Olacağı bu muydu?

Son yıllarda, aylarda, günlerde yapılanlar bunamı gerekçe hazırlıyordu?

Bu ülkenin muhalefet liderinin başka bir partiye üye birisi tarafından yumrukla yaralanıyor. Adamın binbir sabıkası var. Oraya nereden ve nasıl geldiği, getirildiği meçhul. Bilerek mi yoksa kimsenin haberi olmadan mı oraya geldi? Bu eylemi kendi başinamı yoksa birilerinin talimatı ilemi yaptı gene belli değil.

N'olacak canım adı üstünde muhalefet lideri. Az bile yapılmış diyenler bile var. Orada daha vahim seylerde olabilirdi. Hatta bıçakla saldırıp yaralanabilirdi. Hatta öldürülebilirdi.Böyle bir olayın ülkenin Başbakan'ı ya da Cumhurbaşkanı'na yapıldığını düşünün.

Ülke gerçekten kargaşaya gidiyor.

Bunu isteyenler, gündemi saptırmak istiyenler vardır herhalde.

Meclisimize bakıyoruz saldıran saldırana. Hele bakanların bile bu durumda olmaları düşündürücü.

Mecliste muhalif milletvekilinin burnu kırıldı.

Her oturumda söz atmaların, hakaretlerin hattı hesabı yok.

Hepte nedense muhalefetin başına geliyor ya da getiriliyor bunlar.

Yani biz ne istersek o olur.

Muhalif seslere, düşüncelere yer yok denmek mi isteniyor ki öyle görünüyor.

Burada böyle olunca sokaklarda, meydanlarda eli sopalı, palalı kişiler diğerlerine saldırıyor , yaralıyorlar.

Gezi olaylarını anımsayınız.

Orada binlerce kişi yaralandı. Tam 6 genç öldürüldü .Gözünü kaybedenler, sakat kalanlar oldu. Nedense başka ülkelerdeki ölümlere, yaralanmalara ağlayıp sızladıkta kendi vatandaşlarımıza bir baş sağlığı bile dilemekten imtina ettik.

Ülkede bir güvensizlik aldı başını gidiyor.

İşte son yapılan seçimlerde şaibeler aldı başını gitti.

İktidarın itirazları geçerli sayıldı.

Muhalefetinkiler reddedildi.

Öyleki bi ilimizde tam 16 kez sayım tekrarlandı.

Olmadı seçim tekrarı kararı alındı.

Bu demek oluyor ki sadece bizim adaylarımızı seçebilrsiniz.

Biz ne dersek o olur.

Başka kimseyi dinlemeyiz.

Peki ileri demokrası dedikleri bu mu?

Sosyal medyayı yasaklarsınız.

Gazete ve televizyonların yayınlarını kendi doğrultunuzda yönlendirirsiniz.

Yargıyı kendinize bağlarsınız.

Beğenmediklerinizi ben bunu tanımıyorum dersiniz.

Muhalefeti susturmak için yapmadığınızı  bırakmazsınız.

Askerleri içeri attırıp süründürür, seslerini kesersiniz.

Sonrada yanlışlık oldu diye tekrara bırakırsınız.

Birlikte çalıştığınız ve adına parelel dediğiniz kişi ve gruplarla can ciğer iken aleyhinizde yapılan en küçük bir olaydan sonra inlerine gireceğiz dersiniz.

Peki bu mu ileri demokrasi?

Bence bunlar olacak seyler değil.

Bu insanları ayrıştırmanın kimseye bir yararı olmaz.

Bu güne kadar olmamıştır. Bundan sonrada olmaz.

Bu kargaşa ortamında iç ve dış düşmanlar ellerini ovuşturarak olanlara çanak tutarak birlik ve beraberliğimizi bozarak ülkeyi kaosa sürüklemek istiyorlar. Her zamanki olduğu gibi genede söyleyeceğim.

Birlik ve beraberfliğimizi koruyalım.Kareşi kardeşe kırdırmayalım.