banner43

Sosyal medyanın özgürlük masalı ve 'kötü kurt' Trump

Trump’ın hesabına erişmek isteyenlerin karşısına bu hesap askıya alınmıştır uyarısı çıkmaya başladı- Yasak sadece Twitter ile sınırlı kalmadı. Neredeyse eşzamanlı şekilde, Trump’a bütün sosyal medya mecralarında karartma uygulandı; hesapları ya kapatıldı ya da askıya alındı.

TEKNOLOJİ 12.01.2021, 12:01 12.01.2021, 12:27
17
Sosyal medyanın özgürlük masalı ve 'kötü kurt' Trump

İSTANBUL (AA) -YUSUF ÖZKIR- Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) gerçekleşen 6 Ocak Kongre binası baskını pek çok açıdan önümüzdeki sürecin belirleyicileri arasında yer alacak. ABD’nin merkezinde yer aldığı dünya sisteminin artık sonunun geldiği yönündeki tartışmalardan Amerikan federal sisteminin daha çok tartışılacağı bağlamındaki anlatılara uzanan geniş bir düzlemde, mesele gündemde olacak gibi görünüyor. Buna ABD’nin Çin’le giriştiği ekonomik ve Rusya’yla belirli bir ölçüde giriştiği askeri güç mücadelesini de eklemek gerekir. 20 Ocak’ta başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Demokrat Joe Biden ve yönetiminin Kongre baskını sonrasında daha fazla içe mi kapanacağı, yoksa seçim kampanyasında vurguladığı üzere Amerika’nın (küresel güç mücadelesi ve hegemonya alanlarına) geri döneceği bir sürecin mi yaşanacağını zaman gösterecek. Fakat her halükârda 6 Ocak Kongre binası baskını bir kırılma noktası olarak sadece Joe Biden yönetimi bakımından değil, Amerikan müesses nizamı için de bir nevi travma işlevi görmeye devam edecek. Çünkü ABD 6 Ocak’ta pek çok Demokrat partilinin tanımladığı gibi artık kendi “teröristleri” ile en üst seviyeden tanışmış oldu.

- Sosyal medya şirketlerinin müdahalesi

Kongre binası baskını sonrasında gündeme gelen bir diğer konu ise sosyal medya mecralarının pratikleri oldu. Twitter ve Facebook’un öncülük ettiği bu pratiklerde, daha önce olduğu gibi, şirketler ABD Başkanı Trump’ın Twitter hesabından yaptığı paylaşımlar konusunda kapatma ve sınırlandırma yönünde işler yaptı. Aslında Twitter tarafından gerçekleştirilen bu uygulama yeni değil: 3 Kasım’da yapılan ABD seçimlerinin kampanya sürecinde başlayan yaklaşım biçimi, sair zamanlarda Trump aleyhine hayata geçirilmişti. Fakat bu kez işin rengi tümüyle değişti.

6 Ocak Kongre binası baskını sürecinde hesabın 12 saat boyunca askıya alınması yeni bir ileri adım olarak değerlendirilmişti; gerçekten de hemen ardından Trump’ın hesabı tümüyle kapatıldı. Trump’ın hesabına erişmek isteyenlerin karşısına bu hesap askıya alınmıştır uyarısı çıkmaya başladı. Yasak sadece Twitter ile sınırlı kalmadı. “Big Tech” olarak kavramsallaştırılan yeni iletişim teknolojilerinin yönetim katı tarafından, neredeyse eşzamanlı şekilde, Trump’a bütün sosyal medya mecralarında karartma uygulandı; hesapları ya kapatıldı ya da askıya alındı. Twitter ve Facebook dışında bu şirketler arasında Google, Instagram, YouTube, Snapchat, Spotify, Reddit, Pinterest, Twitch ve Shopify gibi mecralar yer alıyor. Trump’ın aslında Cumhuriyetçi seçmenin sohbet için yoğun şekilde kullandığı Parler’de hesap açması ve Trump taraftarlarının üyelik için yoğun ilgi göstermesi üzerine Google, Parler’ı Play Store’dan çıkartarak oradaki varlığını da engellemiş oldu. Trump’ın Beyaz Saray’a ait @POTUS hesabından yaptığı paylaşımlar da Twitter tarafından silinmiş durumda.

