Dünyada insanların başına ne geldiyse bilip bilmeden her konuda ahkam kesmeya kalkışmaları yüzünden değil midir?
Yeterli eğitimi, bilgiyi almamış insanlar her duyduklarını doğru sanarak ya da kendisine yakın bulduklarının söylemlerini doğru kabul ederek savunurlar. Hem de ölesiye savunurlar. Sonra iş öğrenilince "ne bilelim yahu biz öyle sandık" derler. Kulaktan dolma bilgilerle herkese öğüt vermeye, kendilerini haklı çıkarmaya çalışırlar. Birazda aşağılık duygusundan kendisinden daha bilgili, iyi eğıtilmiş insanları kötüler hor görürler. Onlara deyim yerindeyse gıcık olurlar.
İşte son yıllarda ülkemizde yapılmaya çalışılan da budur. Hergün hastanelerde sağlık çalışanlarına yapılan saldırılar, yaralamalar darp etmeler bu hınçtandır. Son yıllarda eğitim de öğretmenlere yapılan fiziki saldırılar da böyledir. Birileri balık baştan kokar sözünde olduğu gibi kendisini her konuda bilgili ve kendisinin dediğinı olması her ne şartta olursa olsun kabul edilmesi gerektiğini soyleyerek ön ayak olmuştur.
Kendisini dev aynasında görmüştıür.
Bu ülkenin başıne ne geldiyse kendileri yetersiz oldukları halde, hatalı oldukları halde bunları doğruymuş gibi dikte ederek bu günlere gelinmesini sağlayanlar yüzundendir. Güzel dinimizi, kitabımızı, peygamberimizi bile kendilerine rehber edecekleri yerde onları alet etmekten çekinmemişlerdir. Hemde her yerde bunu bilerek bilmiyerek sergilemişlerdir. Dinimizi, kitabımızı kendilerine mal etmişlerdir. Amaçlarına ulaşmak için onu alet etmekten çekinmemişlerdir. Aslında ne yaptıklarının farkında bile değillerdir. Ama öyle beyinleri yikandığı için, kendilerine güvenleri olmadığı için başkalarının yalan yanlış söz ve davranışlarınım kendilerine rehber edinmişlerdir.
Sonra ne oldu?
Kendi aralarında bile gruplara ayrılmışlardır. Birinin gittiği camiye diğer grup gitmemiştir.
Dua ederken bile ellerini açışları işaret olarak kullanımıştır.
Bıyıkları aynı şekilde kesilmiştir.
Yıllardır başörtüsü diye bir simge ortaya atmışlardır.
Şimdi ne olmuştur?
Kurbanı kesmişler ama etini paylaşamamışlardır.
Sen en güzel yerini aldın. Bana kemiklisini verdin diye ikileme düşmüşler ve her konuda olduğu gibi kavgaya başlamışlardır.
Birbirinin kirli çamaşırlarını ortaya dökmüşlerdir.
Birbirlerine demediklerini bırakmamaktadırlar.
Keşke böyle olmasaydı.
Bundan sadece kendileri değil bizler, ülkemiz zarar görüyor.
Yani şimdi Cumhuriyet Savcıları sadece idarenin dediklerini yapmak zorundadır?
Bu yolsuzlukların soruşturulması yapılamayacak mı?
O ayakkabı kutularındaki paraların akibeti sorulmayacak mı?
O evde bir odada bulunan 6 tane para kasasının akibeti sorgulanmayacak mı?
Daha bi sürü yüz kızartıcı durumlar !
Allah sonumuzu hayır etsin...