Fırat AKAY/BODRUM (Muğla), (DHA)- CUMHURİYET tarihinin tek seferde yapılan en büyük ve kapsamlı rehabilitasyon projelerinden biri olduğu belirtilen 'Hüsamlar Yeniden Maden Rehabilitasyon Sahası'nda çalışmalar devam ediyor. Bugüne dek 250 binin üzerinde fidan dikimi yapılan sahada, son olarak bölgede taşınan zeytin ağaçlarına ek 4 bin fidan dikildi.

Maden Kanunu'nda yapılan düzenleme kapsamında zeytin ağaçlarının taşınması ve yeni dikimlerin eş zamanlı yürütülmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda Yeniköy Kemerköy Enerji, Hüsamlar Yeniden Maden Rehabilitasyon Sahası'nda 4 bin zeytin fidanını toprakla buluşturdu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde düzenlenen etkinliğe, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencileri ile ilköğretim öğrencileri katıldı. Etkinlikte fidanlar öğrenciler tarafından dikildi. Programa, Muğla Valisi İdris Akbıyık, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ile Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kamu temsilcisi ve sektör paydaşı katıldı.

'ENERJİ, ÜRETİM VE ÇEVRE DENGESİNİ BİRLİKTE YÜRÜTMEMİZ GEREKİYOR'

Muğla Valisi İdris Akbıyık, yapılan etkinliğe ilişkin, 'Yeniköy Kemerköy tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız vesilesiyle yapılan bu programda olmaktan dolayı mutluyuz. Burada hem üniversite öğrencilerimiz var hem ilkokul çocuklarımız var. 4 bin zeytin fidanını dikiyoruz. Geçtiğimiz yıllarda da 576 hektarlık bir alana dikilmiş, bu Milas adına sevindirici, güzel bir durum. Zeytin, zeytin ağacı, zeytinyağı sağlığımız için stratejik bir ürün. Milas'ımızın, Muğla'mızın simgesi; dolayısıyla bizler açısından bu yeryüzü cenneti Muğla'mızda değerli bir ürün. Enerji de hayati bir önem taşıyor. Artık dünyada maalesef enerji savaşları çıkıyor. En önemli ticari açığımız enerjiden kaynaklanıyor. Dolayısıyla enerji, üretim ve çevre dengesini birlikte yürütmemiz gerekiyor. Yeniköy Kemerköy Termik Santrali'nin yaptığı ağaçlandırma çalışmaları, zeytin dikimi çok önemli. Ayrıca her taşınan zeytin için bir de fidan dikiliyor, bu çok güzel. Gelirken köylülerle de görüştük, onların da görüşlerini, düşüncelerini aldık. Gelişmiş batı ülkeleri nasıl yapıyorsa biz de çevreye, doğaya duyarlı bir şekilde enerjimizi de üreteceğiz zeytinimizi de koruyacağız memleketimize de sahip çıkacağız' dedi.

Tuncay Sonel'in adının verildiği cadde tabelası söküldü
Tuncay Sonel'in adının verildiği cadde tabelası söküldü
İçeriği Görüntüle

'DÜZENLEME YAPILDI'

Madencilik faaliyeti yapılan alanlardaki zeytinliklerin korunması, taşınması ve yaşatılmasıyla ilgili düzenleme yapıldığını dile getiren MAPEG Genel Müdürü Arslan Narin ise 'Maden sahasının geri kazanımının mümkün olduğunun en önemli örneklerinden birini görüyoruz. Geçen yıl da burada fidanları diktik ve burası tamamen bir kazı alanıydı. Bugün doğanın kendisini çok çabuk yenilediğini görüyoruz. Madencilik faaliyeti yapılan bir alan eğer düzgün yönetilirse, düzgün planlanırsa, düzgün programlanırsa hiç madencilik yapılmamış kadar eski haline dönüşebiliyor. Bu bölgede bunu görebiliyoruz. Geçen yıl Meclis tarafından çıkarılan bir kanun vardı. Özellikle madencilik faaliyeti yapılan alanlardaki zeytinliklerin korunması, taşınması, yaşatılmasıyla ilgili özel bir düzenleme yaptık. Bu bölgeye özel, Türkiye'nin enerjisinin yüzde 3,5'ini karşılayan faaliyetin yürütüldüğü bir alandayız. Burada iki tane termik santral var. Türkiye ekonomisi için, Türkiye enerjisi için vazgeçilmez bir alan. Buraya özel çıkarılan yasada madencilikle ve enerjiyle birlikte tarımın da sürdürülmesi, yaşatılması için bir düzenleme yapıldı. Zeytin alanlarının taşınması, taşınan zeytinin iki katı kadar da zeytin dikilmesi yönünde bir düzenleme yapıldı' ifadelerini kullandı.

