Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL,(DHA)- MEKKE Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Mekke Savunma İttifakı'nın ortaya koyduğu barışçıl vizyonun, anlaşmanın özünde yer alan ilkeleri paylaşan diğer dost ülkelerle beraber ilerletilmesi ortak temennimizdir. Bu vesileyle ittifakın ülkemizin NATO başta olmak üzere diğer ittifak ve anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını ve bunların da yerini almadığını belirtmek isterim. Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin bugünkü ilk toplantısıyla bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu gösterdik' diye konuştu.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ilk kez İstanbul'da toplandı. Ülke temsilciler ve heyetler toplantı için Beşiktaş'taki Çırağan Sarayı'nda biraraya geldi. Toplantı öncesi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Pakistanlı ve Suudi Arabistanlı yetkililer sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi. Toplantının ardından Bakan Fidan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Anlaşma kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı aile fotoğrafının ardından başladı. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asıf ve Savunma Kuvvetleri Komutanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asım Münir, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan el Suud, Savunma Bakanı Prens Halid bin Salman bin Abdülaziz el Suud ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh bin Hamed Al-Ruwaili katıldı.

7 AĞUSTOS'TA İMZALANDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de Ortak Savunma Anlaşması'na imza attı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın bölgelerinde ve uluslararası alanda artan istikrarsızlıklar karşısında ortak sorumluluk ve bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket etmesi, güvenlik, barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesi ve ortak caydırıcılığın artırılması hedefleniyor.

'TÜRKİYE, PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI'NI İMZALADIK'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Girne açıklarında dün meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, milletimize ve KKTC halkına taziyelerimi burada sunuyorum. Kazada yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum. Bildiğiniz üzere 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de Cumhurbaşkanımızın önderliğinde tarihi bir adım attık. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladık. Anlaşma, bölgesel sahiplenme anlayışının bir ürünüdür. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, bölgemize dışarıdan getirilmeye çalışılan çözüm arayışları sorunlarımıza deva olmamakta; aksine ağır bedeller ödenmesine sebep olabilmektedir. Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmelerini ve bu yönde attıkları adımlara kurumsal bir nitelik kazandırmaları acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu anlaşmayla bölgemize yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisinin tesis edilmesi süreci böylece başlamıştır' dedi

'İTTİFAKIMIZIN RESMİ ADI MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI'

Bakan Fidan, 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi tesis edilmişti. Bugün bu komitenin üyeleri olarak üç ülkenin Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan komitenin ilk toplantısına Türkiye olarak ev sahipliği yaptık. Toplantıda ülkemizi Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımızla birlikte temsil ettik. Anlaşmanın uygulanması sürecinde atacağımız somut adımlara ilişkin kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk. Bugün itibarıyla anlaşmayla öngörülen kurumsal yapının oluşturulması için çalışmalarımıza da başlamış olduk. Her şeyden önce ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık. İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı. Mekke Savunma İttifakı Anlaşması'nda biliyorsunuz bir sekretarya kurulması söz konusuydu. Bu sekretaryanın Riyad'da kurulması öngörülmüştü. İlk genel sekreterin de bir Pakistanlı kardeşimizin olması konusunda genel mutabakat kararı alınmıştı. Bugün yaptığımız görüşmelerde bundan sonra atacağımız adımlar; hangi adımlar, ne zaman kurumsallaşmaya yönelik atılacak, bunların ön kararları alınmış oldu. Büyük bir uyum içerisinde ve derinlik içerisinde kardeşlerimiz toplantıda görüşlerini ifade ettiler. Burada alınan kararların ben tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum' dedi.

