22.05.2019, 19:16 69

Rum MEB’nin Egemenliği Şaibeli

Doğu Akdeniz’de yeraltı kaynaklarının varlığının gündeme geldiği (2003-2004) ilk andan itibaren Türk tarafı Kıbrıs konusunun çözümünü göz önünde bulundurarak mevcut gelişmeler karşısında pozitif bir yaklaşım göstermişti.

Türk tarafı bu bağlamda, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları arasında ortak araştırma, ortak değerlendirme ve ortak kazanımlar sağlama görüşünü ortaya koyarak bu durumun bulunacak çözüme önemli derecede katkı sağlayacağı görüşünü defalarca ifade etmişti.

Rum tarafı ne yazık ki Kıbrıs konusunda olduğu gibi enerji rezervleri konusunda da ilk andan itibaren katı ve uzlaşmaz bir tavır takınmayı tercih etmiş! Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (BMDHS) kara parçalarına uygulanan hükümlerini dikkate almadan, bencilce kendi hak ve çıkarlarını koruyarak Türkiye ile Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp eden bir davranış içerisine girmiştir.

BMDHS’ne göre ada devletleri kendi istedikleri şekilde ve diğer sahildar devletlerin hak ve çıkarlarını dikkate almadan, MEB sınırlandırmasına gitmesi uluslararası hukuka uygun bir yaklaşım değildir! Rum yönetiminin hem Kıbrıs Türklerinin haklarını hem de Türkiye’nin Kıta Sahanlığını gasp ederek belirlemiş olduğu sözde MEB alanı BMDHS’ ne aykırıdır!

Rum yönetiminin hukuken tek taraflı olarak 2003 yılında Mısır, 17 Ocak 2007’de Lübnan ve 3 Şubat 2011’de de İsrail ile imzaladığı Münhasır Ekonomik Bölge Sınırlama Anlaşmaları’nın geçerliliği ve bu anlaşmalar sonrasında parsellenen bölgeler Doğu Akdeniz’de yaşanmakta olan mevcut tartışma ve gergilimin temelini oluşturmaktadır.

Rum yönetiminin tek yanlı ve adanın ‘tek hakimi’ kendileriymiş gibi davranarak sözde parsellediği blokların 1,4,5,6 ve 7 numaralı kısımları Türkiye’nin kıta sahanlığı ile ve ayrıca 1, 2, 3, 8, 9, 12 ve 13 numaralı kısımları ise KKTC’nin deniz sınır alanları ile örtüşmektedir.

Yaşanan gelişmeler çerçevesinde KKTC kendi hükümranlık haklarını kullanarak 2011 yılında Türkiye’nin ulusal kuruluşu olan Türkiye Petrol Anonim Ortaklığı'na A,B,C,D,E,F,G şeklinde 7 tane alanı tanımlayarak ruhsat vermiştir.

Türkiye’nin mevcut kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeleri dolayısıyla Doğu Akdeniz’de hukuken sahip olduğu hakları yanında ayrıca KKTC adına tüm adanın etrafında Türkiye Petrolleri aracılığı ile de hak ve söz sahibi olduğu da unutulmamalıdır!

Türk tarafı, Crans Montana Zirvesi’nin başarısızlıkla sonuçlanıp, müzakere sürecinin sonlanmasının ardından Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerini her anlamda daha etkin bir şekilde aramaya başlamıştır.

Türk Tarafının Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama ve sondaj çalışmalarına daha etkin bir biçimde başlaması başta Yunanistan ve Rum yönetimini ciddi manada rahatsız etti!

Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, "Doğu Akdeniz'de doğal gaz aramaya devam etmesi halinde Türkiye'ye ekonomik yaptırımlar uygulanabilir. Bu uygulamalara devam etmek yerine Türkiye, uluslararası hukuka ve anlaşmalara saygı göstermeli, diyalog masasına oturmalı" dedi!

Çipras’ın açıklamalarından cesaret ve ilham alan Rum kökenli İngiliz İşçi Parti milletvekili Bambos Haralambos Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada "İngiltere Dışişleri Bakanlığı Türkiye´nin Doğu Akdeniz´deki petrol ve doğalgaz sondajına başlama kararını kınamalıdır" bunu talep ediyoruz dedi."

İngiltere’nin Avrupa’dan Sorumlu Bakanı Alan Duncan, Haralambos’un kınama talebine cevaben yaptığı konuşmasında "GKRY’nin Doğu Akdeniz’de hak iddia ettiği yerlerin ‘egemenliği şaibeli’ bu nedenle orada sondaj yapılamaz." dedi. Duncan’ın GKRY’nin Doğu Akdeniz’de hak iddia ettiği yerlerin ‘egemenliği şaibeli’ açıklamasının ardından Rum yönetimi adeta küplere bindi!

İngiltere’nin Avrupa’dan Sorumlu Bakanı Alan Duncan’ın, Birleşmiş Milletler’in Denizler Hukuku Sözleşmesi’ne göre egemenlik tartışması olan bölgelerde sondaj yapılamaz. Rumların hak iddia ettiği deniz bölgesinin ‘egemenliği şaibeli’ şeklinde nitelendirmesi, Rum liderliğiyle İngiltere arasında krize sebep oldu. Rum lider Nikos Anastasiadis, İngiltere Başbakanı Theresa May’e Duncan’ı şikâyet edeceğini açıkladı.

