<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Gazete İngiltere gazete Londra gazete Londra Türk ingiltere türk avrupa türk gazeteler londra reklam seri ilan turkish newspaper</title>
    <link>https://www.avrupagazete.co.uk</link>
    <description>Avrupa Gazetesi, İngiltere'nin başkenti Londra merkezli Türkçe ve Ingilizce yayın yapar. London Turkish Gazette. UK Turkish Newspaper</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupagazete.co.uk/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2026 16:42:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Başarır: İhraç kararını tanımıyoruz]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-basarir-ihrac-kararini-tanimiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-basarir-ihrac-kararini-tanimiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, kendisinin de aralarında olduğu 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine ilişkin, '8 arkadaşımı ve beni bağlayan 86 milyon ve 2 milyon parti üyemizdir. O yüzden ihraç kararını tanımıyoruz, tanımayacağız' dedi.</p><p>CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM'de basın mensuplarına açıklamada bulundu. Başarır, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla kendisi hakkında verilen ihraç kararına ilişkin, 'Beni ihraç edemezler, beni ancak millet ihraç edebilir. CHP olarak öncelikle milleti en tepeye koyarız, sonrasında yetkili kurullarımız vardır; en yetkili kurul kurultay, Parti Meclisi ve milletvekili grubudur. Bakın delegelerimizin yüzde 90'ı, 'Kurultay yapalım' diyor. Bugün itibariyle Parti Meclisi düştü. 60 kişilik Parti Meclisi 29'a düştü. Bu da bir kurultay sebebidir ve milletvekili grubunun yüzde 90'ı, 'Kurultay' diyor. Bunlara rağmen saray tarafından yönetilen bir kişi; millete, Parti Meclisi üyelerine ve TBMM grubuna karşı direnç gösteriyor. Bizleri ise ihraç edecekmiş. Üzülerek söylemek isterim ki, bu AKP ile iş birliği yapılarak bizlere uygulanan bir kumpastır. Bu kişi partimize vasi olarak atanmıştır. Hukuku, parti tüzüğünü, Meclis iç tüzüğünü hiçe saymıştır. Ben yanında bir avuç bulunan o arkadaşlara sesleniyorum; daha fazla suç işlemeyin, millete kötülük yapmayın, millet sizden daha fazla nefret etmesin. Bu yüzden gelin kurultayı toplayın. Sizler bizi ihraç ettiğinizi düşünürsünüz ama bu millet bizi ihraç etmez. 8 arkadaşımı ve beni bağlayan 86 milyon ve 2 milyon parti üyemizdir. O yüzden ihraç kararını tanımıyoruz, tanımayacağız' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'KİMSE SİZİ MUHALEFET OLARAK KABUL ETMİYOR'</p><p>Partisine kumpas düzenlendiğini öne süren Başarır, 'Türkiye'nin, muhalefetin, bu ülkeyi seven insanların önünden çekilin. Eğer illa bir kurulu bir yerde toplayacaksınız, sarayın bin 116 odası var, gidin orada işinize bakın. Artık bu parti ve Meclis'te kimse sizi muhalefet olarak kabul etmiyor. Kemal Bey utan diyeceğim ama şu ana kadar göremedim. Evinin önündeki bankta oturma, Kızılay'da, Kuğulu Park'taki bankta otur, bakalım millet sana ne diyor? Arkadaşlarımız ve bizler, bu partiye yıllarımızı verdik. Kemal Bey bu partinin üyesi bile değilken Umut Akdoğan afiş asıyordu. Ben ise 17 yaşında 92 açılış kurultayındaydım. Şimdi sen mi bana ömür biçeceksin' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-basarir-ihrac-kararini-tanimiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/chpli-basarir-ihrac-kararini-tanimiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="56849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurtulmuş: TBMM'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması mümkün değildir]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/kurtulmus-tbmmnin-herhangi-bir-partinin-ic-ihtilafinda-taraf-olmasi-mumkun-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/kurtulmus-tbmmnin-herhangi-bir-partinin-ic-ihtilafinda-taraf-olmasi-mumkun-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin, 'TBMM Başkanlığı olarak bizim kayıtlı olduğumuz alan parlamenter hukukla ilgilidir. Yani Meclis iç tüzüğü, partilerin tüzükleri, parti meclis gruplarının grup iç yönetmelikleri çerçevesinde karar veririz. Yani TBMM'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması asla mümkün değildir, asla düşünülemez. Herhangi bir şekilde taraflardan birisinin TBMM'yi kendi tarafına çekme çabaları da hiçbir şekilde sonuç vermez' dedi.</p><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ile Meclis'teki makamında bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen görüşme sonrası Kurtulmuş ve Mutti, ortak basın toplantısı düzenledi. Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin 'Afrika açılımı' ile kıtaya dair dış politika faaliyetlerini yeni bir bakış açısıyla değerlendirdiğini belirterek, 'Bu Afrika açılımının 3 tane temel ayağı vardır. Bunlardan birisi, 'Afrika, Afrikalılarındır.' Yani şu ana kadar olduğu gibi Afrika'ya dışarıdan müdahale edilmesini asla tasvip etmeyen bir anlayışla kıtayla ilişkilerimizi geliştiriyoruz. İkincisi, 'Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler bulunması' perspektifidir. Kıtaya dışarıdan çözüm dayatmalarına karşı olduğumuzu ve kabul etmediğimizi belirten bir yaklaşımdır. Üçüncüsü ise Afrika'nın doğal kaynakları, yer altı ve yer üstü kaynaklarının sömürülmesi değil, tam tersine Afrikalı milletlerle birlikte kazan-kazan prensibi çerçevesinde ilişkileri geliştirmeyi esas alıyoruz. Bu çerçevede Türkiye-Afrika ilişkileri fevkalade önemli bir gelişme sürecindedir. Türkiye'nin Afrika'daki yatırımları yaklaşık 100 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ayrıca 2002'de Afrika'da 12 olan Türkiye'nin büyükelçilik sayısı bugün itibarıyla 44'e ulaşmış. İnşallah en kısa süre içerisinde de 50'ye ulaşmasının mümkün olduğunu düşünüyoruz. Yine Türkiye'nin Afrika kıtasının hemen hemen her yerinde çok ciddi temasları vardır. Klasik diplomasinin yanı sıra kültürel diplomasi kurumlarımız vasıtasıyla Afrika kıtasının her yerinde var olan ülkelerden birisiyiz. Bu varlığımızı gönül ilişkilerine, dostluk ilişkilerine ve kardeşlik ilişkilerine dayandırıyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>'NETANYAHU'NUN SÖZLERİNİ KENDİSİNE İADE EDİYORUZ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dünyanın çok kutuplu bir sisteme doğru ilerlediğini ve Afrika kıtasının da önemli bir güç merkezi olarak ortaya çıktığını ifade eden Kurtulmuş, Afrika kıtasındaki pek çok ülkenin egemenliklerine kavuşmasının yanı sıra kültürel bağımsızlıkların da kazanılması gerektiğini söyledi. Numan Kurtulmuş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan sözlerine ilişkin, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın; İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı, yerinde ve haklı olarak Türkiye'nin menfaatlerini korumayı hedefleyen ve ülkemize karşı herhangi bir şekilde saldırgan ya da kötü niyetli amaçlarla ortaya çıkması muhtemel adımları engellemek için söylediği sözler tamamıyla Türkiye'nin milli menfaatlerini korumaya yöneliktir. Bu çerçevede katliam sorumlusu, soykırım suçlusu, ellerinde masum, sivil, çocuk ve kadın Filistinlilerin kanı bulunan Netanyahu'nun, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin ortaya koymuş olduğu bu politikaya karşı söyleyecek bir tek sözü yoktur. Onun için biraz da telaşla dile getirdiği ve Cumhurbaşkanımızı itham eden bu sözleri tamamıyla kendisine iade ediyoruz. Bir soykırımcı caninin söylediği sözlerin uluslararası alanda hiçbir kıymetiharbiyesi olmadığını TBMM'nin çatısı altından ifade ediyoruz, ilan ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız; aklıselim sahibi, vicdan sahibi ve bu bölge halklarının tamamına karşı sorumluluk sahibi olan bir siyasetçi olarak, vizyon sahibi olan bir küresel lider olarak İsrail'in yayılmacılığına her zaman olduğu gibi bugün de karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bütün kurum ve kuruluşları, başta milletin temsilcisi ve Türkiye demokrasinin kalbi olan TBMM olarak biz de İsrail'in bu yayılmacılığına, İsrail'in eli kanlı bu çetesinin işlediği suçların karşısında durmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz' diye konuştu.</p><p>Kurtulmuş ayrıca soykırım suçlusu Netanyahu ve ekibinin uluslararası mahkemelerde hesap vereceğine ve mahkum olacağına olan inancını ifade etti.</p><p>MUTTİ: TÜRKİYE'NİN AFRİKA HALKLARINI DESTEKLİYOR OLUŞU BİZLERİ MEMNUN EDİYOR</p><p>Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ise Türkiye'de bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ve Türkiye ile ilişkileri sürdürmek istediklerini dile getirdi. Mutti, 'Dünya büyük bir köye dönüştü. Hepimizin birbirimize ihtiyacı var, bunu inkar edemeyiz. Amacımız şu an sömürülmekte olan mineral kaynaklarının ülkemizden götürülmemesini sağlamak, ülkemizin ve halkımızın istifadelerine sunulmasını sağlamak; hepimizin ortak amacı bu. Bu bağlamda şundan da büyük memnuniyet duyuyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin benimsemiş olduğu bu dış politika yani Afrika halklarını sürekli olarak destekliyor oluşu, bizleri memnun etmektedir. Umuyoruz ki, dünyaya barış hakim olsun ve hepimiz de diyalog aracılığıyla barışı tesis etmek için çabalarımızı ortaya koymaya devam edelim. Diplomatik diyalogdan asla vazgeçmeyelim, geleneksel diplomatik kanalları terk etmeyelim, parlamenter diplomasinin etkisini göz ardı etmeyelim. Ancak bu şekilde mesafeleri aşabiliriz' dedi.</p><p>Mutti ayrıca Orta Doğu da yaşanan krizlerin Afrika'yı ekonomik olarak derinden etkilediğini vurguladı ve Türkiye'nin bölgesel krizlere karşı sergilediği diplomatik misyonu desteklediklerini aktardı.</p><p>KURTULMUŞ: TBMM TARTIŞMALARIN TARAFI OLAMAZ</p><p>Ardından Kurtulmuş ve Mutti, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) 9 milletvekili hakkında verdiği ihraç kararı içerisinde iki grup başkanvekilinin yer almasının Meclis Başkanlığı tarafından nasıl karşılanacağı sorusu üzerine, şunları söyledi:</p><p>'Türkiye'deki bütün siyasi partilerin hele hele TBMM'de şu anda ikinci büyük gruba sahip olan ve eski sisteme göre ana muhalefet partisi olan CHP'nin kurumsal kimliğinin bütünlük içerisinde devam etmesi ve aralarındaki bu sürtüşmeleri, çekişmeleri gerçekten en iyi şekilde çözmelerini ümit ederiz, tavsiye ederiz, böyle olmasını temenni ederiz. TBMM Başkanlığı olarak bizim kayıtlı olduğumuz alan parlamenter hukukla ilgilidir. Yani Meclis iç tüzüğü, partilerin tüzükleri, parti meclis gruplarının grup iç yönetmelikleri çerçevesinde karar veririz. Yani TBMM'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması asla mümkün değildir, asla düşünülemez. Herhangi bir şekilde taraflardan birisinin TBMM'yi kendi tarafına çekme çabaları da hiçbir şekilde sonuç vermez. Dolayısıyla biz ne yapacağımızı biliyoruz. Parlamenter hukuk bakımından elimizdeki imkanları biliyoruz. Hiçbir hata yapmadan süreci yönetmeye çalışıyoruz ve nasıl, ne zaman, hangi adım atılması gerekirse o adımları da atarak bugüne kadar geliyoruz. Özetle şunu söylüyorum; TBMM bu tartışmanın asla tarafı değildir, olamaz, olmayacaktır. Meclis Başkanı sıfatımın dışında, samimi olarak söylüyorum bunu; Türkiye demokrasisinin sağlıklı işleyebilmesi için CHP'nin bu tartışmaları bir an evvel yerine bırakarak kendi aralarında oluşturacakları mutabakatlarla partinin kurumsal kimliklerini en iyi şekilde korumalarını tavsiye ve temenni ederim.' </p><p>'TARTIŞMAYI ÇÖZECEK MAKAM TBMM DEĞİLDİR'</p><p>Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Grup Başkanı Özgür Özel'in Meclis'teki odasının boşaltılarak kendisine tahsis edilme isteğinin yer aldığı dilekçenin Meclis Başkanlığına sunulduğu yönündeki iddialarla ilgili de 'Bunların hepsi büyük resmin içerisindeki detaydır. TBMM Başkanlığı atması gereken adımı zamanında atar, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ancak tekraren söylüyorum; arada bir çelişki veya tartışma varsa ya da bu tartışmayı çözecek makam TBMM değildir' ifadelerini kullandı.</p><p>'SÜRECİN HIZLANDIRILMASI GEREKTİĞİ KANAATİNDEYİM'</p><p>'Terörsüz Türkiye' süreciyle ilgili komisyonun ciddi bir çalışma yaptığını ve kamuoyuna sunduğu raporun 6 ve 7'nci bölümde yer alan somut tekliflerin yerine getirilmesi gerektiğini aktaran Kurtulmuş, 'Orada kritik eşit olarak tanımlanan; terör örgütünün silahlarını bıraktığının tespit edilmesi ve örgütün kendisini tamamıyla feshettiğinin anlaşılmasına paralel olarak gerekli yasal düzenlemeler de Meclis'te yapılmalıdır. Bu sürecin hızlandırılması gerektiği kanaatindeyim çünkü Orta Doğu'nun cadı kazanına döndüğü bir ortamda; bu kadar pozitif ve olumlu bir ortam varken bunun bir an evvel bitirebilmesi için tüm partilerin ortak çalışmaları sürdürmesi lazım. Geçen sene tüm yaz boyunca komisyonda çalıştık. Bu işin çözülmesi için elbette Meclis tatile girmeden evvel bitmesini temenni ederim ama eğer gerekirse bu konuda çalışmalar sürdürülür ve sonuç alınır' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/kurtulmus-tbmmnin-herhangi-bir-partinin-ic-ihtilafinda-taraf-olmasi-mumkun-degildir</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/kurtulmus-tbmmnin-herhangi-bir-partinin-ic-ihtilafinda-taraf-olmasi-mumkun-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="33100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti'li Koçyiğit: Barışın hukuksal bir güvenceye ihtiyacı var]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/dem-partili-kocyigit-barisin-hukuksal-bir-guvenceye-ihtiyaci-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/dem-partili-kocyigit-barisin-hukuksal-bir-guvenceye-ihtiyaci-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin, 'Kalıcı barış demokratikleşmeyle güçlenir, demokrasi de yasayla taçlanmış bir barışla büyür. O anlamıyla barış ve demokrasi mücadelesini birbirinden ayırmadığımız gibi barışın hukuksal bir güvenceye ihtiyacı var' dedi.