Melike USLU- Mehmet ALA/İSTANBUL, (DHA)- DEMİRÖREN Yayınları'nın prestij eserlerinden biri olarak hazırlanan İskender Pala imzalı 'Şiirin Sultanları - The Sultans of Poetry' adlı eser, okurlarla buluştu. Osmanlı padişahlarının edebi yönlerini ve şiir dünyasına bıraktıkları mirası bir araya getiren eser, Osman Gazi'den Sultan Reşad'a kadar uzanan tarihi bir yolculuk sunuyor. Kitapla ilgili konuşan İskender Pala, 'Şiirin Sultanları kitabı, bu kültürün birikimi ve hazinesidir. O hazinenin içerisinde mutlaka geleceğe kalması gereken eserlerden biridir. 'Şiirin Sultanları' bir prestij eseridir. Gerçekten de bu kültüre ve bu topluma kalıcı bir eser, bir temel taşı bırakmaktır' dedi.

Demirören Yayınları tarafından yayımlanan 'Şiirin Sultanları - The Sultans of Poetry', Osmanlı hükümdarlarının yalnızca devlet yönetimindeki rollerini değil, sanatçı kimliklerini ve şiire kattıkları değeri de gün yüzüne çıkarıyor. İskender Pala'nın hazırladığı eser, padişahların kalemlerinden çıkan şiirleri, edebi kişiliklerini ve kültürel miraslarını kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Kanunî Sultan Süleyman'ın hafızalara kazınan 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi' beyitinden Fâtih Sultan Mehmed'in (Avnî) şiirlerine kadar geniş bir seçki sunan eser, Osmanlı'nın şiir geleneğine ışık tutuyor. Padişahların edebiyatla kurduğu bağı gözler önüne seren çalışma, tarih ve edebiyat meraklılarını Osmanlı'nın zengin kültür dünyasında özel bir yolculuğa çıkarıyor. Koleksiyon değeri taşıyan çalışma, zengin görsel içeriği ve edebi tahlilleriyle Osmanlı şiir dünyasına dair kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.

Eyüpsultan'da telefonda kendilerini polis olarak tanıtıp dolandırıcılık yapan 3 şüpheli yakalandı
Eyüpsultan'da telefonda kendilerini polis olarak tanıtıp dolandırıcılık yapan 3 şüpheli yakalandı
İçeriği Görüntüle

'ŞİİR, ÖLÜMÜN ELİNDEN BİR ŞEY KURTARMAK GİBİDİR'

Şiirin insanlık tarihi boyunca sözün en güçlü taşıyıcısı olduğunu belirten İskender Pala, 'Atalarımız sözü kullanırken birkaç katmanla kullanırlar. Söz, kelam, vecize, atasözü, küfür, alay gibi farklı biçimleri vardır. Bunların içerisinde en güzel sözlerden biri de şiirdir. Sözün kafiye ve vezinle ölçüler haline getirilerek şiir biçiminde kullanılmasıdır. Şiir biçiminde yazılan sözler unutulmaz. Onun için şiir, ölümün elinden bir şey kurtarmak gibidir. Şiir olanlar hatırlanır. Tarih boyunca insanlar geleceğe bir söz bırakmak istediklerinde bunu şiir biçiminde söylemişlerdir. Osmanlı geleneği de şiiri bu bakımdan çok önemser. Toplumun edebiyatı, sosyolojisi, dili; her şeyi şiirle devam eder. Tarih kitaplarını şiirle yazarlar, ansiklopedi kitaplarını şiirle yazarlar, ilmihal kitaplarını şiirle yazarlar. Bunun sebebi, hatırda kalıcılığı sağlamaktır' dedi.

