DHA)




