Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA)- DÜNYA Sağlık Örgütü (DSÖ) iş birliğiyle düzenlenen 'Depremlerde Sağlığın Korunması - Deprem Acil Durum Yönetimi Yoluyla Sağlık Güvenliğinin Güçlendirilmesine İlişkin DSÖ Bakanlar Konferansı'nda konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Afetlere müdahale kapasitemizi yerli ve milli teknolojilerle de güçlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonunun sağlık alanındaki önemli kazanımlarından biri olan GÖKBEY Ambulans Helikopterimizi tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik. En zorlu coğrafi şartlarda ve en sert iklim koşullarında görev yapabilen GÖKBEY ambulans helikopterlerimiz, aynı anda iki hastaya yoğun bakım şartlarında müdahale edebilen uçan bir acil servis olarak afetlerde sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesine önemli katkı sağlayacaktır' dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) iş birliğiyle düzenlenen 'Depremlerde Sağlığın Korunması - Deprem Acil Durum Yönetimi Yoluyla Sağlık Güvenliğinin Güçlendirilmesine İlişkin DSÖ Bakanlar Konferansı'na katıldı. Sağlık Bakanlığı'nın ilgili birimleri ile DSÖ iş birliğinde gerçekleştirilen konferansa Memişoğlu'nun yanı sıra DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Direktörü Sandra Gallina, DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Dr. Hanan Balkhy ile AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Dr. Aziz Alper Biten katıldı. Memişoğlu, konferans kapsamında düzenlenen 'Türkiye'nin Deprem Sağlık Acil Durum Yönetimindeki Liderliği' başlıklı oturumda ana konuşmacı olarak yer aldı. İstanbul'da 1-2 Temmuz tarihlerinde düzenlenen konferansta, deprem acil durum yönetimi ve sağlık güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.
Konuşmasında afetlere hazırlık ve müdahale kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Memişoğlu, 'Afetlere müdahale kapasitemizi yerli ve milli teknolojilerle de güçlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonunun sağlık alanındaki önemli kazanımlarından biri olan GÖKBEY Ambulans Helikopterimizi tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik. En zorlu coğrafi şartlarda ve en sert iklim koşullarında görev yapabilen GÖKBEY ambulans helikopterlerimiz, aynı anda iki hastaya yoğun bakım şartlarında müdahale edebilen uçan bir acil servis olarak afetlerde sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesine önemli katkı sağlayacaktır' ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, 25 Haziran 2026 tarihinde Venezuela'nın Yaracuy bölgesinde meydana gelen depremlerin ardından bölgeye gönderilen Türk Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ile de canlı bağlantı gerçekleştirdi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Daire Başkanı Uzm. Dr. Murat Genç'in ekip liderliğinde görev yapan 6 kişilik UMKE ekibi, bölgede yürütülen sağlık hizmetleri ile afet sahasındaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü ve AFAD iş birliğinde yürütülen uluslararası sağlık yardım faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen canlı bağlantıda, Türk sağlık ekiplerinin deprem bölgesindeki çalışmaları ve afetzedelere sunulan sağlık hizmetleri değerlendirildi.
'GÖKBEY AMBULANS HELİKOPTERİMİZİ TAMAMEN ÖZ KAYNAKLARIMIZLA GELİŞTİRDİK'
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Afetlere müdahale kapasitemizi yerli ve milli teknolojilerle güçlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonunun sağlık alanındaki önemli kazanımlarından biri olan GÖKBEY Ambulans Helikopterimizi tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik. En zorlu coğrafi şartlarda ve en sert iklim koşullarında görev yapabilen GÖKBEY ambulans helikopterlerimiz, aynı anda iki hastaya yoğun bakım şartlarında müdahale edebilen uçan bir acil servis olarak afetlerde sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesine önemli katkı sağlayacaktır. Depremin meydana geldiği ilk andan itibaren Bakanlığımıza bağlı Sağlık Afet Koordinasyon Merkezimiz (SAKOM) tüm kapasitesiyle çalışmaya başladı. Ulusal afet planlarımız derhal devreye alındı. Ülkemizin dört bir yanındaki sağlık personelimiz, ambulanslarımız ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekiplerimiz, tek merkezden koordine edilerek deprem bölgesine sevk edildi. Hasar gören ulaşım altyapısına ve olumsuz hava koşullarına rağmen ilk UMKE ve acil sağlık ekiplerimiz kısa süre içerisinde arama kurtarma faaliyetlerine başladı. 11 ilimizde deprem öncesinde Sağlık Bakanlığına bağlı tesislerde 113 bin 759 personel çalışmaktayken; deprem sonrasında diğer illerimizden 35 bin 470 personel daha bölgeye görevlendirilmiştir' diye konuştu.