Dolayısıyla Trump’ın sosyal medyada hesap açarak hedef kitlesine sesini duyurabileceği bir mecra olarak sadece Çin’li Tik Tok kalmış oldu. Ana akım Amerikan medyasının yüzde 90’lar oranında Trump karşıtı olduğu realitesiyle eşzamanlı düşünüldüğünde, Trump’ın büyük bir sınırlandırmayla karşı karşıya olduğu açık. Fakat bu uygulamanın sadece Trump ile sınırlı kalacağını düşünmek, meselenin esasını gözden kaçırmak olur. Çünkü yukarıda isimleri zikredilen Big Tech şirketlerinin birbirleriyle sermaye ortaklığı ve yoğun sahiplik ilişkisi bulunuyor. Bu tabloya bakılarak, sosyal medya şirketlerini kontrol eden sermaye gruplarının salt ABD’de değil, aynı zamanda küresel ölçekte de kendi kurallarını ve prensiplerini istedikleri zaman dayatabileceği sonucunu çıkarmak eşyanın tabiatına uygun. Dünya iletişimin gücünü kontrol etme konusunda tekelleşmiş yeni bir küresel hegemonya biçimiyle karşı karşıya. Henüz görevdeki bir ABD başkanı için tüm mecraları kapatan büyük sermaye gruplarının, kendi çıkarlarıyla uyuşmadığını düşündükleri durumlarda, benzer uygulamaları farklı siyasi aktörlere karşı da yapabileceğinin herkes farkında.

- Kim daha eşit

George Orwell’in Hayvan Çiftliği romanını anmanın tam sırası: Yazar 1950’nin başlarında yayımladığı kitabında, hayvanların hak ve eşitlik arayışıyla çiftlik sahiplerine karşı giriştiği isyan üzerinden bir sistem eleştirisi yapar. Kitabın odağında bir siyasal sistem olarak sosyalizm ve onun eşitlik vurgusu üzerinden kitlelere sunulması yer almaktadır. Çünkü insanların çiftlik yönetiminde eşitliğe aykırı faaliyetleri nedeniyle isyan eden hayvanlar, insanları kovduktan sonra yeni bir düzen kurarlar; fakat kurulan yeni düzende de hiyerarşiler oluşur. Başlangıçta fazla önemsenmeyen bu hiyerarşiler gün geçtikçe yeni eşitsizliklere neden olan birer mekanizmaya dönüşür ve bu böyle devam eder. Kitabı anlatma niyetinde değilim; ama sonuçta hayvanlar tarafından kurulan düzen, başlangıçtaki iddiaların aksine, bazı hayvanların “diğerlerinden daha eşit” görüldüğü bir düzen olarak temayüz eder ve “daha eşit” olan hayvanların dışındakiler, insanların yönetimindeki çiftlik düzenini özlemle anmaya başlar.

Orwell’in Hayvan Çiftliği romanındaki kurgu, sosyal medya şirketleriyle dünyaya pompalanan, herkesin eşit koşullarda içerik paylaşabileceği, ifade özgürlüğünün kısıtlanmayacağı ve kurucu yapının herkese eşit mesafede olacağı yönündeki iddialar ile aslında büyük ölçüde benzeşiyor. Algılar ve gerçekler birbirinden olabildiğince uzak. Tüm sosyal medya kullanıcıları “eşit” ama bunun da bir “sınırı” bulunuyor. Bu sınırı ise ilgili şirketlerin patronları belirliyor. Çizilen bu sınırlar doğrultusunda, ilgili sosyal medya şirketleri, Türkiye gibi bazı ülkelerin güvenlik ve egemenlik haklarını dikkate almayabiliyor. Bu şirketler Türkiye tarafından terörist olarak aranan isimlere olabildiğince geniş bir hareket alanı sağlayabiliyor. Dolayısıyla devlet dışı aygıtlar arasında tanımlayabileceğimiz sosyal medya şirketlerinin yeni bir hegemonya biçimi üreterek küresel ve siyasal alanları parsellemede el yükselttiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde ilgili şirketlerin bazı ülkelere “daha eşit” muamelesi yaparken Türkiye gibi “diğerlerine” ise eşit olmayan ve verilenle yetinmesi gereken ülkeler muamelesi yaptığı görülüyor. Bu yüzden Twitter ve Facebook şirketlerinin başını çektiği uygulama biçimlerini, bazılarına devasa ayrıcalıkların tanındığı yeni bir “hayvan çiftliği” uygulaması olarak değerlendirmek mümkün.

