Mehmet Evren ERSOY/DATÇA, (Muğla), (DHA)- MUĞLA'nın Datça ilçesi ile Bozburun Yarımadası'nı kapsayan Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde (ÖÇKB) yapılan bilimsel araştırmada, 17 istasyonun tamamında mikroplastik kirliliği tespit edilirken, 1 metreküp deniz suyunda 931 parçacık bulunduğu belirlendi.
Datça-Bozburun ÖÇKB'de yürütülen bilimsel çalışma, deniz ortamındaki mikroplastik kirliliğinin boyutunu ortaya koydu. Akdeniz Koruma Derneği ile Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından 2024 yılında 6 ay süresince gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre, inceleme yapılan 17 istasyonun tamamında mikroplastik tespit edildi. Yüzey suyu örneklerinde yapılan ölçümlerde 1 metreküp deniz suyunda toplam 931 mikroplastik parça bulunduğu bildirildi. Araştırmada tespit edilen mikroplastiklerin yüzde 94'ünü fiber (lif) formundaki parçacıklar oluştururken, yüzde 4'ünü film (naylon torba ve çuval parçaları), yüzde 2'sini ise fragment (sert plastik parçaları) türleri oluşturdu. Mikroplastiklerin en sık görülen renginin ise yüzde 72 oranla siyah olduğu kaydedildi. Çalışmada mikroplastik yoğunluğunun mevsimsel olarak değiştiği de belirlendi. Buna göre; en yüksek yoğunluk yaz aylarında metreküpte 1,207 partikül olarak ölçülürken, sonbaharda 623, ilkbaharda 833 ve kış aylarında 440 partikül tespit edildi. Yaz dönemindeki artışın turizm faaliyetleri, insan hareketliliği ve karasal kaynaklı kirliliğin denize taşınmasıyla ilişkili olduğu değerlendirildi. Araştırma kapsamında incelenen tüm istasyonlarda mikroplastik bulunması, koruma statüsüne sahip ve ağır sanayi baskısı bulunmayan bölgelerde dahi kirliliğin yaygın olduğunu ortaya koydu.
'KRİTİK ÖNEME SAHİP'
Akdeniz Koruma Derneği Bilimsel İzleme Uzmanı Dr. Kerem Gökdağ yaptığı açıklamada, 'Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde yaptığımız incelemeler, mikroplastik kirliliğinin sadece varlığını değil, yoğunluğunu ve polimer dağılımını da ortaya koyuyor. Özellikle lif formundaki mikroplastiklerin baskın olması, tekstil kaynaklı kirliliğin denize taşındığını gösteriyor. Elde ettiğimiz veriler, arazi kullanımı ve insan faaliyetlerinin mikroplastik birikimi üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor ve bu bulgular, koruma önlemlerinin ve deniz yönetim stratejilerinin geliştirilmesi için kritik öneme sahip' dedi.
'17 İSTASYONUN TAMAMINDA MİKROPLASTİK BULDUK'
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven ise Datça-Bozburun ÖÇKB'deki mikroplastik miktarı ve türlerini belirlemek amacıyla yüzey suyu örneklerinin yanı sıra kıyı ve plaj alanlarından da örnekleme yaptıklarını dile getirerek, 'Araştırma yaptığımız 17 istasyonun tamamında mikroplastik bulduk. En düşük ölçtüğümüz değer 16 partikül olsa bile bu, o bölgede mikroplastik kirliliğinin var olduğunu gösteriyor. Burasının bir koruma bölgesi olması ve ağır sanayi baskısının bulunmaması, bu sonuçların çevresel açıdan daha dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor' ifadelerini kullandı.
YARIMADANIN KUZEY KESİMİNDE KİRLİLİK SEVİYESİ DAHA DÜŞÜK
Çalışmada en yüksek mikroplastik yoğunluğunun Bozburun ve Knidos istasyonlarında, en düşük yoğunluğun ise Karaköy istasyonunda ölçüldüğü bildirildi. Ayrıca yarımadanın kuzey kesiminde kirlilik seviyesinin güney kesimine kıyasla daha düşük olduğu tespit edildi. Ayrıca araştırma sonuçlarında, mikroplastik kirliliğinin yalnızca yerel kaynaklardan değil, denizsel taşınım, turizm faaliyetleri ve günlük tüketim alışkanlıkları gibi birçok faktörün etkisiyle oluştuğuna dikkat çekildi.
Öte yandan, proje kapsamında Datça Kent Konseyi iş birliğiyle 'Vatandaş Bilimi' etkinliği düzenlendi. Katılımcılarla birlikte kıyı ve su örneklemeleri yapılarak deniz ortamındaki kirlilik yerinde incelendi. UCPA Datça Su Sporları Merkezi iş birliğiyle manta trol yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen mikroplastik örneklemelerinin düzenli olarak sürdürüldüğü bildirildi. (DHA)




