<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Gazete İngiltere gazete Londra gazete Londra Türk ingiltere türk avrupa türk gazeteler londra reklam seri ilan turkish newspaper</title>
    <link>https://www.avrupagazete.co.uk</link>
    <description>Avrupa Gazetesi, İngiltere'nin başkenti Londra merkezli Türkçe ve Ingilizce yayın yapar. London Turkish Gazette. UK Turkish Newspaper</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupagazete.co.uk/rss/kirklareli" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 22:17:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/rss/kirklareli"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Biz buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz / Ek fotoğraflar]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/ozgur-ozel-biz-buradayiz-hicbir-yere-gitmiyoruz-ek-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/ozgur-ozel-biz-buradayiz-hicbir-yere-gitmiyoruz-ek-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/ozgur-ozel-biz-buradayiz-hicbir-yere-gitmiyoruz-ek-fotograflar</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/ozgur-ozel-biz-buradayiz-hicbir-yere-gitmiyoruz-ek-fotograflar.jpg" type="image/jpeg" length="87568"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Biz buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/ozgur-ozel-biz-buradayiz-hicbir-yere-gitmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/ozgur-ozel-biz-buradayiz-hicbir-yere-gitmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet YİRUN-Mehmetcan ARSLAN/LÜLEBURGAZ(Kırklareli), (DHA)- CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 'Mesele Özgür Özel'in meselesi ya da CHP'nin meselesi değildir. Bizim iç meselemiz değildir. Bir kavga var. CHP'de kavga var diye haber yapmak isteyenlere buradan söylüyoruz; mesele CHP'nin, Özgür Özel'in ekibinin, yol arkadaşlarının kaybetmeye itirazı, değiştirmeye olan inancı ve bu milletin emeklisinin, emekçisinin, işçisinin çiftçisinin iktidarı değiştirme kararlılığıdır. Mesele Erdoğan'la millet arasındadır. Slogan atılıyor; diyor ki 'Kayyımlar gidecek biz kalacağız.' Bir kere zaten biz buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi burada. Gelin bakalım, Cumhuriyet Halk Partililer nerede? Parti oyunu yüzde 25'ten beş ayda 38'e çıkaranlar bugün saldırı altındadır' dedi.</p><p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde düzenlenen mitinge katıldı. Lüleburgaz Kongre Meydanı'nda toplananlara seslenen Özel, 'Yolda gelirken şöyle telefonlar geliyor; Lüleburgaz'da değişik bir kalabalık var, Lüleburgaz'da acayip bir kalabalık var. Biz bugün buraya, Lüleburgaz'a bir miting yapmaya gelmedik, biz bugün Lüleburgaz'dan bir selam vermeye, bir selam durmaya, tarihin doğru tarafında duranları görmeye, onlarla yol yürümeye geldik. Biz bugün buraya binaların, duvarların, tavanların arasına sıkışmaya değil, sizlerle birlikte meydanda tarihin önünde buluşmaya geldik. Biz bugün buraya öyle uzaktan bakmaya değil, biz bugün buraya göz göze gelmeye, omuz omuza vermeye geldik. Biz bugün buraya yaşadığımız onca sıkıntıya, onca saldırıya rağmen sinip, pısıp, oturup beklemek yerine ayağa kalkmaya, yola çıkmaya geldik. İşte bu yüzden bugün Lüleburgaz'da, tam da dedikleri gibi acayip bir kalabalık var, değişik bir kalabalık var. Milletin iradesine kafa tutanlara söylüyorum; bu meydana iyi bakın, bu heyecana iyi bakın, bu öfkeye iyi bakın. Bu kalabalıkları toplayan ben değilim, bu kalabalıkları toplayan sizin adaletsizliğinizdir, bu kalabalıkları toplayan bu milletin vicdanıdır. İktidarın imkanlarından yararlanıp da o koltuklarda oturup da, Türkiye'nin huzurunu kaçıranlar bilsin, milletin belediyelerine çökenler bilsin, milletin partisine, cumhuriyetin partisine, cumhuriyet halk partisine çökmeye kalkanlar bilsin, diplomalara, mazbatalara çekmeye kalkanlar bilsin; siz çökmeye kalkarsınız ama bu millete siz diz çöktüremezsiniz, boyun eğdiremezsiniz. Emin olun, elinizdeki tüm güçlerle saldırsanız da ne kadar kötü, ne kadar vicdansız, ne kadar acımasız olsanız da sizin gücünüz bize sökmez, milleti yenemezsiniz, siz bizi yenemezsiniz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'BU DÜZENİ YIKACAĞIZ'</p><p>Kırklareli'de, Trakya'da olduklarını söyleyen Özel, 'Mevsim buğday mevsimi olunca ve maalesef buğdayın fiyatı 16,5 lira olunca, aslında bizim ana gündemimizin, esas gündemimizin ne olduğunu hatırlamak, aynı madencinin emeğini savunduğumuz gibi, alnının terini toprağa damlatan, o topraktan bereket fışkırtan, o bereketle, çoluğunun çocuğunun geçimini sağlamaya çalışan çiftçilerin durumunu görmek lazım, onlara sahip çıkmak lazım. Bugün ben bir bahçıvan torunu olarak, 12 yaşından beri traktör üzerinde çalışan bir kardeşiniz, bir evladınız olarak bugün buğdaya yüzde 22 zam vermişler. Mazot yüzde 50 artmış. Gübre yüzde 115 artmış. Kırklareli'nde ekmek 17,5 lira, bir kilo buğday 16 lira. Böyle bir alışverişle bir kilo buğdayın satılıp 250 gram ekmeğin alınamadığı bu düzenin adı AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzeni yıkacağız. Alnının terini toprağa damlatanlara sesleniyorum; bu haksızlığa son vereceğiz. 