Aliekber METE/ANKARA,(DHA)- CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle Ankara 42'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davaya yönelik tartışmalarla ilgili, 'Sayın Cumhurbaşkanı; daha önceki gibi arzu ettiğiniz adaylarla, arzu ettiğiniz şartlarda, arzu ettiğiniz yönetimlerle yarışma dönemi bitmiştir' dedi.
CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Emir, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38'inci Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle Ankara 42'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava ile ilgili kamuoyunda süren tartışmalara ilişkin, 'Butlan davası istinaf mahkemesine götürüldü. İstinaf, 'Bu çarşamba, öbür çarşamba, yakında oldu, olacak' diye bu tartışmayı keyifle izliyorlar ve büyütüyorlar. Özellikle yandaş medya, yandaş gazeteciler ve yandaş siyasetçilerde bunu görüyoruz. Buradan bir eğlence çıkarttıklarının farkındayız; ama bu meselenin asıl muhatabı Recep Tayyip Erdoğan'dır, orada karar verecek olan istinaf mahkemesi değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Dolayısıyla ben Cumhurbaşkanı'na seslenmeyi tercih ediyorum; Sayın Cumhurbaşkanı, dilediğiniz Cumhurbaşkanı adayıyla yarışma, dilediğiniz CHP üst yönetimiyle yarışma döneminiz bitmiştir. Artık yarışacağınız CHP, kurultayından seçilmiş Genel Başkanı ile yönetimi ve 15,5 milyon vatandaşın oyuyla seçilerek aday gösterilmiş Sayın Ekrem İmamoğlu'dur. Daha önceki gibi arzu ettiğiniz adaylarla, arzu ettiğiniz şartlarda, arzu ettiğiniz yönetimlerle yarışma dönemi bitmiştir. Sizi bir kez daha uyarıyoruz ki çok partili siyasal yaşamınızı bitirecek ve Türkiye'yi 100 yıl geriye götürecek böylesine bir lekeyi kendinize sürmeyin. Siz 24 yıllık iktidarınızda seçimler kazandınız; ama bu kez kendi atadığınız, kendi tercih ettiğiniz adaya yenilmektense, yarışın ve demokrasiye bir kez olsun inancınızı göstermiş olun' dedi.
'İMAJ DÜZELTME ÇABASINI DOĞRU BULMUYORUZ'
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturması ile ilgili Emir, 'Gülistan Doku cinayeti, Türkiye kamuoyunda geniş yer buldu. Hem Gülistan Doku'ya ne olduğuna dönük bir tartışma yürüdü, kamuoyunda haklı bir beklenti büyüdü ve oradaki mülki amirlerin ve yargının görevini yeteri kadar yapamadığına dönük haklı kaygılar oluştu. Dolayısıyla son süreçte yeni başsavcı hanımefendinin bu olayın üzerine kararlılıkla gittiğine dönük bilgiler bize geldikçe biz bundan mutlu olduk ve Adalet Bakanlığı'nın bildirisine de katılırız. Böyle bir olayda ucu nereye kadar giderse gitsin sonuna kadar gidilmelidir. Ama tekrar altını çizelim ki soruşturma açma izni, Adalet Bakanlığı'nın vereceği bir izin değildir. Adalet Bakanı dosyalardan habersiz olmalıdır, dosyalarla ilgilenmemelidir. Dosyalarla ilgilenmesi gereken kişi, Cumhuriyet başsavcılarıdır, Cumhuriyet savcılarıdır. Dolayısıyla buradan Akın Gürlek ile ilgili bir imaj düzeltme çabasını da doğru bulmuyoruz. Bir cinayet olduğu hissi var, görüntüsü var, bir acı var ve devletin buraya bütün gücüyle, bütün olanaklarıyla üstüne gitme görevi var. Bunlar içerisinde elbette ki o sırada mülki amirlik görevini yapan ve o süreçle ilgili olarak delilleri kararttığı iddiası olan kişilerin de bugün etkili ve yetkili konumlarda olmaması gerekir. Çünkü hala delilleri karartma, soruşturmayı bir yerinden akamete uğratma olasılığı söz konusudur. Bize düşen, her birimize düşen; Adalet Bakanı'na da düşen her bir vatandaşa da düşen bu meselenin, bu olayın çözülmesi için kime uzanıyorsa, nereye kadar gidiyorsa gitmesi için ilgilileri cesaretlendirmektir' diye konuştu.(DHA)