- Hiyerarşinin geri dönüşü

Yasama, yürütme ve yargı ile birlikte demokrasilerde dördüncü erk olarak vurgulanan medyanın artık toplum adına iktidarları denetleyemediği varsayımıyla birlikte, küresel ölçekte “beşinci güç” kavramı, büyük ölçüde iki binli yılların başında dolaşıma sokulmuştu. O günden bugüne, süreç içinde yoğun şekilde sahiplenilen yeni iletişim teknolojileri için, mevcut durum yeni bir aşama olarak değerlendirilebilir. En azından bu sanal dünyalara giydirilmiş olan “hakikatin temsili” yanılsaması konusunda bir farkındalıktan bahsedilebilir.

Teknolojik ilerlemenin geriye döneceğinden bahsetmiyorum elbette. Altını çizdiğim gerçeklik, sosyal medya platformları için bir ön kabul şeklinde dayatılan tarafsızlık, objektiflik, eşitlik ve ifade özgürlüğü yönündeki mitlerin geride kaldığıyla ilgili. Sair zamanlardaki uygulamalarıyla ilgili şirketler ilk örneklerini vermiş olsa da, görevdeki ABD başkanının sessizleştirilmesi, aslında dünyaya verilmiş ürkütücü bir mesaj. Bu mesaja göre, gerek duyulduğunda, küresel sermaye şirketlerinin milli iradeler tarafından seçilen siyasetçileri hiçe sayabileceği ve onlara hiyerarşik bir ilişkinin dayatılabileceği yargısı ön planda.

Kitle iletişim araçları ile kontrol ve ikna kavramları arasında kurulan güçlü ilişkinin yeniden tasarlandığı bir düzlemde, sosyal medya şirketleri ile geçmişin sayfalarında bırakıldığı varsayılan medya-birey ve medya-toplum arasındaki hiyerarşik ilişki kurma biçiminin, aslında çok daha güçlü bir şekilde geri döndüğü görülüyor. Farklı ülkelerdeki az sayıda insan tarafından yönetilen medya şirketlerinin o ülkelerdeki çok sayıda insanın duygularına hitap ettiği günlerden geçerek geldiğimiz şimdilerde, hitap edilen mekân, zaman ve nüfus çok daha fazla artarken, yöneten pozisyonundakilerin sayıca bile olabildiğince azaldığı, apaçık bir gerçeklik olarak ortada duruyor. Bir taraftan etkileşim kavramı üzerine kurgulanan masallar anlatılırken, diğer taraftan insanlık tarihinin en katı hiyerarşilerinden biri inşa edilmiş durumda. Bu hiyerarşinin başarısının sırrı ise aslında bir hiyerarşinin olmadığı hissini yaşatabilmesinde saklı. Trump’ın sosyal medyadaki “fişinin çekilmesi” kuşkusuz belli bir etki oluşturmuş olabilir. Fakat büyü henüz bozulmadı.

[İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi olan Doç. Dr. Yusuf Özkır aynı zamanda Kriter dergisinin yayın koordinatörüdür]

Yorumlar (0)
12°
parçalı bulutlu
banner28
Namaz Vakti 26 Ocak 2021
İmsak 06:45
Güneş 08:13
Öğle 13:22
İkindi 15:56
Akşam 18:20
Yatsı 19:43
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
banner27
Günün Karikatürü Tümü
banner35

Gelişmelerden Haberdar Olun

@