</p><p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Koçyiğit, CHP 38'inci Olağan Kurultayı'na yönelik 'mutlak butlan' kararıyla ilgili, 'Bu karar sadece bir siyasal partiye özgü olarak ele alınamaz. Mesele demokratik siyasetin işleyişi, seçim hukukunun temel ilkeleri ve halk iradesinin güvencesiyle doğrudan ilişkili bir meseledir. Bu noktada son yıllarda dünya sisteminde yaygın olan bir kavrama atıfta bulunmak istiyorum, yargı silahı. Yani yargının ve hukuk mekanizmalarının siyasal alanı yeniden şekillendirmek, siyasal ve toplumsal muhalefeti zayıflatmak ve belirli siyasal sonuçlar üretmek amacıyla kullanılması yani yargının araçsallaştırılması. Türkiye'de son yıllarda yaşanan birçok gelişme gibi CHP kurultayını ilişkin mutlak butlan kararı da yargının siyasal mücadelenin merkezine yerleştirilmesi tartışmalarının en çarpıcı örneklerinden birisidir. Bugün kuvvetler ayrılığı, denge-denetleme sistemi, yargı bağımsızlığının ortadan kalktığını açık ve net bir şekilde görüyoruz. Yargının bağımsızlığı meselesinin, kuvvetlerin birliği bakış açısıyla dizayn edildiği ve bununla da siyasa ve toplumsal yaşamın dönüştürülmeye çalışıldığını görüyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>'BARIŞ MESAİSİ YAPMAYA İHTİYACIMIZ VAR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında Türkiye'nin çok kritik bir süreçten geçtiğini kaydeden Koçyiğit, 'Atılmayan adımlar, toplumda sürece dair güvensizliği derinleştiriyor. Bu sürecin yasal çerçeve ile sonuçlandırılması, ilerlemesi ve sonuç üretmesi, hem bizim hem de toplumumuzun temel beklentisidir. Bugün çözümün adresi elbette demokratik siyasettir, Meclis'tir. Bu nedenle Meclis kapanmadan önce ihtiyaç duyulan yasal çerçevenin, düzenlemelerin hızla gündeme alınması ve uzun süre tartışılan çerçeve yasanın bir an önce Meclis'e sunulması ve ivedilikle yasalaşması gerekiyor. Süreci hukuki güvenceye kavuşturacak adımların atılması gerekiyor. Meclis bu süreçte etkin bir şekilde rolünü oynamalı ve yasama dönemi bitmeden hızlı biçimde yol haritasına uygun adım atmalıdır. Artık barış mesaisi yapmaya ihtiyacımız var. Barışın yasaya ihtiyacı var, Meclis'in de barış mesaisi yapmaya ihtiyacı var. Buradan kaçmak, görmezden gelmek, zamana yaymak doğru bir yaklaşım değil. Bunun sonucunda bütün Türkiye halklarının kaybedeceği sonuçlar olabileceğini görmemiz ve bu nedenle elimizi çabuk tutmamız, barış için acele etmemiz gerektiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Kalıcı barış demokratikleşmeyle güçlenir, demokrasi de yasayla taçlanmış bir barışla büyür. O anlamıyla barış ve demokrasi mücadelesini birbirinden ayırmadığımız gibi barışın hukuksal bir güvenceye ihtiyacı var' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/dem-partili-kocyigit-barisin-hukuksal-bir-guvenceye-ihtiyaci-var</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/dem-partili-kocyigit-barisin-hukuksal-bir-guvenceye-ihtiyaci-var.jpg" type="image/jpeg" length="82623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Adana il teşkilatı feshedildi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/mhp-adana-il-teskilati-feshedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/mhp-adana-il-teskilati-feshedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Adana il teşkilatının feshedildiğini ve il başkanlığına Hakan Yıldırım'ın atandığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>MHP'li Semih Yalçın, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Milliyetçi Hareket Partisi Adana il teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52'nci ve 54'üncü maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Adana İl Başkanlığı görevine Hakan Yıldırım atanmıştır' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/mhp-adana-il-teskilati-feshedildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/mhp-adana-il-teskilati-feshedildi.jpg" type="image/jpeg" length="48804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Şimşek: Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-simsek-parti-meclisinde-5-kisi-de-kalsa-hayat-devam-eder</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-simsek-parti-meclisinde-5-kisi-de-kalsa-hayat-devam-eder" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ/ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, 'Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, PM toplantısı öncesi genel merkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Şimşek, mutlak butlan davasının Yargıtay'da devam ettiğini belirterek, 'Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder. Buna yanlış bakıyorlar. Diğer taraftan Merkez Yönetim Kurulu'nun almış olduğu kararla arkadaşların disipline verilip ihraç edilemeyeceği söyleniyor. Orada da yanlışlık var. 63 B Tüzük 5'inci madde, burada amir hüküm açık. Meclis İç Tüzüğü Grup 74'üncü madde de diyor ki 'Parti üyeleri herhangi bir parti dışında iş ve eylemlerde bulunduğunda Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ve İl Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilir'' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-simsek-parti-meclisinde-5-kisi-de-kalsa-hayat-devam-eder</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/chpli-simsek-parti-meclisinde-5-kisi-de-kalsa-hayat-devam-eder.jpg" type="image/jpeg" length="84646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'de 57 Parti Meclisi üyesinden 28'i istifa etti]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/chpde-57-parti-meclisi-uyesinden-28i-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/chpde-57-parti-meclisi-uyesinden-28i-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gizem CENGİL-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla göreve dönen Parti Meclisi'nin (PM) 57 üyesinden 28'i istifa etti.</p><p>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM'de basın açıklaması yaptı. Emre, 'Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı ve maalesef partimizden iş birliği içerisinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan, ortadan kaldırmaya yol açabilecek şekilde bir mahkeme kararı verildi. Buna göre, Cumhuriyet Halk Partisi'nin son geçerli kurultayı 25 Temmuz 2020 tarihli kurultay kabul edildi. O tarihte seçilen Parti Meclisi, asil ve yedek üyeleriyle birlikte toplam 75 kişilik bir sayı. Parti Meclisi'nin iadesine, Genel Başkanın iadesine, Yüksek Disiplin Kurulu'nun göreve gelmesine tedbiren geçici olarak karar verildi. Şimdi şüphesiz bu, Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü 3'üncü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir. Biz çok iyi niyetli bir şekilde, 'partimizi bu krizden nasıl çıkartabiliriz' diye göreve getirilen önceki Genel Başkanımız ve oradaki görevlendirilen arkadaşları, her ne kadar MYK'nın oluşumu görevsiz olsa da hukuksuz olsa da parti tüzüğümüz gereği parti meclisinden onaylanmasa da bugün gerçekleşecek Parti Meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, gözyaşını, karamsarlığını, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp vicdanlara seslenip bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım ve bir şekilde el ele bu krizin üstesinden gelelim diye düşündük. Ancak dün itibarıyla biliyorsunuz, 9 arkadaşımızın yetkisiz bir şekilde Disiplin Kurulu'na sevk edildiği yönünde bir açıklama oldu. İki tüzüğü elimde gezdiriyorum. Niye? Çünkü hiçbirini kabul etmiyorlar. Kafalarına göre yöneten bir anlayış var' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'28 İSMİN İSTİFASINI ALDIK'</p><p>Milletvekilleri ve Parti Meclis üyelerinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevki için tek yetkili organın Parti Meclisi olduğunu söyleyen Emre, 'Şimdi Parti Meclisi'nde çoğunluğun olmadığı bilindiği için; kendi taraftarlarının, kendini destekleyenlerin, bu ayıba ortak olmak istemeyenlerin daha çok, kendi yandaşlarının daha az olduğu bilindiği için bu toplantıya gitmeden 9 milletvekili arkadaşımızı ama 4'ü de o Parti Meclisi'nde görevli arkadaşımızı 'tedbiren disipline sevk ettik' diye açıklama yaptılar. Amaç, 'Bir şekilde orada çoğunluğu nasıl alırız?' Biz istersek zaten istifalarla düşürürüz bu Parti Meclisi'ni. Ve bunun için yeterli sayı 17. Ve bizim tüzüğümüzün çok açık 24'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası der ki; Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra, üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır. Yani bir 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık' ifadelerini kullandı.</p><p>'KURULTAYA GÖTÜRMEK DIŞINDA İŞLEM YAPAMAZLAR'</p><p>Emre, kurultayın toplanmamasının suç olduğunu ifade ederek, 'Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz; bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin 3 tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde toplumsal muhalefettir. Bu çatı altında diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz bu sadece bizim problemimiz değil. İkincisi, az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu ülke, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tamamen totaliter bir rejime geçmediyse bu üç yapının varlığı nedeniyledir. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bu kurumsal saldırının alelade bir mahkeme kararı, tesadüfen açılmış ve Sayın Erdoğan'ın ifade ettiği gibi CHP'lilerin karşı karşıya geldiği bir süreç değildir. Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir çoğunlukla bir aradadır. Yüzde 99 partiye yapılanın büyük bir kumpas olduğunu, saray odaklı bir iş olduğunu, partinin kurumsal kimliğinin hedef alındığını ifade eder. Bugün çarşıda, pazarda, sokakta kimi görseniz sorsanız, Cumhur İttifakı'na oy verenler dahi bu işin yanlışlığını ifade eder' değerlendirmesinde bulundu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/chpde-57-parti-meclisi-uyesinden-28i-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/chpde-57-parti-meclisi-uyesinden-28i-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg" length="52385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Gazze'de çocuklar katledilirken Türkiye susmadı, susmayacak]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umutcan ÖREN/ANKARA, (DHA)- İÇİŞLERİ Bakanı Mustafa Çiftçi, 'Gazze'de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir' dedi.</p><p>Bakan Çiftçi, Ankara'da Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen Sivil Toplum İstişare Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıda sivil toplum kuruluşların başkan ve temsilcileri yer aldı. Burada konuşan Bakan Çiftçi, bir milleti ayakta tutan ve büyük kılan şeyin; yetiştirdiği insan, kurduğu medeniyet, yaşattığı değer ve mazluma uzanan merhamet eli olduğunu ifade etti. </p><p>Bakan Çiftçi, 'Milletimizin vicdanının kurumsallaşması olan sivil toplum kuruluşlarımız; iyiliği, güzelliği ve hakkı ortak bir sorumluluk bilincine dönüştürmeye çalışan iyilik organizasyonlarıdır. Bizim medeniyetimiz, hakkı hakim kılmak için ömrünü, ilmini, malını vakfederek adayanların kurduğu bir vakıf medeniyetidir. Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve günümüze uzanan büyük tarihi yürüyüşümüzde şehirlerimizi devlet kurumları kadar vakıflarımız da inşa etmiştir. Yetimlerin ve gariplerin elinden tutulurken, yolda kalmışların ihtiyacı karşılanırken, kuşların dahi hakkı gözetilirken bütün bu güzelliklerin ardında vakıflarımız vardı. İnsana hizmeti, Hakk'a hizmet olarak kabul eden medeniyetimizde, insanı yaşatma, iyiliği kalıcı hale getirme ve medeniyetin ahlaki omurgasını ayakta tutmak vakıf faaliyetlerinin özüdür. Medeniyet dediğimiz şey, insanın eşya ile kurduğu ilişkiden önce insanın insanla kurduğu ilişkinin adıdır. Bir medeniyetin büyüklüğü gökdelenlerinin yüksekliğiyle değil, vicdanının derinliğiyle ölçülür. Teknoloji ilerlemekte, üretim artmakta, imkanlar çoğalmakta, fakat insanlık aynı ölçüde huzur üretememektedir. Çünkü modern dünyanın temel problemi bilgi eksikliği değil; mana, irfan ve hikmet eksikliğidir. Tam da burada sivil toplum kuruluşlarımız insanı yeniden merkeze alan bir medeniyet tasavvurunun taşıyıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir milletin yükselişi de ahlakla mümkündür. Ahlakın olmadığı yerde kalkınma olur belki fakat medeniyet kurulamaz. İşte vakıflarımız ve derneklerimiz tam da bu ahlak hareketinin günümüzdeki temsilcileridir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'TÜRKİYE SON ÇEYREK ASIRDA ÇOK BÜYÜK DÖNÜŞÜMLER YAŞADI'</p><p>Bakan Çiftçi, vakıfların ve derneklerin yardım faaliyetlerinin yanı sıra bir vatan şuuru inşa ederek, aidiyet duygusuyla birlikte yaşama iradesini güçlendirdiğini belirterek, şöyle konuştu:</p><p>'Bir köy okuluna kitap gönderen, bir gence burs veren, bir tarihi eseri ihya eden, bir kütüphane kuran, bir yetimin başını okşayan ve bir muhacire ensar olan da aslında aynı büyük medeniyet ve vatan davasına hizmet etmektedir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın başarısı da ancak vatanını seven, milletine bağlı, tarihinin farkında olan ve medeniyet mirasını geleceğe taşıma sorumluluğu hisseden nesillerle mümkün olacaktır. Türkiye son çeyrek asırda çok büyük dönüşümler yaşamıştır. Vesayet odaklarının siyaset ve toplum üzerindeki etkisi geriletilmiş, devlet ile millet arasına örülmeye çalışılan duvarlar yıkılmıştır. Bu süreçte sivil toplum kuruluşlarımız büyük emekler ve fedakarlıklar ortaya koymuş, milletimizin sesine ses olmuşlardır. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yürürken de aynı sorumluluk devam etmektedir. Telafer'de okul yapan, Somali'de su kuyusu açan, mazlumun elinden tutan, yetime sahip çıkan sizlerin emeği Türkiye'nin gönül köprülerini inşa etmektedir. Üstat merhum Necip Fazıl Kısakürek'in işaret ettiği gibi, büyük milletler büyük idealler etrafında yükselir. Biz büyük bir milletiz ve bizim idealimiz var. İdealimiz; insanı eşrefi mahlukat gören, adaleti esas alan, merhameti yücelten, mazluma sahip çıkan ve hakkı üstün tutan bir medeniyet anlayışının yeniden ihyasıdır. Bugün Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Türkistan'dan Afrika'ya, Kudüs'ten Gazze'ye kadar uzanan gönül coğrafyamızda Türkiye'nin adı umutla anılıyorsa bunda milletimizin merhameti, sivil toplum kuruluşlarımızın fedakarlığı vardır. Bu vesileyle özellikle Gazze'de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalmayan, mazlum Filistin halkına insani yardım ulaştırmak için gayret eden bütün vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Gazze'ye uzanan her yardım eli, insanlığın vicdanını ayakta tutma gayretidir. Mazlumların yanında olmak bizim medeniyetimizin en asli vazifesidir.' </p><p>'TÜRKİYE, MAZLUM COĞRAFYALARIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEK'</p><p>Ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Bakan Çiftçi, 'İşgalci şebekenin temsilcisi Netanyahu'nun, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz ve seviyesiz açıklamaları da aslında bu hakikat karşısında duyulan rahatsızlığın açık göstergesidir. Şunu herkes bilmelidir; Gazze'de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Filistin davasının, Kudüs'ün, Gazze'nin ve bütün mazlum coğrafyaların yanında dimdik durmaya devam edecektir. İmkanları konfor alanına dönüştürmemeliyiz. Çünkü konfor ideali öldürür. İnsanın, ailenin ve toplumun ifsadı için fıtrata açılan bir savaş çağındayız. Bu nedenle cemiyete insan yetiştirmek, aileyi ve toplumu korumak ancak bir medeniyetin ihya ve inşasıyla mümkündür. Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın gerçek başarısı da işte bu ihya ve inşa hareketinin başarısı olacaktır' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak.jpg" type="image/jpeg" length="72026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin teklifin 4 maddesi daha kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/tbmm-genel-kurulunda-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimina-iliskin-teklifin-4-maddesi-daha-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/tbmm-genel-kurulunda-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimina-iliskin-teklifin-4-maddesi-daha-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 4 maddesi daha kabul edildi.</p><p>TBMM Genel Kurulu, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerine verilen 1'er dakika ve grup başkanvekillerinin güncel siyaset ile ilgili yaptığı değerlendirmelerin ardından gündem bölümüne geçildi. </p><p>'BU TEZKERE MECLİSTE NEDEN KONUŞULMUYOR'</p><p>Bu bölümde Milli Savunma Komisyonu'nun ABD'ye resmi ziyaret gerçekleştireceği yönünde tezkere okundu. Tezkerenin okunmasının ardından CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, tezkerenin eksik bilgiler içerdiğini belirterek, 'Bu nasıl bir tezkere? Burası TBMM. Ne zaman gidecek, neden gidecek? Bu nedir yani, anlamıyorum. Bu olacak şey mi, usulde böyle bir şey var mı? Olmaz, bakın, bu iş iyice ciddiyetsiz bir hale geldi. Hulusi Akar ABD'ye niye gidiyor? Tarih yok, niye? Maça mı gidiyor, bilmiyorum ben. 'Maça mı gidiyor?' sorusunu bile ben bir devlet adamına, kendime yakıştırmam ama tarih yok, içerik yok, neden gidiyor, neden bu tezkere Mecliste konuşulmuyor? Ne zaman içinizden birisi ABD'ye gitse başımıza bir şey geliyor; ya butlan geliyor ya partiye geliyor ya birine geliyor. Hayrına gitmiyorsunuz ki, bu ülkeye hayır gelmiyor ama ben bunu öğrenmek istiyorum. Bu işlemi, lütfen tezkereyi okuyun, muhatapları bilgi versin, herkes anlasın, ondan sonra oylansın, bu ciddi bir şey. Hulusi Akar-ABD-ziyaret-AKP; bunların hepsi bir araya geldiği zaman insanın kafası karışıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'ÇALIŞMA PARLAMENTER DİPLOMASİ İÇİN YAPILIYOR'</p><p>Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, tezkerenin Meclis Başkanlığı'ndan Genel Kurula geldiğini, tezkere üzerine söz talebi olduğunda karşılayacağını ancak işlemin kesinleşmesinin ardından bütün bilgilerin netleşeceğini ifade etti. AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, CHP'li Başarır'a cevaben, 'Burada yapılan çalışma parlamenter diplomasi için yapılıyor. Şimdi Ali Mahir Bey söyleyince ben de bilgi almaya çalıştım. Şu ana kadar aldığım verilere göre 13 Temmuz'da olan bir seyahat ve diplomasi; Savunma Komisyonu olarak CHP'li üyelerin de katılacağı ve komisyon Amerika Kongresi'nde Türkiye'yi, ülkemizi, Meclisimizi temsil etmeye yönelik bir çalışma. Dolayısıyla, burada tarih niye yok? Burada Genel Kurul onay verdikten sonra oradaki hem elçiliğimizle hem muhataplarıyla randevu konusunun değerlendirileceği ifade edildi. Dolayısıyla, Meclisimizin, tüm partilerin, komisyonun yapacağı bir çalışma. Dolayısıyla, Meclisin yapmış olduğu bir parlamenter diplomasi, kişisel bir seyahat değil, bir parti ziyareti değil, meclis ziyaretidir. Temas, ülkemiz adına gurur verecek, her platformda olmamız lazım ve tüm partilerden' diye konuştu. </p><p>'ZİYARETİN İÇERİĞİ DÜZGÜN BİR ŞEKİLDE VERİLSİN'</p><p>Ardından yeniden söz alan CHP'li Başarır, 'Kişisel bir ziyaretin burada bir tezkereyle konuşulması akla ziyan bir durum ama olası bir ziyaretin tarihi, kapsamı, içeriği bilinmeli, burada oylanıyor bakın; bu, grupları bağlar; bu, hepimizi bağlar. Tarihi bile bilmiyor, bakın temmuzun bir şeyi olabilir. Olamaz diyorum, bakın ciddiyet. Sonra, 'Niye kızıyorsunuz?' diyor. Bu kızılmayacak bir durum değil, olmaz bu. Şimdi, bunu oyladık, sadece okundu ama kimse anlamadı ve ilginçtir el de kaldırılıp indirilmedi. Bakın, biz bilmediğimiz için, anlamadığımız için on saniyede olan bir şey. Yarın, Allah korusun vahim bir tablo, bambaşka bir şey olur, bu Meclisi bağlar; bu, sizi de bağlar Sayın Başkan, Divanı da bağlar, herkesi bağlar. O yüzden, bunun kapsamı, içeriği, tarihi hepsi düzgün bir şekilde verilsin' dedi. </p><p>'MAÇA MI GİDECEK?'</p><p>Meclis Başkanvekili Bingöl, çalışma yöntemlerinin tümünün araştırma önergesiyle görüşülebileceğini ve tüm siyasi partilerin ziyaret için görüşlerini paylaşabileceğini ifade etti ve Başkanlığını ettiği oturumlar öncesinde tezkereleri daha detaylı inceleyeceğini ekledi. CHP'li Başarır yerinden söz alarak, 'Bugün Meclis gündemi geldiğinde de böyle bir şey gündemde yoktu yani birden karşımıza çıktı. Arkadaşlar ısrarla soruyor: 'Maça mı gidecek?' Ben bu dakikadan sonra maça kimin gideceğini Meclisten bilmem ama Hulusi Akar'ın gidemeyeceği bir gerçek' dedi.</p><p>'BÜROKRASİNİN DAHA ÖZENLİ OLMALARI DAHA DA KIYMETLİ OLUR'</p><p>AK Parti'li Gül ise olayın kişiselleştirilmesinin doğru olmayacağını dile getirerek, 'Dış ilişkilerdeki arkadaşlarımızın da hangi tarihte gidilecek, kimler gidecek, bunu tekrar Genel Kurulun, onayına ve bilgisine en azından sunması şık bir tutum olur. Burada benim aldığım bilgiye göre, onaydan sonra gerekli bu anlamda tam program belli olsun. Bu, bizim grubumuzun belirlediği bir takvim değil yani bir parti ziyareti değil ama arkadaşlarımız da netleştikçe Genel Kurula kimler gidecek, hangi tarihte gidecek, bunun gelmesi şık ve yakışan olur. Bürokrasinin daha özenli olmaları daha da kıymetli olur diye düşünüyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ GÖRÜŞMELERİNDE TARTIŞMA</p><p>Ardından siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı'na sunduğu araştırma önergelerinin görüşmelerine başlandı. Bu bölümde CHP grubunun sunduğu, 'Mevsimlik tarım işçilerinin karşılaştığı sorunların tüm yönleriyle araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi' başlıklı önergesi sırasında DEM Parti ve İYİ Parti grubu arasında tartışma yaşandı. Önerge üzerine söz alan İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, 'Türkiye'de bu kadar problem varken, 'İktidar ne yapıyor' diye bakıyoruz. Bu insanları evinden, yurdundan eden, anasını bacısını dağa kaldıran, babasını atasını katleden, toprağına çöken lanet terör örgütü PKK, onun mensupları ve hain terör hükümlüsü, bebek katili, teröristbaşını nasıl affedeceğinin derdini tutmuş gözüküyor. Bir yanda da öyle ki, 'Biz Kürt halkının, Doğu ve Güneydoğulu vatandaşların haklarını savunmak için siyaset yapıyoruz' diyenler de, 'Bu adama özgürlük istiyoruz' diye, miting yapacağız diye bas bas bağırıyorlar' diye konuştu. </p><p>'BU ÜLKENİN EN TEMEL SORUNU OLAN KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ'</p><p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partisinin düzenleyeceği mitingler ile ilgili şöyle konuştu;</p><p>'Bu ülkenin en temel sorunu olan Kürt sorununu çözmek için mücadele ediyoruz. Bu ülkede gerçekten barışın tesis edilmesi için emek harcıyoruz, mücadele ediyoruz, çaba harcıyoruz ama birileri ne yazık ki barıştan korktuğu için, çözümsüzlükten beslendiği için her kürsüye çıktıklarında sürekli partimizi itham eden ve kendilerine alan açmaya çalışan bir siyaset yürütüyorlar. Açık ve net söyleyelim, gidin kendinize başka bir gündem bulun. Sürekli DEM Parti'ye çamur atarak sürekli DEM Parti üzerinden gündem olmaya çalışmaktan artık vazgeçin. DEM Parti kendi kurumsal kimliği içerisinde, kendi eylem takvimini, kendi mücadele hattını, kendi politik hattını belirleyen bir partidir. Halkın oy verdiği, teveccüh ettiği, bu ülkenin 3'üncü büyük siyasi partisinden bahsediyoruz. Miting yaparken hiç kimseden icazet alacak değiliz. Bu ülkenin barışı için, bu ülkenin insanlarının ölmemesi için mücadele ediyoruz, çaba harcıyoruz. Biraz buna saygı duyun, saygı duymayı bilmiyorsanız da bir zahmet susun yani, susun.'</p><p>'TERÖRE BULAŞMIŞ VEYA SUÇ İŞLEMİŞİN AFFINI YA DA ONUN REFERANSINI ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ'</p><p>İki parti milletvekilleri arasında sataşmalar sürerken İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz söz aldı. Poyraz, 'Burada defalarca ifade ettik, bu Parlamentodaki her bir milletvekili, bu ülkedeki kanunlara uyan, kurallara uyan, vergisini ödeyen, suça bulaşmamış, devletin her türlü yanlışına, iktidarın her türlü yanlışına rağmen suça bulaşmamayı tercih etmiş vatandaşın derdini çözmekle ve vatandaşın refahını yükseltmekle sorumlu, iktidar da muhalefet de ama bu Parlamentoda defaatle ve defaatle teröriste, teröre bulaşmış veya suç işlemişin affı ya da onu referansını İYİ Parti asla ve kat'a kabul etmeyecek ve bununla ilgili her seferinde hem defans gösterecek hem bununla ilgili şerh koyacak hem de bununla ilgili İç Tüzük'ün ve Anayasa'nın bize verdiği tüm yetkileri sonuna kadar kullanacağız' dedi.</p><p>'KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜ SİYASAL VE HUKUKSAL ZEMİNE ÇEKİLMELİ'</p><p>Yeniden söz alan DEM Parti'li Koçyiğit, 'Kürt sorununun sonucunda şiddet açığa çıkmıştır ve bugün gerçek anlamda Kürt sorununun çözümünde şiddet başlığının ortadan kalkıp meselenin siyasal ve hukuksal zemine çekilmesi gibi bir gerçeklikle karşı karşıyayız. İşte o zeminde de Öcalan'ın başaktörlüğüne dikkat çekiyoruz. Gözlerimizi hakikate kapatıp gerçeği karartarak yol alamayız. Kimi referans alacağımızı, neyi referans alacağımızı, neyin siyasetini yapacağımızı belirleyebiliyoruz, belirliyoruz da. Biz bu referansları sadece parti olarak biz değil bakın, Türkiye'de yaşayan milyonlarca insan Öcalan için, 'Benim önderliğimdir' dedi. Bu gerçeğe gözünüzü kapatarak Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz, şiddeti nasıl geride bırakacaksınız? 