Esra GÜNTEPE- Fırat ALKIZ / İSTANBUL, (DHA)- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Anadolu'dan Yeryüzüne Kadın Sivil Toplum Kuruluşları Vakfı (AYSİT) 2'nci Toplumsal Fayda Ödül Törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Göktaş, 'Bir çocuğun hayatına dokunmak bugün sadece bir kapı aralamak değildir; ama o kapıdan giren umut zamanla bir ömrü, hatta nesilleri değiştirebilir. Bugün 9 bin 152 koruyucu ailemiz, 10 bin 897 evladımıza sıcak bir yuva sunarak onların hayatını değiştiriyor, hayatını güzelleştiriyor, şekillendiriyor. Geçtiğimiz yıl başlattığımız geçici ve profesyonel koruyucu aile modelleriyle çocuklarımız için ihtiyaçlarına uygun bakım hizmetleri sunuyoruz. Bu modelle sadece 6 ay içerisinde 81 ilde 214 çocuğumuza geçici ve profesyonel koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırdık' dedi.

Başakşehir'de zincirleme kazada ağır yaralanan polis şehit oldu
Başakşehir'de zincirleme kazada ağır yaralanan polis şehit oldu
İçeriği Görüntüle

Anadolu'dan Yeryüzüne Kadın Sivil Toplum Kuruluşları Vakfı (AYSİT) 2'nci Toplumsal Fayda Ödül Töreni Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, AYSİT Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Serpil Balat ve AYSİT Vakfı yöneticileri ve temsilcileri katıldı. Gönüllü olarak koruyucu olan ailelere plaket takdim edildi.

'KORUYUCU AİLE OLMAK TAM ANLAMIYLA BİR KELEBEK ETKİSİ YARATIR'

Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'AYSİT Vakfı, toplumsal faydayı önceleyen çalışmalarıyla önemli bir hizmeti yürütmektedir. Gönüllülük kültürünü güçlendiren faaliyetleriyle de bu değeri büyütüyor. AYSİT Vakfı bu yıl ikincisi düzenlenen Toplumsal Fayda Ödül Töreni, koruyucu aile olmanın değerini daha da görünür kılıyor. Bir çocuğun hayatına dokunmak bugün sadece bir kapıyı aralamak değildir; ama o kapıdan giren umut zamanla bir ömrü, hatta nesilleri değiştirebilir. İşte bu yüzden koruyucu aile olmak tam anlamıyla bir kelebek etkisi yaratır. Küçük bir iyilikle başlayan bu yolculuk, bir çocuğun kaderini, bir ailenin hikayesini ve toplumun geleceğini dönüştüren büyük bir değişime ve dönüşüme dönüşür. Sevgiyle açılan bir yuva, güvenle büyüyen bir çocuk, umutla şekillenen bir gelecek demektir. Unutmayalım ki bir çocuğun kalbine dokunan her merhamet, yarının güçlü toplumunu inşa eden en kıymetli adımdır. Bugün 9 bin 152 koruyucu ailemiz, 10 bin 897 evladımıza sıcak bir yuva sunarak onların hayatını değiştiriyor, hayatını güzelleştiriyor, şekillendiriyor' ifadelerini kullandı.

'KORUYUCU AİLE MODELİMİZİ UNİCEF UYGULAMA ÖRNEĞİ OLARAK GÖSTERİYOR'

Bakan Göktaş, 'Saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin güçlü himayelerinde yürütülen Gönül Elçileri Projesi, koruyucu aile hizmetinin yaygınlaşmasını sağladı. UNICEF'in iyi uygulama örneği olarak gösterdiği bu proje sadece ülkemizde değil, aslında pek çok ülkeye de ilham kaynağı oldu. Doğrudan ülkemize uyguladığımız bu modeli farklı ülkelerde aynı şekilde yaşatmaya ve benzer uygulamaları kendi ülkelerinde devam ettirmeye gayret ediyor. Pek çok ülke tarafından örnek alınan bir model olarak o ülkelerde de bu örnekler teşkil ediyor' diye konuştu.

'6 AYDA 81 İLDE 214 ÇOCUĞUMUZ KORUYUCU AİLE HİZMETİNDEN YARARLANDI'

Mahinur Özdemir Göktaş, 'Geçtiğimiz yıl başlattığımız geçici ve profesyonel koruyucu aile modelleriyle çocuklarımız için ihtiyaçlarına uygun bakım hizmetleri sunuyoruz. Bu modelle sadece 6 ay içerisinde 81 ilde 214 çocuğumuza geçici ve profesyonel koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırdık. Bu süreçlerin sonunda çocuklarımıza süreli koruyucu aile veya evlat edinme veya biyolojik aileye geri dönüş veya kuruluş bakımı hizmetlerinden uygun olanına yönlendirdik. Yani çocuk aslında kurum bakımına doğrudan girmeden geçici profesyonel koruyucu aile yanında daha güvenli, sevgiyle büyüdüğü bir ortamda, belki de o yaşadığı sıkıntılı süreci minimize ederek bir profesyonel koruyucu aile modelini güçlendiriyoruz. Bizler de bakanlık olarak çocuklarımızın kendilerini değerli hissettiği koruyucu aile hizmetimizi her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Çocuğun üstün yararı her zaman politikalarımızın merkezinde olmuştur. Her çocuğumuzun ihtiyacı farklıdır, her çocuğumuzun hikayesi özeldir. Bu yüzden politikalarımızda, hizmet modellerimizde bu hassasiyet üzerine inşa ediyoruz. Bu vesileyle tüm koruyucu ailelerimize, gönüllülerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza tekrar teşekkür etmek istiyorum. Bu anlamlı törende ödüle layık görülen veya görülmeyen tüm ailelerimize, sadece burada oldukları için ve bu konuda hassasiyet gösterdikleri için her birine teşekkür etmek istiyorum' dedi.

Koruyucu aile olan Nurgül Altınsoy, 'Çocuklarımın üniversiteyi bitirmesini beklemedim, hemen bu hayalimi gerçekleştireyim dedim. Sonra o dönem Suriyeli çocuklar konuydu, onların dramına çok üzülmüştük. Suriyeli iki çocuğa koruyucu aile olmak istedim; onları alamayacağımı öğrendim. 2015'ten beri gönüllüsüyüm, 2014'ten beri oğlumun koruyucusuyum, çok mutluyum. İki de biyolojik oğlum var. Koruyucu aile olmak için sınırsız sevgi, koşulsuz sevgi ve sınırsız merhamet lazım. Kendimle, ailemle ve devletimle bu sistemi geliştirdiği için gurur duyuyorum. Oğlum şu an hiçbir psikolojik sorunu olmayan; sevgi dolu, mutlu, güçlü bir çocuk. Lise 3'te okuyor. MESEM'ler (Mesleki Eğitim Merkezleri) de çok değerli bu arada; okumakta gönlü yoktu, evet, aşçı yardımcısı olarak çalışarak okuyor. Emeğinden dolayı Bakanıma, Belediye Başkanıma, Kaymakama, Dernek Başkanıma, hepsine teşekkür ediyorum; ayrıyeten Vakıf Başkanıma... heyecanlıyım, hepsine teşekkür ediyorum. Herkes koruyucu olsun, olamayan lütfen gönüllü olsun. Kendi çocuklarımızın huzur içinde büyümesi için dezavantajlı çocukların da güvenle büyümesi için el atmalıyız. Onların hayatlarını güzelleştirmedikçe kendi çocuklarımız güven içinde büyüyemez. Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum' şeklinde konuştu.

Kaynak: DHA