21 lira maliyeti olan buğdaya 16,5 liraya diyen bu kara düzenin karşısında birlikte duracağız. Biz çiftçiye AK Parti'nin kanundaki desteklemenin 5'te birini verdiğini, yani yüzde 1 vereceğine, binde 2 verdiğini biliyoruz. Biz zirai kredilerde yapılan büyük haksızlıkları biliyoruz. Biz Türkiye'de Trakya kadar bir alanın, çiftçilerin mallarının bankalarda ipotekli olduğunu, bankaların eline geçtiğini biliyoruz ve buradan açıkça söylüyoruz; bu düzen değişecek, bir devir kapanıp yeni bir devir başlayacak' ifadelerini kullandı.</p><p>'ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ'</p><p>Lüleburgaz'da farklı, değişik, muhteşem bir kalabalık olduğunu ifade eden Özel, şöyle devam etti:</p><p>'Enteresan bir heyecan var bugün. Bugün Lüleburgaz'da, bu enerjiniz, öfkenizi enerjiye dönüştürdüğünüz bu azminiz, bu kararlılığınız, bu sahip çıkışınız, bu yola koyuluşunuz, arkamızda duruşunuz bize kazandıracak, size kazandıracak, Türkiye'ye kazandıracak. Korkmayacağız, asla durmayacağız, asla teslim olmayacağız. Bu kara düzenin, mağduru sadece çiftçiler değil. Her zaman meydanları dolduran, 20 bin lira maaşa mahkum edilen emekliler, 28 bin lirayla geçinmek zorunda bırakılan asgari ücretliler, sayısı 10 milyonu aşan işsizler, siftah yapamayan esnaflar, hep birlikteler. Gelecekten ümidi kesmiş gençler ve aileleri, yeni bir umut için, yeni bir başlangıç için yarına umutla bakabilmek için buradalar. Bizim başlangıcımız, bizim yürüyüşümüz bir kişisel ihtiras, bir parti, ya da bir partinin kendi içindeki mücadelesi değil. Bizim yürüyüşümüz varsa yoksa 103'üncü yılında yeniden halkın iktidar olması, yeniden Gazi'nin evlatlarının iktidar olması mücadelesidir. Onun için emekliler burada mı? Emekçiler burada mı? Çiftçiler burada mı? Madenciler burada mı? Peki gençler burada mı? Her yaştan genç burada mı? O zaman kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.' </p><p>'HİÇ BİR YERE GİTMİYORUZ'</p><p>Herkesin kara düzenin kendilerine saldırdığını sandığını dile getiren Özel, şunları söyledi: </p><p>'Hayır, aslında topyekun millete saldırıyorlar. Milletin değiştirme umuduna, değiştirme ihtimaline saldırıyorlar. Esas saldırdıkları Cumhuriyet'in en büyük kazanımı; sandık, seçme ve seçilme hakkı. Ekrem İmamoğlu'na saldırırken seçme hakkınıza, partimize saldırırken demokratik rejime, siyasi partiler sistemine saldırıyorlar. Eğer bizi sustururlarsa, bizi sindirirlerse kim bu yürüyecek bu madencilerle beraber? Bizi sustururlarsa, bizi dindirirlerse emeklinin halini biz konuşmazsak, kim konuşacak? Emekçinin koluna girip iktidara bir yürümezsek, kim yürüyecek? Sömürülen çiftçiyi, perişan olmuş hayvancılıkla uğraşanları, arıcıları, balıkçıları biz, halkın partisi savunmazsa kim savunacak? O yüzden bugün bizi adaysız bırakmak, kurumsuz bırakmak, lidersiz bırakmak çabalarının hepsi, milleti umutsuz bırakmak ve artık ezilenlerin ezilmeyi kabul etmesini, sömürülenlerin sömürüye boyun eğmesini, umudu kalmayanların mücadeleyi bırakmasını, sinmesini, geri adım atmasını sağlamak için yapıyorlar. İşte tarihin kırılma anındayız. Bunu yaptılar, Atatürk partisini darbecilerin kapattığı gibi, seçilmişler alıp atanmışa vermeye kalktılar. Anlatmak istediğim şu; elbette öfkelisiniz, elbette kırgın ve kızgınsınız. Ama mesele Özgür Özel'in meselesi ya da CHP'nin meselesi değildir. Bizim iç meselemiz değildir. Bir kavga var. CHP'de kavga var diye haber yapmak isteyenlere buradan söylüyoruz; mesele CHP'nin, Özgür Özel'in ekibinin, yol arkadaşlarının kaybetmeye itirazı, değiştirmeye olan inancı ve bu milletin emeklisinin, emekçisinin, işçisinin çiftçisinin iktidarı değiştirme kararlılığıdır. Mesele Erdoğan'la millet arasındadır. Slogan atılıyor; diyor ki 'Kayyımlar gidecek biz kalacağız.' Bir kere zaten biz buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi burada. Gelin bakalım, Cumhuriyet Halk Partililer nerede? Parti oyunu yüzde 25'ten beş ayda 38'e çıkaranlar bugün saldırı altındadır. Bizim suçumuz seçim kazanmak, kazanacak adaylar bulmak, bundan sonrası için de bunda kararlı olmaktır. Bizim suçumuz müesses nizama karşı çıkmak, bizim suçumuz zengin daha zengin olacak, fakir yerinde oturacak, emekli, emekçi, orta direk bulduğuyla yetinecek, açlığa direnecek anlayışına karşılık yok öyle yağma. Kısaca çöp, uzun çöpten hakkını alacak dememizdir. Bizim suçumuz; herkesin toplu iş sözleşmesinin olduğu, grev hakkının olduğu