TİRİLYE KAHVALTISI

Abone Ol

Trilye'ye bu hafta da devam etmek istiyorum yoksa gerçekten haksızlık etmiş olurum diye düşünüyorum. Sadece kendisini değil halkınıda çok sevdim. Londra'dan arkadaşım Münevver,  Çamlı kahvede hayatının en lezzetli tostunu yediğini söyleyince hemen yola koyuldum. Ben de akşam yemeğinde hayatımın en lezzetli uskumrusunu yemiştim, tosta yer kalmamıştı ama en azından bir kahve içerim diyerek yola koyuldum. Sahilden merdivenleri çıkarak kolayca ulaştım ama dönüş beni korkuttu açıkçası


Dar ve yokuşlu sokaklarında ki köpeklerden korktum insanlarından değilde. Tarihi Çamlıkahve'nin içi cıvıl cıvıldı. Trilye'yi yukardan gören bir felezin üzerinde kurulmuş yöresel bir restorant. Aslında öyle çay bahçesi restorant karışımı gibi
 Çok ama çok şirin bir mekan. Masalarda ilerliyen bir saat olmasına rağmen doluydu. Sade Dibek kahvemi içtikten sonra yola koyulmaya çekindim bu endişemi de  dile getirince sahibi olduğunu düşündüğüm bey hemen arabasının anahtarını oğluna uzatarak beni otelime bırakmasını istedi. Evet inanılması zor ama hala böyle güzel insanlar kalmış.


Çamlı kahve yöresel kahvaltısıylada ünlü, bir akşam daha kalsam kesinlikle denemek isterdim. Sosyal medyada serpme kahvaltısı ve manzarası ile ünlü Bağ Evi restorantıda denemek istedim. Bu kadar meşhursa mutlaka vardır bir sebebi değilmi?  Ikiside yan yana zaten. Tepeden bakıldığında görülen manzara gündüz gözüyle daha da bir muhteşem. Manzaraya şahane bir serpme kahvaltı ve güler yüz eklenince de ne iyi yaptım da geldim diyorsun. Incir reçelinden tutunda portakal reçeline inanılmaz keyifli bir kahvaltı garanti. Parantez içinde kahvaltının sunumuda ayrı bir özenle hazırlanmış. Ilk defa pembe renkli zeytinde burda yedim. Reçeli ben bizim Türk kahvaltılarımıza çok yakıştırıyorum çok yermiyim hayır ama rengarenk minik kaplarda sunumlarına bayılıyorum hepsini denemek istiyorum. Çarşı içinde yöresel ürünler satan bir dükkanda annemlere karadut ve karpuz reçelleri alarak Mudanya'nın yolunu tuttum. Tirilye rengarenk atmosferi, tarihi yapıları, dar sokakları, masmavi denizi ile beni büyüledi. Mutlaka tekrar tekrar gelmeyi daha fazla vakit geçirmeyi istediğim bir kasaba.
Trilye'ye gelipte burnunun dibindeki Mudanya'ya uğramadan olmaz