AVRUPA-CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ AVUKAT MAHMUT TANAL BASIN TOPLANTISI METNİNDE, Partimin hukukçu bir milletvekili olarak hukuki bir rezaleti sizlere açıklayacağım dedi. İşte o açıklama27 Mayıs 1949 tarihli ve 7217 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 18. Maddesini aynen okuyorum.

 

 

 

Madde 18: Her şahsın, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyetini, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini gerektirir.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 18’inci maddesi aynen Resmi Gazete’de okuduğum gibidir. Beyannamenin 18 maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmi internet sitesinde de aynı şekildedir. Anayasa Mahkemesi’nde de aynı şekildedir. Aynı şekilde olması gayet doğaldır. Çünkü resmi Gazetede yayınlanan uluslararası sözleşme üzerine değişiklik yapılamaz. Anayasanın 90’ıncı maddesi 5’inci fıkrasına göre: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.”

Yasa böyleyken, size yüksek mahkemelerden biri olan Danıştay’ın sitesindeki halini okuyorum:

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 18: Her şahsın, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak din hürriyetine, din veya topluca, açık olarak veya özel biçimde, öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir. 

Bir eksiklik hissettiniz mi? Size de kısaltılmış gelmedi mi? Bu demek oluyor ki “kanaat değiştirmek hürriyetini, dinini veya kanaatini tek başına veya” ibaresi Danıştay’ın sitesinde yayınlanan, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 18’inci maddesinden çıkarılmıştır!

 

 

 

Buradan ne anlamalıyız? Cumhurbaşkanının karşısında düğme olmayan cübbede ilikleyecek düğme arayan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Erdoğan ile çay toplamayı, kanaat değiştirme hürriyetinden daha çok önemsiyor olacak ki Beyannameden ‘kanaat değiştirme hürriyetini’ kaldırıp atıyor. Her ağzını açtığında din ve vicdan hürriyetinden dem vuran hükümet, Danıştay’ın sitesindeki rezalete ne diyecek? Vatandaşın kanaati bu kadar mı önemsiz? “Kanaat değiştirmek hürriyetini, dinini veya kanaatini” ibaresini çıkararak neyi amaçladınız? Yani kimse dinini ve kanaatini değiştiremez mi? Bu şekilde Müslüman olmak isteyenlere de engel oluyorsunuz! Vatandaşın diniyle, vicdanıyla, fikri kanaatiyle uğraşmayın! İdeolojik dayatmalarınızı artık bir kenara bırakın. Yoksullukla nasıl mücadele edilir? Yamalı eğitim sistemi nasıl düzeltilir? İşsizlik almış başını gitmiş, binlerce taşeron, kadro bekliyor. Tarım ve Hayvancılıkta dışa bağımlılık nasıl ortadan kaldırılır? Bunlara kafa yorun! Beyannameye müdahale edilerek bazı ibarelerin çıkarılması hukuki bir skandaldır. Daha fark etmediğimiz ve bilmediğimiz neleri değiştirdiniz ve çıkardınız? Hukuku yerle bir ettiniz! En azından daha önceleri hukuki kılıfa uydurarak, parmak sayısı ile yasalara müdahale ediyordunuz. Şimdi kimsenin ruhu duymadan resmi belgelere el atıyorsunuz. Sadece Danıştay’ın sitesinde değil Türk Tabipler Birliği sitesinde de aynı kasıt vardır. Bingöl Valiliği’nin sitesinde de aynı kasıt vardır. Vatandaşın kanaat hürriyeti ile uğraşmayı, vatandaşı kısıtlamayı bırakın. Vatandaşın açlık, yoksulluk, işsizlik sorunlarına bakın. Verdiğiniz “taahhütleri” yerine getirin. Hepinize teşekkür ediyorum.