Şahap GÜRLER/ERZURUM, (DHA)- SPİNA bifida (ayrık omurga) ve buna bağlı hidrosefali ile dünyaya gelen Ecenur Bengisu Ece (18), doktorların doğmadan önce ailesine 'Bu çocuk yaşamaz, aldırın' demesine rağmen hayata tutundu. Şimdilerde evde lise eğitimini sürdüren Ece, boş vakitlerini değerlendirmek için başladığı punch nakışında usta oldu. Yaptığı anahtarlık ve tokaları satarak el becerisini geliştiren Ece'nin hedefi gelecekte gastronomi eğitimi alarak bu alanda uzmanlaşmak.
Erzurum'da yaşayan Rahime Korkmaz, kızı Ecenur Bengisu Ece'ye hamileyken doktorlar bebeği aldırmalarını tavsiye etti. Hamileliğin 6'ncı ayında doktorların 'Bu bebek yaşamaz aldırın' tavsiyesine rağmen Rahime Korkmaz, kızını dünyaya getirdi. Omurganın tam kapanmaması oluşan 'spina bifida'ya bağlı hidrosefali ile dünyaya gelen Ece'nin zor bir yaşamı oldu. Ablası ve annesiyle hayata tutunan Ece, okula gidemediği için eğitimini evine gelen öğretmenleriyle sürdürdü.
Mehmet Akif Ersoy Lisesi 4'üncü sınıf öğrencisi olan Ecenur Bengisu Ece, ev işlerinde annesine yardım ederken bir taraftan da can sıkıntısını gidermek için kumaş üzerine özel bir iğneyle iplik geçirilerek yapılan kabartmalı bir el işleme tekniği olan 'Punch nakışını' öğrendi. Yaptığı anahtarlık ve tokaları satarak el becerisini geliştiren Ece'nin hedefi, gelecekte gastronomi eğitimi alarak bu alanda uzmanlaşmak.
'O BİZİM MELEĞİMİZ'
Palandöken ilçesi Yunus Emre Mahallesi'nde 2 kızıyla birlikte hayat mücadelesi veren Rahime Korkmaz (49), küçük el sanatları işlerinin yanında çiçek yetiştirip satarak ailesinin geçimini sağlıyor. Korkmaz, 'Ecenur henüz doğmadan, 6 aylıkken doktorlar, 'Bu çocuk yaşamaz, bunu aldırın' dediler. Aldırmaya kıyamadık. Ecenur şimdi 18 yaşında. Çok zor şartlarda büyüttüm. O bizim meleğimiz. Benim kızım cennet meleği diye düşünüyorum' dedi.
Kızının bakımını yıllardır büyük fedakarlıklarla sürdüren Korkmaz, yaş ilerledikçe bazı işlerin kendisi için daha da zorlaştığını söyledi. Korkmaz, 'Ben 49 yaşındayım. Kaldırma, bir yere götürme, hastane işleri olduğu zaman çok zorlanıyorum. Tekerlekli sandalyesini Gönüllü Anneler Derneği verdi. Ablası da var, okuyor. Her zaman evde olmayabiliyor' diye konuştu.
'EL BECERİSİNİ PUNCH NAKIŞIYLA GELİŞTİRDİ'
Ece'nin el becerisinin küçük yaşlardan itibaren çok iyi olduğunu belirten Korkmaz, kızına ev işlerinde de çeşitli beceriler kazandırmaya çalıştığını anlattı. Korkmaz, 'El yeteneği çok güzeldi. Hastalandığımda su böreği yapılmasını ona öğrettim. El sanatları öğretmeninin tavsiyesi üzerine punch nakışına başladı Ecenur. Zamanla bu alanda kendisini geliştirdi' ifadelerini kullandı.
Gününün büyük bir bölümünü evde geçiren, gönüllü anneler derneğinin hediye ettiği akülü sandalyesiyle dışarı çıkan Ecenur Bengisu Ece, punch nakışıyla vakit geçirdiğini söyledi. Zamanının önemli bölümünü nakışıyla değerlendirdiğini anlatan Ecenur, 'Kış memleketinde yaşadığım için dışarıya çıkmam çok zor oluyor. Evde punch nakışı yapıyorum. Anahtarlık, toka çeşitlerimiz var. Bir sürü çeşidi var punch nakışının. Sıkılmayayım diye bütün günümü nakış yaparak geçiriyorum' diye konuştu.
'HİÇ VAZGEÇMESİNLER, UTANMASINLAR'
Zorluklara rağmen eğitiminden ve üretmekten vazgeçmeyen Ece, zihinsel engelliler derneğinin reklam yüzü olduğunu belirtti. Kendisi gibi engelli olanlara da tavsiyede bulunan Ece şunları söyledi:
'Hiç vazgeçmesinler, hiç utanmasınlar durumlarından. Bizi böyle yarattı Rabb'im, bizi çok seviyor. Ben liseyi okuduktan sonra inşallah üniversite okuyacağım. Üniversiteden sonra gastronomi alanını düşünüyorum.' (DHA)




