ANKARA (AA) - Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail aleyhine açılan "soykırım" davasında aldığı ihtiyati tedbir kararlarına, birçok ülke destek verdi.

UAD, Güney Afrika'nın açtığı soykırım davasında, İsrail'in Gazze sakinlerine yönelik öldürme, saldırı ve yıkımla ilgili her türlü eylemden kaçınması ve soykırımı önlemek için tüm tedbirleri almasına hükmetti.

Birçok ülke UAD'nin kararını olumlu karşılarken İsrail'in bu karara uyma zorunluluğuna da çokça vurgu yapıldı.

- Türkiye tedbir kararının İsrail tarafından derhal ve tam olarak uygulanmasını bekliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, UAD'nin İsrail kararına ilişkin sosyal medya hesabından "Uluslararası Adalet Divanında Gazze'deki insanlık dışı saldırılarla ilgili alınan ihtiyati tedbir kararını değerli buluyor, memnuniyetle karşılıyorum. Filistinli masum sivillere yönelik işlenen savaş suçlarının cezasız kalmaması için sürecin takipçisi olmayı sürdüreceğiz. Soykırım Sözleşmesi'ne taraf ülkeler için bağlayıcı olan bu kararın, İsrail'in kadın, çocuk, yaşlı ayırt etmeden gerçekleştirdiği saldırılarının artık bir son bulmasına vesile olmasını diliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Dışişleri Bakanlığı da UAD'nin, İsrail'in Gazze'de yaşayan Filistin halkına yönelik saldırılarına ilişkin açıkladığı ihtiyati tedbir kararının İsrail tarafından derhal ve tam olarak uygulanmasının beklendiğini belirtti.

- İrlanda, UAD'nin aldığı tedbir kararlarından memnun olduğunu açıkladı

İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin, yazılı açıklamasında "Divan'ın kesin ve bağlayıcı olan kararlarını memnuniyetle karşılıyorum. Bunlar, İrlanda'nın çatışmanın başlangıcından beri sürekli olarak talep ettiği önlemlerdir." ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, UAD'nin İsrail'e yönelik aldığı ihtiyati tedbir kararlarının tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu vurguladı.

BM Sözcülük Ofisinden yapılan açıklamada, Guterres'in, UAD'nin "İsrail'in Gazze sakinlerine yönelik öldürme, saldırı ve yıkımla ilgili her türlü eylemden kaçınması ve soykırımı önlemek için tüm tedbirleri alması" ve "İsrail devleti, Gazze'de yürüttüğü askeri operasyonları derhal durdurmalı" hükümlerini not ettiği belirtildi.

- Almanya: "İsrail de bu kararlara uymak zorunda"

İspanya'da azınlık sol koalisyon hükümeti, UAD'nin İsrail'in Gazze'de soykırımını önlemek için tüm tedbirleri alması gerektiğiyle ilgili verdiği kararı memnuniyetle karşılayıp bu tedbirlerin alınmasında ısrarcı olduğunu kaydetti.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, "Barışı, savaşın sona ermesini, rehinelerin serbest bırakılmasını, insani yardıma erişimi ve İsrail'in yanında Filistin devletinin kurulmasını savunmaya devam edeceğiz. Böylece her iki ulus da barış ve güvenlik içinde bir arada yaşayabilir." görüşünü aktardı.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da "ateşkes" ve "iki devletli çözüm" çağrıları yinelenerek, "Barıştan ve uluslararası hukuktan yanayız. UAD'yi destekliyoruz ve şiddet sarmalını durdurmak için çalışıyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Alman hükümeti, UAD'nin İsrail ile ilgili kararının uluslararası hukuk kapsamında bağlayıcı olduğunu ve İsrail'in de bunlara uymak zorunda olduğunu belirtti.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, yaptığı yazılı açıklamada, UAD'nin davanın esasına ilişkin bir karar vermediğine ancak ihtiyati tedbirle ilgili önlemler alınmasına hükmettiğine işaret ederek, "Bunlar uluslararası hukuk kapsamında bağlayıcıdır. İsrail de bunlara uymak zorundadır." görüşünü paylaştı.

