02.12.2021, 12:57

SİSTEM, AÇLIK, BİZ VE GELECEK !

Geçtiğimiz hafta IEG tarafından çok önemli ve çarpıcı bir rapor yayınlandı; “Küresel Beslenme Raporu”. Rapora göre dünya çapında 5 yaş altı çocukların 150 milyonu bodur, 45 milyonu yetersiz beslenmiş ve 39 milyonu fazla kilolu. Tüm erkek ve kadınların yüzde 40'ından fazlası – yani 2.2 milyar insan – şu anda fazla kilolu veya obez. Bazı bölgelerde iyileşmeler olsa da, genel resme baktığımızda durumumuz gerçekten içler acısı.

Rapor, hükümetlere, gıda fonları ile finans sistemine, sivil toplum kuruluşlarına, şirketlere ve konu ile ilgili diğer tüm paydaşlara yetersiz beslenmenin her biçimini sona erdirmek amacı ile harekete geçmeleri için ilham verecek veriler içeriyor. Tabi bu ilhamı almak isteyen var ise. Raporda, gıda sistemleri ve beslenme konusunda dört önemli başlığa vurgu yapılıyor.

Birinci olarak, çoğu ülkede küresel beslenme hedeflerini tutturmak için hızlandırılmış şekilde eyleme geçilmesine ihtiyaç olduğu vurgulanıyor. Küresel ölçekte ancak çok az sayıda ülke beslenme bozuklukları ile mücadelede başarılı. Buna karşılık beslenme bozukluğu kaynaklı hastalıklar ile bulaşıcı olmayan hastalıkların etkisi azaltılabilmiş değil.

İkinci olarak, mevcut diyetimiz ve gıda üretimimizin sağlığımıza ve gezegene giderek daha fazla zarar verdiği ortaya konuluyor. Kötü beslenme kaynaklı ölümler son on yılda yüzde 15 artmış durumda. Bu küresel nüfus artışının üzerinde ve yetişkin ölümlerinin ise yüzde 25’inden sorumlu. Tarımsal üretim sistemlerinin çarpıklığı ise küresel ısınmaya neden oluyor. Bugün toplam sera gazı üretimimizin üçte birinden fazlası gıda sistemi kaynaklı ve artıyor. Burada hemen aklınıza geri kalmış ülkeler gelmesin. Bu yüksek emisyonda en yüksek pay, vicdansız gıda sisteminin kalesi olan ABD’ye ait.

Üçüncü olarak, küresel kaynaklar azaldıkça, yetersiz beslenme ve yetersiz beslenme ile mücadelenin maliyetinin arttığına, ancak bu konuda bir önlem alınmamasının maliyetinin çok daha yüksek olacağına vurgu yapılıyor. Sağlıklı beslenmenin küresel ölçekte başarıya ulaşabilmesi için yıllık 40-50 milyar ABD doları kaynağa ihtiyaç var. Buna karşılık, bu alanda yatırım yapılmaması halinde, beslenme bozukluğu kaynaklı olumsuzlukların, 2030 yılına kadar yılda 5.7 trilyon ABD doları ve 2050 yılına kadar ise yılda 10.5 trilyon ABD doları kayba neden olacağı hesaplanmış durumda. Yani rapor, vicdanı olmayanlara insanlık için harcamaya kıyamadıkları paraları üzerinden de mesaj vermeye çalışıyor.

Dördüncü olarak, 2013’den beri çalışmaları devem eden “Büyüme için Beslenme”nin (N4G, Nutrition for Growth) durumu izleme, taahhütlerini yerine getirme ve ilerlemeyi ölçme konusunda zorluklar ile karşılaştığından bahsediliyor. N4G imzacıları bugüne dek, finansal taahhütlerinin yarısını dahi yerine getirememiş durumda. Özellikle son iki yılda, pandemi bahanesi ile bu alanda yatırımların durma noktasına geldiğini söyleyebiliriz. Diğer yandan, mevcut durumu takip edebilmek ve daha sağlıklı plan yapabilmek için gerekli olan verileri üretmekten de çok uzağız.

DÜN : KURAL TANIMAYAN GIDA SİSTEMİ 

Özellikle son yetmiş yılda gelişen küresel gıda sistemi, bu gelişimi sırasında geleceği düşünmeyen karanlık bir yolda ve tüm hükümetleri de yandaşı kılarak kurumsallaştı. Ortaya, tohumdan tabağa kadar mücadele etmesi güç tekelci bir yapı çıktı. Yüzde yüz kar odaklı anlayışı ile bu anlayışa hizmet eden hatalarını yalanlar ile bezeyerek sunan gıda sistemi, insanlığın ve gezegenin ucubesi haline geldi.

Önce, insanların sağlık anlayışını topyekün değiştirerek, neyin sağlıklı olduğuna kendisi karar vermeye başladı. Oysa ki üretimi ve satışı karlı olanın sağlıklı, diğerlerinin ise sağlıksız olarak etiketlendiği bir süreç yaşıyorduk. Sadece kendi çıkarını düşünen siyaset ile soytarılık seviyesinde bilim yapan akademisyenlerin desteklediği sistem, bu konuda uzman olarak kabul edildi. Günün sonunda kafası karışık ve neyin sağlıklı olduğuna karar veremeyen bir tüketici güruhu yaratıldı.

