Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TBMM Dilekçe Komisyonu Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu toplandı.
TBMM Dilekçe Komisyonu Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu, AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Karamık, komisyonun yaptığı çalışmaları paylaşarak, 'Alt Komisyonumuz 4'üncü toplantısında finansal okuryazarlık bilincinin artırılması ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla 22 Mayıs gününü ülke genelinde 'Finansal Okuryazarlık Günü', devamındaki haftanın ise 'Etkinlik haftası' olarak belirlenmesi hususunda ilgili kurumlarla istişare sürecinin başlatılmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının konuya ilişkin görüş ve değerlendirmelerinin talep edilmesi üzerine, komisyonumuza iletilen cevabi yazılarda, özetle, finansal okuryazarlık becerisinin belirli gün ve haftalar kapsamında ele alınmasının kamuoyunda farkındalık düzeyinin artırılmasına olumlu katkı sağlayacağı ifade edilmiştir. Alt Komisyonumuzun yürüttüğü çalışmalar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'a sunulmuş, 22 Mayıs tarihinin 'Finansal Okuryazarlık Günü' olarak ilan edilmesi yönündeki önerimize destekleri alınmış ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla Resmi Gazete'de kabul edilmiştir' ifadelerini kullandı.
'VATANDAŞLARIMIZ YASA DIŞI BAHİS VE DOLANDIRICILIK NEDENİYLE MAĞDURİYET YAŞIYOR'
Ardından Mali Suçları Araştırma Kurulu Yükümlülük Denetim Dairesi Başkanı Hasan Avcı, milletvekillerine sunum yaptı. Avcı, Başkanlığın genellikle finansal araştırma ve analiz faaliyetleri üzerinde yoğunlaştığını ve sektörel kuruluşların denetim faaliyetlerini gerçekleştirdiklerini ifade etti. Avcı, 'Finansal okuryazarlıkla MASAK Başkanlığının faaliyetleri arasında nasıl bir bağ var?' dersek, bizim aslında temel görev alanımız, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele kapsamında. Ancak ekonomik birimlerin bu mücadeleye katkı sağlayabilmesi için, buradaki risklerden bertaraf edebilmesi için kendilerini, söz konusu suç tipolojilerine, finansal işlemlerin boyutuna, akışına, verisine göre bilgi sahibi olmaları gerekiyor. Özellikle son dönemdeki gündem maddelerine bakacak olursak; yasa dışı bahis, dolandırıcılıkla mücadele kapsamında vatandaşlarımızın ciddi mağdur olduğunu görüyoruz. O nedenle, finansal okuryazarlık kapsamındaki faaliyetleri de son derece önemsiyoruz ve buraya da çok ciddi katkı sağlamaya çalışıyoruz. Tabii, bunların doğrudan etkileri neler olabilir? Finansal okuryazarlığı istenilen seviyeye getiremediğimiz takdirde en olası etkisi, kayıt dışılık artacaktır. Yine, finansal sistem dışındaki işlemler yaygınlaşacaktır ve suçluların ve bu faaliyetlere aracılık eden kişilerin suç gelirlerinin aklanması çabalarının daha da yoğunlaşacağını söyleyebiliriz' diye konuştu.
