Olayın gerçekleştiği işten çıktıktan sonra eşi ile buluşan baba Serkan Sakin, alışveriş yaptıkları sırada kreşten arandığını ifade ederek, ''Bize telefon açtılar 'Alperen bayıldı, biz hastanedeyiz acilen gelin' dediler. Şimdi ben hastaneye gittiğim zaman, kreş çalışanları ve kreşin sahibi, 'Biz çocuğu yatağına yatırmıştık, yemeğe kaldırmak için gittiğimiz zaman çocuğu uyandıramadık. Ondan sonra uyanmayınca da apar topar hastaneye götürdük. Öğlen yemeği için uyandırmaya çalışmıştık' şeklinde ifade verdiler. Beni aradıkları zaman saat 17.00'a geliyordu. Şimdi öğle yemeği 17.00'de mi yenir bu bir, ikincisine gelince de hastanede Alperen'e müdahale eden doktor, 'Bir saattir çocukla ilgileniyoruz gerekli müdahaleyi yapıyoruz, maalesef yaşatamadık. Çocuk zaten buraya geldiği zaman vefat etmişti. Yolda vefat etmiş, yahut daha öncesi var bu işin' dedi. Daha sonra kreş çalışanlarına soruyorum, yolda nefes alıyordu diyorlar. Ondan sonra bugün çelişkili ifadeler vermişler polise, bunun sonucunda çocuk sabah 07.30'da buradan alınmış, sonra kreşin orda çocuklar servisten aşağı inmişler. Alperen bu serviste uyuyor, bir şekilde bu serviste unutulmuş ve çocuk akşam 16.30'a kadar o servisin içinde havasız, insan aç susuz belki bir gün yaşar ama benim çocuğum o saate kadar İzmir'in sıcağında camları kapalı bir minibüsün içerisinde ne kadar kalabilir. Benim çocuğum zaten çoktan ruhunu teslim etmiş, ben gözüm gibi baktım yavrularıma, her anne babanın baktığı gibi. Vatanına milletine hayırlı bir evlat olsun diye didindim durdum. Biz vatanını milletini seven insanlarız, belki bugünün Başbakanı belki yarının Cumhurbaşkanı olacaktı.'' açıklamasında bulundu. 

OĞLUM BÜYÜK İHMAL YÜZÜNDEN CAN VERDİ

Baba Serkan Sakin sözlerini şöyle devam etti, "Benim çocuğum saçma sapan bir ihmal yüzünden hayata gözlerini yumdu. Canımdan can koptu kardeşim, canım gitti yani ben yandım başkası yanmasın.''