Politika

Bakan Tekin: İmam hatip okulları 28 Şubat'tan önceki noktaya gelmiş durumda

Abone Ol

Efnan KÖSE/TRABZON, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'İmam hatip okullarının birçoğu kapanmıştı. Şu anda yeniden 28 Şubat'tan önceki noktaya gelmiş durumda. O yüzden Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi, milletimizin duası ve teveccühü ile birleşince söndürülmek istenen bu kandil çok şükür yeni tutuştu. Kesilmek istenen köke can suyu yeniden yürüdü' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin 81 ilinden imam hatip derneklerinin temsilcilerinin katılımıyla Trabzon'da gerçekleştirilen 23'üncü İmam Hatipliler Kurultayı'na katıldı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Atatürk Kültür Merkezi'nde, Trabzon Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile KTÜ'nün destekleriyle, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından geleneksel olarak düzenlenen kurultayda, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Trabzon Şube Başkanı Ali Çolak, akademisyenler, imam hatip mezunları, öğrenciler ve gönüllüler yer aldı. 'SÖNDÜRÜLMEK İSTENEN KANDİL YENİDEN TUTUŞTU'

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, imam hatip okullarındaki öğrenci sayısının 28 Şubat'tan önceki noktaya geldiğini ifade ederek, 'Bu ülke 28 Şubat'ı yaşadı. 28 Şubat'ta imam hatip okullarının toplam öğrenci sayısı yüzde 2'lere kadar düştü. Birçok ilimizde imam hatip okullarımızda okul müdürleri köy köy, kasaba kasaba dolaşıp çocuklar bulup, kaydettirip okulları açık tutmak gibi bir mücadelenin içerisine girmişti. Böyle bir dönem yaşadık. Benim zihnimde imam hatip okulları 28 Şubat'ta kapatılmıştı. Bu okulların ikinci kurucusu olma vasfını taşıyan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a bir imam hatip mezunu olarak teşekkür ediyorum. Bunu Milli Eğitim Bakanı ve bir imam hatip mezunu olarak söylüyorum. İmam hatip okullarının birçoğu kapanmıştı. Şu anda yeniden 28 Şubat'tan önceki noktaya gelmiş durumda. O yüzden Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi, milletimizin duası ve teveccühü ile birleşince söndürülmek istenen bu kandil çok şükür yeni tutuştu. Kesilmek istenen köke can suyu yeniden yürüdü. Rabb'im bu davayı milletiyle beraber yeniden göğe yükselten kendisine ve bu yolda ona omuz veren bütün dava arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Allah diğerlerinden razı olsun' dedi.

'İMAM HATİPLİ OLMAK KUŞANDIĞIMIZ BİR DURUŞTUR'

İmam hatip okulundan mezun olmanın ömür sermayesine vurulmuş bir mühür olduğunu kaydeden Bakan Tekin, 'İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel haslet, onun bir aidiyet bir mensubiyetle var olmasıdır. Hepimizin öyle mensubiyetleri var ki, onları ne bir tarihe sığdırabiliriz ne de böylesi törenlere sığdırabiliriz. Çünkü onlar edinilen değil benliğimize nakşolan mensubiyetlerdir. Benim gözümde imam hatipli olmak da ikinci türden yani benliğimize nakşolunan bir mensubiyettir. Elhamdülillah, ben de bu mensubiyeti onurla taşıyan bir kardeşinizim. Zira imam hatipten mezun olmak, ömür sermayemizden bir güne yazılmış kayıttır, gelir geçer, geçer fakat imam hatipli olarak ömrümüzün istikametine vurulmuş bir mühür misaldir. Bir kere vuruldu mu, hayatımızın her safhasına sirayet eder. Mezuniyet bir müessesenin kapısından dışarı adım atma şeklimiz, anımızdır. İmam hatipli olmak ise o kapının ardından kuşandığımız bir duruş, o eşikten sonra bir daha hiç çıkarmamak üzere ömre yoldaş etmemizin adıdır' ifadelerini kullandı.

