Melike USLU- Mehmet ALA/İSTANBUL, (DHA)- ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Olası İstanbul depremi bir milli güvenlik meselesidir. Bugüne kadar İstanbul'da 927 bin konutu dönüştürdük. 500 Bin Sosyal Konut Projesi ile 100 bin konutu İstanbul'a inşa edeceğiz, ayrıca 15 bin kiralık konut yapacağız. 500 Bin Sosyal Konut Projesi, ismiyle müsemma bir devrimdir' dedi.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla Bahçelievler Belediyesi'nin ev sahipliğinde 1'inci Uluslararası Kentsel Dönüşüm Zirvesi düzenlendi. Zirveye ayrıca İstanbul Valisi Davut Gül, Emlak Konut Genel Müdürü Ertan Keleş, TOKİ Başkanı Levent Sungur, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, alanında yerli ve yabancı uzmanlar, Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

'TÜRKİYE, DÜNYA ŞEHİRCİLİK TARİHİNİN EN BAŞARILI ÜLKESİDİR'

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Geçtiğimiz günlerde, Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projemiz vesilesiyle yine İstanbul'daydık ve anahtarlarına kavuşan kardeşlerimizin heyecanına ortak olmuştuk. Kısa bir aradan sonra yeniden gözbebeğimiz İstanbul'da olmaktan; özellikle de Uluslararası Kentsel Dönüşüm Zirvesi'nde bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu belirtmek isterim. Kıymetli misafirler, şu anda yaptığımız bu zirveyi; gerek zamanlama, gerekse içerik açısından çok çok kıymetli buluyorum. Zira bugün Türkiye; şehircilik tarihimizin belki de en özel döneminden geçiyor. Çünkü Türkiye bugün, bir yandan 1 milyon 757 bin sosyal konutu milletine sunan, 2 milyon 510 bin yuvayı yenileyen bir ülkedir. Yine Türkiye; Asrın felaketini yaşayan 11 ilinde 455 bin yuvayı alnının akıyla teslim eden, 500 bin sosyal konut projesiyle, milletinin her ferdini yuva sahibi yapmaya azmeden; dünya şehircilik tarihinin belki de en devrimci ve en başarılı ülkesidir' diye konuştu.

'14 MİLYON İNSAN DEPREMDEN DOĞRUDAN ETKİLENDİ'

Bakan Kurum, 'Ben izninizle öncelikle 11 ilimizde yaşadığımız asrın felaketinden asrın inşasına geldiğimiz süreçle ilgili bilgi vermek isterim. Tabii 6 Şubat 2023'te milletçe, yüreklerimizin dağlandığı bir sınavdan geçtik; bir gecede 11 ilimizde hayatlar değişti. Merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan iki büyük deprem; sadece büyüklükleriyle değil, etkiledikleri coğrafyayla da insanlık tarihine 'Asrın felaketi' olarak geçti. 108 bin kilometrekarelik alanda, 7 büyükşehrimiz dahil olmak üzere 11 ilimizde, 124 ilçe ve 6 bin 900'den fazla mahallede hayat durdu. Burada dikkatinizi çekmek isterim ki bu alan, 100'den fazla ülkenin yüz ölçümünden büyüktür. Bu devasa alanda, yaklaşık 14 milyon insanımız depremden doğrudan etkilendi, binlerce canımızı toprağa verdik, milyonlarca insanımız evini kaybetti. Yaklaşık 2,5 milyon vatandaşımız farklı şehirlere göç etmek zorunda kaldı. Bu büyük felaket, sadece yüreklerimizde değil, ekonomimizde de derin yaralar açtı. Ülkemize doğrudan 104 milyar dolar, dolaylı olarak da 150 milyar dolar maddi kayıp yaşattı. Ancak biz, yaşadığımız onca acıya rağmen umudumuzu bir an bile yitirmedik. Her zorlukta yeniden doğrulduk, her yıkımın ardından yeniden ayağa kalktık. Ve o günden bu yana; Türkiye'nin en öncelikli meselesi, deprem bölgesini en kısa sürede yeniden ayağa kaldırmak oldu ve bunun için çalıştık' ifadelerini kullandı.

'BİR AN ÖNCE AFETİN İZLERİNİ SİLECEĞİZ'