Slovenya Dış ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon, kararın, İsrail'e Gazze'deki sivillere yönelik katliamı derhal durdurması için açık bir mesaj olduğunu söyledi.

Fransa'da muhalif siyasetçiler, UAD'nin İsrail aleyhine açılan "soykırım" davasında ihtiyati tedbire hükmetmesini "tarihi bir karar" olarak niteledi.

Fransa, İsrail aleyhinde açılan soykırım davası kapsamında, BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ne ilişkin görüşünü sunmayı planladığını belirtti.

Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Fransa, uluslararası hukuka saygı duyulmasına son derece bağlı olduğunu, Uluslararası Adalet Divanına güvendiğini ve onu desteklediğini bir kez daha belirtiyor." ifadesine yer verildi.

Hollanda'nın geçici hükümeti, UAD'nin İsrail'e yönelik aldığı ihtiyati tedbir kararlarına uyulması çağrısında bulundu.

- Filistin, kararı memnuniyetle karşıladı

Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, ihtiyati tedbir kararının İsrail'in "cezalandırılmaktan kaçış sürecini sonlandırdığı" değerlendirmesinde bulundu.

Iştiyye, yayımladığı yazılı açıklamada “Bu karar, İsrail'in cezadan kaçış sürecinin sonu ve İsrail'e yardım eden ülkeleri bu yardımı bırakmaya zorlama anlamına geliyor." ifadelerini kullanarak, UAD’nin, Gazze Şeridi'nde yaşanan vahşet ve trajediyi göz önünde bulundurarak derhal ateşkes kararı almasını beklediklerini ve İsrail'in sanık sandalyesine oturtulmasının önemini vurguladı.

Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, UAD'nin İsrail'in Soykırım Sözleşmesi kapsamında yasaklanan fiilleri işlemesini önlemesine ve gerekli tedbirleri almasına hükmetmesini memnuniyetle karşıladı.

Maliki, yaptığı yazılı açıklamada, "İşgalci güç İsrail de dahil olmak üzere tüm devletlere UAD'nin hükmettiği tüm geçici tedbirlerin uygulanmasını sağlama çağrısında bulunuyoruz, bu bağlayıcı bir hukuki yükümlülüktür." ifadesini kullandı.

Filistin Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ammar Hijazi, UAD'nin açıkladığı ihtiyati tedbirlerin "tarihi" olduğunu vurgulayarak, "İsrail tarihte ilk kez halkımıza yönelik işlediği insan hakları ihlallerinin hesabını veriyor." dedi.

Alınan ihtiyati tedbir kararının "tarihi" olduğunu vurgulayan Hijazi, "İsrail tarihte ilk kez halkımıza yönelik işlediği insan hakları ihlallerinin hesabını veriyor. Üçüncü devletlerin de mahkeme kararını uygulamakla eşit derecede sorumlu olduğunun vurgulanması da önemlidir. Bu karar kesinlikle İsrail'in halkımıza yönelik vahşetine son vermesini sağlayacaktır." diye konuştu.

Filistin Ulusal Girişim Hareketi Genel Sekreteri Mustafa el-Bergusi, ihtiyati tedbir kararını, İsrail ve destekçilerinin yargılanmasının başlangıcı olarak değerlendirdi.

Bergusi, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu karar, İsrail'i ve destekçilerini Gazze Şeridi'nde ve tüm Filistin'de işlediği savaş suçları ve soykırımdan sorumlu tutmanın başlangıcıdır." dedi.

Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas, ihtiyati tedbir kararına ilişkin memnuniyetini açıkladı.

Kararın, Gazze'deki Filistin halkına yönelik her türlü saldırının durdurulması anlamına geldiğine dikkati çeken açıklamada, "Uluslararası toplumu, düşmanı (İsrail) mahkeme kararlarını uygulamaya zorlamaya ve halkımıza karşı devam eden soykırım suçunu durdurmaya çağırıyoruz." denildi.

Öte yandan Filistin İslami Cihad Hareketi, İsrail'i, Gazze Şeridi'ndeki saldırılarını durdurmaya zorlayan bir karar almayan UAD'yi kınadı.