İkinci olarak, insanın ihtiyaç duyduğu besin değeri yüksek ve çeşitlilik arzeden bir tarımsal üretim yerine, ölçek ekonomisi ile örtüşen, değersiz ve yüksek ölçekli tarımsal üretimi tercih eden sistem, insanlığı olduğu gibi gezegenin kaynaklarını da sömürmeye başladı. Bu hali ile toplam gıda gelirinin neredeyse tamamını cebine indiren sistem, ihtiyaç duyduğumuz kalorinin ise ancak yarısını karşılar hale geldi. Sistem gittikçe oburlaştı ve şişti.

Siyasal erkin koruması altında, gezegenin tüm kaynaklarını, bedelini de ödemeden, son damlasına kadar sömürme imtiyazına sahip hale gelen gıda sistemi, doğal ve sürdürülebilir her türlü çözüm önerisini kendisine düşman kabul ederek amansız bir mücadeleye girdi. Küresel ölçekte birçok bölgede ya küçük üreticileri ya da onların doğal kaynaklarını, topraklarını ve sularını gerektiğinde kolluk kuvvetlerinin gücünü de yanına alarak gaspetti.

Çöreklendiği her bölgeyi doğal, ekonomik ve sosyal açıdan çölleşene kadar tüketen sistem, bugün geleceğimiz için ne kadar yaşamsal olduğu son derece net olan karasal ekosistemleri ve su ekosistemlerini vicdansızca yok etti. Bunu, nüfusu artan insanlığın aç kalmaması için bir zorunlulukmuş gibi paketleyen sistem, kimi zaman kandırdığı tüketicinin de arkasına saklanarak ama daha çok kendisine yasal kalkanlar oluşturarak yoluna devam etti.

Son olarak, yarattığı vahşi tüketici ile, toplam gıda üretiminin bir gıda ürünü olarak tüketilmesinden çok kullanılmadan atılmasına neden olan bir pazar sistemi kurdu. Bugün ürettiğimiz toplam kalorinin, en iyi ihtimalle ancak üçte birini tüketiyor, geri kalanını ise tarladan başlayarak kaybediyoruz.

Bugün tüm mücadeleye rağmen, bu vicdansız gıda sisteminin ıslah edilmesi çabaları ya başarısız ya da çok yavaş ilerleme kaydediyor. Samimiyetli çalışmalar olsa dahi, genel olarak gıda sisteminin ıslah olmaz bir vicdansızlık girdabına düştüğü ortada. Bu girdap, bugün için, her türlü iyi niyetli çalışmayı da karanlığına çekip yutuyor. Kurtuluşumuz olduğunu iddia aden sistem bir yana, geldiğimiz noktada dünyanın yarısı gerçek açlık ile burun buruna.

YARIN : UMUT VAR AMA ZAYIF

Gıda sisteminin yalanları bizi bugüne getirdi. Küresel ölçekte, neredeyse bölge ayrımı olmakszın ciddi bir açlık tehdidi ile karşı karşıyayız. Elbette, “Küresel Beslenme Raporu” umut ve çözüm önerileri de içeriyor. Ancak oldukça zayıf bir umut bu.

Rapor öncelikle, N4G tarafından verilen taahhütlerin yerine getirilmesi, beslenmeye gerekli finansmanın sağlanması halinde, dönüşü olmayan noktaya gelmeden önce çözüm üretilebileceğini vurguluyor. Takiben bunun için, başta gıda sistemi olmak üzere tüm paydaşların ortak hareket etme kararı alması gerektiği belirtiliyor. Bir yanda ortak karar önerisi ve diğer yanda bugün içinde bulunduğumuz çılgın dünya; insanın bu konuda umut sahibi olmasını zorlaştırıyor.

Son olarak rapor, genel olarak gıda sistemi ve beslenme bozukluklarının takibi konusunda, etkin ve erişilebilir bir veri üretimi önerisinde bulunuyor. Ancak ne yazık ki, insanlık olarak bugün sadece işimize yarayan veriyi ürettiğimiz bir süreci yaşıyoruz. Oysa ki, büyük veri kullanımının altyapısı ve marifetleri konusunda belki de tarihimizin en ileri seviyesini yaşadığımız bir dönemdeyiz sözde.

Büyük veri, her şeyin yanıtı sende! Şu uyduruk ayakkabıyı alan, bu daha da işe yaramaz saati de alır, bu şuursuz tüketici şu dükkandan çıktıysa bu restoranda da mutlaka latte içer, dolabında şu diyabetik yoğurt varsa şüphesiz diş macunu da şu olmalı, bu kendi kendine giden araba yoldaki tüm çukurların yerini biliyor, bu on saniyelik zeka şu kedi paylaşımını beğendiyse kesinlikle şu partiye de oyunu verir…

Büyük veri, peki bunların yanıtı var mı sende? Dünyada bu gece kaç tane çocuk yatağına aç yattı? Kaç tane anne ve baba kahrından intihar etti? Tam şu anda, dünya üzerinde kaç kişi işkenceye tabi tutuluyor? Kaç kişi insansız bir hava aracı tarafından katledidi? Peki çocuk yaşta evlendirilmiş kaç tane kızımız var?..

IEG’nin (Independent Expert Group, Bağımsız Uzmanlar Grubu) bu önemli raporuna, https://globalnutritionreport.org/ adresi üzerinden ulaşılabilir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
3
parçalı az bulutlu
banner28
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
banner27
banner35

Gelişmelerden Haberdar Olun

@