sendikayı, Türkiye işçi sınıfına vaat etmektir. Şunu bilelim; CHP'de kavga yoktur. Öyle esas mesele; kayyım gidecek, seçilmişler gelecek. Elbette öyle olacak. Seçilmişler hiçbir yere gitmedi, gitmeyecek. Ama esas mesele demin itiraz ettiğim, kayyım gidecek biz gelecek değil, Tayyip gidecek, biz geleceğiz meselesidir. Erdoğan gidecek, bu milletin iktidarı gelecektir. Yoksa partideki bir tartışma, partideki gibi kapışma değil, esas mesele çeyrek yüz yıldır süren sömürü düzeninin bitmesi, Erdoğan iktidarının gitmesi, halkın iktidar olma meselesidir.' </p><p>'TÜM DEMOKRATLARI AİLEMİZ GÖRÜYORUZ'</p><p>Kendilerine yapılanlara karşı tüm siyasi görüşlerden insanların bir araya geldiğini belirten Özel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p><p>'Herkes bu yapılanlara karşı bizim arkamızda, senin arkanda diyorlar. Doğru mu? İşte bu kapsayıcılık, bu milletin feraseti, haksızlığa karşı doğru yerde durması bu ülkenin en büyük ikinci umududur. Birinci umut; meydanlara beden koyan, irade koyan, emek koyan sizlerin varlığı. İkinci umut; bu milletin sessiz çoğunluğunun feraseti ve sandık sabrıdır. Kimi buna 'dip dalga' diyor, kimi sosyolojik okumalar yapıyor. Ama bildiğim bir şey var ki bu aziz millet sandığı bekliyor. Bu aziz millet bizi bekliyor, kendisinin iktidarını bekliyor. Kendi sözünü söylemeyi, kendi sesini duyurmayı bekliyor. Doğru mu? O zaman artık kurucular, yeni iktidarın kurucuları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin ikinci yüzyıldaki iktidarının kurucuları, aynı Kurtuluş Savaşı gibi, herkesle kol kola girmeye, kimseyi ayırmamaya, herkesi cepheye çağırmaya, herkesi ikna etmeye, bir büyük mücadeleye, bir büyük kurtuluşa, yepyeni bir başlangıca var mısınız? İşte benim güvendiğim tek şey sizlersiniz. Ben buradan açıkça söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir avuç zümrenin zapt edebileceği bir devlet değildir. Bu ülkenin kurucu partisinin seçilmiş Genel Başkanı olarak söylüyorum; millet bizimledir, devlet bizim devletimizdir. Siz sonuçta ne askersiniz, ne kul bana, ne tebaa, ne üye. Siz benim bu vakitten sonra Lüleburgaz'dan tüm Türkiye'ye söylüyorum, bu sahip çıkışta bulunan herkes, siz benim ailemsiniz. Aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa ona sığınırız, yüzümüzü ona döneriz. Aile herkestir. Şunu söyleyeyim ki bu vakitten sonra hem şikayeti olan, hem de yapılanı doğru bulmayan Türkiye'nin tüm demokratları da bizim ailemizdir. Tüm demokratları kucaklıyorum. Aslan sosyal demokratların içindeyim, oradan çıktık yürüyoruz. Muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, Kürt demokratların, liberal demokratların, sosyalist demokratların. Ama yeter ki bu iktidarı hep beraber değiştirip, halkın iktidarını kuralım. Tüm demokratları ailemiz görüyoruz, ailemiz biliyoruz.' </p><p>'BU YÜRÜYÜŞÜ DE YARIM BIRAKMAYACAĞIZ'</p><p>Binalardan çıkıp milletle yürüdüklerini söyleyen Özel, 'İnsan dostunu en iyi yolda tanır, yolculukta tanır. Millet de bu yolda bizi de, sizi de çok daha yakından tanıyacak. Tanış olacağız, dost olacağız, kardeş olacağız. Bu hikaye ne Özgür Özel'in, ne sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin. Bu hikaye birbirini çok seven Türkiye Cumhuriyeti'ndeki herkesin hikayesidir, milletin hikayesidir. Bana inanın ki hiçbir işi yarım bırakmadık, bu yürüyüşü yarım bırakmayacağız, bu partiyi eninde sonunda iktidara taşıyacağız. Şimdi gördüğüm o güzelim ay yıldızlı al bayraklar, sallanıyor. Ben yıllarca Lüleburgaz'da da seçim kampanyasında da söylemiştim. 'Biz hep birlikte Lüleburgaz İttifakı'yız, Türkiye İttifakı'yız' demiştim. 'Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. İçinde Milli Kakım kazanınca ayağa kalkan, bu bayrak dalgalanırken gırtlağı düğümlenen herkes Türkiye İttifakı'ndadır' demiştim. Yarın Türkiye'nin ayrı gayrı olmayacağı, hep beraber olacağı Milli Takımımızın maçı sabah saat 07.00'de. Buradan millilerimize bir kuvvetli destek alkışı yolluyoruz. Avustralya'ya karşı başarılar diliyoruz. Milli Takım hepimizindir. Ne bir partinin, ne bir siyasetçinin, tüm milletin takımıdır. Yolları açık olsun. Onlara inanıyoruz, onları destekliyoruz. Değerli Lüleburgazlılar, 263'ncü kez otobüsteyiz. Ama o kötü karardan sonra millete sığınıp, millete yaslanıp hep birlikte sarılıp bu meydanda ilk buluşmamız. Bugünü gün geldiğinde ben de unutmayacağım. Tarih de unutmayacak. Bugün buraya her biriniz ayrı ayrı hoş geldiniz, sefa getirdiniz. Ayağınıza, emeğinize, yüreğinize sağlık. İyi ki varsınız. Parolamız yürüyüş, pusulamız millet, rotamız iktidardır. Birlikte bir yola çıktık iktidara varacağız' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/ozgur-ozel-biz-buradayiz-hicbir-yere-gitmiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/ozgur-ozel-biz-buradayiz-hicbir-yere-gitmiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="43571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli merkezli, sahte engelli raporu düzenleyen şüphelilere yönelik operasyonda 13 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklareli-merkezli-sahte-engelli-raporu-duzenleyen-suphelilere-yonelik-operasyonda-13-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/kirklareli-merkezli-sahte-engelli-raporu-duzenleyen-suphelilere-yonelik-operasyonda-13-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin ÇANLI-Vahit İŞBAŞARAN/KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ merkezli 12 ilde sahte engelli raporu düzenleyip kamuyu 100 milyon lira zarara uğrattıkları belirlenen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 21 kişiden 13'ü tutuklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kırklareli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışmada, sahte engelli raporu düzenlenip devletin milyonlarca lira zarara uğratıldığı belirlendi. Polis, yaklaşık 1 yıl süren çalışmanın ardından sahte engelli raporu düzenleyen 2 organize suç örgütü tespit etti. Örgüt üyelerinin 'joker hasta' yöntemi kullanarak, gerçek hastaların kan, idrar örneklerini kullanıp rapor başına 150 bin lira aldıkları tespit edildi. Çalışmada, şüpheliler arasında 2 doktor ve 3 tıbbi sekreterin rüşvet aldığı, 1 öğretmenin de sahte raporla atamasının yapıldığı belirlendi. Sahte rapor alanların aralarında; ÖTV'siz araç alımı yapanların, haksız emekli olup engelli aylığı bağlatanların bulunduğu, kamunun yaklaşık 100 milyon lira zarara uğratıldığı belirtildi.</p><p>Operasyon kapsamında daha önce tutuklanan örgüt liderlerinin ardından Kırklareli, Diyarbakır ve İstanbul'un da aralarında bulunduğu 12 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda, 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 'Nitelikli dolandırıcılık', 'Resmi belgede sahtecilik', 'Rüşvet' ve 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçlarından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3'ü savcılıktan serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 13'ü tutuklandı, 5'i adli kontrol şartıyla serbest kaldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklareli-merkezli-sahte-engelli-raporu-duzenleyen-suphelilere-yonelik-operasyonda-13-tutuklama</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/kirklareli-merkezli-sahte-engelli-raporu-duzenleyen-suphelilere-yonelik-operasyonda-13-tutuklama.jpg" type="image/jpeg" length="34552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli'de ormanlara giriş yasağı]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-ormanlara-giris-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-ormanlara-giris-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vahit İŞBAŞARAN/KIRKLARELİ, (DHA)-KIRKLARELİ Valiliği, 9 Haziran-15 Ekim 2026 tarihleri arasında ormanlara girişlerin yasaklandığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kırklareli Valiliği, il sınırları içinde orman yangınlarının önlenmesi amacıyla ormanlara girişlerin yasaklandığını açıkladı. Açıklamada, 'Ormanlarımızı birlikte korumak için lütfen duyarlı ve hassas olalım. Kırklareli ili sınırları içerisinde orman yangınlarının önlenmesi amacıyla; 9 Haziran 2026 - 15 Ekim 2026 tarihleri arasında 129 gün boyunca ormanlara girişler yasaklanmıştır. Bu süreçte, ormanlık alanlarda ateş yakmayalım, sigara izmariti atmayalım, anız ve bitki örtüsü yakmayalım, yangına sebebiyet verebilecek davranışlardan kaçınalım. Ormanlarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır' denildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-ormanlara-giris-yasagi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/kirklarelide-ormanlara-giris-yasagi.jpg" type="image/jpeg" length="16690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatışma ortasında kalan Rümeysa'nın ölümüne ilişkin davada, 13 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-davada-13-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-davada-13-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet YİRUN/ KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'nin Lüleburgaz ilçesinde, yemeğe gittiği nişanlısının evine yönelik silahlı saldırıda Rümeysa Sanpur'un (19) ölümüne ilişkin 9'u tutuklu 18 sanığın yargılandığı davada mütalaasını veren savcı, 13 sanık hakkında, ağırlaştırılmış müebbet ve 14 yıldan 21 yıla kadar hapis, 5 sanık hakkında da 21'er yıla kadar hapis cezası talep etti.