'YASA DIŞI BAHİSLE ALAKALI 20 TANE YASAL DÜZENLEMEYE İLİŞKİN ÇALIŞMA YAPILACAK'
Finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılabilmesi için farkındalık ve bilinçlendirme çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını belirten Avcı, yasa dışı bahis ile ilgili oluşturulan Koordinasyon Kurulu kapsamında çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Avcı, 'Bunlara ilişkin çok kısa belki özet verebiliriz ama gerçekten çok ciddi başlıkları var. Çok kısa ifade etmek gerekirse, burada 14 tane teknik çalışma, 40 tane idari faaliyet, 5 idari düzenleme ve 20 tane yasal düzenlemeye ilişkin çalışma yapılması öngörülüyor. Bu eylem planının tüm maddeleri esasında şu anda oluşturuldu, peyderpey bu yıl içerisinde faaliyete geçecek. Esasında burada bütün bakanlıklar bu eylem planının paydaş kurumları ancak MASAK'ın yapmış olduğu finansal analizler, savcılıklarla ve kolluk birimlerle yürütülen çalışmalardan ötürü buradaki koordinasyon görevi MASAK Başkanlığına verildi. Esasında bir bakanlık tarafından yapılması düşünülebilirdi ancak bu çalışmaların odağında bizim finansal analizlerimiz olduğu için bu koordinasyonu bizim yürütmemiz istendi. Savcılıklarla çok ciddi çalışmalarımız var. Savcılık soruşturmaları kapsamında bizlerden rapor talep ediliyor. O raporlar kapsamında bizler analiz çalışmaları yapıyoruz. Yine, Emniyetten, kolluk birimlerinden, istihbarat birimlerinden gelen her türlü istihbarata yönelik analiz çalışmaları yapıyoruz. Yine, diğer bakanlıklarımızın mesela Milli Eğitim Bakanlığının, Yükseköğretim Kurumunun, ÖSYM'nin farkındalık artırıcı, özellikle gençlerin bilinçlenmesine yönelik çok ciddi faaliyetleri var. Bunlar üniversitelerde broşürler şeklinde ifade ediliyor. Dağıtıldı, dijital kopyaları oluşturuldu, kamu spotları oluşturuldu' dedi.
'3,6 MİLYAR LİRA İDARİ PARA CEZASI UYGULADIK'
Avcı dijital ortamda şüpheli işlem bildirimlerini 2025 yılından itibaren alınmaya başlandığını kaydederek, 'Geçen yıl 464 binden fazla şüpheli işlem bildirimi aldık ve bu bildirimleri esasında bir kişi, birden fazla kişi, bir kuruluş, birden fazla kuruluş da dahil olabiliyor. 900 binden fazla kişi yani vatandaşımız aslında bu şüpheli işlem bildirimlerinin konusunu oluşturuyor. Başkanlığımızın yürütmüş olduğu analizler de esasında daha çok bu şüpheli işlem bildirimleri üzerine gelen yaptığımız çalışmalar. Rakamları görebiliyorsunuz gerçekten de ciddi bir iş yükümüz var. 559 farklı yükümlü kuruluştan ve 442'den fazla finansal kuruluştan verileri aldık. Girdi kaynağımız bizim şüpheli işlem bildirimleri. Bir diğer ana faaliyet alanımız da yükümlülük denetimleri. Başkanlığa şüpheli işlem bildirimi gönderme sorumluluğu olan tüm kurumları esasında biz yükümlülük denetimi kapsamında değerlendiriyoruz. Burada da geçen yılki denetim programımız kapsamında 793 farklı kurum ve kuruluşu yükümlülük denetimine tabii tuttuk. 247 kuruluşa idari para cezası uyguladık. Bunların toplamı da 3,6 milyar TL'yi geçti. İdari yaptırımlar hala devam ediyor. Bu yıl içerisinde de bu tutarların daha da yükselmesini beklediğimizi ifade edebilirim. Yine, yaptırımlara uyumlu denetim kapsamında 1,6 milyon TL idari para cezası var. Mal varlığı dondurma kararlarına aykırı hareket etmek aslında adli yaptırımı gerektiren bir suç. Burada da farklı suç duyurularımız var. Farklı konulardan 23 hükümlü hakkında da suç duyurusunda bulunduk bu yıl içerisinde' değerlendirmesinde bulundu.