'Cumhuriyet' diyorsunuz, o cumhuriyet nasıl demokratik olacak, nasıl bir hukuk devleti olacak, nasıl adalet tesis edilecek? Bu sorulara da yanıt vermeniz gerekir. Bu sorulara yanıt vermiyorsanız da kusura bakmayın, burada söz kurmamanız gerekir' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>'TÜRK'ÜN, KÜRT'ÜN DERDİNİ PARLAMENTO ÇÖZECEK, TERÖR HÜKÜMLÜSÜ DEĞİL'</p><p>Tartışmaların sürdüğü esnada İYİ Parti'li Poyraz, ülkedeki tüm sorunların çözüm yerinin parlamento olduğunu ifade etti. Poyraz, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı;</p><p>'Türk Milleti'ni, bölünmez bütünlüğünü hedef alan bir terör örgütünü kurmuş, yönetmiş, infaz emri vermiş birisinin referans alınması, muhatap kabul edilmesi, haddizatında bu ülkenin mutlak ve eşit vatandaşı olan Kürtlere vasi tayin edilmesi, buna aracılık edenler, bunu övenler; bunların hepsi hem Türk Ceza Kanunu'na göre hem cumhuriyetin felsefe ve ilkelerine göre açıkça suç işliyorlar. O yüzden, bakın, Türk'ün de derdi, Kürt'ün de derdi; Alevi'nin de Sünni'nin de sağcının da solcunun da derdini bu Parlamento çözecek, cezaevindeki bir terör hükümlüsü değil. Bu kadar adam, bu kadar milletvekili, bu kadar koca koca adam, koca koca kadın, cumhurbaşkanları, bakanlar, valiler, hakimler, savcılar, onlar bunlar çözemeyecek; bu işi bir terör hükümlüsü çözecek, öyle mi? O zaman hepimiz boşaltalım bu salonu ya, oturmayın, oturmayın bu salonda, boşaltalım burayı.'</p><p>'HİÇ KİMSENİN BU ÜLKEYİ BÖLMEK İSTEDİĞİ YOK'</p><p>Tartışmaya diğer parti milletvekillerinin tepki göstermesiyle Meclis Başkanvekili Bingöl, tartışmanın sona ermesi gerektiğini söyledi. Ardından DEM Parti'li Koçyiğit'e söz verdi. Koçyiğit, 'Bu ülkedeki çözümsüzlük aklının bedeli çok büyüktür. Konuştuğumuz mesele sıradan bir mesele değil, bence herkes cümlelerini çok özenli seçsin. İşin ucunda, bu ülkede yaşayan insanların, yurttaşlarımızın, halklarımızın en başta yaşam hakkı olmak üzere, ekonomisinden tutalım sosyal hayatına, sosyal hayatından tutalım geleceğine kadar birçok meseleyi barındıran bir sorundan bahsediyoruz. Onun için, öyle halının altına süpürerek, kafamızı kuma gömerek yol alamayacağımız açık ve net. Öcalan'ın muhatap olduğu açık ve nettir. Bakın, bu Meclisten bir heyet gitti, Öcalan'ı ziyaret etti. Herhalde turistik geziye gitmedik biz oraya, değil mi? Gezelim, görelim diye İmralı'ya gitmedik, çözümü konuşmak için gittik, akan kanın durması için gittik. Hiç kimsenin bu ülkeyi bölmek istediği yok. Bu ülkenin birlikte, bir arada, bütün halklarıyla, bütün zenginliğiyle var olmasını istiyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>4 MADDE KABUL EDİLDİ</p><p>Siyasi parti önergelerinin ardından teklife geçildi. Yapılan görüşmeler sonucunda teklifin 4 maddesi daha kabul edildi. Maddelere göre; Tarımsal amaçlı kurulan kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi de Bakanlık iznine bağlanacak. Böylece arazilerin küçük parsellere bölünerek hobi bahçesi, bağ evi veya dinlenme alanına dönüştürülmesi engellenecek. İzin alınmadan tarım arazilerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğal gaz bağlanamayacak. Yasağa aykırı abonelik sağlayan kurumlara her abone için idari para cezası uygulanacak. Alkol bağımlılığı ile mücadele kapsamında atılan adımla gizli reklama izin verilmeyecek. Alkollü içecek üreticilerinin amblem ya da logo ile herhangi bir etkinliğe destek vermesi ve sponsor olması yasaklanacak. Orman sınırları içinde kalan yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaz için de harekete geçildi. Teklife göre, şartları oluşan taşınmazların tapuları bedel alınmadan geçerli kabul edilecek. Daha önce iptal edilen tapular da belirli şartlarla hak sahiplerine geri verilecek.</p><p>GENEL KURUL KAPANDI</p><p>Daha sonra Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 11 Haziran Perşembe günü toplanmak üzere birleşimi kapattı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/tbmm-genel-kurulunda-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimina-iliskin-teklifin-4-maddesi-daha-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 02:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/tbmm-genel-kurulunda-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimina-iliskin-teklifin-4-maddesi-daha-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="11275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu toplandı]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/tbmm-okul-olaylarini-ve-dijital-risklerini-arastirma-komisyonu-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/tbmm-okul-olaylarini-ve-dijital-risklerini-arastirma-komisyonu-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA,(DHA)- TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu toplandı. </p><p>TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Beyazıt, 'Cuma günü yerinde inceleme yapmak üzere heyetimizle beraber Kahramanmaraş'ımıza gideceğiz. Cuma, cumartesi ve gerekmesi halinde pazar günü öğlene kadar Kahramanmaraş'ta çalışacağız. Pazar günü Şanlıurfa'ya gideceğiz. Şanlıurfa'dan Siverek'e geçerek oradaki olayları da yerinde inceleyeceğiz, uzmanların görüşlerini dinleyeceğiz ve özellikle ailelerin bilgilerine müracaat edeceğiz. Okullardaki yapacağımız incelemeler sonucunda da gereken raporlarımızı, gereken bilgilendirmeleri yapmış olacağız' ifadelerini kullandı. </p><p>'DÜZENLİ ÖLÇÜM MAALESEF TÜRKİYE'NİN GEÇ KALDIĞI BİR KONU'</p><p>Ardından Cumhurbaşkanlığı Eğitim- Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şule Alan, milletvekillerine sunum yaptı. Alan, çocuk davranışlarının düzenli ölçüm modeliyle sürekli olarak takip edilmesi gerektiğini belirterek, 'Düzenli ölçüm maalesef Türkiye'nin aşırı derecede geç kaldığı bir konu. Ayrıca ulusal bir veri altyapısı sayesinde verilerimizin olmasına rağmen operasyonel hale getirilememesi sorunuyla karşı karşıya bulunuyoruz. Kendi emsal ülkeleri ve gelişmiş ülkeler arasında en fazla veri fakiri olan ülke Türkiye'dir. Türkiye'nin problemi verileri olmadığı için değil, verilerini analizi operasyonel hale getirmemesidir. Ulusal bir veri altyapımız oluşmadan ciddi bir şekilde; problem nedir, nerede problem, nasıl bir kırılma içerisindeyiz? Bunu görmemiz mümkün olmayacağından öncelikle kurmamız gereken şey acil bir şekilde veri altyapımızı operasyonel hale getirmemiz gerekir' diye konuştu. </p><p>'BİR OKULDA AKRAN ZORBALIĞI NE KADAR ÇOKSA O KADAR AKADEMİK BECERİ DÜŞÜYOR'</p><p>Yaptığı çalışmanın sonuçlarını paylaşan Alan, şöyle devam etti;</p><p>'Yaptığımız araştırmada bulguları Güneydoğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve İstanbul'dan. İlk grafik çocuklarda uyum, ikinci grafik çocukların davranış normları, üçüncü grafik çocukların okuldaki davranış normlarının görüşü; çocukların öğretmenlerinin yardımseverliğine bakış açısı yani öğretmenlerine bakış açısı, birbirlerine güvenleri ve en sonuncusu da akran zorbalığı. Bu grafikleri niye gösteriyorum? Mesela akran zorbalığı grafiğine bakın, bir okulda akran zorbalığı ne kadar çoksa o kadar akademik beceri düşüyor. Bir okulda ne kadar birbirine güven varsa o kadar matematik skorlarının yükseldiğini, akademik skorlarının yükseldiğini görüyorsunuz. Ne kadar dayanışma varsa aynı şekilde bunları görüyorsunuz. Bunlar on binlerce çocuğu içeren örnekler bunlar.'</p><p>'DİYARBAKIR'DA BİR OKULDA YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMAYLA ŞİDDETTE YÜZDE 50 DÜŞÜŞ YAŞANDI'</p><p>Sorunların çözümü için ilkokul ve ortaokulun kategorik olarak ayrılması gerektiğini kaydeden Alan, Diyarbakır'daki bir okulda hayata geçirdikleri projeden bahsetti. Ergen öğrenciye saygı ve statüyü verme karşılığında destek istediklerini ve ilkokulda çalışkan, ortaokullarda ise popüler öğrencileri 'lider öğrenci' seçtiklerini vurgulayan Alan, 'Biz bu çocukları seçtikten sonra bu çocuklara dedik ki, 'Alın, size güzel bir ders yöntemi. 5'inci ve 6'ncı sınıftaki küçük arkadaşlarınıza bunları öğreteceksiniz.' Ne öğrettiler? Çok basit şeyler öğrettiler, zaten çocuklara okulda öğrettiğimiz şeyleri yani, 'Farklıyız çocuklar ama aynıyız. Hayalimizdeki okul nasıl olmalı? Zorba kimdir? Zorbayla nasıl baş edilir?' Özellikle bu çok etkili oldu. Sonuçlar; iki yıl sonra, eğitim alan çocuklarla eğitim almayan çocukların karşılaştırılması inanılmaz sonuçlardı. Tabii, bunlara da plasebo kontrolü yaptık. Bazı okullar bunu yaptı, bazı okullar yapmadı. Okul içi şiddette yüzde 50 düşüş, okul içi davranış normlarında ciddi düzelme, akıl sağlığında, zihin sağlığında, özellikle bu lider çocuklarda inanılmaz düzelme, kendine güvende, öz değerde yükselme. Hiç beklemediğimiz başka bir sonuç da geldi; LGS test skorlarında plaseboya göre inanılmaz bir yükselme, yüzde 10 civarında bir yükselme' oldu' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İNTERNETTE POMPALI TÜFEK 2 BİN LİRAYA SATILIYOR'</p><p>Uluslararası Siber Güvenlik Federasyonu Başkanı Batuhan Tosun, komisyon toplantısında sunum yaptı. Tosun, okullara yönelik saldırı gerçekleştirmenin bir akım haline geldiğini ve bunun küresel düzlemde, 'Mass shoting' olarak nitelendirildiğini ifade etti. ABD'deki bütün liselerde 3-4 rehberlik hocası olmasına rağmen okullara yönelik şiddet saldırısının arttığını ve psikoloji ile demografik yapının artık işe yaramadığını söyleyen Tosun, 'Ne yazık ki elinde cep telefonu tutan herkesin yaşayabileceği farklı siber zorbalıklar var. Şimdi, bu, 'Darknet' dediğimiz internet dünyası forumda çocuk açık açık yazmış, demiş ki; 'Pompalı tüfek 2 bin TL' Batman'dı yanlış hatırlamıyorsam, forumda satıyor. Elinde telefonu interneti olan bir çocuğun buraya erişimi mümkün, sizin de erişiminiz mümkün. Buraya erişimi olan bir çocuğun bunu alması ve eğer niyetinde saldırı varsa bu saldırıyı gerçekleştirilmesi çok kolaylaşmış oluyor çünkü ateşli silaha erişimi kolaylaşmış oluyor. Yani normalde bulamayacağı bir şeyi çok kolay bulmuş oluyor. Dolayısıyla konunun daha teknokratik bakış açılarıyla çözülmesi gerektiğine inanıyorum. Şimdi konuyu psikolojik, demografik ya da sosyolojik anlamdan biraz ne yazık ki çıkarmamız gerekiyor çünkü her şey internet ve telefonla alakalı hatta 'bilgisayar' bile demiyorum' diye konuştu. </p><p>'İHBAR SİSTEMİ ÜZERİNDEN 403 BİNDEN FAZLA İHBAR ALINMIŞ, 19 OKUL SALDIRISI ÖNLENMİŞ'</p><p>Türkiye'de siber ve emniyetteki birimlerin yetersiz olduğunu ve dijital medyada siber zorbalığın arttığını savunan Tosun, şöyle devam etti:</p><p>'U.S. Secret Service'in bulgusu olarak planlanan okul saldırılarının yüzde 94'ünde saldırıyı planlayan kişi niyetini önceden en az bir kişiyle paylaşmış oluyor. Bakın, yüzde 94'ü. Bu şu demek; zaten saldıran kişi popüler olmak için bunu yapıyor, ya dikkat çekmek için yapıyor, ya çok büyük bir travması olduğu için bunu yapıyor. Buradaki popülasyon çok önemli. Sandy Promise bulgusu, 4 saldırgandan 3'ünden fazlası planlarını önceden birilerine söylemekte. Bunlar net ve gerçek veriler, bulgular. Okul saldırılarına bakarsak bunların tamamı internet üzerinden forumlarda en az 1 ayak izi bıraktılar. Bizdeki gerçekleşen saldırılarda da bıraktılar. Facebook'tan saldırıyı gerçekleştirmeden önce mesaj paylaştılar, dikkatleri üstüne çekmek istediler çünkü amaçları her şeyden önce dikkat çekmekti. Dolayısıyla erken tespit ve erken müdahale burada çok önemlidir. Sandy Promise anonim ihbar sistemi üzerinden 403 binden fazla ihbar alınmış, 19 okul için saldırı önlenmiş, bin 269 gencin hayatı kurtulmuş. AP verilerini incelediğimiz zaman 395 bin ihbar ve 19 okul saldırısı önlenmiş. Yapacağınız şey sadece ortak veriyi işlemek. Ortak veriyi işleyerek bunun önüne lokal kolluk kuvvetlerini de dahil ederek geçebiliriz.' </p><p>Tosun ayrıca, Türkiye'de veri altyapısında güçlü bir adım atıldığını ve yapay zeka aracılığıyla verilerin işlenmesi halinde erken uyarı sisteminin devreye alınabileceğini dile getirdi. </p><p>'OKUL TEMELLİ TAKİP SİSTEMİ MUHAKKAK YAYGINLAŞTIRILMALI'</p><p>Komisyonda sunum yapan Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doçent Doktor Taner Atmaca, şunları anlatı: </p><p>'Bizim önerimiz; Özellikle okul temelli bir izlemin, okul temelli bir takip sisteminin muhakkak ki yaygınlaştırılması yönünde ve veri oluşturulması yönünde. Ondan kaynaklı, bir 'KORU Ağı Sistemi'ni sunmak istiyorum. Aslında dört-beş sene önce Sayın Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer Beyefendi'ye de benzer bir öneride bulunmuştum buradaki bir şûrada fakat zannedersem yoğunluktan kaynadı. Özellikle okulların haritalandırması, dezavantajlı konumda bulunan okulların yıl yıl ya da ay ay ya da dönemlik olarak izlenerek müdahale programlarının bizzat kapalı devre sistemle izlenerek Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takip edilmeli. Ayrıca haritalandırılarak riskli bölgelerdeki okullara daha fazla politik anlamda belki itina gösterilmesi ya da pedagojik anlamda daha fazla itina gösterilmesi konusunda bir önerimiz olmuştu. KORU Ağı Sistemi'nin açık ve uzun ismi, 'Kurumlar Arası Ortak Risk Uyarı ve İzleme Ağı Sistemi' aslında, 'KORU' olarak hem akılda kalması hasebiyle hem de güzel bir anlam taşıması hasebiyle burada Komisyon'a önermek istiyorum.' </p><p>'HER ÖĞRENCİ İÇİN KONTROLLÜ ERİŞİME SAHİP DİJİTAL TAKİP DOSYASI OLUŞTURULMALI'</p><p>Atmaca ayrıca, emniyet birimleri ile ilgili önerilerini şu şekilde paylaştı;</p><p>'Dijital vaka yönetimi yani her öğrenci için kontrollü erişime sahip dijital bir takip dosyası oluşturulması lazım. Burada her kurumun kendi yetkilisine tanımlanacak bir şifre ve kullanıcı adıyla bu sisteme giriş yapılmalı ve herkes kendi izlem notlarını buraya belirterek her kurumun kendi veri zenginliğini başkasıyla paylaşmasının önü açılacak. Her öğrencinin takibinin not alındığı, izlendiği bir sisteme özellikle ihtiyaç olduğunu onu belirtmek istiyorum ve kademeli müdahale yani her risk düzeyine aynı tepki verilmemesi gerekiyor. Yine eskilerin deyimiyle, 'Bir sürçen atın başı kesilmez' derler yani 'ufak bir suç işledi' diye çocuğa büyük ceza vermenin de bir manası yok. Her risk düzeyine aynı tepkinin yerine kademeli ve yaş grubuna uygun şekilde yapılması son derece önem arz ediyor. Risk grubu içerisinde neler var, bunları isterseniz kısaca paylaşmak isterim. Eğitim temelli göstergeler, bunları ölçeceğiz: Sürekli devamsızlık, okuldan kaçma, ani not düşüşleri, derslere ilgisizlik, okul terki riski, sık disiplin olayları gibi birtakım eğitim temelli göstergeler bizim için uyarıcı olacak. Davranışsal göstergeler: Mesela saldırganlık, akran zorbalığı, tehdit ya da gözdağı verme sürekli, kesici alet taşıma ya da yaralayıcı alet taşıma, kurallara sürekli meydan okuma, ani öfke patlamaları gibi davranış temelli bir takım risk göstergeleri bu sistemin içerisine girilecek.'