Rum Dışişleri Bakanlığı, İngiltere’nin Lefkoşa Büyükelçisi Stephen Lillie’yi bakanlığa çağırarak, Bakan Alan Duncan’ın sözleriyle ilgili izahat istedi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı Anastasiadis’in sert çıkışı ve İngiltere’nin Lefkoşa Büyükelçisi Stephen Lillie’in Rum Dışişleri Bakanlığına çağırılarak izahat istenmesi üzerine konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada Duncan’ın sözlerine destek verdi. Yapışan yazılı açıklamada, “Birleşik Krallığın tutumu, BM deniz hukuku sözleşmesi uyarınca egemenliği ihtilaflı herhangi bir bölgede sondaj yapılmaması yönündedir.” denildi.

Her buldukları fırsatta Türkiye'yi AB’ye şikâyet etmeyi alışkanlık haline getiren Rumlar, Türk tarafının Doğu Akdeniz'de yapacağı arama ve sondaj çalışmalarını engelleyebilme konusunda İngiltere'den beklediği desteği alamadı.

Yeri gelmişken daha önce bir kaç kere yazılarımda ifade ettiğim bir görüşümü hatırlatmak istiyorum. İngiltere Ada’nın % 2,76’sına denk gelen Ağrotur ve Dikelya üslerine sahip. İngiltere ileride bir gün bu durumu gerekçe göstererek ‘biz Kıbrıs’ta sadece garantör değil aynı zamanda egemen de bir devlet statüsündeyiz. Ada’nın etrafındaki doğal kaynaklarda en az Türk ve Rumlar kadar bizim de haklarımız var’ demeyeceğini kim iddia edebilir?

Yine yeri gelmişken uluslararası hukuk bağlamında bir konuya daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Rumlar, 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliği’ne kabul edilirken Türkiye’nin garantörlüğünü de içeren Ek I, Garantiler ve İttifak Anlaşması ile birlikte, Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası olduğu gibi kabul ederek AB Birincil Hukuk’u haline getirmiştir. Hatırlanacağı üzere dönemin AB Komiseri Olli Rehn 2009 yılının Ocak ayında yaptığı resmi açıklamada, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörü olmasının AB’nin kurallarına ve müktesebatına aykırı olmadığını açıklamıştı!

Yukarıda da ifade ettiği üzere Türk tarafı Kıbrıs ve Doğu Akdeniz konusunda en baştan buyana akılcı ve uluslararası hukuka uygun bir şekilde mücadelesini sürdürmeye devam ediyor. Kıbrıs ve Doğu Akdeniz konularında dedikodu, kışkırtma ya da kaba güçle sonuç elde edilemeyeceğini uluslararası kamuoyu çok iyi bilmektedir! Bu nedenle birlik ve beraberliğimize sahip çıkarak mücadelemizi akılcı ve uluslararası hukuka uygun bir şekilde sürdürme kararlığımızı dünyaya göstermeye devam etmeliyiz…

Peki, bu bağlamda son dönemde KKTC olarak Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimize ne kadar sahip çıkıyoruz? Türkiye’nin bu bağlamda son dönemde verdiği mücadeleyi yeterince destekleyebiliyor muyuz?

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın özellikle son dönemde Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimiz konusunda daha aktif bir politika izlemesi gerekmiyor muydu?

Yeni kurulacak hükümetin en ivedi şekilde Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimize sonuna kadar sahip çıktığımızı aktif bir biçimde tüm dünyaya göstermesi gerekiyor. Kıbrıs Türklerinin devletine ve mavi vatanına sahip çıktığını, Anavatanı Türkiye ile birlikte kararlılıkla hareket ettiğini tüm dünyaya göstermeliyiz.

Gerek Kıbrıs konusunda gerekse Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimize sahip çıkma konusunda uluslararası hukuka uygun hareket ettiğimizi kimse unutmamalıdır. Uluslararası kurumlar zaman zaman hukuk dışı siyasi kararlar verebiliyorlar!

Elli yılı aşkın süredir verdiğimiz mücadelede haksızlığa uğrayan, mağdur edilen bizleriz. Azim ve kararlılıkla uluslararası hukuk zeminindeki mücadelemiz devam ediyor. Bizlere düşen görev ülkemize, devletimize ve mavi vatanımıza uluslararası hukuk zeminde sahip çıkarak bunu bıkmadan usanmadan anlatmak ve savunmaya devam etmektir.

Kıbrıs konusu ve Doğu Akdeniz’de bakalım bundan sonra ne gibi gelişmelerle karşı karşıya kalacağız. Bakalım uluslararası hukuk mu? Yoksa gasp ve hukuk dışı yaklaşımlar mı galip gelecek? Bunu yaşayarak hep birlikte göreceğiz!

Yorumlar (0)
25°
parçalı az bulutlu
banner28
Namaz Vakti 07 Temmuz 2020
İmsak 03:35
Güneş 05:32
Öğle 13:14
İkindi 17:13
Akşam 20:46
Yatsı 22:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
banner27
Günün Karikatürü Tümü
banner35

Gelişmelerden Haberdar Olun

@