Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON, (DHA)- KARADENİZ'de özellikle kıyı şeritlerinde artan martı popülasyonu kent sakinlerini huzursuz ederken, savunmasız kuş türlerinin de neslini tehlikeye attığı belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şağdan Başkaya, martıların popülasyonlarında kontrolsüz artış olduğuna dikkati çekerek, 'Biz onlara iyilik yapıyoruz' diye düşünmeyin; herkeste vicdan var. İnsanlar besleme yapmasın, yaban hayatı uzmanları müdahalesini yapsın. Çöp kapaklarını kapalı tutmalı, ev artıklarını çöpün kenarına bırakmamalıyız. Yine de azalmıyorsa, martı popülasyonuna direkt müdahale edilmesi, avlanması yolu da mevcuttur' dedi.
Karadeniz Bölgesi'nde özelikle vahşi depolama alanların yanı sıra kıyı şeridindeki kentlerde, sayıları hızla artan martı popülasyonunun, savunmasız küçük kuş türlerin azalmasına neden olup, ekosisteme zarar verdiği belirtildi. Martı popülasyonundaki kontrolsüz artış kent sakinlerini rahatsız ederken, uzmanlar önlem alınması konusunda uyarılarda bulunuyor. İyilik yapma düşüncesiyle dışarıya bırakılan yemek artıkları ve açık çöplerin, martıları şehirlerin yeni yırtıcısı yaptığına dikkat çeken uzmanlar, ötücü kuşları avlayan, gürültüsüyle uyutmayan ve hastalık saçabilen martıların popülasyonundaki artış için önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.
'CİDDİ BİR ARTIŞ VAR'
KTÜ Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şağdan Başkaya, 'Martı popülasyonunda ciddi bir artış var. Hatta yaklaşık son 30 yıldır da devam ediyor. Türkiye'nin tüm illerindeki çöp sorununu henüz çözmüş değiliz. Çöplerin etrafında kediler, martılar hatta bazı yerlerde yaban domuzları yesin diye de yem dökülüyor. Bu mantıkla gidildiği için istenmeyen birçok türdeki hayvan artışı devam ediyor. Martıya simit vermekten, güvercine yem atmaya kadar yaban hayatına bu şekilde müdahale etmemiz gerekiyor. Çok sembolik ve belirli yerlerde yemleme yapılabilir ama bu da yaban hayatı uzmanlarının gözetiminde olmalıdır. Her yerde, her sitede, her çöpün kenarında bir besleme alanı var. Bu durumun doğal bir sonucu olarak, kediler, fareler, başıboş köpekler, yaban domuzları hatta ayılara kadar martılar bir yana karga türlerinde bile ciddi bir artış var' dedi.
'DİĞER TÜRLERE ZARAR VERİYORLAR'
Martıların, insan sağlığını ve diğer kuş türlerinin neslini tehlikeye attığını söyleyen Prof. Dr. Şağdan Başkaya, 'Kendi cüssesine yakın büyüklükteki başka bir kuşu yutabilen bir hayvandan bahsediyoruz. Koca bir balığı bütün olarak midesine indirebiliyor ve diğer kuşları havada yakalayabiliyor. Gaga darbesiyle düşürüp yiyebiliyor. Ötücü kuşların sayısı oldukça azaldı. Atmacayı arar olduk. Yaban hayatına zarar veren martıyı bizler ellerimizle besliyoruz. Geceleri ötüyorlar, sabahları da insanlar martı sesine uyanıyor. Horozdan ve inekten vazgeçtik istenmeyen türleri besler olduk. Çöplükten beslenen martı, araç camlarına pisliyor ve dışkısı etrafa yayılıyor. Bu durumlar, insanlara bakteri, parazit ve virüs olarak geri dönüyor. Bu zararları, makalelerden okuyor ve görüyoruz' diye konuştu.
'ARTAN POPÜLASYONA MÜDAHALE EDİLMELİDİR'
Popülasyonu artan martılara karşı önlem alınması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Başkaya, 'Martı sayısı da popülasyonu da kontrol altına alınmalıdır. Dünya ne yapıyorsa en azından bizlerin de onu yapması gerekiyor' ifadelerini kullandı.
Popülasyonu azaltmak için insanların martıları beslemekten vazgeçmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Başkaya, 'Biz onlara iyilik yapıyoruz diye düşünmeyin, herkeste vicdan var. Kimse yok olmasını istemiyor. Martı popülasyonunun belli bir düzeye kontrollü şekilde indirilmesi gerekiyor. İnsanlar besleme yapmasın, yaban hayatı uzmanları müdahalesini yapsın. Çöp kapaklarını kapalı tutmalı, ev artıklarını çöpün kenarına bırakmamalıyız. Bunlardan vazgeçersek sorun büyük ölçüde çözülecektir. Yine de azalmıyorsa, martı popülasyonuna direkt müdahale edilmesi, avlanması yolu da mevcuttur' diye konuştu.
KENT SAKİNLERİ DE RAHATSIZ
Martılar nedeniyle evinde pencere açamadığını söyleyen kent sakinlerinden Çiğdem Yarıcı, 'Özellikle bu yıl çok fazla martı var. Önceden deniz kenarlarında yaygın olarak görürdük fakat bu sene nedendir bilinmez artmışlar. Evlerimizde sesten ve hijyen açısından mağduruz. Önceden korkarlardı, artık korkmuyorlar. Evlerimizde pencere açamaz olduk. Denize yakın oturmuyorum ama bu yıl mahallemde çok fazla var. Kirlilikten ve gece gündüz oluşan sesten ötürü rahatsız oluyorum' ifadelerini kullandı.
'MARTILAR HER YERDELER'
Belgin Müzennet ise martı yoğunluğunu çevre kirliliğiyle ilişkilendirerek, 'Martılar her yerdeler. Bu durumu çevre kirliliğine bağlıyorum çünkü yiyecek bir şeyler buldukları için mahallelerde çoğaldılar. Artmış durumdalar ve geceleri de çok rahatsız ediyorlar. Sesleri çok yüksek tabii hayvanlar sonuçta ses çıkaracaklardır. Sokaklar pek yıkanmıyor ve yiyecek atıkları kalıyor bu yüzden arttıklarını düşünüyorum' dedi.
Soner Yılmaz da 'Gerçekten geçen yıllara göre fazla bir popülasyon var. İnsanların rahatsız olması da doğal. Hastası ve yaşlısı olan oluyor' diye konuştu. (DHA)




