31 Mayıs Gezi olaylarının yıldönümü nedeni ile birçok yerde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Gezi olaylarında ölenler için de anmatoplantıları yapıldı. Gezi olaylarının merkezi konumunda olan TaksimParkı’nın kapatılması ve Taksim’e giden bütün yolların polis çemberinealınması tartışmaların yanı sıra zaman zaman çatışmalara da nedenoldu. Önümüzdeki tabloya baktığımızda birçok yerde polis şiddetinigörüyoruz. Bazı yerlerde sanki bir iç savaş görüntüsü yaşandığıizlenimi de görülüyor.Burada polis şiddetinden söz ederken, polisin emir aldığı, bu emriuyguladığı gerçeğini görmekteyiz. Başbakan da yaptığı açıklamada“Tümhalkıma sesleniyorum... Eğer buraya gelme gibi bir duruma gelirsenizkusura bakmayın güvenlik güçleri kesin talimat almıştır gereği neysea’dan z’ye yapılacaktır. Geçen Gezi olaylarında olduğu gibi oralaragelemeyeceksiniz. Yasalara uymak zorundasınız. İstediğim yerdeistediğim gibi yaparım yok, burası yolgeçen hanı değil.” demiştir.Polisin önü açılınca, işin iyice çığırından çıktığı da görülmüştür.Şiddete başvurmadan, kırıp dökmeden, barışçıl gösteri yapmak dademokrasinin temel direğidir. Bu durum dünyanın her tarafındaböyledir. Bunun için de izin almaya gerek yoktur. Anayasada bununtanımı yapılmış, sınırları da çizilmiştir. Polis de, göstericiler desağduyulu olmak, şiddetten kaçınmak, demokrasinin kurallarıçerçevesinde hareket etmek durumundadırlar. Bazı yerlerde bu hoşgörüortamı sağlandı, olaysız geçen gösteriler de oldu.Gezi olayları yıldönümünden önce bir grup izinsiz bir gösteri yaptı.Bu grup, Ayasofya’nın önünde de toplu namaz kıldı. “Ayasofya camiyapılmalıdır” diye de sloganlar atıldı. Çevreye toplanan yerli veyabancı turistlerce de bu eylem ilgi ile izlendi. Dikkat ediniz, izinalınmaksızın yapılan bu eylemde polisin sağduyulu hareket etmesi,hoşgörülü davranması eylemin sessiz sedasız sona ermesine neden oldu.Şiddeti hiçbir zaman savunmuyoruz. Şiddet kimden ve nereden gelirsegelsin kesinlikle karşıyız. Eylemcilerin, gösteri yapanların arasınabölücü ve anarşistler sızmıyor mu? Bunlar provokatör olarak görevalmıyor mu? Bunlar oluyor. Bunları ayıklamak, bunlara meydan vermemekde devletin görevidir. Nitekim, göstericileri izleyen polisler içindesivil giyimli istihbaratçılar da,polisler de oluyor. İstihbaratbirimleri bu yüzleri kapalı, şiddet yanlısı provokatörleri meydanlarainmeden de etkisiz hale getirebilir. Bunlar biliniyor. Bunlara karşıverilen ve verilecek olan mücadelelerde biz de güvenlik güçlerimizinve devletimizin yanındayız. Devlete karşı işlenen bir suç varsa bu dahiç kuşkusuz savunulamaz ve cezasız kalmamalıdır.Taksim'de Gezi Parkı eylemlerinin yıl dönümü sebebiyle toplanangruplara polis müdahale etmişti. Ara sokaklarda bazı göstericilertekme tokat gözaltına alınırken, Tarlabaşı Mis Sokak'ta göstericilericoplamaya başlayan polisleri kendi arkadaşları araya set kurarakengellemesi polisin içinde de sağduyulu, şiddet yanlısı olmayanlarınvar olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Şu unutulmasın: Polis debizim çocuğumuz ve içimizden biridir, şiddet yanlısı olmayan,demokratik eylem hakkını kullananlar da bizim çocuklarımızdır. İkikarşı düşman birbiri ile savaşmıyor. Polisin de görev yaparken suçişlememesi gerekmektedir.Ancak, yaşla-kuru ayırt edilmiyor. Demokratik haklarını kullanan,şiddetten yana olmayan, hedefleri sadece seslerini duyurmak olanlarla,anarşist kılıklı bu insanlar birbirinden ayırt edilmeli vedemokrasimiz yara almamalıdır. Polis, ne kadar emir alırsa alsın,şiddetten kaçınmalıdır. Olay çıkaran varsa, kırıp döken, şiddetebaşvuran olursa bunların da gözaltına alınması tabiidir. Ancak,ellerinde sopalarla, tekmelerle şiddet sergilememelidir. Kafa gözyaran, elinde silahla öldürmeye kadar varan şiddet uygulayan polisistemiyoruz. Bu, bizim polisimize de yakışmıyor. Suçlu varsa,yakalarsın, kelepçeyi takar savcının karşısına çıkarırsın. Eğer ortadabir suç varsa, bu suçun cezasını verecek olan kurum da yargıdır.Güneydoğu’da bölücü unsurlara, şiddet uygulayanlara, güvenlikgüçlerimize saldıranlara karşı bile hiçbir şey yapmayan güvenlikgüçlerimizin, şiddetten uzak, demokratik haklarını kullanan masumgöstericilere karşı aşırı şiddet uygulaması toplumun ayrıştırılmasınıda hızlandırıyor. Buna da çok dikkat edilmesi gerektiği görüşündeyiz.Biz eğer her türlü toplantı ve gösteriyi şiddetle bastırma yönteminiuygularsak, bu işin içinden çıkamayız. Kaldı ki, ortaya çıkangörüntüler demokrasimizi de tartışma konusu yapar. Türkiye’nindışarıdaki imajını da gölgeler.