UAD'nin soykırım davasında aldığı ihtiyati tedbir kararının İsrail tarafından istismara açık ve istenilen şekilde kullanılabileceğine dikkati çekilen İslami Cihad'ın açıklamasında, "Dolayısıyla bu karar, Filistin halkını devam eden soykırımdan korumak için öldürme ve saldırıların durdurulması talebini karşılamadı." değerlendirmesi yer aldı.

- Güney Afrika, kararı uluslararası hukuk açısından zafer olarak nitelendirdi

Güney Afrika Adalet Bakanı Ronald Lamola, UAD'de İsrail aleyhine alınan kararın uluslararası hukuk açısından zafer olduğunu belirterek, "Divanın kararı, uluslararası hukuk açısından, Gazze halkı, çocukları ve kadınları açısından bir zafer." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığı, UAD'nin İsrail aleyhine aldığı tedbir kararlarının, Filistin halkının adalet arayışında önemli bir dönüm noktası olduğunu bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "UAD, aldığı kararla İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin soykırım niteliğinde olduğunu tespit etti ve bu temelde geçici tedbirler alınmasına karar verdi." ifadesi kullanıldı.

Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, kararının ardından ateşkes için ortak bir çaba gösterilmesi ve iki devletli kalıcı bir çözüm için müzakerelere başlanması gerektiğini söyledi.

Ramaphosa, karar sonrası yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını soykırım eylemleri olarak nitelendirdik ve İsrail'in sorumlu tutulmak zorunda olduğunu söyledik. Uluslararası Adalet Divanı bizi haklı buldu." ifadelerini kullandı.

Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanı Naledi Pandor da kararın Gazze'deki hayatların kurtarılması için önemli olduğunu belirterek, artık iki devletli çözümün tartışılması gerektiğini söyledi.

Okunan kararda "ateşkes" kelimesinin yer almamasının hayal kırıklığı olmadığını ancak dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Pandor, "Umudum, bundan sonra iki devletli çözümün tartışıldığı bir sürece doğru ilerleriz." görüşünü aktardı.

Güney Afrika Kamu Diplomasisi Başkanı Clayson Monyela, tedbir kararı hakkında, "Hükümlerin hayata geçmesinden oluşan asıl iş şimdi başlıyor." açıklamasında bulundu.

Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Dairesi Genel Müdürü Zane Dangor, ihtiyati tedbirlerin, İsrail'in "75 yıldır süregelen kurumsal cezasızlık anlayışına son verdiğini" söyledi.

- Pakistan: "Karar tam ve etkili uygulanmalı"

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, UAD'nin İsrail'in Gazze'den çekilmesini talep etmediğini belirterek, "Bununla birlikte mahkeme, Gazze'deki sivil nüfusun çektiği acıların boyutunun soykırım sorusunu gündeme getirilmesini haklı kıldığını kabul etmiştir." dedi.

UAD'nin kararlarına ilişkin İsrail’in Gazze'den çekilmesine yönelik beklentiler olduğunu vurgulayan Zaharova, "Kararlarla, çok sayıda beklentinin aksine, İsrail'in düşmanlıkları durdurması ve Gazze Şeridi'nden çekilmesi talep edilmedi." ifadesini kullandı.

Pakistan, UAD'nin İsrail'e yönelik aldığı ihtiyati tedbir kararlarını memnuniyetle karşılayarak, bunun tam ve etkili uygulanması gerektiğini vurguladı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Filistin halkına karşı askeri saldırganlık ve suç teşkil eden eylemlerde bulunduğu belirtilerek, UAD'nin kararının Filistin halkının adalet arayışında ve İsrail'in uluslararası hesap verebilirliğinde önemli bir kilometre taşı olarak görüldüğü kaydedildi.

- Uganda, karara "karşı" oy kullanan yargıcın kendi duruşlarını temsil etmediğini bildirdi

Uganda, UAD'de İsrail aleyhine alınan tedbir kararlarının hepsine "karşı" oy kullanan Ugandalı yargıç Julia Sebutinde'nin kendi duruşlarını temsil etmediğini duyurdu.