Bakan Kurum, 'Hep şunu söyledik; 'Bir an önce afetin izlerini sileceğiz'. Daha depremin ilk anında enkaz çalışmaları devam ederken kalıcı konutlarımızın yapımına da eş zamanlı başladık. 15'inci günde ilk temelleri attık, 45'inci günde ilk evlerimizi teslim ettik ve geldiğimiz noktada 455 bin yuvamızı tamamladık. Saatte 23, günde 550 konut ürettik; bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanda 455 bin konutu bitirdik, anahtarlarını teslim ettik. Üstelik sadece konut da yapmadık. 'Şehirlerin kimliği meydanlardır' dedik, her ilimize meydanlar kazandırdık. 'Çocuklarımızın neşeyle oynayacağı, annelerimizin huzurla oturacağı yaşam alanları olsun' istedik; parklar, bahçeler yaptık. Esnafımıza yeni ekmek tekneleri, dükkanlar; tarihi dokuya uygun çarşılar inşa ettik. Tarihi, kültürel mekanlarımızı aslını bozmadan ihya ettik. Bunu milletimizle birlikte başardık. Cumhurbaşkanımızın liderliği, milletimizin bize olan inancı, muazzam bir koordinasyon, 200 bin işçimizin gece gündüz demeden gayretli çalışmasıyla tarihi bir başarıya imza attık. Bunu gururla söylüyorum, çünkü biliyorum ki; Dünyaya örnek olacak bir ölçekte 'Asrın İnşası' adını verdiğimiz büyük bir dönüşümü gerçekleştirdik. Bu büyük seferberlikte devletimizin tüm kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları tek yürek oldu. Sadece yıkılan binaları değil; umutları, hayatları ve geleceği yeniden kurduk. Tabii geldiğimiz noktada şunu da söylemeliyim; tüm bu süreçte büyük birikim ve tecrübe kazandık. Bu birikimi, yeniden inşa tecrübemizi 11 ilimizdeki 81 ile aktarmak istiyoruz' dedi.

'KENTSEL DÖNÜŞÜM, SADECE TEKNİK BİR PLANLAMA MESELESİ DEĞİLDİR'

Bakan Kurum, 'Aynı acıları tekrar yaşamak istemiyor, bu amaçla, Türkiye Yüzyılı'nı Dirençli Şehirlerin Yüzyılı'na dönüştürüyoruz. Biliyoruz ki; bu topraklarda; yerin üstünde her ne yaşanırsa yaşansın; yerin altında tek bir gerçek var. O da deprem. Hele hele; olası bir İstanbul depremi, bir milli güvenlik sorunudur ve yegane çözüm yolu kentsel dönüşümdür. Kentsel dönüşüm hem ülkemizin, hem de İstanbul'umuzun en acil ihtiyacıdır, en ertelenemez çözümüdür. Bu bilinçle; şu anda yaptığımız her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar İstanbul'umuzda tam 927 bin yuvamızı dönüştürdük. 300 bin bağımsız bölümün yapımına ise olanca hızımızla devam ediyoruz. Vatandaşımızı dönüşüme teşvik etmek için mali yükün yarısını üstlendiğimiz Yarısı Bizden projemizle de; tam 80 bin 250 bağımsız bölümün inşasını sürdürüyoruz. İnşallah risksiz bir bina kalmayana dek de bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Değerli Konuklar biz dönüşüm meselesine tek pencereden değil; 360 derecelik, bütüncül bir perspektifle bakıyoruz. Türkiye Modeli Kentsel Dönüşüm Perspektifi diyebileceğimiz bakış açımızla artık şunu görüyoruz. Kentsel dönüşüm, sadece teknik bir planlama meselesi değildir' değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Kurum, 'Bizim sahadaki tecrübemiz sonucunda geliştirdiğimiz kentsel dönüşüm modeliyle, şehirlerimizin fiziksel dönüşümünü sağlamakla kalmıyor, tüm aksiyonlarımızı; insan odaklı, afet risklerini azaltma merkezli, iklim değişikliğiyle mücadele, sosyal kapsayıcılık, ekonomik erişilebilirlik gibi geniş bir çerçevede uyguluyoruz. Kentsel dönüşümün başarısında kamunun öncülüğünü esas alıyoruz. Bu modelde devletimiz; yalnızca düzenleyici değil, aynı zamanda planlayıcı, uygulayıcı ve finansal kolaylaştırıcı bir rol üstleniyor. TOKİ, Emlak Konut, Emlak Katılım Bankası ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, bu modelin başlıca uygulayıcıları. Ancak bu modelde belediyelerin iş birliği yapması da bizim açımızdan oldukça önemlidir. Ben bu vesileyle; burada, sizlerin huzurunda başta İstanbul'daki belediyelerimiz olmak üzere bütün belediyelerimize çağrımı yinelemek istiyorum. Tüm belediyelerimiz elini taşın altına koysun; 'Gelin hep birlikte ülkemizin yarınları için, çocuklarımızın geleceği için bir an önce şehirlerimizi dirençli hale getirelim!' Kıymetli Misafirler; Sağlam dirençli konutlara ulaşmanın tek yolu kentsel dönüşüm de değil. Sosyal konutlarımızı da; hem vatandaşımıza erişilebilir yuvalar hem de sağlıklı binalar yapmak için hayata geçiriyoruz. İşte bu anlayışımızın en güçlü yansıması, sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlattığımız 'Yüzyılın Konut Projesi'dir' diye konuştu.