'36 OSMANLI PADİŞAHININ 26'SI ŞAİRDİR'

Osmanlı padişahlarının küçük yaşlardan itibaren şiir eğitimi aldığını ifade eden Pala, 'Osmanlı padişahları da kendi toplumlarının geleneği içerisinde, daha şehzadeliklerinden itibaren şiir eğitimi alırlar. Tıpkı okçuluk eğitimi ve ata binme eğitimi aldıkları gibi şiir eğitimi de alırlar. Bu eğitim çocukluklarından itibaren başlar. Daha sonra ise şiiri, kendi toplumlarını anlayabilmek adına sık sık kullanırlar. Şiir biçiminde zafernâmeler yazarlar, sevinçlerini kutlarlar yahut gazeller ve kasideler kaleme alırlar. O dönemin entelektüel zümresi, yani seçkin insanları arasında kendilerine yer edinecek kadar edebiyatçı kimlikleri de ön plandadır. Osmanlı padişahları bu eğitimlerin ardından o kadar güzel şiirler yazmaya başlamışlardır ki, 36 Osmanlı padişahından 26'sı şairdir. Şehzadeleri veya saltanat ailesine mensup diğer kişileri saymıyorum. Şimdi, 36 padişahtan 26'sı şair ise bu 26 şairin her birinin toplumla bir derdi vardır' ifadelerini kullandı.

'SÖZLERİN SULTANI, SULTANLARIN SÖZÜDÜR'

Pala, Osmanlı hükümdarlarının devlet yönetiminin yanı sıra edebiyatla da yakından ilgilendiğini belirterek, 'Toplumu yönetirken, o kadar işin arasında; bürokrasinin, savaşların, imar faaliyetlerinin ve iyileştirmelerin arasında bir de şiirle ilgileniyor olmaları, onların kimliklerini toplum nazarında daha seçkin bir seviyeye çıkarır. Bunun için eskiler bir söz söylemiştir: 'Kelâmü'l-mülûk, mülûkü'l-kelâm.' Yani sözlerin sultanı, sultanların sözüdür. Biz de bu sözden hareketle 'Şiirin Sultanları' diye bir kitap hazırladık. Neden hazırladık? Çünkü başka toplumların sultanları, hükümdarları veya kralları arasında şair olanlar vardır ama bunu bir gelenek olarak devam ettirenler yoktur' diye konuştu.

'ŞİİRİN SULTANLARI BU KÜLTÜRÜN HAZİNESİDİR'

'Şiirin Sultanları' kitabının kültürel önemine dikkat çeken Pala, 'Ben Brüksel'de, Viyana'da, Fransa'da, Mısır'da padişahların şiirlerinden oluşan sergiler açtım. İnsanlar sergiyi gezerken, 'Sizin padişahlarınız şair mi?' diye soruyorlardı. Oysa Batı dünyasında bizim padişahlarımızı genellikle zalim, kafa kesen ve acımasız insanlar olarak tanıtırlar. Halbuki o padişahlar aynı zamanda birer gönül insanıdır. Hanım sultanlara şiirlerle hitap edebilen, şiir yazarak mektuplar gönderebilen ve şiirle mektuplaşabilen insanlardır. Bu bakımdan 'Şiirin Sultanları' kitabı, bu kültürün birikimi ve hazinesidir. O hazinenin içerisinde mutlaka geleceğe kalması gereken eserlerden biridir. 'Şiirin Sultanları' bir prestij eseridir. Gerçekten de bu kültüre ve bu topluma kalıcı bir eser, bir temel taşı bırakmaktır. Demirören Medya, böyle bir hizmeti dolayısıyla takdiri çoktan hak etmiştir. İnanıyorum ki ilerleyen zamanlarda da böyle bir eserden dolayı hep takdirle anılacaktır' dedi.

EDEBÎ ZARAFET VE TARİHÎ DERİNLİK

Proje Direktörü Bedri Göğalp ise Prof. Dr. İskender Pala'nın kaleme aldığı ve titiz araştırmalarla hazırlanan Şiirin Sultanları- The Sultans of Poetry adlı eseri okurla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Göğalp, 'Kitap, edebî zarafeti ve tarihî derinliğiyle Osmanlı hükümdarlarının zengin iç dünyasını ve şair yönlerini ortaya koyuyor. Şiirin Sultanları, köklü kültür mirasımızı geleceğe taşıyan önemli yayınlarımızdan biri. Tarih ve edebiyat meraklılarının yanı sıra gelecek kuşaklar için de değerli bir başvuru kaynağı olacağını düşünüyoruz. Medeniyet birikimimizi daha geniş kitlelere ulaştırma hedefimiz doğrultusunda bu eseri yayın kataloğumuza katmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz' ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA