Gizem CENGİL-Özkan KARAÇAM/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da 1 yaşında serebral palsi tanısı alan Duru Candansayar (23), geçirdiği 2 ameliyat ve yoğun fizik tedaviye rağmen eğitimini aksatmadan sürdürüp, üniversitede çift ana dal yaparak 2 bölüm bitirdi. Akademisyen olmayı hedefleyen Candansayar, şimdi yüksek lisans için sınava hazırlanıyor.

Yeliz ve Alaettin Candansayar çiftinin ilk çocuğu Duru Candansayar, 1 yaşında serebral palsi tanısı aldı. 6,5 ve 18 yaşında iki ameliyat geçiren Candansayar, 20 yaşına kadar yoğun fizik tedavi almasına rağmen eğitimini aksatmadı. Duru Candansayar, ilköğretim ve lise eğitiminden sonra 2022'de girdiği üniversite sınavında ilk tercihi olan Başkent Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nü kazandı. Başarılı not ortalaması sayesinde 2023 yılında aynı üniversitede Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü'nde çift ana dal yapmaya başlayan Candansayar, bu bölümden 3 yılda, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nden ise 4 yılda bölüm 3'üncüsü olarak mezun oldu. Şimdiki hedefi akademisyen olmak olan Candansayar, İngilizcesini geliştirerek Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (ALES) hazırlanıyor.

'İLETİŞİMİ SEVİYORUM'

İpsala ve Kapıkule'de 7 bin 160 tarihi eser ele geçirildi (2)
İpsala ve Kapıkule'de 7 bin 160 tarihi eser ele geçirildi (2)
İçeriği Görüntüle

Duru Candansayar, televizyon ve iletişim alanına yönelmesinde Serebral Palsili Çocuklar Derneği'nin (SERÇEV) önemli rol oynadığını, dernek aracılığıyla serebral palsi ile ilgili televizyon programlarına katıldığını söyledi. Candansayar, 'Sonra 'Ben televizyonda olmalıyım' dedim. Milli Eğitim Vakfı Gökkuşağı Özel Eğitim İlkokulu'nda öğrenim gördükten sonra SERÇEV Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Televizyon ve Sinema Bölümü'nü bitirdim. Daha sonra üniversiteyi tamamladım. Benim bu başarıları gerçekleştirme sebebim ailem. Çünkü onlar bana destek olmasaydı böyle olmazdı. Hatta annemle benim 2 yaşındayken çekilmiş bir videomuz var. Orada, konuşmayı çok fazla sevdiğim için 'Sen radyo, televizyon ve sinema ya da gazetecilik falan mı okusan' demiş. Gerçekten kendimi ifade etmeyi ve iletişim kurmayı seviyorum' dedi.

'HAYAL ETMEK ÖZGÜRLÜKTÜR'

Çandansayar, halkla ilişkiler alanının kendisine daha yakın olduğunu belirterek, 'Ben teoriyi seviyorum. Masa başında olmayı, uzun saatler bilgisayarımda bir şeyler yazmayı seviyorum. Bu yüzden radyo, televizyon ve sinemadan çok halkla ilişkiler alanı bana daha yakın. Akademisyen olmak istiyorum. Özellikle kendi üniversitemde kalabilirsem halkla ilişkiler alanında devam etmek istiyorum. Ancak bu, kurumsal alana kapalı olduğum anlamına gelmiyor. Öyle bir imkanım olursa kendimi kurumsal alanda da göstermek isterim. Şu anda İngilizcemi geliştirerek ALES'e hazırlanıyorum. Hayal etmek özgürlüktür. Hayal ettiğiniz zaman yapmak istediğiniz şeyi fark ediyorsunuz. Eğer size o imkan verilirse hayallerinize adım adım gidiyorsunuz' ifadelerini kullandı. (DHA)

Kaynak: DHA