</p><p>'ÇOCUK VE AİLELER ÇOK SIKI TAKİP EDİLEREK SORUNLAR BÜYÜMEDEN ÇÖZÜLMELİ'</p><p>Ardından sunum yapan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Görevlisi Profesör Doktor Nurdan Duman, 'Cumhurbaşkanımızın Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da okullardaki yaşanan olaylar sonrasında yaptığı bir açıklama vardı, 'Vaka bazlı çalışmalar gerekli okullarda, ailelerin izlenmesi gerekir.' Tam da aslında vaka yönetimine vurgu yapmıştı. O yüzden burada da buna ilişkin de geri bildirimi vermek isterim. Aslında tam da ihtiyaç olan şey, okullarda sosyal hizmet ve okullarda vaka yönetiminin yapılması, risk altındaki bireylerin, çocukların ve ailelerin tespit edilmesi, bunlara yönelik ev ziyaretleri yapılarak, çok sıkı takipler yapılarak bu çocukların ve ailelerin izlenmesi, sorun ve ihtiyaçlarının daha büyümeden çözülmesi gerekiyor. Bazen bize, sosyal hizmetlere öyle vakalar gelir ki çocuk yıllardır istismar görüyor, çocuk yıllardır şiddet görüyor, çocuk yıllardır madde bağımlısı ya da babası yıllardır alkol bağımlısı ve her gün gelip evde anneye şiddet uyguluyor. Şimdi, bu çocuk niye yıllarca bunu çeksin, bu anne niye yıllarca bunu çeksin? Yani bizim okulda olmamız gerekiyor ki bu vakalara müdahale edebilelim' diye konuştu. </p><p>'TÜRKİYE'DE SİBER GÜVENLİKLE İLGİLİ YÜZDE 90 AÇIK VAR'</p><p>Akademisyenler ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Uluslararası Siber Güvenlik Federasyonu Başkanı Batuhan Tosun, 'Ne yazık ki internet ortamında siber zorbalık Türkiye'de şu anda kullanılan portal olarak, portaller olarak 9 ile 18 yaş arasında sadece bizim tespit ettiğimiz kullanıcıların yüzde 88'inden fazlası tacize, şantaja maruz kalıyor. Daha önce Cumhurbaşkanlığı himayesinde de bir proje gerçekleştirmiştik, '81 İlde 81 Siber Kahraman' denilen bir proje gerçekleştirdik. Bunun kapsamında bazı araştırmalar yaptık, bu araştırmalar neticesinde elde ettiğimiz veriler. Dolayısıyla açıkçası Amerika'daki veriler çok daha net. Türkiye'de bizim tespit edebildiğimiz, dediğim gibi 9-18 yaş arası yüzde 88; bu ne yazık ki çok üzücü bir oran. Dijital Dönüşüm Ofisi kurulduktan sonra himayeye aldı projeyi. O kapsamda, toplamda yaklaşık bin öğrencinin üzerinde kişiyi sertifikalı olarak, uluslararası sertifikalı olarak siber güvenlik uzmanı yaptık ve bunlardan yaklaşık 150 tanesi kamuda işe girdi. Dolayısıyla Türkiye'de siber güvenlikle ilgili elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz ama açık var mı? Evet, yüzde 90 açık var, yüzde 90' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>'VERİ İHLALLERİNİN TEMELİ FİRMALARIN SUİSTİMALİNDEN KAYNAKLANIYOR'</p><p>Tosun, vatandaşlık verilerinin sızdırılmasıyla alakalı ise şunları söyledi;</p><p>'Şu anda söylediğim şey bir suç duyurusu bile olabilir. Bakanlıklar ve kurumlar yazılımlar geliştiriyor. Bu yazılımlar çok uzun sürede planlanan projeler, bu projeleri kısa dönemde yapmak için 'x' firması diyelim. 'X' yazılım şirketiyle anlaşıyorlar, x yazılım şirketi Bakanlıkla ilgili projeyi yapıyor, yaparken bu yazılımın e-devletten bir veri alması gerekiyor. Ne oluyor? Bakanlık x firmasının çalışanına o bağlantıyı sağlaması için e-devlet altyapısının Bakanlığa sunduğu kullanıcı adı, şifreyi illaki o yazılımcıya vermesi gerekiyor. Dolayısıyla çok alakasız birinin eline e-devletin 'Admin' parolasını vermiş oluyorsunuz. Bu kişi alıyor bunu hackerlara satıyor, 10 bin dolara, 15 bin dolara satıyor. Dolayısıyla bu kişiler bu panelleri yazılıma çevirip kişi bazlı satabiliyorlar. Veri ihlallerinin temeli de aslında buraya dayanıyor. Burada suçlanan birçok kurum oluyor ama aslında hiçbirinin suçlanmaması gerekiyor çünkü aslında bu tamamen insan faktörünün hatası, oradaki firmaların bunu suistimal etmesi deyip sonlandırayım.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/tbmm-okul-olaylarini-ve-dijital-risklerini-arastirma-komisyonu-toplandi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/tbmm-okul-olaylarini-ve-dijital-risklerini-arastirma-komisyonu-toplandi.jpg" type="image/jpeg" length="32639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hükümlü ve Tutuklu Alt Komisyonu Başkanı Alkayış: Komisyonumuza 12 bin 264 başvuru yapıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/hukumlu-ve-tutuklu-alt-komisyonu-baskani-alkayis-komisyonumuza-12-bin-264-basvuru-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/hukumlu-ve-tutuklu-alt-komisyonu-baskani-alkayis-komisyonumuza-12-bin-264-basvuru-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA,(DHA)- TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu Başkanı Mustafa Alkayış, 'Vatandaşlarımız tarafından Komisyonumuza 28'inci Yasama Döneminde 9 Haziran 2026 tarihi itibarıyla toplam 12 bin 264 başvuru yapılmıştır. Komisyonumuz bu başvurulardan 11 bin 685 adedine işlem yapmıştır. Bu başvuruların yaklaşık dörtte 3'ünü ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin dilek, şikâyet ve talepleri oluşturmaktadır' dedi. </p><p>TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış'ın başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Alkayış, alt komisyonun 28'inci yasama döneminde Diyarbakır, Mardin, Erzurum, Erzincan, Düzce, Bolu, Kırşehir, Niğde, İzmir, Eskişehir, Sincan ve Midyat cezaevlerinde inceleme ziyaretinde bulunduklarını belirtti. Komisyona yapılan başvuruları aktaran Alkayış, 'Vatandaşlarımız tarafından Komisyonumuza 28'inci Yasama Dönemi'nde 9 Haziran 2026 tarihi itibarıyla toplam 12 bin 264 başvuru yapılmıştır. Komisyonumuz bu başvurulardan 11 bin 685 adedine işlem yapmıştır. Bu başvuruların yaklaşık dörtte 3'ünü ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin dilek, şikayet ve talepleri oluşturmaktadır. Hükümlü ve Tutuklu Hakları İnceleme Alt Komisyonu'muzun gerçekleştirdiği toplantılar, sahada yapılan inceleme ziyaretleri ve Komisyonumuza ulaşan başvurular, hükümlü ve tutuklu haklarının insan hakları boyutuyla çok yönlü ve bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu hususta, hükümlü ve tutukluların infaz sürecini yalnızca barındırma ve güvenlik ekseninde değil; üretim, meslek edinme ve topluma uyum perspektifiyle ele almaya özen göstermekteyiz' ifadelerini kullandı. </p><p>'ADLİ SUÇLULARIN KALDIĞI KOĞUŞLARDA ÇOK CİDDİ KALABALIKLAŞMA VAR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Alkayış, komisyonun Niğde, İzmir ve Eskişehir cezaevleri ziyaretleri sırasında kurum kapasitesi, fiziksel koşullar, muayene, tedavi, hastane sevkleri, aramalar, infaz koruma memurlarının davranış biçimleri gibi birçok başlığı içeren raporların ayrı ayrı görüşülmesi için oylama açtı. Oylama sonucunda raporların ayrı ayrı görüşülmesi kabul edildi. Ardından milletvekilleri söz aldı. CHP İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu, İzmir Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda Tuğçenur Özbay isimli mahkumun mahkum kartı uygulaması nedeniyle açlık grevine başladığını belirtti ve yaşananların üzücü olduğunu ekledi. MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk ise adli suçluların kaldığı koğuşlar ile ilgili, 'Bu koğuşlarda çok ciddi bir kalabalıklaşma var. 14 kişilik koğuşlarda yaklaşık 28 kişi, 30 kişi, 45 kişi kalıyor. Yine, 27 kişilik koğuşlarda 63 kişi olan koğuşlar var. Yüksek güvenlikli cezaevlerimizde çok fazla bir sıkıntı yok' diye konuştu.</p><p>'KAPASİTE YETERLİYSE MAHKUM BAŞKA BİR İLE NAKLEDİLMEMELİ'</p><p>AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal ise mahkumların nakil süreçleri ile ilgili şikayetlerin olduğunu vurgulayarak, 'Bu nakiller konusunda hiçbir suç ayrımı yapmadan, kapasitesi yeterliyse o mahkumun o cezaevinde kalması daha uygun olur. Çünkü uzak şehirlere gidip gelmede aileler mağduriyet yaşıyor. Bunlarla beraber iş yurtlarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Hakikaten orada o insanların topluma geri kazandırılmasıyla ilgili çok güzel çalışmalar var ve hepsi de memnundu, bunları müşahede ettik. Yine bu hükümlülerimizin topluma kazandırılmasıyla ilgili eğitim anlamında çok ciddi bir çalışmanın başlatılması gerekir. Yani yoksa sadece cezaevinde almış olduğu mahkumiyet süresini yatıp eğer topluma kazandırma adına hiçbir şey veremiyorsak burada da bir eksiklik olduğu görülür. Bu anlamda, gerek psikologların gerekse de öğretmenlerin, hatta doktorların çok ciddi bir program çerçevesinde eğitim verilmesi gerektiğini düşünüyorum' dedi. </p><p>'FİZİKİ ÖMRÜNÜ TAMAMLAYAN 410 CEZA İNFAZ KURUMU KAPATILDI'</p><p>Ardından Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz, söz aldı. Türk ceza infaz sisteminin son 20 yılı aşkın süredir reform evresinin içerisinde olduğunu ve insan onurunu merkeze alan bir infaz anlayışını güçlendirmeyi amaçlandığını dile getiren Yılmaz, 'Bu kapsamda 2002 yılından bugüne kadar eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin yürütülmesinde elverişli olmayan, fiziki ömrünü tamamlamış, 45 bin 249 kişi kapasiteli 410 ceza infaz kurumu kapatılmış, bunların yerine daha modern, daha uygun 246 bin 666 kapasiteli 314 yeni ceza infaz kurumu kurulmuştur. Halen ülkemizde 402 ceza infaz kurumu bulunmaktadır. Reform sürecinin ikinci önemli ayağını ise insan kaynağı oluşturmaktadır. Ceza infaz hizmetleri, büyük ölçüde insan teması üzerine kurulu hizmetlerdir. Bu süreçte insan kaynağı altyapısı hem nicelik hem de nitelik bakımından güçlendirilmiştir. Ülkemiz genelinde bugün itibarıyla 86 bin 99 personelimiz bulunmakta olup ülkemizin farklı bölgelerinde de 5 eğitim merkezimiz bulunmakta ve bunlar vasıtasıyla personelimize eğitim vermekteyiz. Üçüncü ayağı ise dijital dönüşüm oluşturmaktadır. Özellikle e-doktor uygulaması sayesinde bugüne kadar 31 bin 852 muayene çevrim içi olarak gerçekleştirilmiş, sağlık hizmetlerine erişim önemli ölçüde hızlandırılmıştır' değerlendirmesinde bulundu. Çelebi ayrıca 2026 yılı içerisinde 21 bin 529 mahkumun başka cezaevlerine nakil isteğinin karşılandığını ve kurum tabipliklerinde 4 milyon 538 bin mahkumun tedavi gördüğünü sözlerine ekledi. </p><p>NİĞDE, İZMİR VE ESKİŞEHİR CEZA İNFAZ KURUMLARI RAPORLARI KABUL EDİLDİ</p><p>Kurum dışı hastane sevkinin 1 milyon 817 bin 394 olduğu bilgisini paylaşan Çelebi, arama uygulamaları, bazı personel davranışları ve kötü muamele iddialarının titizlikle incelendiğini ifade etti ve halihazırda 423 bin kişinin cezaevlerinde olduğunu aktardı. Ardından komisyonda; Niğde E Tipi Ceza İnfaz ve Niğde Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurdu İnceleme Raporları, İzmir Ceza İnfaz Kurumları Raporu ve Eskişehir Ceza İnfaz Kurumları Raporu'nu oylama sonucunda kabul edildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/hukumlu-ve-tutuklu-alt-komisyonu-baskani-alkayis-komisyonumuza-12-bin-264-basvuru-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/hukumlu-ve-tutuklu-alt-komisyonu-baskani-alkayis-komisyonumuza-12-bin-264-basvuru-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="65201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buca Belediye Başkan Vekili seçiminde Cumhur İttifakı'nın adayı Veli Balyemez oldu]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/buca-belediye-baskan-vekili-seciminde-cumhur-ittifakinin-adayi-veli-balyemez-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/buca-belediye-baskan-vekili-seciminde-cumhur-ittifakinin-adayi-veli-balyemez-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa İÇ/İZMİR,(DHA)-AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, 12 Haziran Cuma günü gerçekleştirilecek olan Buca Belediye Başkan Vekili seçiminde Cumhur İttifakı'nın adayının Veli Balyemez olduğunu açıkladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Buca Belediyesi'ne yönelik 6 ilde düzenlenen 'yolsuzluk' operasyonunda gözaltına alınıp tutuklanan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılmıştı. İzmir Valiliği ise Duman'ın görevden uzaklaştırılmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada, 'Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, Anayasanın 127'nci maddesinin 4'üncü fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca, İçişleri Bakanlık Makamının 7 Haziran 2026 tarihli onayı ile görevden uzaklaştırılmıştır. Valiliğimizce, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45'inci maddesine göre, Belediye Başkan Vekili seçimi için, Belediye Meclisi'nin 12 Haziran 2026 Cuma günü saat 16.00'da Buca Belediyesi Hizmet Binası Meclis Salonu'nda olağanüstü toplanmasına karar verilmiştir' ifadelerine yer verdi.</p><p>AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ise 12 Haziran Cuma günü gerçekleştirilecek olan Buca Belediye Başkan Vekili seçimine ilişkin sanal medya hesabından açıklama paylaştı. Saygılı, yaptığı paylaşımda, '12 Haziran Cuma günü yapılacak olan Buca Belediyesi Başkan Vekili seçimi için, genel merkezimiz, milletvekillerimiz, Cumhur İttifakı'mızın değerli temsilcileri, teşkilatımız ve ilgili meclis üyelerimizle yürüttüğümüz istişareler ve değerlendirmeler neticelenmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensip ve takdirleriyle 'Cumhur İttifakı Buca Belediye Başkan Vekili Adayı' olarak göstereceğimiz isim Sayın Veli Balyemez'dir. Sayın Balyemez'e gireceği seçimde başarılar diliyorum. İzmir'imiz ve Buca'mız için hayırlı olsun inşallah' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Izmir</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/buca-belediye-baskan-vekili-seciminde-cumhur-ittifakinin-adayi-veli-balyemez-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/buca-belediye-baskan-vekili-seciminde-cumhur-ittifakinin-adayi-veli-balyemez-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="40189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Emre: Kimsenin yönetmeliği tanımama hakkı yoktur]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-emre-kimsenin-yonetmeligi-tanimama-hakki-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-emre-kimsenin-yonetmeligi-tanimama-hakki-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE-Muhammet BAYRAM/ANKARA,(DHA)- CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) kararıyla 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine ilişkin, 'Kimsenin Türkiye'de olmayan bir kanunu yazma, olmayan anayasa maddesi icat etme, olmayan bir tüzük maddesine göre işlem yapma, yönetmeliği tanımama gibi bir hakkı yoktur. Maalesef bugün CHP tarihi adına kara bir gündür' dedi. </p><p>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Emre, CHP'li 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesi ile ilgili, 'Şüphesiz ki yasalardan, yönetmeliklerden bazıları bizi memnun etmeyebilir. Mahkeme kararlarından da bizi memnun etmeyenler olabilir, itiraz ederiz, protesto edebiliriz. Ancak kimsenin Türkiye'de olmayan bir kanunu yazma, olmayan anayasa maddesi icat etme, olmayan bir tüzük maddesine göre işlem yapma, yönetmeliği tanımama gibi bir hakkı yoktur. Maalesef bugün CHP tarihi adına kara bir gündür. Burada ifade ettik; siyasi partilerin kongrelerinin nasıl işlediğini, YSK'nın anayasaya göre tek yetkili olduğunu ve buradaki itiraz süreleri ile uygulamalardan, en temel prensip olan masumiyet karinesinden bahsettik. Eğer aynı konuda ceza ve hukuk mahkemesinde ayrı ayrı davalar var ve konusu aynıysa mutlaka hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklemesinin zorunluluğundan bahsettik. Bütün bu anlattıklarımız hukuk mevzuatında yer alıyor. Dedik ki, 'Butlan kararı hukuksuzdur' Butlan karşısında partimizin mevcut tüzüğünü tedbiren uzaklaştırma kararı yoktur. Yani en son değişiklikle birlikte tüzük yürürlüktedir, bunun aksini iddia eden hukukçu da yoktur. Bu yüzden bir defa belirlenen MYK üyelerinin göreve başlaması için Parti Meclisi'nin salt çoğunluğunun onayına tabiidir, başka türlü işlem yapamazlar. Onlar ise, 'Eski tüzükte bu madde yok. Butlan kararı verildi, biz tüzüğe uymuyoruz, eski tüzükte yer alan maddeye sığınıyoruz' dediler' ifadelerini kullandı. </p><p>'BU KARARI VERENLER PARTİ TÜZÜĞÜNÜ ÇİĞNEDİLER'</p><p>9 milletvekilinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilme kararının mevcut tüzük ile 38'inci Olağan Kurultay öncesindeki tüzüğe de uygun olmadığını belirten Emre, mevcut CHP yönetiminin milletvekili, il başkanı, parti meclisi üyesi, belediye başkanları ve üye desteği bulunmadığını söyledi. İhraç edilmek istenen 4 milletvekilinin CHP Parti Meclisi üyesi olduğunu ve kararla Parti Meclisi'nde dengelerin değiştirilmek istendiğini kaydeden Emre, 'Bu kararı verenler; ülkemizin anayasasını, kanunları, parti tüzüğünü, parti teamüllerimizi, parti kültürümüzü çiğnediler. Bu kararı verenler geçmişte yaptıkları, 'Adalet Yürüyüşünü', geçmiş davalara yaptıkları itirazları da çiğnediler. Biz, 'Adalet Yürüyüşünü' neden yaptık? O zaman cezaevinde tutuklu bulunan Enis Berberoğlu için de, 'Üyeliğini askıya alıp, gitsin aklansın, gelsin' diyebilirdik. Ancak demedik çünkü vicdanlar yaralanır. O bizim yol arkadaşımızda, haksız bir şekilde tutuklanmıştı' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'ASLİ HUKUK MAHKEMESİ'NE TEDBİRLİ OLARAK BAŞVURACAĞIZ'</p><p>Ayrıca hukuk yolunu işletmeyi sürdüreceklerini vurgulayan Emre, şöyle devam etti: </p><p>'Bu karara karşı yarın sabah Asli Hukuk Mahkemesi'ne tedbirli olarak başvuracağız. Tüzük hükmü ve daha önceki kararlar açık, bu yüzden bunun hızlıca düzeltilmesini isteyeceğiz. Meclis Başkanlığına yazı yazacağız; tüzük ile ilgili hüküm gereğince grup başkanvekili arkadaşlarımızın görevde olduğunu kargaşaya mahal vermemek adına yazılı olarak göndereceğiz. Grup başkanvekillerimiz görevinin başındadır. Partinin birliği ve bütünlüğü açısından bir çaba varmış gibi açıklamalar yapılıyor. Bir önceki toplantıda ifade ettik; Parti Meclisi'nde çoğunluk olduğumuzu dile getirdik, toplantıya gideceğimizi söyledik. Bakın biz esasında istersek yeterli sayıda arkadaşımızın istifasıyla Parti Meclisi'ni düşürür. Parti Meclisi yeter sayının altına iner ve tüzük der ki, 'Olağanüstü kurultay yapmak zorundasın. Başka bir yolu yok.' Ancak dedik ki, yarın bu yanlıştan döndürmek için gidip derdimizi anlatalım, gerekli önergeleri verelim, hukuki haklarımızı arayalım. Biz yapıcı yerde bulunalım. Herkesin gözü önünde sarayla birlikte işbirliği içerisinde bir süreç yürüyor ama bunu partiyi bölmeden, parçalamadan toparlamanın yollarını arayalım. Kendi içimizde tartıştığımızda istifayı verir, pek ala düşürebiliriz. 'Bizim arkamızda saray var; biz ne mahkeme, hukuk, karar dinlemeyiz. İstediğimizi veren bir tane heyet bulduk, istediğimiz yaparız' Türkiye öyle bir ülke değil.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-emre-kimsenin-yonetmeligi-tanimama-hakki-yoktur</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/chpli-emre-kimsenin-yonetmeligi-tanimama-hakki-yoktur.jpg" type="image/jpeg" length="96305"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyeleriyle görüştü]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/cevdet-yilmaz-cumhurbaskanligi-ekonomi-politikalari-kurulu-uyeleriyle-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/cevdet-yilmaz-cumhurbaskanligi-ekonomi-politikalari-kurulu-uyeleriyle-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyeleriyle bir araya geldi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyeleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görüştü. Yılmaz, gerçekleşen görüşmeye ilişkin sanal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, 'Görüşmemizde, kurulumuzun çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, kıymetli üyelerimizin görüş ve önerilerini dinleme imkanımız oldu. Ekonomi politikalarımıza sundukları değerli katkılar dolayısıyla kurul üyelerimize teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum' ifadelerine yer verdi. (DHA)</p><p>FOTOĞRAFLI </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/cevdet-yilmaz-cumhurbaskanligi-ekonomi-politikalari-kurulu-uyeleriyle-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/cevdet-yilmaz-cumhurbaskanligi-ekonomi-politikalari-kurulu-uyeleriyle-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="78669"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Sarı: 9 arkadaşımız ihraç talebiyle disipline sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-sari-9-arkadasimiz-ihrac-talebiyle-disipline-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-sari-9-arkadasimiz-ihrac-talebiyle-disipline-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ/ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, '9 tane arkadaşımız parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmiş bulunuyor ve partideki mevcut tüm görevlerinden de uzaklaştırılmasına an itibarıyla karar verilmiş bulunuyor' dedi.</p><p>CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti genel merkezinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 4 saat süren MYK toplantısı gündemine ilişkin açıklama yaptı. Sarı, mutlak butlan kararı sonrası iyi niyetli bir takım girişimlerde bulunduklarını fakat bu çalışmaların sonuç vermediğini söyleyerek, 'En fazla gündeme gelen konu bir an önce kurultayın toplanmasıydı. Hatta biliyorsunuz Sayın Genel Başkanımız bu konuyla ilgili bir de sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Ve yarın yapacağımız Parti Meclisi toplantısında kurultayla ilgili bir sürecin başlatılacağını da söyledi. Dolayısıyla bizler kurultaysız yol yürümek niyetinde değiliz. Böyle bir şey hiçbir zaman olmadı. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak bir siyasi müdahaleyle çıkabileceğimizi hep söyledik. Bu siyasi müdahale de hiç kuşkusuz ki kurultaydır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi örgütüne, kendi delegasyonuna bu konuyu bir kere daha sormaktı. Dolayısıyla böyle bir kaçışımız yok. Ancak bütün bunlara rağmen hala biz aynı yerdeyiz. Yarın Parti Meclisi'ni topladığımızda yine kurultay tartışacağız arkadaşlarımızla. Nasıl bir kurultay yapabileceğimizi, yol haritamızın ne olacağını tartışacağız' diye konuştu. </p><p>'PARTİDE İKİ BAŞLILIK OLUŞTU'</p><p>Kurultay konusundaki gelişmelere rağmen partide iki başlılığın oluştuğunu gördüklerini vurgulayan Sarı, 'Bayramlaşma ile ilgili attığımız bir adımda aynı gün aynı saatte diğer arkadaşlarımız da bayramlaşma etkinliği düzenliyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütlerini 'seçilmiş genel başkan', 'atanmış genel başkan' biçiminde ayrımlara tabi tutarak paralel bir etkinlik düzenlemeye çalışıyorlar. Yine mesela biz bir grup toplantısı düzenleyeceğimizi söylediğimizde aslında bir grup toplantısı yapma eğilimi olmadığı halde arkadaşlarımız bir grup toplantısına doğru dönüp Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı'nı bu grup salonunda konuşturmamaya dönük iş ve eylemler içerisine girdiler. Bizler hep şunu söyledik arkadaşlar; bizim önümüzde, bizim elimizde kırmızı çizgilerimiz var. Cumhuriyet Halk Partisi olarak partinin kurumsal kimliğini tartışmadan, partinin kurumsal kimliğini aşındırmadan parti içi rekabetin ve parti içi mücadelenin meşru, yasal, doğru hatta zaman zaman teşvik edici olduğuna inanıyoruz. Bunu en baştan beri söyledik. Cumhuriyet Halk Partisi'nde ciddi bir itiraz kültürü vardır. Tarihinde ve genlerinde vardır. Dolayısıyla bununla ilgili bir değerlendirme içerisinde olmadık hiçbir zaman. Ancak partinin kurumsal kimliğini zedeleyen iş eylem ve açıklamaları da hep not ettiğimizi bu toplantılarda defaaten söyledik' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'DİSİPLİN SÜRECİ UYGULAMA KARARI ALDIK'</p><p>Partinin kurumsal kimliğini korumaya yönelik iş ve eylemler içinde bir siyasal pozisyon almak zorunda kaldıklarını dile getiren Sarı, şöyle devam etti:</p><p>'Partinin bu mutlak butlan belasıyla ilişkilendirilmesine neden olan ve Türkiye tarihinde hiç olmayacak biçimde kongresi ve kurultayları yok sayılan bir Cumhuriyet Halk Partisi sürecine katkı sağlayan, bu konuyla ilgili haklarında şaibe bulunan, kamuoyunda sıklıkla tartışılan, iddianamelere konu olan bu arkadaşlarımızla ilgili bir disiplin süreci uygulama kararı almış bulunuyoruz. Bu karar zor bir karar; ama alınması gereken bir karardı. Dolayısıyla temiz siyaset açısından içine düştüğümüz bu durumdan partiyi arındırmak açısından zor da olsa bu kararı almak zorunda kaldık. Arkadaşlarımızın hepsi oy birliği ile böyle bir karara imza atmışlardır. 9 tane arkadaşımız parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmiş bulunuyor ve partideki mevcut tüm görevlerinden de uzaklaştırılmasına an itibarıyla karar verilmiş bulunuyor.'