İstanbul - Esenler'de alacak verecek kavgasında ölen 2 kişinin cenazeleri ailelerine teslim edildi
İstanbul - Esenler'de alacak verecek kavgasında ölen 2 kişinin cenazeleri ailelerine teslim edildi
İçeriği Görüntüle

İSTANBUL'A 100 BİN KONUT

Bakan Kurum, 'Bu proje, yalnızca bir sosyal konut hamlesi değil, aynı zamanda dünyada benzeri olmayan bir sosyal devlet manifestosudur. 500 Bin Sosyal Konut Projesi, ismiyle müsemma bir devrimdir. Çünkü bugün dünyanın pek çok ülkesinde sosyal devlet anlayışı zayıflarken, Türkiye tam tersine; vatandaşını önceleyen, kimseyi geride bırakmayan bir model ortaya koymuştur. Bu yönüyle, 'Yüzyılın Konut Projesi', sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada sosyal devletin yeniden tanımını yapan bir çalışmadır. Herhangi bir il sınırlaması yok, 81 ilimizin tamamında, devletimizin gururu TOKİ eliyle afete dayanıklı, modern ve konforlu 500 bin sosyal konut inşa ediyoruz. Kuralarımızın yarısını tamamladık, Mart ayında da İstanbul'da hak sahiplerimizi belirleyeceğiz. İstanbulumuza 100 bin konut ayırdık. Ayrıca ilk kez uygulayacağımız kiralık konut modeliyle de 15 bin kiralık konut inşa edeceğiz. Bu projeyle yalnızca yeni evler kazandırmıyor; aynı zamanda şehirlerin kimliğini koruyarak, her gelir grubundan vatandaşımıza eşit yaşam imkânı sunuyoruz. İşte bu yönüyle 'Yüzyılın Konut Projesi', sosyal adaletin, dayanışmanın ve Türkiye'nin yeniden yükseliş vizyonunun en güçlü simgesidir. Allah'ın izniyle, Asrın İnşasında yazdığımız başarı öyküsünü, Yüzyılın Konut Projesiyle en yüksek noktasına taşıyacağız' ifadelerini kullandı.

GÜL: İSTANBUL'DA OLASI BİR DEPREMİN ZARARLARI ORTADAN KALDIRILABİLİR

İstanbul Valisi Davut Gül ise '50 binden fazla hemşehrimizi kaybettik ve 100 milyar doların üzerinde maddi zarar yaşadık. Allah muhafaza, İstanbul ölçeğinde böyle bir felaketi aklımıza bile getirmek istemiyoruz. Ancak şunu da gördük; başka ülkelerin hayal bile edemeyeceği bir hızla, kırkıncı günde evler teslim edilmeye başlandı ve üç yıl dolmadan herkes yuvasına kavuştu. Bunu yalnızca ekonomik imkanlarla açıklayamayız. Pek çok ülke, bu büyüklükteki bir afette enkazını bile kaldıramazdı. Gaziantep'teyken, sizin liderliğinizde yürütülen deprem çalışmalarına bizzat şahitlik ettik. İlk günden itibaren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın tüm personeliyle sürece sahip çıkması, doğru bir şekilde planlama yapması; harcanan para kadar, hatta ondan da kıymetliydi. Bu süreç bize şunu gösterdi; aslında İstanbul'da olası bir depremin zararları azaltılabilir, hatta büyük ölçüde ortadan kaldırılabilir. Yaklaşık 500 bin konutun üç yıl içerisinde yapılabileceğini hepimize göstermiş oldunuz. 500 bin konut yapacağız dediğinizde, bunun 100 bininin İstanbul'da, 15 bininin ise kiralık konut olarak yine İstanbul'da yapılacağını açıkladığınızda, hiç kimse 'Hayır, bu konutlar yapılamaz' demedi. Bahçelievler örneğinde olduğu gibi, sahada sağlanan destek ve alanın dönüşüme hazır hale getirilmesiyle birlikte; inşallah çok kısa bir süre içerisinde, mümkünse 5-6 yıldan da önce, bu sorunun gündemimizden çıkacağına inanıyoruz' diye konuştu.

BAHADIR: 5 YIL İÇERİSİNDE BAHÇELİEVLER'DE 1999 DEPREMİ ÖNCESİNDE YAPILMIŞ HİÇBİR BİNA KALMAYACAK

Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır da 'Dönüşüm bizim tek çaremiz ve bunu hızlandırmamız gerekiyor. Biz, Bahçelievler'de bu modelle hızlı bir şekilde ilerliyoruz. Bu tempoyla devam edersek; ekibimiz, komşularımız, müteahhitlerimiz, vatandaşlarımız ve bakanlığımız yanımızda olduğu sürece, 5 yıl içerisinde Bahçelievler'de 1999 depremi öncesinde yapılmış hiçbir bina kalmayacak. Bu süreci beş yıl boyunca kararlılıkla sürdüreceğiz. Beş yılın sonunda ise daha güvenli ve rahat bir Bahçelievler'e kavuşacağız' dedi.

Kaynak: DHA