</p><p>Olay, 21 Kasım 2025'te akşam saatlerinde Lüleburgaz'ın Gündoğu Mahallesi'nde meydana geldi. Lüleburgaz Biz Bize Yeteriz Derneği Başkanı Emin Sanpur'un kızı olan Rümeysa Sanpur, nişanlısının evine yemeğe gitti. İddiaya göre, bir süre sonra Sanpur'un nişanlısının husumetlileri olduğu belirtilen grup tarafından silahlarla eve ateş açıldı. Evdekiler de gruba karşılık verdi. Bu sırada çatışmanın arasında kalan Rümeysa Sanpur, yaralandı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Sanpur, kaldırıldığı Lüleburgaz Devlet Hastanesi'nde tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><p>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın ardından kapsamlı çalışma başlattı. Silahlı çatışmaya karıştığı belirlenen, aralarında Sanpur'un nişanlısı S.D.'nin de olduğu 5'i suça sürüklenen çocuk olmak üzere toplam 18 şüpheli tutuklandı. Daha sonra ara kararlarla S.D.'nin de aralarında bulunduğu 8 kişi tahliye edildi.</p><p>İKİ DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma kapsamında, sanıklardan 5'inin 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle dosyalarını ayırdı. 10'u tutuklu 18 sanık hakkında iddianamelerin hazırlanmasının ardından, iki dosya, eylemlerin birlikte değerlendirilerek yargılamanın yapılması gerektiği gerekçesiyle Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tekrar birleştirildi. Hazırlanan iddianamenin ardından Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi'nde 18 yaşından küçük E.B., N.C.B., R.B., Y.Y. ve A.Ş. isimli 5 çocuk için 'Tasarlayarak öldürme' ve 'Kadına karşı olası kastla öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.</p><p>İDDİANAMEDE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI TALEBİ</p><p>Yaşı 18'den büyük olan sanıklar için hazırlanan iddianamede ise olaya ilişkin tarafların birbirlerine karşı 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçunu işledikleri belirtildi. Rümeysa Sanpur'un ölümüne ilişkin ise tutuklu sanıklar B.B., D.B., D.B., E.B., E.B. ile tutuksuz K.B., E.B. ve S.İ.'nin 'Kadına karşı olası kastla öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, O.D., Y.D. M.D., S.D., T.D. hakkında ise 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan müebbet hapis istendi.</p><p>'RÜMEYSA, 16 YAŞINDAKİ N.B.'NİN TABANCASINDAN ÇIKAN KURŞUNLA ÖLDÜ'</p><p>İddianamede, tarafların ifadeleri ve olayın detaylarına yer verildi. Rümeysa Sanpur'un vücuduna isabet eden iki mermiyle hayatını kaybettiği belirtilen iddianamede, olay gününe ait kamera kayıtlarındaki detaylara da değinildi. İddianamede, Sanpur'un N.C.B.'nin (16) tabancasından çıkan mermiyle öldüğünün, kriminal raporla sabit olduğu kaydedildi.</p><p>Rümeysa Sanpur'un ölümüne ilişkin davaya mahkeme salonuna dönüştürülen Lüleburgaz Sanat Akademisi Yıldız Salonu'nda 2'nci duruşma ile devam edildi. Geçen duruşmada tutuklu sanık Yücel D.'nin tahliye edilmesinin ardından 9'u tutuklu, 18 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına tutuklu sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile tutuklu bulundukları cezaevinden bağlanırken; tutuksuz 9 sanığın avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmada iki tanığın dinlenmesinin ardından Cumhuriyet Savcısı mütalaasını açıkladı. Savcının verdiği mütalaada, sanıklardan N.C.B., Y. Y., D.B., E.B., E.B., E.B., R.B., B.B., D.B., A.Ş., K.B., O.B., S.İ.'ye, 'Kadına karşı kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası verilmesini talep istendi.</p><p>Diğer sanıklar M. D., S.D., O. D., T.D. ve Y.D'ye 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 14'der yıldan 21'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Mütalaada ayrıca N. C.B., Y.Y. ile E.B., hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.</p><p>'ADALETİMİZ VAR OLSUN' DİYEYEREK AĞLADI</p><p>Söz verilen Rümeysa'nın babası Emin Sanpur, mütalaaya katıldığını söyledi. Sanpur, 'Bizlere merhem olan, kanayan yaramıza tampon olan mütalaaya katılıyorum. Devletimiz var olsun. Rabbim bir daha böyle acılar bizlere ve hiç kimseye yaşatmasın. Devletimiz var olsun, adaletimiz var olsun. Biz önce yüce Rabbimize, sonra yüce adaletimize sığındık. İnşallah bundan sonra böyle olaylar yaşanmaz' diyerek ağladı.</p><p>Anne Nüket Sanpur ise, 'Vereceğiniz kararlara saygı duyuyorum. Mütalaaya katılıyorum' dedi.</p><p>Sanıklar ise tek tek söz alarak mütalaaya katılmadıklarını ve üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini belirterek beraatlarını talep istedi. Sanık avukatları da müvekkillerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ve savunma için süre talebinde bulundu. </p><p>'GELİNLİK GİYDİRECEĞİM BİRİNE KEFEN GİYDİRİLİR Mİ?'</p><p>Hayatını kaybeden Rümeysa Sanpur'un nişanlısı ve tutuksuz sanıklardan S.D., bu olaydan dolayı çok yorulduğunu ve artık bu şehirde yaşamak istemediğini belirterek, 'Bir insan evleneceği gelinlik giydireceği birisine kefen giydirir mi? Giydirmez. Ben bu olaylardan çok yoruldum, psikolojik tedavi görüyorum. Bizim bu olayda hiçbir suçumuz yok. Bir anneye, bir babaya, kardeşe, eşe ölüm acısı yaşatanlara, evlat acısı yaşatanlara en ağır cezayı vereceğinize inanıyorum. Sizden beraatımı talep ediyorum. Burayı terk edeceğim gideceğim imzalardan dolayı gidemiyorum' dedi.