Terör örgütü ile AK Parti Hükümeti arasında sürdürülen “Barış süreci”
kör topal götürülmeye çalışılıyor. Ancak, dikkat ediniz bir iş zorla gitmiyor. Çünkü bu süreç zorla götürülmeye çalışılıyor. Her iki taraf da sıkıntılı ve ne yapacağını bilemez durumda. Zaman zaman gerginlikler, karşılıklı suçlamalar yapılıyor, zaman zaman da iş kopma noktasına geliyor. Özetle bu işin tadı kalmadı.
Sürecin Kandil tarafından dinlenmediğini görüyoruz. Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere PKK ve yandaşlarını da görebildiğimiz kadarı ile Kandil yönetiyor. Sert açıklamalar da oradan geliyor. PKK’nın siyasi uzantıları da Kandil dili ile açıklamalarda bulunuyor.
Anlayacağınız konu karma karışık.
Ortada bir uyum varsa, adımlar atılıyorsa PKK ve yandaşlarının buna uyması gerekmiyor mu? Ama uymuyorlar. Silahlı unsurlarının silahlarını bırakacağı ve PKK’lıların sınır dışına geçeceği anlaşma gereğiydi bu yapıldı mı?
5-7 Ekim olayları bir ayaklanma provası şeklinde geçmedi mi? Hala, bunun daha da geniş biçimde olacağı tehditleri geliyor.
Güneydoğu’da her taraf cehenneme çevriliyor. Güvenlik güçlerine saldırılıyor. Araçlar kontrol ediliyor, kimlik sorgulanıyor, yakılıp yıkılıyor. PKK ve yandaşları Devlete meydan okuyor. Konu ile ilgili yazdığımız her yazıda bunu dile getirdik, uyarılarda bulunduk.
Anlaşmalara sadık kalınmıyor. Bir başkaldırı havası yaratılmaya çalışılıyor.
Hiç uzaklara gitmeye gerek yok. Kamu güvenliği ortadan kaldırılıyor.
Silahlı unsurlar yerlerinden oynamıyor. Kaldı ki her iki tarafın da birbirine güveni yok. Bu anlayış içinde barış nasıl sağlanacak?
PKK ile uzlaşma konusunu Hükümet kanadından götürenler arasında yer alan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ı en fazla eleştirenlerdeniz.
Şimdi Akdoğan, konu ile ilgili bir açıklamada bulundu. Çok sert açıklamasında “Kamu düzeni ve güvenliği olmadan hiçbir şey olmaz. Söz vermişsen sözünde duracaksın. Durmayacaksan biz gerekeni yaparız”
diyor.
Devlet dediğin, teröristlere boyun eğmemelidir. Pazarlık lafı bile ürkütücü geliyor. Verdikçe şımaran ve isteklerinde sınır tanımayanlara anladıkları dilden konuşacaksınız. Bugüne kadar “Aman süreç zarar görmesin” anlayışı ile hareket edildi. Bu yanlışlar Türkiye’ye çok kan kaybettirdi.
Devletin kamu güvenliği konusundaki hassasiyeti havada kalıyor.
PKK’lıların silah bırakması da havada kaldı. Bunlara göz yumulabilir mi?
Şimdi, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın önemsediğimiz bu açıklamasını sizlerle paylaşalım:
"Bu olmadan hiçbir şey olmaz. Bu bölge insanının talebidir. Bölge insanının ihtiyacıdır. Sen hem 'eylemsizlik var' diyeceksin, 'karakol basmıyormuş' neymiş, onun dışında her şeyi yapacaksın. Yol keseceksin, adam kaçıracaksın, makine yakacaksın, yatırımı engelleyeceksin, insanları kaçıracaksın, haraç alacaksın, sonra neymiş efendim, 'eylemsizlik' varmış. Bırakın bu kandırmacayı. Temel zemin kamu düzenidir. Burada eğer 'eylemsizlik kararı aldım' diyorsan adam gibi bunu uygulayacaksın, adam gibi sözünde duracaksın, bu ricada bulunmuyoruz. 'Sizden rica ediyoruz, bunlara son verin' demiyoruz.
Söz verdiysen, sözünü tutacaksın, tutmuyorsan biz gereğini yaparız, bunu yapma gücüne ve imkânına da sahibiz."
O zaman gereğini de yapacaksınız. Bu sözler açıklamalarda kalmasın.
Aslına bakılacak olursa bu açıklama bir itiraftır. PKK ve yandaşlarının yaptıklarını onaylamaktır. Çünkü daha önce Cumhurbaşkanı da Başbakan da, diğer ilgililer de “Ortada bir şey yok, varmış gibi gösterilmeye çalışılıyor, bu tür söylentilere itibar etmeyin “ demişlerdi. Doğu ve Güneydoğu’da her şeyin normal olduğunu vurgulamaya çalışmışlardı.
Hiç kimse kusura bakmasın ama PKK ve yandaşları İstanbul’un göbeğinde güvenlik güçleri ile çatışıyor, araçları yakıyor, süpermarketlere hem de çalışanlar ve müşteriler içerdeyken Molotof kokteyli atıp yakıyor, yıkıyorlar.
Türk bayraklarını yakıp yıkıyorlar, Atatürk posterlerini ve heykellerini yakıp yıkıyorlar, Türklüğe hakaret ediyorlar ve biz kalkıp “Süreç zarar görmesin” diye bunları seyredeceğiz öyle mi?
Siz hala her şeyi hiçbir şey olmamış gibi algılıyor ve bunu da kamuoyuna açıklıyorsanız kendinizi kandırmış olmuyor musunuz?
Hükümet, Hükümet gibi olmak ve dik durmak, gerektiğinde sonuç ne olursa olsun müdahalede bulunmak durumundadır. Yalçın Akdoğan’ın bu son açıklamasını bu nedenle önemsiyoruz. Temennimiz bu sözlerin sadece kâğıt üzerinde ve kamuoyunun gazını almaya yönelik bir açıklama olarak yerinde kalmamasıdır.
Biz, terör örgütleri ile pazarlıksız, ödün vermeden, devletin bölünmez bütünlüğünü koruyarak her türlü mücadeleyi kim yapıyorsa her zaman onların yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz.