Genel

'Burada olmaz' denilen seracılık Balpınar'ın kaderini değiştirdi

Abone Ol

Bayram AYHAN/BATMAN, (DHA)- BATMAN'ın Balpınar beldesinde 1990'larda 'Burada olmaz' denilerek rafa kaldırılan seracılık, 2002'de devlet desteğiyle yeniden başladı. 550 sera ve 600 dekarda üretim yapan 150 çiftçi, yüzde 65'i kadın yaklaşık bin kişiye istihdam sağlarken yılda yaklaşık 26 bin ton sebze üretilerek ekonomiye 650 milyon lira katkı sunuluyor. Göçün tersine döndüğü beldede seracılıkla ilgili Tarım ve Orman İl Müdürü Necdet Tuncer, 'İlk deneme aşamalarında 'Burada sera olmaz, bu yöntemle siz üretim yapamazsınız' denilen bir zamandan ısrarla, gayretle, çalışkanlıkla ve azimle bir başarı hikayesine şahitlik ediyoruz' dedi.

Merkeze bağlı Balpınar beldesinde seracılık fikri ilk olarak 1990'lı yıllarda ortaya atıldı. Ancak o dönem 'Burada seracılık olmaz, ürün yetişmez' denilerek bu düşünce rafa kalktı. 2002 yılında ise devlet desteğiyle deneme amaçlı 2 sera kuruldu ve çiftçilerin bu projeyi sahiplenmeleri sonucunda 2026 yılına gelindiğinde Balpınar beldesi bölgede seracılığın en önemli merkezlerinden biri oldu. Göç veren belde, yaygınlaşan seracılık faaliyetleri sonucunda tekrar göç almaya başladı. Seracılık faaliyetlerinde en büyük rolü ise kadınlar üstleniyor. Yüzde 65 oranında kadın emeğiyle gelişen seralarda yazın salatalık, domates, patlıcan, biber üretilirken, kışın ise marul, yeşil soğan ve ıspanak gibi ürünler üretiliyor. 1200 hane ve 6 bin 260 kişiden oluşan beldenin büyük bir bölümü geçimini seracılık yaparak kazanıyor. Belde de yapılan seracılık faaliyetleri dronla kayıt altına alınırken, seraların beldeyi sardığı görüldü.

'KADIN İŞ GÜCÜNE DAYALI BİR SEKTÖR'

Tarım ve Orman İl Müdürü Necdet Tuncer, 'Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde seracılığın en yoğun olarak yapıldığı ikinci bir beldedeyiz. Sera denemelerimiz 1994'te başlamış, 1997'de ilk seramız kurulmuş, 2002'den beri de çiftçiler tarafından yaygınlaştırılmaya başlamış. Batman'da yaklaşık 750 dekar alanda seracılık faaliyeti var. Bunun yüzde 90'a yakını, yani yaklaşık 600 dekar alanda seracılık Balpınar beldesinde yapılmaktadır. 150'den fazla çiftçimiz burada seracılık faaliyeti yürütüyor. Yaklaşık 550 seramız var. Yüzde 65 kadın istihdamının olduğu, yoğun olarak kadın iş gücüne dayalı olan bir sektör. Bine yakın insanımız buralarda daimi olarak çalışarak aile bütçesine de bir gelir sağlamış oluyor' ifadelerini kullandı.

'SERALAR DIŞARIYA GÖÇÜ ENGELLEDİ'