</p><p>Mahkeme başkanı daha sonra duruşmayı ertelendi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-davada-13-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istendi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-davada-13-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istendi.jpg" type="image/jpeg" length="37688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nı bu yıl bitmeden işletmeye almayı hedefliyoruz (2)]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-uraloglu-halkali-kapikule-hizli-tren-hattini-bu-yil-bitmeden-isletmeye-almayi-hedefliyoruz-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-uraloglu-halkali-kapikule-hizli-tren-hattini-bu-yil-bitmeden-isletmeye-almayi-hedefliyoruz-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'202 KİLOMETREYİ GÖRDÜK'</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi Büyükkarıştıran YHT İstasyonu'nda Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesimi test sürüşüne katıldı. Büyükkarıştıran-Çerkezköy arasında hızlı trenle seyahat eden Bakan Uraloğlu, 'Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Demir Yolu Hattı'mızdayız. Büyükkarıştıran'da bütün heyetimiz ile beraber oradaki gerekli bilgileri aldık, basınımızı genel bilgilendirdik. Oradan trene bindik, Çerkezköy'e doğru gidiyoruz. Dakikalar sürdü, 202 kilometreyi gördük biz. Bu gerçekten kıymetli. Arkadaşlarımız 220'ye kadar çıkmış durumda. 200 kilometre zaten bizim işletme hızımı olacak. İnşallah bu sene bitmeden bu bölümü Çerkezköy-Kapıkule arasını hizmete açmış olacağız. Tabii hem yolculukta hem yük taşımada çok ciddi bir şekilde azalmaların olacağını özellikle belirtmek isterim. Önümüzdeki sene de Halkalı ile Çerkezköy arasını bitirerek hattı tam olarak bitirmiş olacağız. Ülkemize, Trakya'mıza bölgemize hayırlı uğurlu olsun' dedi. Çerkezköy'e ulaşan Bakan Uraloğlu ve beraberindekileri, Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü ve protokol üyeleri karşıladı. Bakan Uraloğlu, karşılamanın ardından Çerkezköy'den ayrıldı. (DHA)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mehmet YİRUN-Onur KAYA-Hüseyin ÇANLI-Mehmetcan ARSLAN/KIRKLARELİ, (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-uraloglu-halkali-kapikule-hizli-tren-hattini-bu-yil-bitmeden-isletmeye-almayi-hedefliyoruz-2</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/bakan-uraloglu-halkali-kapikule-hizli-tren-hattini-bu-yil-bitmeden-isletmeye-almayi-hedefliyoruz-2.jpg" type="image/jpeg" length="73690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nı bu yıl bitmeden işletmeye almayı hedefliyoruz]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-uraloglu-halkali-kapikule-hizli-tren-hattini-bu-yil-bitmeden-isletmeye-almayi-hedefliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-uraloglu-halkali-kapikule-hizli-tren-hattini-bu-yil-bitmeden-isletmeye-almayi-hedefliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet YİRUN-Hüseyin ÇANLI-Mehmetcan ARSLAN/KIRKLARELİ, (DHA)- ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nın toplam 229 kilometre olduğunu belirterek, 'Elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarında son aşamaya geldik. Hattımızı, saatte 200 kilometre işletme hızına, çift hatlı, elektrikli ve Seviye-1 sinyalli olarak inşa ettik. Test sürüşlerimizin ardından sertifikasyon süreçlerini de hızla tamamlayarak hattımızı bu yıl bitmeden işletmeye almayı hedefliyoruz' dedi. </p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi Büyükkarıştıran YHT İstasyonu'nda Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı, Çerkezköy-Kapıkule kesimi test sürüşüne katıldı. Kırklareli Valisi Uğur Turan, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, AK Parti Tekirdağ milletvekilleri Mestan Özcan, Gökhan Diktaş, Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut'un da katıldığı törende konuşan Bakan Uraloğlu, hafta başında Gürcistan'ın Ahılkelek şehrinde, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı tam ölçekli resmi açılış töreninde 3 kardeş ülkenin ortak iradesiyle önemli bir adım attıklarını söyledi. Uraloğlu, 'Gürcistan kesimindeki altyapı çalışmalarının tamamlanmasıyla BTK Hattı artık daha etkin ve verimli bir şekilde işletilecek. Bu gelişme, Orta Koridor'un kapasitesini artırırken, bugün burada Çerkezköy-Kapıkule'de gerçekleştirdiğimiz test sürüşüyle de o zincirin Avrupa ucunu güçlendiriyoruz. Bugün, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en stratejik demir yolu koridorunda tarihi bir ana tanıklık ediyoruz. İnşallah bu yıl bitmeden de işletmeye alarak hem vatandaşlarımızın hem de uluslararası demir yolu taşımacılık sektörünün hizmetine sunacağız' dedi.</p><p>'DEMİR YOLU ZİNCİRİNİN EN ÖNEMLİ HALKASI'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Uraloğlu, özellikle ulaştırma alanında yapılan büyük projelerin sadece mesafeleri kısaltmayacağını, ülkenin kaderini, bölgenin geleceğini yeniden şekillendireceğini belirterek, 'İşte bizleri bir araya getiren Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı da tam olarak bu projelerden biridir. Bu hattımız, Türkiye'yi Avrupa demir yolu ağına yüksek standartlarda bağlayan, Orta Koridor Koridorun Avrupa'ya açılan en kritik kapısıdır. Bakü-Tiflis-Kars ile başlayan, Marmaray ile Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan demir yolu zincirinin son ve en önemli halkasıdır. Yine Faw Limanı'ndan başlayıp, Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak proje aşamasındaki Kalkınma Yolu'nun da batı ucunda yer almaktadır. Bu proje, sadece bir demir yolu hattı değildir. Türkiye'yi doğu-batı ve kuzey-güney ekseninde küresel lojistiğin merkez ülkesi yapacak stratejik bir vizyonun en somut eserlerinden biridir' diye konuştu. </p><p>'FİNASMANI KISMEN İPA'DAN'</p><p>Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nın toplam 229 kilometre olduğunu söyleyen Uraloğlu, 'Projenin en uzun ilk etabı olan 153 kilometre uzunluğundaki Çerkezköy-Kapıkule hattı bugün test sürüşü yapacağımız kısımdır. Finansmanında kısmen İPA, Avrupa Birliği fonu da kullanıyoruz. Hem yolcu hem yük taşımacılığına uygun olarak planladığımız proje kapsamında; 31 köprü, 8 aç-kapa tünel, 61 üst geçit, 53 alt geçit ve 175 menfez inşa ettik. 353 kilometre ray serimini bitirdik. Elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarında son aşamaya geldik. Hattımızı, saatte 200 kilometre işletme hızına, çift hatlı, elektrikli ve Seviye-1 sinyalli olarak inşa ettik. Test sürüşlerimizin ardından sertifikasyon süreçlerini de hızla tamamlayarak hattımızı bu yıl bitmeden işletmeye almayı hedefliyoruz' dedi.</p><p>'SEYAHAT SÜRESİ 4 SAATTEN 1,5 SAATE DÜŞECEK'</p><p>Uraloğlu, hattın tamamlanmasıyla elde edilecek kazanımların çok önemli olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: 'Halkalı-Kapıkule yolcu seyahat süresi 4 saatten 1,5 saate, yük taşıma süresi 8,5 saatten 3,5 saate düşecek. Yıllık yolcu kapasitesi 600 binden 3,4 milyona, yıllık yük kapasitesi 1,5 milyon tondan 9,6 milyon tona çıkacak. Özellikle İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya'daki organize sanayi bölgelerimiz ile limanlarımız Avrupa pazarlarına çok daha hızlı ve rekabetçi şartlarda erişecektir. Son yıllarda demir yolu ihracat taşımalarımızın yüzde 86'sı bu koridor üzerinden yapılmaktadır. Yeni hat ile bu rakamlar çok daha yükselecektir. Yine bu proje kapsamında; yeni istasyon binalarımız Kapıkule, Edirne, Lüleburgaz, Babaeski, Büyükkarıştıran modern ve yüksek kapasiteli olarak tamamlanmak üzeredir. Kapıkule gar sahasında yapmış olduğumuz genişletme çalışmaları ile mevcut durumda 253 bin metrekare olan toplam saha alanı 660 bin metrekareye, gar içi hat sayısını ise 23 adetten 42 adete çıkarıyoruz. Söz konusu bu altyapısal ve geometrik kapasite artışı sayesinde, istasyon şebekesindeki tren kabul ve manevra kabiliyetini en üst düzeye ulaştırıyoruz. Bu doğrultuda, uluslararası demir yolu yük taşımacılığında Kapıkule gar sahasında; yaşanan tren yığılmalarının önüne geçecek, gümrük ve muayene işlemlerini hızlandıracak ve böylece sınır geçişlerindeki bekleme sürelerinin önemli ölçüde azaltarak lojistik süreçleri optimize edeceğiz. Artık Kapıkule'de, Avrupa'ya yönelik lojistik trafiğini çok daha etkin bir şekilde yöneteceğiz. Böylece Trakya bölgesi ve İstanbul başta olmak üzere tüm Ülkemiz, Avrupa-Asya demir yolu taşımacılığında çok daha güçlü bir lojistik merkez haline gelecektir. 69 kilometre uzunluğundaki Ispartakule-Çerkezköy etabımızdaki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ispartakule'yi Halkalı'ya bağlayacak yaklaşık 7 kilometrelik son kesimde de yapım çalışmalarını bitirmek üzereyiz. O kesimi de bu yıl içerisinde açmayı planlıyoruz.' </p><p>'TARİHİ BİR ADIMIN EŞİĞİNDEYİZ'</p><p>Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nın Asya'dan Avrupa'ya uzanan devasa bir lojistik vizyonun sadece parlak bir parçası olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, 'Biliyorsunuz; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde demir yolu ağımızı 2002'den bu yana devlet politikası haline getirdik. Bu vizyonun önemli parçaları: Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum, Karaman-Ulukışla gibi hızlı tren hatlarımızın yapım çalışmaları devam ediyor. Yapım çalışmaları süren Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu ile Zengezur Koridoru'nu destekliyoruz. Yine Kuzey Çevre Demiryolu Projesi ile Türkiye'yi uluslararası lojistik için vazgeçilmez kılacak tarihi bir adımın da eşiğindeyiz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde hayata geçireceğimiz demir yolu bağlantısı ile İstanbul Boğazı üzerinde Marmaray'a alternatif çift hatlı yeni bir demir yolu hattına daha kavuşacağız. İhale sürecinin ardından bu yıl içinde inşa çalışmalarına başlamayı planlıyoruz' diye konuştu.