Mikail KARAMAN/ANKARA, (DHA)- ANKARA'nın Çubuk ilçesinde Çubuk Engelsiz Spor Kulübü'nde judo eğitimi alan Avrupa şampiyonu Esila Elif Darka (14) ve Türkiye şampiyonu olan kardeşi Melisa Liva Darka (12) ailelerine çifte gurur yaşattı. Galatasaray taraftarı olduklarını söyleyen Darka kardeşler, Galatasaray'ı Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nde izleme hayali kuruyor.
Yetiştirdiği sporcularla dikkat çeken Çubuk Engelsiz Spor Kulübü'nde judo eğitimi alan Esila Elif Darka, 2025 yılında Slovenya'da düzenlenen Yıldızlar Judo Avrupa Kupası'nda Avrupa şampiyonu olarak büyük bir başarıya imza attı. Aynı kulüpte çalışmalarını sürdüren kardeşi Melisa Liva ise 2025'te Amasya'da gerçekleştirilen Okul Sporları Judo Minikler Türkiye Şampiyonası'nda altın madalya kazanarak Türkiye şampiyonu oldu. Çubuk ilçesini birçok spor branşıyla tanıştıran Judo antrenörü Ahmet Koçyiğit'ten eğitim alan Darka kardeşler, elde ettikleri başarılarla hem ailelerinin hem de Çubuk ilçesinin gururu olurken, Türk judosunun geleceği adına da umut vadediyor. Galatasaray taraftarı olduklarını söyleyen Darka kardeşler, Galatasaray'ı Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nde izleme hayali kuruyor.
'ÇOK ÇALIŞIP DAHA ÇOK MADALYALAR ELDE EDECEĞİM'
Slovenya'da düzenlenen Yıldızlar Judo Avrupa Kupası'nda Avrupa şampiyonu olan Esila Elif Darka, kendini hocası Ahmet Koçyiğit'in keşfettiğini, böylece judoya başladığını ifade ederek, 'Hocam bendeki yeteneği keşfetti ve birlikte çalışmaya başladık. Hocam sayesinde birçok turnuvaya katıldım ve madalyalar elde ettim. İnşallah daha çok çalışıp, daha çok madalyalar elde edeceğim. Antrenmanlarda birçok teknik öğreniyor, sürekli ağırlık kaldırıyoruz. Disiplinli çalışmalarımız sayesinde bu dereceleri elde ediyoruz. Avrupa şampiyonu olmadan bir yıl öncesinde çok çalıştım. Daha sonra İsrailli rakibimle mindere çıktım. Verdiğimiz emekleri de düşünerek rakibimi finalde yenerek şampiyon oldum. Çok gurur vericiydi. Çalışarak başardığım ve ailemi gururlandırdığım için o an çok sevinmiştim. Ahmet hocam sayesinde elde ettim bu başarıyı. Bayrağımızı göndere çektiğim içinde ayrıca çok gururlandırdım. İnşallah da ülkemizi daha çok gururlandıracağız' dedi.
Esila Elif Darka, 'En baştaki hedefim olimpiyat şampiyonu olarak ülkeme bu gururu yaşatmak. Daha sonra da antrenör olup sporda dünyaya güzel çocuklar yetiştirmek. Artık bu tempoya alıştığımız için antrenmanlarda ya da maçlarımızda herhangi bir zorluk çekmiyoruz. Babam judoyu çok seviyor ve ailem sürekli arkamızda. Bana ve kardeşime çok destek veriyor. Kardeşimle aynı sporu yaptığımız için mutluyuz. Ona başarılı olabilmesi için teknikler gösteriyorum. Kardeşimle ikimiz antrenör olup güzel bir kulüp açmayı da düşünüyoruz. İkimiz de olimpiyat şampiyonu olup ülkemizi gururlandırmak istiyoruz. Ahmet hocamız bizim babamız gibi. Her desteği sağlıyor. Başarılarımızda katkısı olduğu için ona da teşekkür ediyorum' diye konuştu.