'BİZ KISA VADELİ VE GÜDÜSEL HAREKET EDİYORUZ'
Ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkan Danışmanı Buket Salkım, sunum yaptı. Salkım, OECD ülkeleri arasında 21 puanlık ölçek ile yapılan çalışmada Türkiye'nin 12,5 puan aldığını belirterek, 'Bizim bugün finansal okuryazarlık, eğitim programlarımızın hepsi kişilerdeki bilgi davranış ve tutumu şekillendirmeye yönelik. Bizim burada gözüktüğü gibi bilgi 4,6, davranış 4,8, tutum ise 3,1 çıkmış. Bu bize şunu gösteriyor; Biz kısa vadeli ve güdüsel hareket ediyoruz. Biliyoruz fakat bunları karar aşamasına geçirmede ve davranış kalıbı haline getirmede sıkıntı yaşıyoruz. Sürekli şunu duyarız, tasarruf eylemimiz belli bir seviyenin üzerine çıkamıyor. Aslında biz bir şeyler deniyoruz, yapmaya çalışıyoruz, elimizde bilgi de var fakat bunu bir davranış kalıbı haline getirip süreklilik arz ettiremiyoruz. Uluslararası portreden de bahsetmek için OECD tarafından 8 Eylül 2025 tarihinde bir 'policy brief' yayımlandı. Buna göre dijital dünyadaki finansal okuryazarlık oranlarını verdiler. Toplam 39 ülke katıldı ve 39 ülke arasında biz yokuz, bunların 20'si OECD ülkesi olarak ankette yerini buldu. Burada dijital finansal okuryazarlık oranında katılan ülkeler arasında skor yüzde 53, OECD ülkeleri arasında ise yüzde 25'tir. Asgari düzeyde dijital finansal okuryazarlık seviyesine sahip olan yetişkinler ise yüzde 29. Yani bu şu demek: Sokakta karşılaştığımız her 10 kişiden 7'sinin maalesef ki dijital finansal okuryazarlığı yok. Aynı rapora göre gelir dizeyi ve eğitim durumuyla da finansal okuryazarlık seviyesinin doğru orantılı olduğuna karar verildi' ifadelerini kullandı.
'FİNANSAL AÇIDAN SIZINTININ EN DERİN OLDUĞU NOKTALARA TEMAS ETMEYE BAŞLADIK'
SPK'nın finansal okuryazarlık ile ilgili yaptığı çalışmaları aktaran Salkım, 'İlk Öğretmenim Ailem' uygulamasının 2 milyon 200 bine yakın indirme bulunduğunu söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak başlatılan ÖBA projesini anlatan Salkım, 'Burası bizim için neden önemliydi? 18 yaşından küçük çocukların e-devlet kullanımı 16 yaşından sonra belli sınırlara tabi olsa da çok gözükür değildi ve bizim diplomalarımıza ulaşabilmeleri için ya da sertifikalarımıza sahip olabilmeleri için bir şekilde sisteme girmeleri gerekiyordu; ya ebeveynleri vasıtasıyla giriyorlardı, çoğu da giremiyordu. Bizim kurulumuza gelen CİMER şikayetlerinin çoğunda bunu söylüyordu çocuklar. 'Biz de girmek istiyoruz, biz neden giremiyoruz?', 'E-devlet olmadan girilebilir mi?' Biz de daha sonraki süreçte EBA'ya eklenmek suretiyle, artık her öğrencinin e-devlet olmadan da girebilmesinin kapısını açtık. Burada ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için kapsamlı eğitim programlarını belirledik. Eğitim programlarının içinde 'priv hesaplar', 'itiraf siteleri' ve en önemlisi 'panel hesaplar' vardı. Burada finansal açıdan kırılgan olan, kandırılmasının, sızıntının en derin olduğu noktalara temas etmeye başladık. Belki de ortaokul öğrencileri arasında en yaygın olan panel hesaplar, liseler için priv hesaplar, Deepfake, Grooming uygulamaları; bunları da içine aldığımız sosyal medyada korunmaya yönelik birçok program hayata geçirdik. Milli Savunma Bakanlığında 200 bin kişinin üzerinde askerimize ulaştık' diye konuştu.
'1 MİLYONUN ÜZERİNDE SERTİFİKA VERDİK'
Salkım, 'Dolandırıcıları İbansız Bırakma Harekatı' adlı bir projeye başladıklarını ve proje ile finans iletişimi sayesinde üniversite öğrencileri arasında en dikkat çeken proje olduğunu ekledi. Salkım, 'Biz platform olarak 1 milyonun üzerinde sertifika verdik; sırf jandarmada 16 bin kişiye, üniversitelerde 10 bin öğrenciye yüz yüze ulaştık fakat rakamlar kolay söylense bile aslında bunlar gerçekten uzun uzadıya yapılan bir çalışmanın sonucudur' dedi. (DHA)