Politika

TBMM Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu toplandı

Abone Ol

Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu toplandı.

TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Beyazıt, TBMM'nin temmuz ayının sonunda tatile girmesi nedeniyle komisyonun salı ve çarşamba günü olmak üzere haftada iki kez toplantı yapacağını belirtti ve perşembe günü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nı ziyaret edeceklerini söyledi. Beyazıt, 'Çalışma takvimi için önümüzdeki zaman dilimi içerisinde İstanbul'da bir öğretmenimizin bir öğrenci tarafından vurulma hadisesi vardı, bir de Mersin'de bir yaralama hadisesi vardı. Önce İstanbul ziyareti yapalım. Bunu da cuma, cumartesi veya sizin de takdir edeceğiniz bir tarihte olabilir' ifadelerini kullandı.

'ÖĞRENCİLERİN OKUL GÜVENLİĞİ ALGISI BAKIMINDAN TÜRKİYE OECD ÜLKERİ ARASINDA SON SIRADA'

Ardından TEDMEM Koordinatörü Nilgün Demirci Celep, milletvekillerine sunum yaptı. Celep, 2015 yılı sonrasında okuldaki şiddetin ivmelendiğini gösteren verilerin mevcut olduğunu belirterek, 'TÜİK verileri güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısının yarım milyon arttığını gösteriyordu. Suça sürüklenen çocuk sayısı son 20 yılın zirvesine çıkmış durumdaydı. Çocuklar sadece fail değil, bir taraftan da mağdur olarak da artış göstermişler. TÜİK verilerine göre en yaygın suç yüzde 40'la yaralanma ve suça sürüklenen çocukların büyük bir kısmı erkek çocuklar. OECD ülkeleri arasında öğrencilerin okul güvenliği algısı bakımından Türkiye maalesef son sıradadır. Yani öğrencilerimiz okulda kendini güvende hissetmiyor. 'Okula giderken kendimi güvende hissetmiyorum' diyen 15 yaşındaki öğrencilerimizin oranı yüzde 18. 'Sınıfta güvende hissetmiyorum' diyenler yüzde 13. Kendini güvende hissetmeyen öğrenci oranlarımız OECD ortalamasının yaklaşık 2 katı. Bir diğer veri de şu; Türkiye'deki her 4 öğrenciden 1'i çeteleşme ya da silah veya bıçak taşıyan öğrenci görüyor. Bunlar maalesef okul ikliminin bozulduğuna işaret eden veriler' değerlendirmesinde bulundu.

'DİJİTAL OYUN OYNAMA ORANI TEK BAŞINA SUÇ ORANINI ARTIRMIYOR'

Okullardaki şiddetin engellenmesi için fiziksel önlemlerin pek işe yaramadığını ancak sosyal, duygusal öğrenme programları ile çocuğa empati kurma, çatışma becerileri, aile içi iletişim ya da toplum iletişimi eğitimleriyle zorbalığın azalabileceğini dile getiren Celep, dijital oyunların tek başına suçlu ilan edilmemesi gerektiğini de ekledi. Celep, 'Dijital oyunlar bir etmen olabilir ama tek başına yeterli değil. Şöyle bir veri var elimizde, örneğin, Japonya, Kore, Hollanda, Kanada gibi ülkelerde dijital oyun tüketimi çok fazla ama şiddet suçları çok düşük yani aslında dijital oyun oynama oranı tek başına suç oranını artırmıyor. Dolayısıyla, aslında hala tartışmalı, 'dijital oyun oynama oranı artan ülkelerde şiddet eğilimi artar' diyemiyoruz' dedi.

'LİSEDEN MEZUNİYET ŞARTLARI ARASINA YAPAY ZEKA EHLİYETİNİ DE KOYABİLİRİZ'

TEDMEM Direktörü Dr. Sabiha Sunar ise dijital mecralar için yasaklayıcı tedbirler yerine çocukların güçlendirilmeleri gerektiğini kaydederek, 'Bizim buradaki önerimiz şu olacak; dünyada henüz bunu yapan bir ülke yok ama bu öneri Türkiye'yi ileriye taşıyabilir. Çocuklar liseden mezun olurken mezuniyet şartları arasına yapay zeka ehliyetini de koyabiliriz. Bunun etraflıca düşünülmesine ihtiyacımız var' ifadelerini kullandı.

