banner43

Orman bizim ormanımız, su bizim suyumuz, ormanda yaşayan canlılar bizim canlılarımız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kısır çekişmelerin ve tartışmaların hiç kimseye fayda getirmediğini hepimizin bilmesi lazım.Büyük kayıplar Türkiye'ye özgü mü olmalı, biz mi büyük kayıplar vermeliyiz? Bizde mi çok fazla sayıda orman yanmalı, diğerlerinde daha az yanmalı?

SİYASET 28.08.2021, 12:02 28.08.2021, 15:38
Orman bizim ormanımız, su bizim suyumuz, ormanda yaşayan canlılar bizim canlılarımız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, orman yangınlarına ilişkin, sadece Türkiye'de değil dünyanın neresinde olursa olsun bu mücadelenin yapılması gerektiğini söyledi.Kılıçdaroğlu, Muğla Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2. Orman Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada, yangınları söndürmek için herkesin mücadele etmek istediğini ancak koordinasyonun gerektiği gibi yapılamadığını iddia etti.CHP Genel Başkanı olarak gerek Muğla'da gerekse Antalya'da yangınları söndürmek için katkı veren, parti ayrımı gözetmeksizin destek veren bütün belediye başkanlarına teşekkür mektubu yazdığını belirten Kılıçdaroğlu, ormanların ortak varlıklar olduğunu dile getirdi."Ormanın, denizdeki balığın, akar suyun partisi olur mu?" diyen Kılıçdaroğlu, "Varsa bir yanlışlık hep beraber gitmeliyiz üzerine, beraber düzeltmeliyiz. Orman bizim ormanımız, su bizim suyumuz, ormanda yaşayan canlılar bizim canlılarımız. Kısır çekişmelerin ve tartışmaların hiç kimseye fayda getirmediğini hepimizin bilmesi lazım. Biz büyük bir sorumluluk içinde hareket ediyoruz. Ama bunlar yapılırken bir koordinasyonun olması lazım, birisinin koordine etmesi lazım." dedi.

Orman çalışanları, orman köylüleri, polisler, askerler, muhtarlar, herkese teşekkür eden Kılıçdaroğlu, kim orman yangınlarının bir an önce sonlandırılması için çaba harcamışsa, emek harcamışsa alın teri dökmüşse hepsine şükran borçlu olduklarını vurguladı. Bir felaket karşısında, nasıl önlem alınacağının önceden düşünülmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Eğer bir sel her yıl oluyorsa bu yıl da olacak, 'O selden en az zararla nasıl çıkabilirim?' diye hepimiz çalışırız, kafa yorarız. İklim değişikliği konusu yıllardır tartışılır. Sadece Türkiye'de değil bütün dünyada, bütün uluslararası kurumlarda, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere. Bir iklim değişikliği olacak Akdeniz havzasında büyük orman yangınları olacak, bunlar yazıldı çizildi. Bizim Türkiye'de görev yapan akademik dünyada bu konuda yazılar yazdı. Gazetelere makaleler yazıldı, iklim değişikliğinin hangi sonuçları doğuracağı ifade edildi. Önlem alınması gerektiği söylendi. Peki bunlar yazılır çizilirken, önlem alması gereken kim? Bu da bir soru olarak hafızanızın bir yerinde dursun. Önlem alması gereken devleti yönetenlerdir. Onlar görecekler bir felaket geliyor, iklim değişikliği... Nitekim orman yangınları nereden başladı, sadece Türkiye'de mi? Hayır. Akdeniz havzasında İspanya’dan Türkiye’ye kadar her yerde orman yangınları oldu. Büyük kayıplar Türkiye'ye özgü mü olmalı, biz mi büyük kayıplar vermeliyiz? Bizde mi çok fazla sayıda orman yanmalı, diğerlerinde daha az yanmalı? Böyle bir amaca mı kilitlendik, hayır. Gönül ister ki hiçbir ağaç yanmasın, nerede olursa olsun dünyanın hangi coğrafyasında olursa olsun bu mücadelenin yapılması lazım. Bu uyarılar yapılmasına karşın bu uyarıların hiçbirisi dinlenmedi. Bugün bizler çocuklarımıza, evlatlarımıza, torunlarımıza, gelecek kuşaklara güzel bir Türkiye bırakmak zorundayız."

3 Ağustos 2021'de bir basın toplantı yaptığını ve toplantıda "Bilim insanlarımızı dinlemeye başlamanın tam zamanıdır." dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Konunun uzmanları, bilim insanlarımızdan hemen destek isteyeceğiz, bunun içinde bir birim çalıştayının yapılması şarttır demiştim. Daha önce 2019'da Muğla Büyükşehir Belediyesinin öncülüğünde, orman yangınları ile ilgili bir çalıştay yapılmıştı. Şimdi ikinci çalıştayı yapıyoruz. Normalde bu çalıştayı yapması gerekenler devleti yönetenler." dedi.

Çıkış nedeni bilinmeyen bir yangının söndürülemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "1. çalıştayda çıkan sonuca göre, 2007 ile 2018 arasında orman yangınlarının yüzde 34'ünün ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 7'si kasıtlı, yüzde 5'i kaza sonucu, yüzde 12'si yıldırım nedeniyle, yüzde 42'sinin nedeni ise belli değil." diye konuştu.

Orman yangınlarıyla ilgili nitelikli personelin yetiştirilemediğini iddia eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

Eğer orman yangınlarının yüzde 42'si bilinemiyorsa siz sorunu çözemezsiniz. Çünkü bir sorunu çözmeniz için o sorunun nereden kaynaklandığını bilmeniz lazım. Tıpkı bir doktorun insanı muayene etmesi gibi. Önce sorunu tespit edeceksin. Sağlıklı bir yangın söndürme filosu oluşturmazsanız yangını söndürebilir misiniz? Yangını söndürmek için hazır mısınız? Yeterli uçağınız, helikopteriniz var mı? Eğer yangın filonuz yoksa siz yangını söndüremezsiniz.
 

Yorumlar (0)
banner28
banner27
Günün Karikatürü Tümü
banner35

Gelişmelerden Haberdar Olun

@