Uganda'nın BM Daimi Temsilcisi Adonia Ayebare, sosyal medya platformu X'ten yaptığı açıklamada, "Yargıç Sebutinde'nin UAD'de verdiği karar, Uganda hükümetinin Filistin'deki duruma ilişkin tutumunu temsil etmemekle birlikte, Uganda'nın Filistin halkının içinde bulunduğu acı durumun son bulması için verdiği destek, Birleşmiş Milletlerde kullandığı oylarla ortaya konmuştur." ifadelerini kullandı.

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, UAD'nin soykırım davasında İsrail ile ilgili aldığı karara ilişkin, "İnsanlığın zaferi, İsrail'in yaptığı soykırımı durdurmalı." ifadesini kullandı.

Sosyal medya hesabı X'ten UAD'nin İsrail'e yönelik kararını paylaşan Petro, "İnsanlığın zaferi, İsrail'in yaptığı soykırımı durdurmalı. Talep edilen şey, her iki tarafın da elindeki rehineleri bırakması ve kapsamlı bir ateşkes yapılmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Mısır, UAD'nin Gazze'de "acil ateşkes talep etmesini" beklediğini ifade ederek, İsrail'e UAD'nin Gazze Şeridi'ne ilişkin tedbirlerine uyma çağrısı yaptı.

Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada Mısır, "UAD'nin İsrail'in Gazze Şeridi'nde işlediği soykırım suçları konusunda birincil yargı yetkisine sahip olma kararını memnuniyetle karşıladı." denildi.

Suudi Arabistan da kararı memnuniyetle karşıladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Uluslararası Adalet Divanının, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde Filistin halkına yönelik soykırımı durdurmayı amaçlayan her türlü ön kararını memnuniyetle karşılıyoruz." ifadelerine yer verildi.

- İsrail UAD'yi "antisemitizm"le suçladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ihtiyati tedbir kararına ilişkin, ülkesinin "uluslararası hukuka bağlılığının sarsılmaz" olduğunu iddia etti.

Netanyanu, "İsrail'in uluslararası hukuka bağlılığı sarsılmazdır. Ayrıca, ülkemizi ve halkımızı savunmaya devam etme yönündeki kutsal bağlılığımız da aynı derecede sarsılmazdır." ifadelerini kullandı.

İsrail'e yönelik "soykırım" suçunu reddeden İsrail Başbakanı, ülkesinin "Hamas’a karşı kendini savunmaya ve Filistinli sivillerin zarar görmesini engellemek için elinden geleni yapmaya" devam edeceğini iddia etti.

İsrail aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, ülkesi aleyhinde açılan soykırım davasında ihtiyati tedbir kararı alan UAD'yi "antisemitizm" ile suçladı.

UAD'yi "Yahudi karşıtlığı" ile suçlayan Ben Gvir, "Lahey'deki antisemit mahkemenin kararı, önceden bilineni kanıtlıyor: Bu mahkeme adalet değil, Yahudi halkına yönelik zulüm arıyor. Holokost sırasında sessiz kaldılar, bugün de ikiyüzlü bir şekilde devam ederek bir adım daha atıyorlar." ifadelerini kullandı.

İsrail Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada "Uluslararası Adalet Divanında İsrail'e yöneltilen soykırım suçlaması yanlış ve çirkindir." ifadelerine yer verilerek, söz konusu suçlamanın temelsiz olduğu ve Soykırım Sözleşmesi'ni "istismar ettiği" öne sürüldü.

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, UAD yargıçlarından, Gazze'deki Filistin halkının göç ettirilmesi için dünya ülkelerine çağrı yapmasını istedi.

Trump, hakkında dava açan Başsavcı Willis'in "romantik ilişkisi" için mahkemeye yeni kanıtlar sundu Trump, hakkında dava açan Başsavcı Willis'in "romantik ilişkisi" için mahkemeye yeni kanıtlar sundu

Smotrich, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Hamas'ın Yahudi halkına soykırım yapma girişiminde bulunduğunu" iddia etti.

UAD hakimlerini hedef alan aşırı sağcı Smotrich, "Gazzelilerin durumuyla ilgilenen Lahey hakimleri, dünya ülkelerine kapılarını açma, Gazzelileri kabul etme ve rehabilitasyonuna yardımcı olma çağrısı yapmaya davetliler." ifadelerini kullandı.