İSTANBUL, (DHA) - MEDİPOL Sağlık Grubu'ndan uzmanlar, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü ve 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü kapsamında açıklamalarda bulunarak menopoz döneminde görülebilen belirtiler, kemik erimesi riski ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.
18 Ekim Dünya Menopoz Günü ve 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Dilek Benk Şilfeler ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Sena Tolu, menopozun etkileri, osteoporozun risk faktörleri ve kemik sağlığını korumaya yönelik alınabilecek önlemleri anlattı.
MENOPOZ DÖNEMİNDE VÜCUTTAKİ DEĞİŞİMLER
Menopoz sürecine değinen Prof. Dr. Şilfeler, menopozun kadınların üreme döneminin sona ermesiyle adet kanamalarının kalıcı olarak kesilmesi anlamına geldiğini belirtti. Türkiye'de ortalama menopoz yaşının 46-48 arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şilfeler, menopoz yaşını belirleyen en önemli faktörün genetik yatkınlık olduğunu söyledi.
Annenin menopoz yaşının önemli bir gösterge olabildiğini belirten Prof. Dr. Şilfeler, kronik hastalıklar, uzun süreli stres, sigara kullanımı, kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi ve yumurtalıkların cerrahi olarak alınmasının da menopoz yaşını etkileyebileceğini ifade etti.
'ATEŞ BASMASI VE DUYGU DURUMU DEĞİŞİKLİKLERİ GÖRÜLEBİLİYOR'
Menopoz sonrasında vücutta çeşitli değişikliklerin ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Şilfeler, gece ateş basmaları, duygu durum bozuklukları ve halk arasında 'beyin sisi' olarak bilinen algı ve dikkat sorunlarının bu dönemde görülebilen belirtiler arasında yer aldığını söyledi.
Menopozun uzun vadede kemik yoğunluğunda azalma, kilo artışı ve kalp-damar hastalıkları açısından da önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Şilfeler, bu dönemin doğal bir fizyolojik süreç olduğunun bilinmesi gerektiğini vurguladı. Menopoz belirtilerinin kişinin yaşam kalitesini etkilemesi halinde uygun tedavi seçeneklerinin değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Şilfeler, eksilen östrojenin uygun hastalarda hormon tedavisiyle yerine konulabileceğini ifade etti.
'OSTEOPOROZ YILLARCA BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİYOR'
Menopoz sonrasında kadınlarda sık görülen osteoporoz, yani kemik erimesi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Sena Tolu, osteoporozun kemiklerin mineral yoğunluğunun ve dayanıklılığının azalmasıyla ortaya çıktığını belirtti.
Prof. Dr. Tolu, bu durumun kırık riskini artırdığını ifade etti. Menopoz sonrasında östrojen hormonunun azalmasının kemik kaybını hızlandırabildiğini söyleyen Prof. Dr. Tolu, hastalığın uzun yıllar boyunca herhangi bir belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti. Kişinin ağrısı olmasa bile kemik yoğunluğunda ciddi azalma görülebileceğini belirten Prof. Dr. Tolu, kırık oluşmadan önce osteoporozun tespit edilmesinin ve gerekli önlemlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
KEMİK SAĞLIĞI İÇİN EGZERSİZ VE DENGELİ BESLENME
Osteoporozdan korunmada düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin temel unsurlar arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Tolu, yürüyüş gibi aerobik egzersizlerin yanı sıra kas güçlendirme ve denge egzersizlerinin de kemik ve kas sağlığını desteklediğini söyledi. Bu egzersizlerin düşme riskinin azaltılmasına da katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Tolu, beslenmede yeterli kalsiyum ve protein alımının önemine dikkat çekti.
D vitamini düzeyinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tolu, ihtiyaç duyulması halinde D vitamini ve kalsiyum takviyelerinin hekim önerisiyle kullanılabileceğini belirtti.





