'HEDEF YALNIZCA ANAYASAL DÜZEN DEĞİLDİ'
Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, vatanın bağımsızlığı, milletin istiklali ve devletin bekası uğruna canlarını feda eden şehitleri rahmet, minnet ve şükranla yad ederek, 'Kahraman gazilerimize sağlık ve uzun ömürler diliyorum. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kıymetli ailelerine en derin saygılarımı sunuyorum. Bazı tarihler vardır ki takvimlerde yalnızca bir günü ifade etmez. İşte o tarihler bir milletin hafızasına kazınır, ortak vicdanında derin izler bırakır ve gelecek nesillere aktarılması gereken tarihi bir emanete dönüşür. İşte 15 Temmuz 2016 da böylesine tarihi bir dönüm noktasıdır. 15 Temmuz gecesi asil milletimiz zorlu bir imtihandan geçmiş devletine, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıkarak tarihimizin en anlamlı destanlarından birini yazmıştır. O gece hedef alınan yalnızca devletimizin anayasal düzeni değildi; milli irademizdi, demokrasimizdi, bağımsızlığımızdı. Binlerce yıllık devlet geleneğimizdi. En önemlisi de milletimizin ortak geleceğiydi. O gece tarih bir kez daha gösterdi ki milletinin desteğini arkasına alan hiçbir devlet yıkılmaz, devletine güven duyan hiçbir millet de esaret altına alınamaz' ifadelerini kullandı.
'İÇ CEPHE MİLLETİMİZİN ORTAK VİCDANIDIR'
Bakan Güler, o gün milletin, güvenlik güçleriyle omuz omuza vererek milli iradeye sahip çıktığını ifade ederek, 'Bilinmelidir ki 15 Temmuz sadece başarısızlığa uğratılmış bir ihanetin tarihi değildir. Aynı zamanda 15 Temmuz devlet ve millet arasındaki sarsılmaz güven bağının tarihe mühür vurduğu gündür. 15 Temmuz hürriyetinden asla vazgeçmeyen bir milletin iradesidir. Sonuç olarak 15 Temmuz; şehitlerimizin fedakarlığı, gazilerimizin cesareti ve asil milletimizin ortak vicdanıyla yazılmış bir diriliş destanıdır. Milletleri güçlü kılan yalnızca sahip oldukları imkanlar değildir. Asıl güç ortak hedeflerde birleşebilmek zor zamanlarda kenetlenebilmek ve aynı istikbale birlikte yürüyebilmektir. 15 Temmuz'un bizlere bıraktığı en büyük ders de budur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele'nin en çetin günlerinde iç cephenin önemine dikkat çekmiştir. Aradan geçen bir asra rağmen bu tespit bugün de bütün yönleriyle geçerliliğini korumaktadır. Zira iç cephe milletimizin ortak vicdanıdır, ortak tarih şuurudur. Birbirimize duyduğumuz güvendir. Aynı bayrağın gölgesinde aynı geleceğe inanabilme iradesidir. İç cephe sağlam olduğu müddetçe hiçbir tehdit, hiçbir ihanet odağı ve hiçbir karanlık yapı Türkiye Cumhuriyeti'ni yolundan döndüremeyecektir' diye konuştu.
'YALNIZCA GÜVENLİK POLİTİKASI OLARAK DEĞERLENDİRİLMEMELİ'
Yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin, güvenliğin artık yalnızca sınırlarda verilen bir mücadeleden ibaret olmadığını söyleyen Bakan Güler, 'Devletler bugün konvansiyonel tehditlerin yanı sıra terör, siber saldırılar, dezenformasyon, ekonomik baskılar ve toplumsal ayrışmayı hedef alan girişimlerle de karşı karşıyadır. Böylesine hassas bir dönemde milli birlik ve beraberliğimizi korumak; güvenliğimizin, demokrasimizin, kalkınmamızın ve geleceğimizin de en büyük teminatıdır. Bu anlayışla ortaya konulan Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemelidir. Bu hedef evlatlarımızın geleceğe umutla baktığı, anaların gözyaşının dindiği, kardeşliğin güçlendiği, huzurun kökleştiği ve aydınlık yarınlara duyulan güvenin daha da pekiştiği güçlü bir Türkiye idealidir. Çok iyi biliyoruz ki terörün olmadığı yerde güven vardır. Güvenin olduğu yerde ise üretim, yatırım, bilim, teknoloji ve kalkınma en önemlisi de huzur vardır. Terörün gölgesinden tamamen arınmış bir Türkiye, şehitlerimize duyacağımız vefanın en güçlü ifadesi, gazilerimizin fedakârlıklarına vereceğimiz en anlamlı karşılık olacaktır. Bugün Türkiye; güçlü devlet geleneği, kahraman ordusu, fedakâr güvenlik güçleri, yerli ve milli savunma sanayisinde ulaştığı göz kamaştırıcı seviye ve her şart altında devletinin yanında duran asil milletiyle, bölgesinde güven veren ve istikrar üreten bir ülkedir. Bu vesileyle vurgulamak isterim ki geçtiğimiz hafta ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla icra edilen NATO Zirvesi de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin uluslararası arenadaki etkinliğini ortaya koymuş, pek çok müttefik ülke lideri ordumuzun gücüne ve savunma sanayimizin mümtaz seviyesine dikkat çekmişlerdir' dedi.
'FETÖ İLE MÜCADELEMİZ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLÜYOR'
Bakan Güler, ülke olarak sahip olunan gücün temel kaynağının aziz milletin birlik ruhu, dayanışma azmi, ortak hedefleri ve geleceğe duyduğu sarsılmaz inanç olduğuna dikkat çekerek, 'Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bağrından çıktığı bu asil milletin güvenine layık olmayı daima en büyük şeref saymış, şanlı tarihimizin her döneminde vatanın bekası için fedakarca görev yapmıştır. Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Sakarya'dan Kıbrıs'a, terörle mücadeleden sınır ötesi harekatlara kadar her safhada aynı ruhla mücadele eden kahraman ordumuz, bugün de karada, denizde, havada, uzay çalışmalarında ve siber alanda üstlendiği görevleri üstün bir başarıyla yerine getirmektedir. FETÖ başta olmak üzere devletimizin varlığına kasteden tüm yapılanmalarla mücadelemiz, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde aynı kararlılıkla sürdürülmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hainlerden arındırıldıktan sonra çok daha güçlü ve daha yüksek bir operasyonel kabiliyete ulaşmış, caydırıcılığı yüksek bir güç haline gelmiştir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında emin adımlarla ilerlediğimiz bu dönemde hedefimiz; huzurun kalıcı olduğu, terörün tamamen gündemden çıktığı, bilimin ve teknolojinin üretime yön verdiği, savunma sanayinde öncü ekonomide güçlü, demokrasisi kökleşmiş, kardeşliği pekişmiş bir Türkiye'dir. İnanıyorum ki 'Türkiye Yüzyılı'; ayrışmanın değil dayanışmanın, korkunun değil güvenin, umutsuzluğun değil umudun, terörün değil huzurun yüzyılı olacaktır. Bizlere düşen görev, bugün yalnızca 15 Temmuz'u anmak değildir. Asıl görevimiz o gece bizlere emanet edilen ruhu yaşatmak ve gelecek nesillere eksiksiz aktarmaktır' ifadelerini kullandı. (DHA)