</p><p>'AKLANDIKTAN SONRA KAPIMIZ AÇIK'</p><p>Disipline sevk edilen isimleri paylaşan Sarı, 'Balıkesir Milletvekilimiz Ensar Aytekin, Mersin Milletvekilimiz Ali Mahir Başarır, İstanbul Milletvekilimiz Gökhan Günaydın, Bursa Milletvekilimiz Nurhayat Altaca Kayışoğlu, İstanbul Milletvekilimiz Özgür Karabat, Ankara Milletvekilimiz Umut Akdoğan, Malatya Milletvekilimiz Veli Ağbaba, İstanbul Milletvekilimiz Turan Taşkın Özer ve Adana Milletvekilimiz Burhanettin Bulut. Bu arkadaşlarımız iddianamelerde yer alan dolayısıyla bizim temiz siyaset anlayışımız çerçevesi içerisinde de arınma siyasetimizin oluşması açısından, buraya katkı sağlamak açısından almış olduğumuz bir karara muhatap oldular. Yargı süreci işliyor kuşkusuz. Ceza davaları devam ediyor, önümüzdeki süreçte bu arkadaşlarımız da kendilerini ispat etmek durumunda kalacaklar ve kendilerinin yargı karşısında savunmak durumunda kalacaklar. Aklanıp gelecekler. Bizim aklandıktan sonra bütün bu arkadaşlarımıza da kapımız açık, kalmaya devam edecekler' dedi. </p><p>'İTİRAZ YOLLARI AÇIK'</p><p>Sarı, parti iç tüzüğüne göre ihraç talebinin Parti Meclisi tarafından alınması gerektiğine ilişkin soru üzerine, 'Parti tüzüğümüzde 'ivedi işler', 'ivedi durumlar' diye bir ibare ve tanımlama var. Ve bu ivedi durumlar çerçevesinde herhangi bir parti üyesinin disipline MYK aracılığıyla sevk edilmesini düzenliyor. Daha önce de uygulamaları var bunun. Uygulamalar çerçevesinde biz bu kararı almış durumdayız. Elbette arkadaşlarımız buna itiraz edebilirler, itiraz yolları açık. Hem MYK kararının kendisine, hem Yüksek Disiplin Kurulu'na doğru bir giriş söz konusu olduğunda oraya hem de başka hukuki süreçlere başvurabilirler' açıklamasında bulundu. </p><p>Sarı, Özgür Özel ile ilgili bir değerlendirme olup olmadığına ilişkin, 'Onunla ilgili değerlendirme daha sonra yapılacak' yanıtını verdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-sari-9-arkadasimiz-ihrac-talebiyle-disipline-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/chpli-sari-9-arkadasimiz-ihrac-talebiyle-disipline-sevk-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="90510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Güler, Kahramanmaraş'ta birlikleri denetledi (4)]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-guler-kahramanmarasta-birlikleri-denetledi-4</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-guler-kahramanmarasta-birlikleri-denetledi-4" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BELEDİYE VE AK PARTİ'Yİ ZİYARET ETTİ</p><p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Kahramanmaraş Şubesi ziyaretinin ardından Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'ne geçerek Başkan Fırat Görgel ile görüştü. Ziyarette Başkan Görgel, başta ulaşım, altyapı, üstyapı, sosyal donatılar ve çevre yatırımları olmak üzere Kahramanmaraş'ın yeniden ayağa kaldırılması için yürütülen çalışmalar hakkında Bakan Güler'e bilgi verdi.</p><p>Bakan Güler, daha sonra AK Parti Başkanlığı'na geçerek Başkan Muhammed Burak Gül'ü ziyaret edip partililerle bir araya geldi. Ziyaretin ardından Güler, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'ne geçerek AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. </p><p>'TÜRKİYE; MASADA SÖZÜ DİNLENEN, SAHADA GÜCÜ HİSSEDİLEN BİR ÜLKE KONUMUNDADIR'</p><p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, burada yaptığı konuşmada depremlerden sonra Kahramanmaraş'a geldiğini ve acı bir tabloya şahitlik ettiğini, bugün ise şehrin yeniden güçlü bir şekilde ayağa kalktığını gördüğünü söyledi. Bugüne kadar Kahramanmaraş'ta 52 bin 575 konut, 15 bin 615 köy evi ve 5 bin 766 iş yeri olmak üzere toplam 73 bin 956 bağımsız bölümün vatandaşlara teslim edildiğini ifade eden Bakan Güler, içinde bulunulan dönemin yalnızca şehirleri yeniden ayağa kaldırmayı değil, aynı zamanda güçlü bir güvenlik anlayışını ve caydırıcı bir savunma kapasitesine sahip olmayı da zorunlu kıldığını kaydetti. </p><p>'TÜRKİYE, MASADA SÖZÜ DİNLENEN BİR ÜLKE KONUMUNDADIR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin güvenlik risklerini ve belirsizlikleri giderek arttırdığını gösterdiğini aktaran Bakan Güler, şunları söyledi: </p><p>'Buna rağmen Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde izlediği dengeli, etkin ve çok boyutlu politikalar sayesinde bu ateş çemberinde istikrarın ve güvenliğin merkezi olmayı sürdürmektedir. Ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği için gece gündüz demeden çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de sahip olduğu yüksek harekât kabiliyeti nitelikli ve fedakâr personeli ve modern sistemleriyle ülkemizin gücüne güç katmaktadır. Bugün Türkiye'nin bölgesel krizlerin yönetiminden uluslararası barış ve istikrara sağladığı katkılara kadar pek çok konuda oynadığı aktif rol artık herkes tarafından kabul edilen stratejik bir gerçeklik hâline dönüşmüştür. Bugün Türkiye, masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen, dostlarına güven veren ve krizlerin çözümünde aranan bir ülke konumundadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin pek çok coğrafyada icra ettiği görevler, katılım sağladığı misyon ve tatbikatlar ile yerli ve millî savunma sanayimizin ulaştığı mümtaz seviye de ülkemizin bu başarılarında en önemli dayanaklarındandır. Kara, deniz ve hava platformlarımızdan insansız sistemlere kadar pek çok alanda ortaya koyduğumuz başarılar ordumuzun gücünü daha da tahkim ederken ülkemizin prestijini de artırmakta ve ülke ekonomimize müstesna katkılar sunmaktadır.'</p><p>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE, ŞEHİRLERİMİZİN DAHA HIZLI KALKINMASI ANLAMINA DA GELMEKTEDİR'</p><p>Konuşmasında 'Komando' ve 'Büyük ve Güçlü Türkiye' videolarını da izlettiren Bakan Yaşar Güler, böylesine kritik bir dönemde ülkedeki millî birlik ve beraberliği daha da güçlendirmenin büyük önem taşıdığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>'Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreci de tarihî bir dönüm noktasıdır. Şüphesiz ki bugüne kadar elde ettiğimiz başarıların temelinde aziz şehitlerimizin fedakârlıkları, kahraman gazilerimizin cesareti Mehmetçiğimizin kararlılığı güvenlik güçlerimizin gayretleri ve aziz milletimizin desteği bulunmaktadır. Terörsüz Türkiye; güvenlik alanındaki kazanımlarımızı kalıcı hale getirme iradesinin yanı sıra aynı zamanda şehirlerimizin daha hızlı kalkınması, yatırımların artması, vatandaşlarımızın refah seviyesinin yükselmesi ve kaynaklarımızın çok daha verimli kullanılması anlamına da gelmektedir. Kahramanmaraş gibi üretimiyle, girişimciliğiyle ve çalışkan insanlarıyla ülkemize büyük katkılar sağlayan şehirlerimiz de bu süreçten önemli kazanımlar elde edecektir. Şu bir gerçek ki ülkemiz, bugün her alanda büyüyen gelişen ve güçlenen bir ülkedir. Son yıllarda başta savunma ve güvenlik olmak üzere ulaştırmadan sağlığa, eğitimden enerjiye kadar her alanda yapılan yatırımlarla büyük bir gelişim kaydetmiştir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kahramanmaraš</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-guler-kahramanmarasta-birlikleri-denetledi-4</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/bakan-guler-kahramanmarasta-birlikleri-denetledi-4.jpg" type="image/jpeg" length="87623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: Soykırım deyince akla gelen Netanyahu şebekesidir]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/ak-parti-sozcusu-celik-soykirim-deyince-akla-gelen-netanyahu-sebekesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/ak-parti-sozcusu-celik-soykirim-deyince-akla-gelen-netanyahu-sebekesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aybala MELEK-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik, 'İran'a saldırdıklarında İran ve Irak'taki Kürt kardeşlerimizi kullanmaya çalıştılar. Kürt kardeşlerimiz basiretli şekilde tarihin doğru tarafında durarak, bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi. Onun için Kürt kardeşlerimizle Türkiye'yi karşı karşıya getirme politikası gütmeye çalışıyor. Soykırım deyince akla gelen şebeke, Netanyahu şebekesidir' dedi. </p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklama yaptı. Çelik, partinin 26-27-28 Haziran'da Sakarya'da kampa gireceğini belirterek, hazırlıkların devam ettiğini söyledi. Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MYK toplantısı açılış konuşmasında 'Terörsüz Türkiye' süreci başta olmak üzere uluslararası birçok konuda, iç ve dış politikaya ilişkin değerlendirmede bulunduğunu kaydetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'KÜRT KARDEŞLERİMİZLE KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞIYOR' </p><p>Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan sözlerine ilişkin, 'Cumhurbaşkanımız konuştuktan birkaç dakika sonra soykırımcı hükümetin başbakanı Netanyahu ve soykırım hükümetinin üyeleri açıklama yapmayı adet edindiler. Bundan anlıyoruz ki Cumhurbaşkanımızın grup konuşmalarını izliyorlar ve açıklamada bulunuyorlar. Netanyahu, 'İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur' diyor. Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren bu ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Siyonizm hastalığına kapılmamışsa yeryüzünde o ordunun ahlaklı olduğuna inanacak Yahudi de yoktur. Gazze'de gerçekleştirilen soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'daki katliamlar dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suç teşkil eden eylemlerdir. Türkiye'yi Kürtlere soykırım yapmakla suçluyor. Bu onun sık sık kullandığı kara bir propaganda. Bunun bir acısı var. İran'a saldırdıklarında İran ve Irak'taki Kürt kardeşlerimizi kullanmaya çalıştılar. Kürt kardeşlerimiz basiretli şekilde tarihin doğru tarafında durarak, bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi. Onun için Kürt kardeşlerimizle Türkiye'yi karşı karşıya getirme politikası gütmeye çalışıyor. Soykırım deyince akla gelen şebeke, Netanyahu şebekesidir' diye konuştu. </p><p>'HER MÜSLÜMANIN KALBİNDEKİ KUDÜS SEVGİSİNİ İFADE ETMİŞTİR' </p><p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin, Kudüs ile ilgili açılamalarını değerlendiren Ömer Çelik, 'İçişleri Bakanımızın açıklamasını yayılmacılık, işgalcilik gibi kodlamaya çalışıyorlar. İçişleri Bakanımız her Müslüman'ın kalbindeki Kudüs sevgisini ifade etmiştir. Burada acı olan, Netanyahu hükümetinin soykırımcı bakanlarının kullandığı dille, içerideki bazı muhalefet odaklarının aynı frekanstan ele almasıdır' dedi. </p><p>'POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİNE TEKAMÜL ETMİYOR' </p><p>ABD'den Netanyahu'nun politikalarına yönelik gelen eleştirilere değinen Çelik, şunları söyledi:</p><p>'Kendi haline bırakıldığı takdirde bu katliamcı şebeke hiç durmayacaktır. Bunlar Orta Doğu'da herkesi hedef aldığı gibi yarın bir gün Avrupa Birliği'nde de herkesi hedef alacaktır. Zaten bunların aparatlarının Mescid-i Aksa ve camileri değil, kiliseleri ve Hristiyan din adamlarını da hedef aldıklarını görüyoruz. Doğru sesler yükseliyor ama bu henüz bir politika değişikliğine tekamül etmiyor. İsrail'in eylemlerinin kesin bir şekilde durdurulmasına dönük adım atılmasına, politika değişikliği diyebiliriz.' </p><p>Ömer Çelik, CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır'ın iddialarıyla ilgili ise 'Ben başımı öne eğip gitmişim. Mutlak butlandan haberim yoktu. Hiçbir temas yok, siyasi konuşma yok, uçakta yan yana oturmuşluğumuz yok ama bu şahıs böyle bir senaryo kuruyor. Hiç şaşırmadım. Siyasetin bu düzeye gelmiş olması, bu kadar yalan üretilmesi üzücü bir şey' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/ak-parti-sozcusu-celik-soykirim-deyince-akla-gelen-netanyahu-sebekesidir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/ak-parti-sozcusu-celik-soykirim-deyince-akla-gelen-netanyahu-sebekesidir.jpg" type="image/jpeg" length="35450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lütfü Savaş'tan 'mutlak butlan' açıklaması: Yargıtay'a dilekçe verdik]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/lutfu-savastan-mutlak-butlan-aciklamasi-yargitaya-dilekce-verdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/lutfu-savastan-mutlak-butlan-aciklamasi-yargitaya-dilekce-verdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ/ANKARA, (DHA)- ESKİ Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, 'mutlak butlan' davasındaki temyiz sürecine ilişkin, 'Sayın Özgür Özel'in avukatı hemen anında Yargıtay'a başvurdu. Her iki taraf arasında bir uzlaşı olur mu, bir anlaşma olur mu diye bekledik. Ama baktık ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki yönetimi dilekçesini çekmeyince biz de mecburen dün dilekçe verdik' dedi.</p><p>CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na yönelik iptal davası açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, 'mutlak butlan' kararı sonrası yeniden göreve başlayan Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etmek üzere CHP Genel Merkezi'ne geldi. Savaş, 'mutlak butlan' davasındaki temyiz sürecine ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. Savaş, 'Sayın Özgür Özel'in avukatı hemen anında Yargıtay'a başvurdu. Zannedersem biz daha dün başvurduk. Her iki taraf arasında bir uzlaşı olur mu, bir anlaşma olur mu diye bekledik. Hatta ben 3 gün önceki demecimde de bir haber kanalına bunu anlattım. Ama baktık ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki yönetimi dilekçesini çekmeyince biz de mecburen dün dilekçe verdik. Ama önce Yargıtay'a başvuran Sayın Özgür Özel'dir. Hem de anında başvurdular. Bekledik, çekmeyince biz de dün bu karar karşısında başvurumuzu yaptık' dedi.