Seralarda yılda yaklaşık 26 bin ton sebze üretimi gerçekleştirildiğini ve bunun da ekonomiye kazancının yaklaşık 650 milyon lira civarında olduğu aktaran Tuncer, 'İlimiz yaz aylarında özellikle dışarıya mevsimlik göç veren, tarım işçisi olarak göç veren bir il ama Balpınar'da seracılığın yaygınlaşmasıyla birlikte insanlarımız dışarıya gitmeyi, dışarıda ekmek arayışını bırakıp, kendi bulundukları bölgede üretim yaparak ekonomiye katkı sağlıyorlar. Sadece geçen yıl 32 tane sera projesi uyguladık. Bu sene yine 40'a yakın sera projesi uyguluyoruz. Beldenin gelişmesi, ilerlemesi, belde insanının burada kalması, kendi doğasında kendi kültüründe kendi şehrinde yaşaması gibi bir imkan oluşturdu. Dışarıya göçü engellemiş oldu. Dışarıya, büyük şehirlere akışı engellemiş oldu. Kadınlarımızın iş hayatına katılması, üretim süreçlerine katılması, aile bütçelerine katkıda bulunması aslında toplumsal yapımızın çok daha iç barışın sağlandığı, aile huzurunun oluştuğu, ekonomisinin kalkındığı bir imkan oluşturuyor. Bu yönüyle kadınların seralarda çalışıyor olması çok kıymetlidir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bazı kıyı bölgelerimize göre nem oranı biraz daha düşük. Bu da ürünlerin daha kaliteli bir şekilde üretilmesine imkan sunar' dedi.

'KİMSE BU GÜNLERE GELECEĞİNİ ÖNGÖRMÜYORDU'

Tuncer, 'İlk deneme aşamalarında 'burada sera olmaz, bu yöntemle siz üretim yapamazsınız' denilen bir zamandan ısrarla, gayretle, çalışkanlıkla ve azimle bir başarı hikayesine şahitlik ediyoruz. Balpınar'da 90'lı yıllarda ilk denemeler yapıldığında kimse bu günlere geleceğini öngörmüyordu ama çiftçimizin, üreticimizin, insanımızın azminin elinden hiçbir şey kurtulmuyor. Bugün gelinen noktada biraz daha giderek gelişmekte olan bir seracılık sektörü oluştu. Şehrin tamamını etkilemeye başladı, çevresini etkilemeye başladı. Her zaman üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Onları desteklemeye devam edeceğiz. Onlar yeter ki üretsinler. 'Olmaz' denilen bir seracılık faaliyetinde bugün 600 dekar alanda üretim yapıyoruz. Yoğun bir emek sarf ediliyor. Balpınar artık seracılıkla anılan, seracılıkta bir marka belde olmayı başarmış bir bölgemiz' ifadelerini kullandı.

'BENİM GİBİ BİRÇOK KADIN BU ŞEKİLDE EVİNE KATKI SAĞLIYOR'

Geçimlerini seracılık yaparak rahatlıkla sağladıklarını ifade eden Şahinaz Öz, 'Eşimle birlikte bu işle büyüdük. Baba mesleğimiz. Bu işte devam ediyoruz çocuklarımızla birlikte. Çocuklarım kışın okuyup yazın bize destek oluyorlar. Elimden geldiği kadar ben de bir kadın olarak eşime, çocuklarıma destek olmaya çalışıyorum. Sabah 5'ten öğlen 10'a kadar çalışıyoruz. Öğlen eve gidip dinleniyoruz sonra saat 3'te tekrar gelip çalışmaya başlıyoruz saat 6'ya kadar. Çok ciddi bir emek veriyoruz. Ailelerimize destek veriyoruz. Balpınar için de bizim için de seracılık çok güzel bir geçim kaynağı oldu. Hepimiz de geçimimizi bu şekilde çok rahat sağlayabiliyoruz. Benim gibi birçok kadın da bu şekilde evine katkı sağlıyor. Bu şekilde de sosyalleşiyoruz. Mesleğimiz güzel, işimiz güzel. Bir kadın olarak üretimin bir parçası olmak çok gurur verici bir şey. Bu ürünler Türkiye dışına ihracat edilirse bu hem Batman için hem de ülkemiz için büyük bir gelir olur' diye konuştu.

'ÇALIŞMAKTAN GAYET MEMNUNUM'

Seralarda bin bir emekle üretim yaptıklarını ifade eden Sevda Öz ise 'Bu sera bize ait. Kendimiz ekiyor, kendimiz biçiyoruz. Her şey var. Biz burada yaptığımız üretimle evimize katkı sağlıyoruz. Biz burada bin bir emekle ürünlerimizi üretiyoruz ve satışa sunuyoruz. Benim için çok güzel bir şey. Çalışmaktan gayet de memnunum. Çocuklarımız da bizimle' dedi. (DHA)