Alper ERDEM/ANKARA, (DHA)- TAKASBANK, Takasbank Para Piyasası (TPP) aracılığıyla belirli kişi ve kuruluşlara finansman sağlandığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, bankanın TPP'de borç veren veya borç alan taraf olarak yer almadığı ve kendi kaynaklarından herhangi bir finansman sağlamadığı belirtildi. Takasbank'ın sanal medya hesabından yapılan açıklamada şöyle denildi:
'Son günlerde sosyal medyada ve bazı yayın organlarında, Takasbank Para Piyasası (TPP) aracılığıyla Bankamızca belirli kişi ve kuruluşlara finansman sağlandığı yönünde gerçeği yansıtmayan iddialara yer verilmektedir. Bunun yanı sıra Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) ilişkin çeşitli değerlendirmeler de yapılmaktadır. Kurumumuz, ilgili kanun ve mevzuatın kendisine verdiği görevleri bu mevzuatın öngördüğü çerçevede yerine getiren bir finansal altyapı kuruluşudur. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.'
'BANKAMIZ KENDİ KAYNAKLARINDAN HERHANGİ BİR FİNANSMAN SAĞLAMAMAKTADIR'
Takasbank'ın TPP'de borç veren veya borç alan taraf olarak yer almadığı belirtilen açıklamaya şöyle devem edildi:
'Bankamız TPP'de borç veren ya da borç alan taraf olarak yer almamakta ve kendi kaynaklarından herhangi bir finansman sağlamamaktadır. TPP, Bankamızın kurucusu ve işleticisi olduğu organize bir para piyasasıdır. Piyasada düzenleyici ve denetleyici otoritelerden faaliyet izni almış kuruluşlar üye olarak işlem yapmaktadır. Piyasa üyeleri; bankalar, faktoring, finansal kiralama ve tüketici finansman şirketleri, aracı kurumlar ile sigorta ve emeklilik şirketleridir. Yatırım fonları gibi diğer kurumlar piyasaya bu üyeler aracılığıyla erişmektedir. Nakit fazlası olan üyeler piyasaya borç vermekte, nakit ihtiyacı olan üyeler piyasadan borç almaktadır. Emirler, tarafların birbirini görmediği bir yapıda eşleşmektedir. Bu nedenle hiçbir kurum karşı tarafını seçemez ve hiçbir kurumun kaynağı belirli bir borçluya yönlendirilemez.'
'YAKLAŞIK 450 MİLYAR TL TEMİNAT BULUNMAKTADIR'
TPP'deki tüm borçlanmaların teminatlı olduğu vurgulan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
'TPP'deki tüm borçlanmalar teminatlıdır; fiyatı olağan dışı artmış pay senetleri hiçbir zaman teminata kabul edilmemiştir. Teminatların yaklaşık yüzde 84'ü banka teminat mektuplarından oluşmakta olup bunların tamamına yakını büyük ölçekli bankalarca düzenlenmiştir. Kalanı altın, döviz, devlet iç ve dış borçlanma senetleri gibi yüksek likiditeye sahip varlıklardır. Pay senetlerinin toplam teminat içindeki oranı yüzde 1,5'in altındadır ve tamamı güncel BIST30 paylarından oluşmaktadır. Üyelerin piyasadan limitleri dahilinde borçlanabilmeleri için asgari yüzde 105 oranında teminat yatırmaları gerekmektedir. Halihazırda yaklaşık 240 milyar TL tutarındaki işlemlere karşılık yaklaşık 450 milyar TL teminat bulunmaktadır. Aradaki fark, üyelerin limitlerine göre ihtiyaten yatırdığı teminatlardan kaynaklanır.'