'ÜSTÜMÜZE DÜŞENİ YERİNE GETİRMEYE ÇALIŞTIK'

Bakan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, imam hatipli olmanın engin ufuklara açılan kök sağlamlığı olduğunu gösterdiğini belirterek, 'Öyle ki aradan kaç yıl geçerse geçsin, insan hangi makama gelirse gelsin o mühür onu kendi ölçüsünden şaşmamakla mükellef kılar. Bu şuurladır ki, milletimiz en ağır imtihanlarından geçerken bu neslin evlatları da ülkenin yeniden imarındaki yerini almaktan, o ortak hüküm altına omuz vermekten bir an geri durmadı, durmadık. Kimimiz siyasetin sorumlulukları altında yükler üstlendik, kimimiz bürokrasinin kılcal damarlarında devletimize hizmet etmeyi şiar edindik, kimimiz ilmin ve akademinin kürsülerinde hakikatin peşine düştük, kimimiz ekonomiden teknolojiye, savunma sanayinden sağlığa memleketin istikbalini örenler arasında yer aldık, üstümüze düşeni yerine getirmeye çalıştık. Nitekim bu hakikatin en yüksekten timsali, bugün milletimizin mukadderatını omuzlayan iradenin ta kendisidir. Cumhurbaşkanımız bu okulların sıralarından geçip, bu aziz milletin en yüce makamına kadar yürümüş bir dava adamı olarak imam hatipli olmanın engin ufuklara açılan kök sağlamlığı olduğunu bütün bir cihana göstermiştir' diye konuştu.

'BİZ BU AYDINLIK YOLA KOLAY KAVUŞMADIK'

Gençlere yollarından sapmadan dimdik durmayı miras bıraktıklarını ifade eden Tekin, 'Sevgili gençler, sizlerin de asıl talibi olmanız gereken şey, bu ruh halidir. Bir gün bu sıralarda mezun olacak, diplomamızı alıp kendi yolunuza karar vereceksiniz ancak hangi mesleği seçerseniz seçin, bu ruhtan, bu mensubiyetten asla ayrılmadan, dimdik durmak size bizlerin mirasıdır. İnanıyorum ki, siz de bu mirasa sahip çıkacaksınız. Katıldığım her ortamda ifade ettim, bundan sonra da imtina etmeyeceğim. Biz bugünlere, başımız dik yürüdüğümüz bu aydınlık yola kolay kavuşmadık. Bir asra yakın bir zaman; bu milletin kendi diliyle, kendi inancıyla yetiştirme iradesi karşısına dikilmiş kaskatı vesayet duvarları ile imtihan olundu. O duvarlar her devirde bir başka surete büründü, kah bir yasal soğuk yüzüyle karşımıza çıktı, kah bir darbenin çizme sesleriyle karşımıza çıktı, kah milletin bağına sokulmuş hain bir şebekenin maskesiyle karşınıza çıktı' dedi.

'BU BEDELİ BİZE ÖDETENLER HESAPLARINI DA SAĞLIKLI TUTMUŞLAR'

Bakan Tekin, '28 Şubat'ın o ağır ikliminde gördüğümüz çehreyle, 15 Temmuz gecesi tankların gölgesinde gördüğümüz çehre aslında aynı köhne zihniyetin farklı zamanlardaki iki ayrı maskesiydi. Her ortamda dile getirdim; 28 Şubat iradesi, kendilerine en büyük paydaş olarak, FETÖ'yü seçmişti. Bunun en büyük delili, o dönem FETÖ liderinin hiç unutmuyorum, Yalçın Doğan'la yaptığı röportajında; 'Okullarımızın anahtarını eğer isterlerse, 28 Şubat iradesine seve seve veririm' demişti ki aynı şahıs 12 Eylül darbesini de alkışlarla karşılamıştı. Şimdi bu örnekleri gördükten sonra 12 Eylül darbesiyle 28 Şubat darbesiyle 15 Temmuz'u yapan kişilerin aynı kişiler olmadığını iddia etmek mümkün müdür? İşte bu bedeli bize ödetenler, yani bütün bir asra yayılan bu kuşatma ortamını kuranlar hesaplarını da sağlıklı tutmuşlar. Bir neslin hafızasını silmek üzere, bir milleti kendi köküne yabancılaştırılmak üzere, zamanın ve tahakkümün sabrıyla mümkün kıldıklarını sandılar. Lakin gözden kaçırdıkları bir hakikat vardı. Kul hesap yapar var ama nihai hükmü veren hesapların en hayırlısını kuran Rabbülalemin'dir' diye konuştu.

'BÜYÜK BİR EMEK VE FEDAKARLIK VAR'

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş da 'İmam hatip okullarının tarihine baktığımızda büyük bir emek, özveri ve mücadele görüyoruz. Bu güzide okulların bu günlere gelmesinde nice fedakarlıklar var. Nice zorluklar, sıkıntılar, gözyaşı var. Bu vesile ile geçmişten günümüze bu kutlu yürüyüşe omuz veren bütün büyüklerimizi rahmetle, minnetle anıyoruz' dedi. (DHA)