'600 BİN VATANDAŞIMIZA SAĞLIK HİZMETİ SUNULDU'
Bakan Memişoğlu, 'Depremin ilk gününden itibaren dünyanın en büyük gönüllü sağlık yapılanması olan 5 bin 75 UMKE personelimiz, 21 bini aşkın hekimimiz, 73 binden fazla sağlık çalışanımız ve 38 bin 513 destek personelimiz olmak üzere toplam 138 bini aşkın görevlimiz bölgede büyük bir özveriyle hizmet verdi. Bin 810 ambulans, 245 UMKE aracı ve 16 hava ambulansı kesintisiz olarak görev yaptı. Aynı zamanda tarihin en büyük hasta nakil operasyonlarından birini gerçekleştirdik. Kara, hava ve deniz yolunu eş zamanlı kullanarak 51 bin 665 hasta ve yaralımızı güvenli şekilde deprem bölgesinden çevre illerimizdeki sağlık kuruluşlarına naklettik. Bu operasyon sayesinde deprem bölgesindeki sağlık tesislerimizin yükünü azaltırken, ileri tedavi ihtiyacı bulunan hastalarımızın sağlık hizmetine erişimini de güvence altına aldık. Bölgedeki sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla çok kısa süre içerisinde 34 sahra hastanesi, 176 Acil Müdahale Ünitesi ve 130 personel barınma ünitesini hizmete aldık. Bu merkezlerde yaklaşık 600 bin vatandaşımıza sağlık hizmeti sunuldu' dedi.
'TCG BAYRAKTAR VE TCG SANCAKTAR GEMİLERİMİZ YÜZER SAHRA HASTANELERİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'
Bakan Memişoğlu, 'Her biri 560 yatak kapasitesine sahip TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gemilerimiz kısa sürede yüzer sahra hastanelerine dönüştürülerek deprem bölgesinde afetzedelerimize hem sağlık hizmeti hem de barınma imkanı sağladık. O zor günlerde, siz değerli dostlarımızın uzattığı dayanışma ve yardım elini asla unutmadık. Depremden etkilenen tüm illerin ihtiyaçlarının anlık olarak takip edilebilmesi için 'Afet Tedarik ve Lojistik Yönetimi Yazılımı'nı devreye aldık. Adana ve Gaziantep illerimizi lojistik üs merkezleri olarak belirledik. İlaç, tıbbi cihaz, sarf malzemesi ve diğer ihtiyaçların sevkiyatını bu dijital sistem üzerinden planlayarak ihtiyaç duyulan malzemelerin doğru zamanda, doğru noktaya ulaştırılmasını sağladık. Sağlık çalışanlarımız şehir merkezlerinin yanı sıra en uzak kırsal yerleşim yerlerine kadar ulaştı. 3 milyondan fazla vatandaşımızın kronik hastalık takiplerini ve ihtiyaç duydukları tedavilere erişimlerini sağladık. Afet sonrasında ortaya çıkabilecek ikincil sağlık risklerini önlemek amacıyla koruyucu sağlık hizmetlerini de kesintisiz sürdürdük. Afetler, ani ve yıkıcı etkileriyle fiziki altyapıyla birlikte sağlık sistemlerinin dayanıklılığını da sınar. Türkiye olarak biz bu sınavdan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devletimizin gücü ve fedakar sağlık çalışanlarımızın gayretiyle ve aziz milletimizin iradesiyle alnımızın akıyla geçtik' dedi.
