Su Kullanımına dikkat etmezsek

Geçenlerde "Türkiye'de Suyun Durumu ve Su Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar Çevresel Perspektif"

başlıklı bir rapor açıklandı. TEMA Vakfı tarafından hazırlanan bu rapor, suyun giderek daha önem kazandığını, özellikle Türkiye'de su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapılıyor. Raporda aynı zamanda "Son 25 yıl içinde Türkiye'de su tüketimi 3 kat artacak"

deniliyor. Sonra da şu açıklamaya yer veriliyor:

 

"Türkiye'de su tüketimi, kullanılabilen su kaynaklarında öngörülen azalma ve artan nüfustan etkileniyor. Türkiye'de 73 milyon nüfus dikkate alındığında, yıllık kişi başına düşen su miktarı yaklaşık 1519 metreküp iken, 2030 yılında nüfusun 85 milyon olacağı varsayılırsa kişi başına düşen yıllık su miktarının 1120 mekterüpe düşeceği öngörülüyor. Rapora göre, kullanılabilen su kaynakları potansiyeli azalırken, Türkiye'nin su tüketim ihtiyacının önümüzdeki 25 yılda 3 kat artacağı gözlemleniyor."

                                                50 YIL SONRASININ SENARYOSU

                                             Su konusu bugünün konusu değil. Yıllar önce yapılan bir araştırma raporunda, "Eğer 3.Dünya savaşı çıkarsa bu su yüzünden olacak" deniliyor. Suyun petrolü soylayacağı ve daha kıymetli ve önemli hale geleceği de aynı raporda altı çizilerek vurgulanıyor.

                                                   Türkiye'de su kaynakları var, ancak bu kaynaklardan gerektiği gibi istifade ettiğimizi söyleyemeyiz. Bu konuda araştırma yapan yerli ve yabancı uzmanlar "Aslında Türkiye'de söylendiği gibi zengin su kaynakları yok.

50 yıl içinde Türkiye çöl görünümüne geçebilir" diyorlar. Hatta Rusya'nın raporunda "50 yıl sonra Türkiye su fakiri olacak, sıkıntıları büyüyecek ve zayıf düşecek, bölgenin en sıkıntılı ülkelerinden biri haline gelecek" deniliyor. Yıllar önce Rusya Devlet Başkanı Putin, bir konuşmasında buna vurgu da yapmıştı.

                                            Geçenlerde Hong-Kong, Singapur, Tayvan'ı kapsayan bir gezimiz oldu. Her üç yerde de su ile ilgili gözlemlerimizi sizlere aktaralım. Boşa akan bir suyu göremedik.

Kaldığımız 5 yıldızlı otellerde bile su çok tasarruflu kullanılıyor.

Her tarafta suyun akması elinizi musluğun altına koyma ile gerçekleşiyor. Elinizi musluk altından çektiğiniz anda su kesiliyor.

Garajlarda otomobiller yıkanıyor, ancak akan su yeniden kullanılmak üzere depolarda dinlendiriliyor, sonra arıtılıyor. Birçok işletmede arıtma sistemleri şart koşulmuş. Hele boşa akan su varsa, bunun çok büyük bir cezasının olduğunu da söylediler.

                                                   BAKIN İSRAİL NE YAPIYOR

                                                  Uzakdoğu'yu çok iyi tanıyan arkadaşlarımız da var. Onlar daha çok geziyor ve gözlemliyor.

Bu arkadaşlarımız da diğer Uzakdoğu ülkelerinde de suların çok dikkatli ve tasarruflu kullanıldığını bize söylemişlerdir.

                                                     Havuzlardaki suların da aynı sistem ile yenilenip, arıtılıp, zararlılardan temizlenerek yeniden devreye sokulduğunu da belirtelim. Singapur'da bulvarlar, caddeler ve yollar boyu sular akıyor ama bunlar bir havuzda toplanıp, aynı sistem ile yeniden bu yerlere veriliyor. Üstelik bu ülke çok önemli yağış almasına rağmen, yine de su kullanımında duyarlılıkla hareket ediliyor.

                                                   Bir Taipei gezimizde Sedat Sertoğlu ile birlikte olmuştuk. Sedat, aynı zamanda bir Ortadoğu uzmanı kardeşimiz. Son İsrail gezisinde, İsrail'in yer altına dev tankerler inşa edip, bunları kullanılmak üzere sularla doldurduğunu söylemişti. Sonradan araştırdık, bugün İsrail topraklarının altının petrol yatakları gibi su depoları ile örülü olduğunu öğrendik. İsrail halen su depoları inşa ediyor ve su stoklarını artırıyor.

                                           BİLİÇSİZ SU KULLANIYORUZ

                                            Amerika ve Batı ülkelerinden fazla söz etmeyeceğiz. Adı geçen ülkeler suyu en tasarruflu ve duyarlılıkla kullanıyorlar. Boşa akıtılan suları milli servetin de üzerinde görüyorlar. Söz Amerika ve Batı'dan açılmışken, su kullanımı konusunda okullarda derslerin verildiğini de belirtelim.

Bu da, bu ülkelerin su konusundaki titizliğinin boyutunu göstermesi açısından önemsenmelidir. Ayrıca sivil toplum örgütlerinin de bu konuda çok önemli ve etkili çalışmaları oluyor.

                                                    Çok açık ifade etmek istiyoruz:

                                                      Türkiye'de suyu çok bilinçsiz ve geleceği düşünmeden kullanıyoruz. Bazı yerlerde su kullanımında önlemler alınıyor ama bu yetmiyor. Tasarruflu ve bilinçli su kullanımını genelleştirmek durumundayız. Bunun önleminin mutlaka alınması gerekiyor. Bazı bölgelerimizde gürül gürül akan sulara bakıp kendimizi aldatmayalım. Bugün su konusunda gelişmiş ülkeler ne yapıyor, nasıl önlem alıyor, ne gibi çalışmalar içindeler biz de onları takip etmek durumundayız. Yoksa susuzluk ve su kıtlığı gelecekte bir felakete dönüşebilir. Bunu önlemek bugünlerde mümkündür, zaman da geçmiş sayılmaz.

 
YORUM EKLE