Savaş yıkım demektir. Savaş zulüm demektir. Savaş çocukların babasız kalması demektir. Savaş ülkelerin, insanların ve geleceğin karanlıklara girmesidir. Savaş adı üstünde bir çarpışma, kapışma, öldürme, ölme demektir. Hele bizim gibi adı üstünde müslüman olan ülkelerin birbirleriyle savaşmaları hiç kabul edilemez. Komşumuz Suriye kendi sınırları icinde kendi vatandaşlarının birbirleriyle, ya da yöneticileriyle olan sorunlarını kendileri çözmeye çalışmalıdır. Biz kendi işlerimize bakmalıyız. Ülkemizdeki terör olaylarında kendi vatandaşlarımızın öldürülmelerini, ocaklarının sönmesini engelleyelim. Ondan sonra diğer ülkelerdeki olaylara çareler arayalım. Ama hiç ama hiçbir zaman başka ülkelerin iç işlerine karışmayalım. Eğer bizden bir talep olursa o takdirde gereken anlaşmazlıkların sonlandırılmnası, tarafların bir araya gelmesinde yardımcı olabiliriz. Ama başka bir ülkenin insanlarını eğitip, silahlandırıp kendi ülkelerinin  insanlarını öldürmeye göngermeyi hiç bir insan istemez. Bunu yapmamalıyız." Yurtta barış, dünyada barış" diyen , yüzyılda ya da bin yılda bir dünyaya gelen bir kahranmanın, kurtarıcının sözlerini unutmayalım. Bu ülkeyi bağımsızlığına kavüşturmuş bir atanın evlatlarıyız biz. Sakın birilerini karalamasına, itibarsızlaştirmalarına pabuç bırakmayalım. " Altın yere düşmekle teneke olmaz"mış.

Son günlerde uluslararası dengeler değişmekte. Ekonomik problemlerimiz aratarak devam etmekte. Dolar iki lirayı çoktan geçti. Bu demek tüm ihtiyaçlarımızın pahalanması demektir. Ülkemizde benzin fiatları zaten yüksekti. Şimdi beş lirayıda aştı. Bu yakıtlarla çalışan tüm makinalarda üretilenlerin fiyatların yükselmesi demektir. Enfllasyonun tekrar yükselmesi demektir. Biz bu sorunlarımızla uğraşacağımıza Mısır ve Suriye de olanlara kafa yoruyoruz. Savaşların önlenmesine yardımcı olanlar kazanır. Savaşların hele kendi ülkeleri insanları tehlikede değilken başka ülkeler için savaşa katılmaya çalışanları Allah ta kul da affetmez. Böyle söyleyince birilerini hoşuna gitmiyor ama birileride doğruları söylemek zorunda değil mi? Dokuz değil otuz köydende kovsalar doğruları söylemeye, uyarmaya çalışmalıyız.

 

FENERBAHÇE..

Sonnunda oldu olacaklar. Cas mı kimse kararını verdi de Fenerbahce Avrupa'da yok dedi. Birilerinin karnı genişledi mi? Eğer spora şike karıştırıldıysa ki öyler görünüyor kimse bunlar cezasını çekmelidirler. Takım zaten saç baş yoldurmaya devam ediyor. Gördük işte oynanan oyunları. Bu hocayla, bu yönetimle olmayacağı, olmadığı belli . Artık ısrar etmenin bir anlamı da yok. Bir an önce ne gerekiyorsa yapılmalı. Zaten haftada bir gün tv'nin başına geçip takımımızın oynunu izleme çalışıyoruz. Bari bu lüksümüzü bize çok görmeyiniz.