'2 MİLYON 300 BİNİ AŞKIN BEBEK VE ÇOCUĞUN İZLEMLERİNİ KESİNTİSİZ OLARAK SÜRDÜRDÜK'
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ' Deprem anında, sağlık hizmetlerimizin devam etmesini sağlayan en önemli unsurlardan biri dijital sağlık altyapımızdır. MHRS ve e-Nabız gibi geniş kapsamlı dijital sağlık altyapımız, zorlu afet döneminde sistemimizin kesintisiz işlemesine olanak sağlamıştır. 'Bulaşıcı Hastalık Sürveyans ve Erken Uyarı Sistemimiz' aracılığıyla bulaşıcı hastalık risklerini dijital ortamda anlık olarak takip ederek olası salgınların önüne geçtik. Enkaz altından çıkarılan yaralılara ve enkaz arama çalışmalarında görev alan tüm personele koruyucu aşılar yapıldı. Afet bölgesindeki 2 milyon 300 bini aşkın bebek ve çocuğun izlemlerini kesintisiz olarak sürdürdük. İçme suyu güvenliği ve çevre sağlığı çalışmalarımız aralıksız olarak devam etti. Afetin görünmeyen yaralarından biri de psikolojik etkileridir. Psikososyal destek hizmetlerini afet müdahalesinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirdik. Depremin ilk üç ayında yaklaşık 45 bin kişiye ruh sağlığı hizmeti sunduk. 'Özel Çocuklar Destek Sistemi' mobil uygulamasıyla depremden etkilenen çocuklarımıza ve gençlerimize psikolojik destek sağladık. Afet mücadelesinin önemli başlıklarından biri de iletişim yönetimidir. Afet anlarında, en az yıkımın kendisi kadar tehlikeli olabilen bir diğer unsur dezenformasyon ve bilgi kirliliğidir. Doğru ve şeffaf bilgilendirme kelimenin tam anlamıyla hayat kurtarırken; asılsız, teyitsiz ve yanıltıcı haberler sahadaki kurtarma koordinasyonunu ciddi şekilde sekteye uğratmakta, arama-kurtarma ve sağlık ekiplerimizin işini zorlaştırmaktadır. Afetlerde doğru bilginin kamuoyuna aktarılmasının, başarılı bir afet yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizmek istiyorum. Deprem sonrasında hareket kabiliyeti kısıtlanan, yaşlı, engelli veya sağlık kuruluşlarına ulaşmakta güçlük çeken vatandaşlarımızı da yalnız bırakmadık. Evde Sağlık Hizmetleri ekiplerimiz tarafından yaklaşık 133 bin vatandaşımıza evlerinde sağlık hizmeti sunduk' diye konuştu.
'ŞEHİR HASTANELERİMİZ GÜNCEL DEPREM MİMARİLERİNE UYGUN İZOLATÖRLERLE GÜÇLENDİRİLEREK İNŞA EDİLMEKTE'
Bakan Memişoğlu, ' Hedefimiz; afetlere karşı hazırlıklı, dirençli ve sürdürülebilir bir sağlık sistemi inşa etmek. Bu anlayış doğrultusunda depremden etkilenen illerimizde yaralarımızı sararken sağlık yatırımlarımıza da hız kesmeden devam ettik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ında ifade ettiği gibi 'Biz, yıkılanı daha iyisiyle yerine koyan, acılardan daha büyük umutlar devşiren bir milletiz' 6 Şubat'tan bugüne kadar afet bölgesinde; 128'i birinci basamak, 31'i ikinci basamak ve Gaziantep Şehir Hastanemiz dahil olmak üzere, 5 bin 210 yatak kapasiteli toplam 160 sağlık tesisimizi tamamlayarak hizmete açtık. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nda yeniden inşayı yalnızca tamamlanan yatırımlarla da sınırlı görmüyoruz. Deprem bölgesinde bugün 5 Şehir Hastanesi, 73 devlet hastanesi ve 389 birinci basamak sağlık merkezi olmak üzere toplam 467 sağlık tesisimizin inşaat, ihale ve proje süreçleri eş zamanlı olarak devam etmektedir. Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinden sağlık şaheseri Şehir Hastanelerine kadar uzanan bu yatırımlar hem bugünün ihtiyaçlarını karşılamak hem de geleceğin afetlerine hazırlıklı olmak için ayrıntılı olarak planlanmaktadır. Özellikle Şehir Hastanelerimiz güncel deprem mimarilerine uygun izolatörlerle güçlendirilerek inşa edilmektedir' dedi.
