Yine Suriyeli konusu

Abone Ol

Şu gerçeğin altını çizelim:Suriyeli sığınmacılar sorununa köklü bir çözüm bulunmadıkça, kamuoyunda oluşan rahatsızlıklar da sona ermeyecektir. Her geçen gün daha da sıkıntılı bir duruma sürüklenen Suriyeli sığınmacılardan gelen şikâyetlerin ardı arkası kesilmiyor.

Ülkelerindeki iç savaş nedeni ile Türkiye’ye gelen ve her tarafa dağılan Suriyeli sığınmacılar konusunda kamuoyundaki olumsuzlukların giderek büyümesi, toplumsal barışı da tehdit eder boyutlara tırmanıyor.

Bizi yönetenler her ne kadar “Ülkelerine geri gönderme gibi bir niyetimiz yok. Gitmek isteyen kendisi gider” diyorsa da kamuoyunun büyük bir kesimi “En kısa zamanda ülkelerine geri dönmelidir” diyor. Sığınmacıların rahat ve huzur ortamını yok etmeye başladığına da vurgu yapılıyor.

Konu ile ilgili son yapılan kamuoyu araştırmasının sonuçlarını bu açıdan önemsiyoruz. Yapılan araştırmanın sonuçlarını gördükten sonra yaşanmakta olan sıkıntının boyutlarını da daha net görebilmekteyiz.

İnsani Gelişme Vakfı'nın (İNGEV) Toplumsal Araştırmalar Merkezi, Suriyeli Algı Araştırması'nın sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre, Türkiye'ye gelen 4 oluşturuyor. Milyona yakın Suriyelilerin yüzde 47'si 18 yaş altındaki çocuklar.

Araştırmada Türkiye'de yaşayan Suriyelilere en çok memnun oldukları ve en büyük endişelerinin ne olduğu da soruldu. Her 100 Suriyeliden 84'ü Türkiye'deki en büyük memnuniyetlerinin ölüm tehlikesi olmayan bir ortamda yaşamaları olduğunu ifade etti.

En büyük endişelerinin ise ailelerinin geleceği olduğunu söyleyen Suriyelilerin oranı ise yüzde 71.

Araştırma toplumun yüzde 55'inin çocuklarının Suriyelilerle arkadaş olmasını istemediğini de ortaya koydu.

İNGEV'in Mayıs ayında gerçekleştirdiği son araştırmasında, toplumun yüzde 48'inin Türk-Suriyeli ilişkisinin en gergin sosyal ilişkiler arasında görüldüğü belirtilerek, Suriyelilerin varlığının toplumun en önemli sosyal gerginlik hattını oluşturduğuna dikkat çekildi. Algıdaki olumsuz eğilimin bir göstergesi de Suriyelilerin suç işlediğine dair düşünce.

Tüm dünyada yapılan araştırmalar bütün mülteci hareketlerinde suça eğilimin ev sahibi ülke vatandaşlarına oranla daha düşük olduğunu gösteriyor. Türkiye'deki istatistikler de aksini göstermiyor. Ama, İNGEV araştırmasına göre toplumun yüzde 44'ü onların suça daha yatkın olduğuna inanıyor.

Bir başka veri de yine ev sahibi toplulukla Suriyeliler arasındaki mesafeye işaret ediyor. Toplumun yüzde 55'i çocuklarının Suriyelilerle arkadaş olmasını istemiyor" değerlendirmelerine yer verildi.

Çarpıcı tespitlerin yer aldığı İNGEV araştırmasına göre; Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılara gösterdiği insani tutumu takdir eden vatandaşların sayısı da hızla azalıyor. Tepkilerin de giderek artması toplumsal ayrıştırmanın da hızlanmasını tetikliyor.

Suriyelilerin Türkiye'ye entegrasyonları için çalışılması gerektiğini ifade edenler ise yalnızca yüzde 17. Suriyelilerin sadece yüzde 14'ünün Türkiye toplumuna tam uyum sağladığını düşündüğünü gösteren araştırmaya göre kısmen uyum sağlayabildiği düşüncesinde olan Suriyelilerin oranı ise yüzde 59.

Özetleyelim:

Suriyeli sığınmacı konusu bu kadarla da sınırlı değil. Yapılan değerlendirmelerde daha 3 milyon sığınmacının kapılarımıza dayanabileceğini gösteriyor.

Bir başka önemli noktaya daha bakalım:

Sığınmacılara devlet imkânlarının cömertçe açılmış olması da kamuoyundaki bir başka rahatsızlık olarak değerlendirilmelidir. Türk vatandaşlarının devlet imkânlarını Suriyeli sığınmacılar kadar yaşamadıkları konusundaki görüşlerinin de iyi değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz.

Görebildiğimiz kadarı ile bizi yönetenler de bu durumdan pek memnun değil ama fazla bir şey de yapamıyorlar.

Nitekim son yapılan seçimlerde AK Parti’nin oy kaybetmesinde de Suriyeli sığınmacıların etkili olduğu görüşü halen tartışılıyor.

Suriye’de oluşturulmaya çalışılan güvenli bölgenin bu konuda bir çıkış yolu olabileceğini, hiç değilse ülkemizdeki sığınmacılarının yarısının buralara yerleştirilmesi ile olumlu adımların atılmış olabileceğini düşünüyoruz. Bu açıdan baktığımızda güvenli bölgeyi de önemsiyoruz.