</p><p>'İHRAÇ KARARI YOK HÜKMÜNDE'</p><p>Savaş, partiden ihraç edilmesine ilişkin soru üzerine, 'Mutlak butlan kararı, alınan bütün kararların yok hükmünde olduğunu ifade ediyor. En son Yüksek Disiplin Kurulu da bunu onayladı. Şu anda yaklaşık 1800 civarındaki partiden uzaklaştırılan arkadaşlarımızın partide bulunmasının hiçbir sakıncası kalmadı. Şu anda o arkadaşlarımızın hepsi, biz de dahil şu anda partideyiz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'GÖNÜLDEN CHP'LİYİZ'</p><p>Savaş, partiye hemen dönüp dönemeyeceğini sorulması üzerine de 'Şimdi, resmi üyelik dışında gönülden üyelik diye bir şey vardır, Atatürk'ün partisinde. Bu ülkede insanları sağcı, solcu, sosyal demokrat, muhafazakar, liberal diye ayırabilirsiniz ama bu ülkede en çok taraftarı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Yüzde 85 insanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü beğenir, saygı duyar ve sever. Onu sevenlerden bir tanesi de benim. Onun çatısı altında bulunmak bizim için onurdur ve bu onuru yazılı bir belgeyle taşımıyoruz. Ruhumuzla taşıyoruz, gönlümüzle taşıyoruz. Yargıtay ne zaman sonuçlanırsa sonuçlansın bizim için fark etmez. Biz gönülden Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyiz' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/lutfu-savastan-mutlak-butlan-aciklamasi-yargitaya-dilekce-verdik</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/lutfu-savastan-mutlak-butlan-aciklamasi-yargitaya-dilekce-verdik.jpg" type="image/jpeg" length="24504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Bilirkişilik uygulamalarına ilişkin önemli düzenlemeler yapılacak]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-gurlek-bilirkisilik-uygulamalarina-iliskin-onemli-duzenlemeler-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-gurlek-bilirkisilik-uygulamalarina-iliskin-onemli-duzenlemeler-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- ADALET Bakanı Akın Gürlek, 12'nci Yargı Paketi'nde bilirkişilik uygulamalarına ilişkin önemli düzenlemeler yapılacağını açıkladı. </p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Hakimevi'nde İç Anadolu Bölgesi milletvekilleri ile istişare toplantısı gerçekleştirdi. Bakan Gürlek, yargıya güveni güçlendirmek için hedef süre uygulamasının etkinleştirileceğini söyleyerek, 'Hakimler Savcılar Kurulu'nun (HSK) belirlediği kriterler var. Hangi davanın ne kadar sürede biteceği aslında belli. Kira tespit davasını 9 aylık sürede hakim bitirmek zorunda. Bitiremezse daha önceden bir yaptırım olmuyordu. Ama biz artık HSK'ya bu konuda yetki verdik. 9 aylık süreyi aşıyorsa hakimden kaynaklanan, şahıstan kaynaklanan bir sebep varsa artık o hakimle ilgili gereği yapılacak' dedi.</p><p>'BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNE DE HEDEF SÜRE KOYDUK'</p><p>Hedef süreyi, Bölge Adliye Mahkemelerine de koyduklarını ifade eden Bakan Gürlek, 'Bölge Adliye Mahkemelerinde de bir davanın ne kadar sürede bitirileceği belli. Bu davayı açar açmaz avukatlarımız da görüyor, vatandaş da aslında biliyor. Bölge Adliye Mahkemesi de bu hedef sürede bitiremiyorsa, o hakimle ilgili o daire başkanıyla ilgili ya da heyetle ilgili gereğini yapacağız' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'TOPLUMSAL İHTİYAÇLARI DİKKATE ALDIK'</p><p>Bakan Gürlek, 12'nci Yargı Paketi'ne ilişkin çalışmalarda toplumsal ihtiyaçların dikkate alındığını belirtti. Davaların gereksiz bilirkişi incelemeleri nedeniyle uzadığını dile getiren Bakan Gürlek, 12'nci Yargı Paketi kapsamında bilirkişilik uygulamalarına ilişkin önemli düzenlemeler yapılacağını ifade etti. Bakan Gürlek, yalnızca maddi hesaplama gerektiren durumlarda dosyaların bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>'İSTİŞARE TOPLANTILARI ÇOK FAYDALI OLUYOR'</p><p>Bakan Gürlek, bölge milletvekilleri ile yapılan istişare toplantılarının çok faydalı olduğunu ifade ederek, 'Özellikle sizin bölgenin temsilcisi olmanız, sahadaki gözlemleriniz, oradaki bizim görev yapan arkadaşlarla irtibatlarınız daha sonra da bize bunları aktarmanız çok faydalı oluyor' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-gurlek-bilirkisilik-uygulamalarina-iliskin-onemli-duzenlemeler-yapilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/bakan-gurlek-bilirkisilik-uygulamalarina-iliskin-onemli-duzenlemeler-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" length="88103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Başarır: Parti Meclisi kurultay yönünde karar alacaktır]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-basarir-parti-meclisi-kurultay-yonunde-karar-alacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-basarir-parti-meclisi-kurultay-yonunde-karar-alacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 'Kurultay ile ilgili delegelerimiz imzalarını verdi. Yarın Parti Meclisi (PM) toplanacak, PM de kurultay yönünde karar alacaktır. Arkadaşlarımızın bu yönde bir karar alacağına, almak isteyeceğine güveniyorum' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Başarır, partisinin dünkü TBMM Grup Toplantısına ilişkin, 'Son seçimlerde bu partiyi birinci yapmış, milleti arkasına almış kadrolar ve 111 milletvekilimizle buradayız. İçimizdeki bazı arkadaşlar, Türkiye'nin sorunlarını görmezden gelip kriz yaratmasınlar, sandığı getirsinler. Ben dün Kemal Bey'in yaptığı konuşma ile bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı konuşma arasında bir fark görmedim. Yüzlerine bir maske taksak yer değiştirsek, herhalde millet 'Kim konuşuyor' diye şaşırırdı. Ama dün burada bir kişi daha konuşuyordu; arkasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün amblemini, resmini, yönetimini almış Özgür Özel konuşuyordu. O yüzden Türkiye'nin ve milletin bu kadar sorunu varken, bugünkü saray konuşmasına daha fazla çanak tutmayın. Kurultayı derhal toplayın, bize bir süreçten değil, sonuçtan bahsedin. Temmuz veya ağustos ayının içerisinde bir tarih verin, millet de rahatlasın biz de rahatlayalım. Ben Kemal Bey'e ve arkadaşlarına söylüyorum; bir sokağa çıkın, milletle yüzleşin. Dün yaptığınız konuşmaları milletle yapın. Bakalım millet size ne diyecek? Daha fazla bizleri, ülkeyi, milleti, demokrasiyi utandırmayın. Bizler, sizlerin adına utanmaktan yorulduk. Sarayın bu oyununa alet olmayın. Olacağınız kadar oldunuz, artık yeter' ifadelerini kullandı. </p><p>'KOLTUK HIRSI YÜZÜNDEN DÜŞÜREN SENSİN'</p><p>Başarır, kurultay sürecine ilişkin soru üzerine, 'Koskoca CHP Genel Merkezi'nde yapılan bir toplantıda, sözde bir grup toplantısında geldiği hali görün. 'Partiyi mahkeme salonlarına düşünenlerden hesap sormazsam namerdim' dedi. Partiyi mahkeme salonlarına düşüren, partiye iftira atan, kirli algıyı yapan herkes genel merkezde 15 gündür resim veriyor. Sayın Genel Başkan herhalde bu hakareti bana değil kendisine yapıyor. Partiyi mahkeme salonlarına düşenlere teşekkür ettiniz. Biz düşürmedik, koltuk hırsı yüzünden düşüren sensin. 'Görüntüler var, pavyon görüntüleri, para' diyorsun. Şerefli bir siyasetçi çıkartır banka dekontunu koyar. Tapu varsa delegenin tapu aldığını ortaya koyar. 'Namert' kelimesini kullanıyorsa, pavyonda bir para alma görüntüsü varsa onu koyar. Ben bilemiyorum, benim öyle bir alışkanlığım yok. Ortada bir para alışverişi de pavyon da olmadığına göre ona pavyondan bu bilgiyi kim vermişse onunla konuşacak. Kurultay ile ilgili delegelerimiz imzalarını verdi. Yarın Parti Meclisi toplanacak, PM de kurultay yönünde karar alacaktır. O zaman ne yapacak merak ediyorum. Arkadaşlarımızın bu yönde bir karar alacağına, almak isteyeceğine güveniyorum. Ben onların iradesi adına konuşamam. Orada 57 ya da 58 arkadaşımız var. Ben de o dönem PM üyesiydim, grup başkan vekilliğinden dolayı istifa ettim. Ben onların bu ülke için, partimiz için, 86 milyonun geleceği için en doğru kararı vereceğine inanıyorum. Parti büyüklerimiz var, yıllarını bu partiye veren insanlar var. Onların ferasetine, onların parti geçmişine inanıyorum' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/chpli-basarir-parti-meclisi-kurultay-yonunde-karar-alacaktir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/chpli-basarir-parti-meclisi-kurultay-yonunde-karar-alacaktir.jpg" type="image/jpeg" length="31700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Önder Aksakal: DSP, yasal anlamda sıkıntılı olanlarla bir araya gelemez]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/onder-aksakal-dsp-yasal-anlamda-sikintili-olanlarla-bir-araya-gelemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/onder-aksakal-dsp-yasal-anlamda-sikintili-olanlarla-bir-araya-gelemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in, partisinin genel başkan yardımcısı ile yaptığı görüşmede, 'Biz Özgür Özel Genel Başkanlığında küllüm olarak DSP'ye katılalım' teklifinde bulunduğunu söyleyerek, 'DSP ismi olumsuzluklar içinde, yasal anlamda sıkıntılı, hırsızlık, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma, bazı toplumsal ahlaki değerlere aykırı yaşam biçimleri itibarıyla adı geçenlerle, belediye başkanlığı seçimlerinde, adaylık belirlenmesinde yaşanan parasal akçeli ilişkiler içinde geçen isimlerle asla ve asla bir araya gelemez' dedi.</p><p>DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Aksakal, CHP ile ilgili yaşanan hukuki ve siyasi süreçleri hatırlatarak, 'Bugün geldiğimiz noktada hepimizin yüreğini burkan, Türk siyasetini derinden sarsan bir tabloyla karşı karşıyayız. Kurucu değerlerin savrulduğu, umutların tükendiği bir fetret devri yaşanmaktadır. Bu kürsüden ilan ediyorum; biz Cumhuriyet'in köklü çınarlarının devrilmesine, o çınarın gölgesinde büyüyen umutların yok edilmesine asla müsaade edemeyiz. Fakat ortada duran bir başka hakikat daha var. Herkes görmelidir ki CHP'nin yaşadığı ve yaşattığı bu üzücü durumu kendi özgün iradesiyle bertaraf etmesi gerekiyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Aksakal ayrıca, mevcut CHP yönetimi ile sorun yaşayan milletvekilleri, belediye başkanları ve yerel yöneticileri partisine davet etti. </p><p>'CHP KENDİ İÇİNDE AYRIŞMIŞ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile partisinin bir Genel Başkan Yardımcısı arasında yapılan görüşmeye ilişkin konuşan Aksakal, 'CHP, gerek fikirsel gerekse de kitlesel olarak kendi içinde ayrışmış durumdadır. Dünkü grup toplantısında bunun fiziki olarak hayata geçirildiğini hep birlikte izledik. Kötü bir yöntemle bunun uygulandığını gördük. Mutlak butlan davası sonrası görevinden ayrılmak zorunda kalan genel başkan ve yakınındaki arkadaşları bu işin böyle gitmeyeceğini gördüler ki kendi içlerinde değişik yollar arayışına girmişler. Bu seçenekler içerisinde de DSP ile görüşülmesinin doğru olacağına dair bir görüş ortaya çıkmış. Nasıl bir irtibat kurulabileceği arayışındayken içlerinden biri, bizim genel başkan yardımcılarından birini yakından tanıdığını ifade etmiş. Bu görüşmeyi yapmak üzere Sayın Murat Emir'e bu görevi vermişler. Murat Bey, arkadaşımızı arayarak randevu talep etmiş ve arkadaşımızın ofisinde birebir görüşme gerçekleştirmişler. Bu görüşme sırasında Türkiye'nin ve CHP'nin siyasi arenadaki durumunu değerlendirdiklerinde Murat Bey, 'DSP'nin kurultayının ne zaman toplanacağını' sormuş. Arkadaşımız da 'Önümüzdeki sonbahar aylarında; ekim, kasım, aralık aylarından birinde yapmayı planlıyoruz' diye söylediğinde, Emir de 'Biz Özgür Özel Genel Başkanlığında küllüm olarak DSP'ye katılalım ve kurultayda da bizim yönetimi almamıza ne dersiniz' diye sormuş. O da bu konuda bir yanıt verme yetkisinin olmadığını belirtmiş' diye konuştu. </p><p>'ŞİDDETLE KARŞI ÇIKTILAR'</p><p>Aksakal, söz konusu talebin Başkanlık Kurulu toplantısında gündeme getirildiğini kaydederek, 'Toplantıdaki herkes de benim takındığım tavır gibi buna şiddetle karşı çıktı. DSP ismi olumsuzluklar içinde, yasal anlamda sıkıntılı, hırsızlık, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma, bazı toplumsal ahlaki değerlere aykırı yaşam biçimleri itibarıyla adı geçenlerle, belediye başkanlığı seçimlerinde, adaylık belirlenmesinde yaşanan parasal akçeli ilişkiler içinde geçen isimlerle asla ve asla bir araya gelemez. 41 yıl temiz ve dürüst kalabilmiş bir siyasi partinin bu yaştan sonra da bu tip ilişkilerle sırf iktidar olma amacıyla ya da parlamentoda güçlü olabilmek gerekçesiyle böyle bir ilişkiye girebilme imkanının olmadığını belirttik' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Aksakal ayrıca, Emir ile görüşen genel başkan yardımcısının partiden istifa ettiğini, dün itibarıyla da kesin ihraç istemiyle DSP Merkez Disiplin Kurulu'na sevk edildiğini söyledi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/onder-aksakal-dsp-yasal-anlamda-sikintili-olanlarla-bir-araya-gelemez</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/onder-aksakal-dsp-yasal-anlamda-sikintili-olanlarla-bir-araya-gelemez.jpg" type="image/jpeg" length="89771"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