'BU İTTİFAK SAVUNMA TEMELLİDİR'

Bakan Fidan, 'Güvenli, istikrarlı ve müreffeh bir gelecek vizyonumuzla imzalanan bu ittifak savunma temellidir. İttifak, devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile iç işlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayanmaktadır. İttifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını, aksine bu temel ilkelere riayet eden bölgemizdeki tüm devletlere açık olduğunu bir kez daha buradan vurgulamak istiyoruz. Mekke Savunma İttifakı'nın ortaya koyduğu barışçıl vizyonun, anlaşmanın özünde yer alan ilkeleri paylaşan diğer dost ülkelerle beraber ilerletilmesi ortak temennimizdir. Bu vesileyle ittifakın ülkemizin NATO başta olmak üzere diğer ittifak ve anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını ve bunların da yerini almadığını belirtmek isterim. Bunların tamamlayıcısıdır. Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin bugünkü ilk toplantısıyla bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu gösterdik. Başta Pakistan ve Suudi Arabistan olmak üzere dost ülkelerle yakın iş birliği ve eş güdüm sağlamaya devam edeceğiz' diye konuştu.

'TEMELLERİNİN ÇOK İYİ ATILMASI GEREKİYOR'

İttifaka başka ülkelerin katılımının anlaşma gereği mümkün olduğunu belirten Bakan Fidan, 'İttifakımıza başka ülkelerin katılımı konusu anlaşma gereği mümkün. Bunun tabii şartları, süreçleri, standartları konusunda hem ittifaka girmek isteyen ülkelerle hem ittifaktaki diğer ülkelerle görüşmelerin yapılması gerekiyor. İttifaka katılım süreçleriyle ilgili bir yol haritası konusunda da çalışıyoruz. Altını çizeyim; ittifak zaten genişlemek için kurulmuş bir ittifaktır. Ama başlangıç itibarıyla temellerinin çok iyi atılması gerekiyor, kurumsallaşmasının da çok iyi yapılması gerekiyor. Hem Suudi Arabistan hem Pakistan bu konuda bizim gibi çok hassaslar. Biz bir taraftan çok güçlü, kurumsallaşmış, sorunlara sahip çıkabilen, bölgeye gerçek manada istikrar, barış ve refah getiren bir temel atarken, diğer yandan da tabii ki bu ittifakın genişlemesi konusunda hemfikiriz' diye konuştu.

'BELİRSİZLİK AZALINCA BU İSTİKRAR ORTAMI ÜZERİNE DAHA FAZLA YATIRIM YAPABİLECEKSİNİZ'

Bakan Fidan, 'Bölgemizde sahici manada ittifak ve güven oluşmadığı zaman oluşan güvensizlik ikliminden ortaya çıkan çok fazla problem alanı oldu. Özellikle bölgesel güvenlikle ilgili bizim bölgemizde ortaya çıkan bölgesel güvenlik sorunları da maalesef küresel etkiye sebep olmakta. Dolayısıyla bölgesel aktörlerin dışında birdenbire küresel aktörlerin de karıştığı olaylar oluyor. Son 30 yıla bakarsanız birçok olayda bunu görüyorsunuz. Bunu gidermenin yolu, bölge ülkelerinin bu soruna sahip çıkması. Dolayısıyla bölgedeki ülkeler bir araya gelip birbirlerinin egemenliklerine, toprak bütünlüklerine ve güvenliklerine saygı duydukları zaman ve bunu da taahhüt altına aldıkları zaman, daha da ileri gidip bunu koruyacak bir yapı kurdukları zaman bölgesel güven ve müttefiklik ilişkileri konusunda bir sıkıntı kalmaz. Bu, bölgedeki sorunların yüzde 85-90'ının an itibarıyla çözülmesi gerekiyor, samimi olarak bu prensiplere taahhüt eden ülke olduğunuz zaman. Maalesef uzun yıllar, özellikle ülkemizin Orta Doğu'ya bakan kısmında, Orta Doğu coğrafyasında istikrarsızlığa zemin hazırlayacak bir çok sorun alanı oluştu. Türkiye, ortaklarıyla beraber yapıcı bir yaklaşımla, ileri bir vizyonla bölgedeki yaşanmış negatif olaylardan, pozitif olaylardan da büyük ders çıkartarak ortaya bir vizyon koydu ve bu vizyon neticesinde bu ittifak bugün hayata inşallah Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde geçiyor. Şimdi bu ittifakla beraber biz bölgede giderek daha büyük bir istikrarın oluşacağını göreceğiz ve belirsizlik azalacak. Aktörlerin tavırları daha belirgin hale gelecek. Belirsizlik azalınca bu istikrar ortamı üzerine daha fazla yatırım yapabileceksiniz, daha fazla kalkınma yapabileceksiniz' diye konuştu.

'NETENYAHU CİDDİYE ALINACAK BİR İNSAN DEĞİLDİR'

Netenyahu'nun Türkiye hakkındaki söylemleri hakkında konuşan Bakan Fidan, 'Bir süredir seçim sürecine girdiği andan itibaren Netanyahu hükümetinin, başta Netanyahu olmak üzere destekçilerinin artan bir şekilde Türkiye'ye yönelik bir söylemi var. Ve Cumhurbaşkanımızı ve bazı arkadaşlarımızı hedef alan yaklaşımları var. Biz bunu baştan beri takip ediyoruz. Şunun altını çizmek gerekiyor. İnsanlığın ve uluslararası toplum ve güvenliğin ortak düşmanı haline gelmiş Altını çiziyorum, Netanyahu canisi, soykırımcısı, bu noktada ciddiye alınacak bir insan değildir. Netanyahu'nun muhatap olduğu ana kitle uluslararası toplumdur, uluslararası sistemdir. Sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için Netanyahu, onun zihniyeti ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle bir tehdit oluşturmaktadır. Bunu sadece Türkiye'nin problemiymiş gibi düşünmek büyük bir hata. Dolayısıyla burada uluslararası toplumun şu ana kadar yapmadığı görevi yerine getirip bu caniyi, bu soykırımcıyı durdurması; bu soykırımcının bölgeye, İsrail'e, Yahudi halkına ve bütün dünyaya zarar vermesinin artık önüne geçmek gerekiyor. Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor. Bunun durduğu yer İsrail'e de büyük zarar, Filistinlilere zaten zarar, bölgeye de büyük zarar. Konuşmalarına baktığınız zaman Filistin devletinin kurulmasını istemiyor, bölgedeki ülkelerde devam eden işgalden vazgeçmesini istemiyor, soykırımcı ve işgalci yaklaşımın, bölgesel güvenliği ve uluslararası güvenliği tehdide atan yaklaşımın devamını istiyor. Şimdi bu sadece bizim değil, bütün bölgenin ve uluslararası toplumun büyük bir tehdididir. Bu tehditle, bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır arkadaşlar. Benim mesajım bu' ifadelerini kullandı.

'ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR'

Şile'de üzerinden yol geçen 8 daireli bina havadan görüntülendi
Şile'de üzerinden yol geçen 8 daireli bina havadan görüntülendi
İçeriği Görüntüle

Bakan Fidan, 'Bu gerçekten büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Sadece Karadeniz güvenliği için değil, artık global gıda güvenliği için de büyük sorun oluyor. Biliyorsunuz Rusya'dan ve Ukrayna'dan gelmesi gereken tahıl ürünleri dünya marketlerine gidemediği için bize bir çok ülkeden bu konuda gerçekten müracaat geliyor şu anda. Türkiye olarak bir şey yapabiliyorsanız lütfen yapın diye. Bizim hazırladığımız bir çalışma var. Her iki tarafla da temas halindeyiz bu çalışma üzerinden. Geçmişte yaptığımız gibi inşallah gerekli şartların oluşması durumunda bir özellikle Tahıl Anlaşması'na benzer bir anlaşmayı daha yapmak için çalışıyoruz. Burada tabii ki şu anda devam eden savaşta tarafların giderek yöntem geliştirmeleri, hedef geliştirmeleri artık hedef alınmayan hiçbir yer kalmaması neredeyse savaşı bir yıpratma savaşından yok etme savaşına dönüştürmüş durumda. Bunun da tabii engellenmesi gerekiyor. Hem tarafların birbirine daha fazla artık yok edici bir zarar vermemesini hem de bölgeye olan zararın önüne geçmek gerekiyor. Bu noktadaki çalışmalarımız devam ediyor' dedi. (DHA)

Kaynak: DHA