'TPP'DE BUGÜNE KADAR HİÇBİR TEMERRÜT YAŞANMAMIŞTIR'
Kamuoyunda adı geçen üyeye bankanın kaynaklarından finansman sağlanmadığı belirtilen açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:
'İlgili üyenin TPP nezdindeki işlemlerinin tamamı piyasa kuralları çerçevesinde yapılan işlemler olup Bankamızca bir kaynak aktarımı söz konusu değildir. Bahse konu dönemde üyenin vermiş olduğu teminatlar döviz, altın, DİBS ve likiditesi yüksek BIST30 paylarından oluşmaktaydı. Fiyatı olağan dışı artmış pay senetleri hiçbir zaman teminata kabul edilmemiştir. Üyenin işlem yetkileri, hakkında yetkili kurumlarca tedbir kararı alınmasının ardından derhal kısıtlanmıştır. İşsizlik Sigortası Fonu, doğrudan TPP üyesi değildir. Fon, likidite planlaması dahilinde bir aracı kurum üzerinden TPP'de işlem yapabilme imkanına sahiptir. İşsizlik Sigortası Fonu tarafından hususi olarak seçilerek bir başka yatırım fonunun fonlanması prensip olarak da teknik olarak da mümkün değildir. Bankamız bu süreçlerin tarafı olmadığı gibi, herhangi bir kaynak tahsisi yapması da söz konusu değildir. TPP'de bugüne kadar hiçbir temerrüt yaşanmamış, piyasaya kaynak sağlayan hiçbir kurum zarara uğramamıştır. Piyasa, kamuoyunda tartışılan süreçten etkilenmeksizin olağan işleyişini sürdürmektedir.'
'YATIRIM FONLARININ TEFAS'TA İŞLEM GÖRMESİ SPK TARAFINDAN BELİRLENMEKTEDİR'
TEFAS'ta TLY fonuna ilişkin işlemlerin mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü belirtilen açıklamada, 'Bankamız TEFAS platformunun kurucusu ve işleticisidir; yatırım fonlarının TEFAS'ta işlem görmesine ilişkin esaslar Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenmektedir. Yatırım fonlarının TEFAS'a tanımlanma süreçleri Bankamızca mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmekte olup halihazırda TEFAS'ta işlem gören ve portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tamamı için aynı standart süreçler uygulanmıştır' denildi.
'FON, 12 AĞUSTOS 2025 TARİHİNDEN İTİBAREN SPK ONAYINA DAYALI OLARAK İŞLEM GÖRMÜŞTÜR'
TLY-Tera Portföy Birinci Serbest Fon'un TEFAS'ta işlem görme sürecine ilişkin ise şu bilgiler verildi:
'Kurucunun, TLY-Tera Portföy Birinci Serbest Fon'un TEFAS'ta işleme açılması için başvuruda bulunması üzerine KAP'ta yayımlanan izahname tadil metninde fonun TEFAS'ta işlem görebileceğine ilişkin ifadenin yer aldığı görülmüştür. Fon, 7 Temmuz 2025 tarihinde işleme açılmıştır. Ancak kısa süre içinde, KAP'a yapılan bu bildirim içeriğinin kurucu tarafından SPK onayı alınmadan yapıldığı gerekçesiyle SPK tarafından Bankamıza iletilen talimata istinaden TLY fonu 1 Ağustos 2025 tarihinde TEFAS'ta alım yönlü olarak kapatılmıştır. Kurucunun SPK onayı almasının ardından Bankamıza yaptığı yeni başvuru üzerine ilgili fon, 12 Ağustos 2025 tarihinde alım yönlü olarak yeniden açılmıştır. Bu kapsamda, kamuoyuna yansıtıldığının aksine ilgili fonun 11 ay boyunca TEFAS'ta SPK onayı olmaksızın işlem görmesi söz konusu değildir. SPK'nın yaptığı inceleme sonucunda kurucuya 17 Haziran 2026 tarihinde uygulanan idari para cezası, fon izahnamesinde 2025 yılında Kurul onayı alınmadan yapılan değişikliğe ilişkindir. Fon, 12 Ağustos 2025 tarihinden itibaren SPK onayına dayalı olarak işlem görmüştür.'
Açıklamada, kamuoyunun piyasalara ilişkin bilgileri Takasbank ve yetkili kurumların resmi açıklamalarından takip etmesinin istendiği, yetkili kurumlarca yürütülen incelemelere her türlü desteğin verildiği ve gerçeğe aykırı bilgileri bilerek yaymaya devam edenlere karşı yasal hakların saklı tutulduğu belirtildi. (DHA)