'ABLAM SAYESİNDE JUDOYA BAŞLADIM'
2025 yılında Amasya'da düzenlenen Okul Sporları Judo Minikler Türkiye Şampiyonası'nda altın madalya kazanarak Türkiye şampiyonu olan Melisa Liva Darka, ablasını örnek alarak judoya başladığını söyledi. Liva Darka, ablasının aldığı madalyaların judoya başlamasında büyük etken olduğunu belirterek, 'Ablam 1-2 tane madalya almıştı, ben de almak istedim ve judoya başlama kararı aldım. İlk olarak hobi olarak başlamıştım. Ahmet hoca da benim bu judoda ne kadar iyi olduğunu gördü. Aslında judonun bir diğer adı da esneklik demek. Ben de çok esneğim. O yüzden judoda da iyiyim. Türkiye şampiyonu olduğunda çok gururlandım. Judoda ilk madalyamdı. Ben her mindere çıktığımda kendimle gururlanıyorum. 'Benim diğer çocuklardan ne eksikliğim var, ben neden başaramayayım' diyorum ve öyle çıkıyorum mindere. Allah'ın izniyle de derece yapıyorum. Ben ablamın açısından da çok gururlanıyorum. Kendime onu örnek alıyorum. Zorlandığımda beni ayağa kaldıran ablam oluyor. Ablam bana 'sen hiçbir şeyden eksik değilsin, benim yaptıklarımı yapabilirsin, sen başarabilirsin' diye beni sürekli motive ediyor' ifadelerini kullandı.
'GENÇLİK VE SPOR BAKANI OLMAK İSTİYORUM'
Judo da birçok seviye ve hedef olduğunu kaydeden Melisa Liva, 'Benim en büyük hedefim, Olimpiyat Şampiyonu olup daha sonra spor bakanı olmak. Ben herkesten bin kat daha fazla çalıştığımı düşünüyorum. Her akşam judoda ter döküyorum. Judonun bir anlamı da 'saygı' demek. Mindere çıktığımda rakiplerime saygı duyuyor onları sakatlamamaya çalışıyorum. Evin en küçük kız olduğum için ailem benimle bir ayrı gurur duyuyorlar. 'Sen her şeyi başarabilirsin. Allah'ın izniyle her şeyi yapabilirsin' diyorlar. Babam ise, 'Siz olimpiyat şampiyonu olabilirsiniz, çok ter akıttınız. Allah sizin emeğinizin karşılığını o minderde verir inşallah' diyor. Ablam beni çok motive ediyor aslında. Onunla maç yapmak o minderde beni bir ayrı gururlandırıyor. Yenilsem de ablama. Onunla çok gurur duyuyorum. O beni güçlendiriyor. İyi ki var. Biz başarılar elde ettikçe çevremizdeki insanlar, 'Darka kardeşler gücünü gösteriyor, bu iki kardeş çok güçlü' diyorlar. Ablamla birlikte aynı yolda yürüyüp aynı köprüde devam edip aynı madalyaları almak düşüncesi bile beni gururlandırıyor. Dünya kız çocuklarına sesleniyorum, tüm alanda herkes spor yapabilir, lütfen spora gidin. Kendi yeteneklerinizle fark edin. Çünkü bu spor sizin ilerleyen yaşlarınızda çok lazım olacak' ifadelerinde bulundu.
AHMET KOÇYİĞİT: BİREYSEL SPORLARA DAHA ÇOK KATKI İSTİYORUZ
Çubuk ilçesini birçok spor branşıyla tanıştıran Judo antrenörü Ahmet Koçyiğit ise keşfettiği sporculara ilk önce sporu sevmeyi öğrettiğini söyledi. Koçyiğit sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bizim kulübümüzde 22 farklı branş var. Esila da ilk başlangıçta kick boks için geldi ama Esila'nın vücut yapısı judoya daha uygun olduğunu söyledim ailesine. 'Judoda bir deneyelim, bir 6 ay judoya devam edelim. 6 ay sonunda eğer judoda beklediğimiz verimi alamazsak yine kick boksa göndeririz' diye düşündüm. Esila judoya başladı. 6 ay sonra turnuvaya gittik. Turnuvada Ankara Şampiyonu oldu. Sonrasında Türkiye'deki turnuvalarda dereceler yaptı ve Balkan Şampiyonası'nda 2'nci oldu. Daha sonra da Avrupa Kupası'nda Avrupa Şampiyonu oldu. Esila'nın başarılarından sonra kardeşi de yavaş yavaş gelmeye başladı. Onunla da yine aynı başarılara çok yaklaştık. Böyle devam edersek ilerleyen zamanlarda kardeşle Avrupa, Dünya ve Olimpiyat diye gideceğiz. Çocuklarla sadece spor yapmıyoruz. Çocuklarla farklı aktiviteler yapıyoruz. Gezilere ve tatillere gidiyoruz. Ben çocuklara okullarına gidiyorum. Okullarını da ziyaret ediyorum. Önce kendimi sevdiriyorum. Çocuklar beni sevdikten sonra zaten benim yaptığım spora benim yaptığım işe saygı duydukları için sporu daha çok seviyorlar. Sonrasında başarı kendiliğinden geliyor zaten arkasından. Türkiye'nin aslında kanayan yarası, bireysel sporlara destek çok fazla yok. Devlet büyüklerimizden bireysel sporlara daha fazla önem göstermelerini diliyoruz.' (DHA)




