Bu iş burada bitmeyecek gibi

Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdikten sonra, AK Parti ile Gül arasındaki buzlar erir mi? Erimez. Gül cephesinden bir kırgınlığın ve küskünlüğün var olduğu görülüyor. Gül’ün “Partideki bazı arkadaşlar bana saygısızlık etti” sözleri ve eşi Hayrunnisa Gül’ün “Ben her şeyi biliyorum ama şimdilik susuyorum. Ama artık fazla susmayacağım. Asıl intifadayı ben başlatacağım” sözleri bu işin burada kalmayacağını gösteriyor.

Burada asıl gerilim Gül ile Erdoğan arasındadır. Uzun zamandır her iki tarafın eşlerinin arasının da iyi olmadığını gözlemledik. Köşk’teki birçok davete Emine Erdoğan’ın katılmaması eşler arasındaki gerginliği de ortaya koymuştur.

Şu noktalara dikkatlerinizi çekelim:

Erdoğan istemese, AK Parti içinde Gül için kırıcı, incitici sözler çıkar mı? Parti içindekiler Gül’e söz edebilirler mi? Zaten Gül de, parti içinde kendisini hedef alan bazı açıklamalara bu nedenle üzüldüğünü ifade etmeye çalışıyor.

İkincisi yandaş medyada Gül için söylenmedik, yazılmadık şey bırakılmadı. Bunların da ayrı bir üzüntü kaynağı olabileceğini düşünüyoruz. Yine, yandaş medyanın da Erdoğan’ı aşarak Gül’ü hedef alan bazı yazıları yazmalarının mümkün olamayacağı görüşündeyiz.

Zaten Hayrunnisa Gül açıklamalarında “Abdullah Bey, kibarlığından söylemiyor. Kendisine çok yanlışlar ve çok saygısızlıklar yapıldı. Bu süreçte bazı yaşadıklarımızı 28 Şubat döneminde benim başörtümün tartışıldığı günlerde bile bu kadarını görmedik. Bir turnusol döneminden geçiyoruz. Neler söylendi duyduk. Ben her şeyi biliyorum”

diyerek içindekileri söylemekten çekinmiyor.

Nitekim bu gerilim Köşk’te verilen “veda resepsiyon”una da yansımış ve Hayrunnisa Gül, özellikle Cumhurbaşkanını hedef alan yazılar yazan bazı gazetecilerin veda ederken elini sıkmamıştır.

Şimdi Amerika’nın ve Avrupa’nın seçkim gazeteleri bu konuyu manşetlerine taşıyor. Dış basında bazı saygın yazarlar ve eleştirmenler “AK Parti’nin sonunu Gül getirecek” diye yorum yapıyorlar. Gül’ü, iktidar partisi için tehlikeli gördüklerini vurguluyorlar.

Biz de bu aşamada aynı görüşlere katılıyoruz.

Gül’üne ve eşinin açıklamaları zaten bunu açık biçimde ortaya koyuyor.

Hiç kimse şüphe etmesin, ufukta yeni bir oluşum görünüyor.

Geçenlerde bu konuda yazdığımız yazıda kısaca da olsa değinmiştik.

Erdoğan muhalifleri, AK Parti küskünleri, Gül ile birlikte yola çıkanlar Abdullah Gül’ü yalnız ve rahat bırakmayacaklardır. AK Parti’de Gül’e yapılanlar başka bir ortamda hesap olarak sorulacaktır.

Bu konuda önemli adımların atılacağına dair biz de duyumlar almaktayız.

Çokları Gül’ün “Bir bölen” olarak böyle bir oluşum içine girmeyeceğini düşünüyordur. Biz de böyle bir kırgınlık ve küskünlük olmasa aynı düşünceleri paylaşırdık. Ama şimdi durum çok değişti. Erdoğan’a nazaran daha ılımlı, daha kucaklayıcı ve dışa karşı daha açık olan Gül’ün kamuoyunda da artılarının daha ağır bastığı görülüyor.

Zaten birçokları “Gül’ün dışlanmış olması, zaten AK Parti’nin bölünmesi anlamına gelir” diyor. Bazı kesimler “2015’de yapılacak genel seçimde AK Parti tökezler ve çözülmeler de başlar “ görüşünü öne sürüyor. Bir başka kesim ise “Abdullah Bey,sağ kanattan birçok partiyi tek partide birleştirip, AK Parti’nin en büyük alternatifi olarak ortaya çıkar. Ali Babacan gibi bir yıpranmamış ismi de Başbakan olarak öne çıkarır, kendisi de kuracağı partinin doğal başkanı olarak kalır”

vurgusunu yapıyor.

 Kayseri’den yükselen sesler de var. “Gül’e yapılan haksızlık Kayseri’de unutulmayacaktır. AK Parti artık buradan oy alamaz”

deniliyor.

Yineliyoruz, bu iş burada bitmeyecek gibi görünüyor.

Gül, siyaset alanına doğrudan çıkmasa bile, yönlendireceği gruplarla AK Parti’ye beklenmedik çok önemli darbeleri de indirebilir. Bunları da hiçbir zaman göz ardı etmemek gerekiyor. Daha önceki yazılarımızda da vurguladığımız gibi AK Parti,eksisi gibi olamayacaktır.

Bir nokta daha var:

Erdoğan’ın savaş ilan ettiği Gülen Cemaati’nin de doğrudan olmasa bile, dolaylı yoldan Gül ve ekibine destek verebileceğini de söyleyebiliriz. En azından medya yolu ile Gül’ü çıkacağını sandığımız bu yolda yalnız bırakmayabilirler. Çok güçlü gördüğümüz Kayseri lobisinin de takınacağı tavır hiç kuşkusuz belirleyici olacaktır.

Özetleyecek olursak, AK Parti içinde Gül, beklemediği bir durumla karşı karşıya kaldı. Takınılan bu tavır karşısında parti içindeki ağır topların suskun kalması ve Gül’ün yalnız bırakılması gelecekte bir hesaplaşmaya dönebilir. Abdullah Gül ve Hayrunnisa Gül’ün açıklamaları bunun olabileceği mesajları olarak okunmalıdır. Bu nedenle biz, bu işin burada bitmeyeceğini vurgulayıp duruyoruz.

 
YORUM EKLE