Uzmanlar, Türkçe'nin içinde bulunduğu durumu değerlendirmek ve dilin güncel sorunlarına çözüm önerileri getirmek amacıyla Türkçe Şurasında bir araya geldi.

Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü tarafından "Yunus Emre ve Türkçe Yılı" dolayısıyla Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde "Türkçe Şurası" düzenlendi.Programın açılışında konuşan Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı Mehmet Doğan, Türkiye'de ilk kez bir "Dil Şurası" toplandığını, bunun da Yunus Emre'nin himmetiyle olduğunu söyledi.Dile hassasiyet göstermenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Doğan, günlük dil, edebi dil ve ilim dilinin birbirinden farklı olduğunu ancak tüm bu alanlara geçiş sağlayacak şekilde konuşmak ve yazmak gerektiğini ifade etti.

Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Kutalmış Yalçın da Yunus Emre'nin Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biri olduğuna ve şiirleriyle insanlara özel mesajlar verdiğine dikkati çekti.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Ekrem Erdem ise Türkçe'nin bozulma sebeplerinin başında "yabancı kelime istilasının" geldiğini, birçok yabancı kelimenin Türkçeleştirilmeden dile girmesinin Türkçe için büyük bir tehlike olduğunu anlattı.

Vakit kaybetmeden sorunlu olan ve işleyişi yoran her şeyin üstesinden gelinmesi gerektiğini söyleyen Erdem, Türkçeye mal olanların muhafaza edilmesi, yeni kelimelerin de Türkçeleştirilerek dile alınması gerektiğini vurguladı.

Halk TV ve Tele1'e RTÜK'ten ceza Halk TV ve Tele1'e RTÜK'ten ceza

Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da Türkçenin felsefe dili olma konusunda önemli bir birikim sağlandığını, Türkçe felsefeyi geliştirmek için düşünen, yeni imkanlar arayan, bu imkanları kullanan ve geliştiren, diğer toplumların felsefelerine hakim ve muhakeme yeteneği olan zihinlere ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.