'ANADOLU'DAKİ İLLERİMİZLE İSTANBUL'DAKİ BÖLGELERİ TEK TEK EŞLEŞTİRDİK'
İstanbul'u kendi içinde 10 sağlık bölgesine ayırdıklarını ifade eden Bakan Memişoğlu, 'Başta olası bir Marmara depremine karşı İstanbul olmak üzere, tüm riskli bölgelerimiz için bir model geliştirdik. Dünya da bir ilke imza atarak 'Depremde Halk Sağlığı Hizmetleri Rehberi'ni hazırladık. İstanbul'u kendi içinde 10 sağlık bölgesine ayırdık. Tüm Türkiye'nin İstanbul'u organize bir şekilde destekleyebilmesi için, Anadolu'daki illerimizle İstanbul'daki bu bölgeleri tek tek eşleştirdik. Hangi şehrin, hangi personelin, hangi malzemeyle, havadan, karadan veya denizden saat kaçta nereye ulaşacağı saniye saniye planlanmış durumdadır. 'Aile Sağlığı Merkezi Eşleştirme Modeli'ni geliştirdik. Geçtiğimiz yıl Nisan ayında gerçekleştirdiğimiz tatbikatla başarısını kanıtladığımız bu model sayesinde, afet anında birinci basamak sağlık hizmetlerimizin kesintiye uğramamasını güvence altına aldık. Acil ve afet durumlarında yaralının alındığı konum, nakledildiği sağlık tesisi ve sürecin takibinin yapılabildiği, özellikle kimliksiz hastalarda karekodla hasta tanımlamaya yardımcı olmak adına 'Akıllı Bileklik' uygulamasını hayata geçirdik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğumuz 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla sağlık politikalarımızı 'koruyan, geliştiren ve üreten' bir anlayış üzerine inşa ediyoruz. Afetlerle mücadele eden ülkelere sağlık alanında destek olmaya, nitelikli insan kaynağımızı ve kurumsal kapasitemizi paylaşmaya devam ediyoruz. Bu paylaşımın örneklerinden birini Venezuela'da yaşanan depremler sonrasında gerçekleştirdik. Ulusal Medikal Kurtarma Ekibimizi ve tam donanımlı Acil Müdahale Ünitelerimizi 'Yaracuy' bölgesinde görevlendirdik' dedi.
'AFET SAĞLIĞI ALANINDA OLUŞTURULAN EN KAPSAMLI UZLAŞI METNİ'
Bakan Memişoğlu, ' Sağlık alanındaki küresel dayanışma güçlendikçe, afetlere karşı toplumlarımızın direnci de artacaktır. Bu ortak anlayışın en somut çıktısı, 'İstanbul Bildirgesi'dir. Dünyanın önde gelen bilimsel kurumları ve insani yardım kuruluşlarının değerli katkılarıyla hazırlanan bu bildirge; küresel afet sağlığı alanında oluşturulan en kapsamlı uzlaşı metinlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. İstanbul Bildirgesi ile afet risklerinin azaltılması, sağlık sistemlerinin dirençliliğinin güçlendirilmesi ve küresel sağlık güvenliğinin desteklenmesi konularında uluslararası iş birliğine yön verecek tarihi bir iradeyi ortaya koymuş olacağız' dedi. (DHA)