'DEZENFORMASYON YAPILIYOR'

Narin, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Son zamanlarda madencilikle ilgili kampanya halinde, 'Türkiye'nin yüz ölçümünün yüzde 80'i, Muğla'nın yüzde 80'i, Ordu'nun yüzde 75'i, Giresun'un yüzde 75'i maden sahası' şeklinde manipülasyon, dezenformasyon yapılıyor. Oysa Türkiye'nin yüz ölçümünün yüzde 20'si civarında, bu oranı geçmeyecek bir oranda maden ruhsatı var. Bir sahaya maden ruhsatı verilmesi, tamamında madencilik faaliyeti yapılacağı anlamına gelmiyor. Madencilik faaliyeti dünyada riski en yüksek faaliyet. 100 arama ruhsatından en fazla bir tanesinde 5 yılın sonunda, 7 yılın sonunda bir maden tespit edilebiliyor. Bu durum da Türkiye'nin tamamına ruhsat verilse dahi yüzde 1'inden fazlasında maden bulunamayacağı anlamını taşıyor. Yüzde 1'lik madene ulaşmak, bulmak için aramak zorundayız. Dolayısıyla potansiyel olan sahalara ruhsat verilmesi normal. Örneğin; Muğla'nın yüz ölçümünün yüzde 22'si civarında ruhsat alanı var. Ama şu anda Muğla'nın binde dördünde fiilen madencilik yapılıyor. Şu sahada, 850 hektarlık bir alanda 2035 yılına kadar madencilik faaliyeti yapılması öngörülüyor. Şu anda 576 hektarlık bir alanın tekrar ağaçlandırıldığı, geriye kazandırıldığı düşünülürse madenciliğin özü itibarıyla ne çevreye ne doğaya ne de insanlığa bir zarar vermediğini tespit edebiliriz. Madencilik üretim faaliyeti, madenin tüketilmesi kadar iklim değişikliğine, çevreye, doğaya zarar vermez.'

'DOĞAYLA BULUŞTURDUK'

Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık da 'Daha önce 11.11 Milli Ağaçlandırma Günü'nde 1000 adet fidan diktiğimiz Hüsamlar Yeniden Maden Sahası'ndayız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerimiz kapsamında 50'ye yakın ilkokul ve ortaokul öğrencimizle beraber, aynı zamanda Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencileriyle beraber bir dikim etkinliği düzenliyoruz. Geçtiğimiz kasım ayında 1000 zeytin fidanını doğayla buluşturmuştuk. Bugünkü etkinliğimizde 4 bine yakın zeytin fidanını Hüsamlar Yeniden Maden Sahası'nda doğayla buluşturacağız. Sürdürülebilir madencilik, maden açılmadan başlar, maden kapandıktan sonra da devam eder. Bugün bulunduğumuz alan da sürdürülebilir madenciliğin önemli örneklerinden bir tanesi. Akademik eğitimimizle beraber yasal olarak yaptığımız başvuru kapsamında 5 bine yakın zeytin ağacının taşınmasıyla ilgili onayımızı almıştık. Geçtiğimiz kasım ayında bunun 1000 tanesini diktik, şimdi 4 bin tane fidanı dikiyoruz. Dolayısıyla taşıdığımız 4007 ağaçla beraber toplam 9 binlik bir zeytin ağacı bahçesine ulaşmış olacağız. Bu sürdürülebilir tarım anlamında da çok önemli' diye konuştu. (DHA)

Kaynak: DHA