'18 YAŞ ALTINDAKİ ŞİDDET OLAYLARI SON 5 YIL İÇERİSİNDE YÜZDE 110'A KADAR ARTTI'

Ardından Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Erdal Hamarta, sunum yaptı. Okullarda meydana gelen şiddet olaylarının çeşitliliğinden bahseden Hamarta, 'Okul dışındaki 18 yaş altında şiddet olayları son 5 yıl içerisinde yüzde 110'a kadar arttı. PISA verileri de hakeza 15 yaş grubundaki öğrencilerin okul güvenliği, akran zorbalığı, yalnızlık ve yabancılaşma alanları önemli risklerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Lise öğrencileriyle yapılan çalışmalarda sözel, fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalma oranları dikkate değer düzeyde görülmüş. Siber zorbalık yaygınlığı çalışmadan çalışmaya değişmekle birlikte ciddi bir artış gösteriyor' diye konuştu.

Hamarta ayrıca OECD ülkelerinde yapılan çalışmalarda 16 yaş altına sosyal medyanın yasaklanmasının işe yaramadığını ve bunun yerine çocuklar ile ebeveynlerinin bilinçlendirilmesi, mahremiyet, dijital iz, siber zorbalık tanımı ve yardım isteme becerilerinin geliştirilmesi formülünün daha uygun olacağını dile getirdi.

'HER OKULA EN AZ 1 PSİKOLOJİK DANIŞMAN ATANMALI'

Hamarta mevcut uygulamaların şiddetin önlenmesinde yetersiz kaldığını vurgulayarak, 'Birincisi, olay sonrası yaklaşım yani reaktif bir yaklaşım var. Bundan vazgeçerek proaktif bir yaklaşıma, önleyici yaklaşıma geçmek gerekiyor. İkincisi, önleyici rehberlik hizmetleri yetersiz kalıyor. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler kriz odaklı, idari işlerle o kadar yüklü ki uzun süreli önleme çalışmalarını yürütme noktasında yeteri zamana ve personele, uzman kaynağına sahip değiliz. Dernek olarak bizim belirlemiş olduğumuz mevcut PDR kadrosu 47 bin 500, norma göre gerekli sayı belirlendiği zaman 84 bin 647 norma ihtiyaç var, 37 bin 147 norm ihtiyacı var. Norm planlamasına baktığımız zaman öncelikli olarak okullarda sadece 150 ve üzerinde olan okullara psikolojik danışman ataması yapılabiliyor. Yani 149 olan bir okula psikolojik danışman atanmıyor. O okulun bulunduğu risk alanı, sosyoekonomik düzeyi vesaire dikkate alınmadan bu noktada atama yapılırken öncelikli olarak ilk belirlememiz gereken kural her okula en az 1 psikolojik danışmanın atanmalı' dedi.

'TOPLUM GENELİNDE BİR PSİKOLOJİK SORUNUMUZ VAR'

Ateşli silahlara erişimin giderek arttığını ve 2012 yılından itibaren arama motorlarında, 'Poligon' ve 'Silah ruhsatını nasıl alırım' sorularının arttığını belirten Cunedioğlu, şöyle devam etti;

'Bu bir erken uyarı göstergesi ve bu gerçekleşmeden önce bunlara mani olmakta yarar var. Bir mesele daha şu, özellikle Kahramanmaraş'taki olayda karşımıza çıkmıştı, işte, 'Psikolojik bir hikayesi var gibi.' Zaten en temel sıkıntılarımızdan biri de şu, böyle herhangi bir olay olduğunda bunun münferit bir meseleymiş gibi hemen bunun kişisel tetikleyicilerini almaya başlıyoruz. Kişisel tetikleyicilerinden biri zaten o çocukların psikolojik sorunlar yaşıyor olması ama toplum genelinde de bir psikolojik sorunumuz var.' (DHA)