</p><p>'AB İLE ÜLKEMİZİ BİRBİRİNE BAĞLAYACAK'</p><p>Bakan Uraloğlu, Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Projesi'nin Avrupa Birliği ile iş birliği içerisinde uzun zamandır hayata geçmesi için çaba sarf ettikleri yegana yapım projesi olduğunu söyledi. Uraloğlu, 'Hem Türkiye hem de Avrupa Birliği tarafı olarak her seviyede ciddi oranda zaman, emek ve çaba sarf edilmiştir. Hattın hizmete alınması bir kez daha hem kıtaları hem de AB ile ülkemizi birbirine bağlayacaktır. Bu hatla birlikte gelişmeye başlayacak ticari hareketlilik bölge insanımızın ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına büyük faydalar getirecektir. Bu düşüncelerle projeyi bu aşamaya getiren en üst kademesinden en alt kademesine kadar tüm yüklenici firma TCDD ve Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum. Allah kazasız belasız bir şekilde bu hattı milletimizin hizmetine sunmayı nasip etsin. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun' dedi. Bakan Uraloğlu, daha sonra hattın Büyükkarıştıran-Çerkezköy arasındaki kesimde test sürüşü gerçekleştirdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-uraloglu-halkali-kapikule-hizli-tren-hattini-bu-yil-bitmeden-isletmeye-almayi-hedefliyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/06/agency/dha/bakan-uraloglu-halkali-kapikule-hizli-tren-hattini-bu-yil-bitmeden-isletmeye-almayi-hedefliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="48897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar Ayten Öztürk, yeğeninin bıçaklı saldırısında öldü]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/yazar-ayten-ozturk-yegeninin-bicakli-saldirisinda-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/yazar-ayten-ozturk-yegeninin-bicakli-saldirisinda-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin ÇANLI-Onur KAYA/KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'nin Vize ilçesinde, annesine bayram ziyaretine gelen yazar Ayten Öztürk (52), tartıştığı yeğeni B.S. tarafından bıçaklandı. Hastaneye kaldırılan Öztürk, kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul'da yaşayan yazar Ayten Öztürk, Kurban Bayramı nedeniyle Kırklareli'nin Vize ilçesi Küçükyayla köyünde yaşayan annesi ve akrabalarına ziyarete geldi. İddiaya göre; annesi ve teyzesiyle dün evlerinin bahçesinde oturan Ayten Öztürk ile eve gelen erkek yeğeni B.S. arasında miras nedeniyle tartışma çıktı. Bu sırada B.S., Öztürk'ü bıçaklayıp kaçtı. Öztürk, yere yığıldı. İhbar üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Öztürk, kaldırıldığı Vize Devlet Hastanesi'nde doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Jandarma ekipleri, olayın ardından kaçan B.S.'yi yakalayıp gözaltına alındı. Jandarma, olayla ilgili incelemesini sürdürüyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/yazar-ayten-ozturk-yegeninin-bicakli-saldirisinda-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/yazar-ayten-ozturk-yegeninin-bicakli-saldirisinda-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="14582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karagöz Kültür Sanat ve Kakava Festivali renkli görüntülerle başladı]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/karagoz-kultur-sanat-ve-kakava-festivali-renkli-goruntulerle-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/karagoz-kultur-sanat-ve-kakava-festivali-renkli-goruntulerle-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin ÇANLI/ KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'de bu yıl 32'ncisi düzenlenen Karagöz Kültür Sanat ve Kakava Festivali ile Yaşayan Miras Şöleni renkli görüntüler ve kakava ateşinin yakılmasıyla başladı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kırklareli Belediyesi tarafından düzenlenen Karagöz Kültür Sanat ve Kakava Festivali ile Yaşayan Miras Şöleni kortej yürüyüşü ile başladı. Yürüyüşe Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Vali Uğur Turan, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, Halk Kültürü Daire Başkanı Pervin Oymak ile vatandaşlar katıldı. Karagöz Parkı önünde başlayan kortej Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak Bulvarları ile İstasyon Caddesi güzergahını takip ederek Millet Bahçesi'ne geldi. Yürüyüş sırasında ekipler gösteriler yaptı, renkli görüntüler ortaya çıktı.</p><p>Festival alanında yapılan dans gösterisinin ardından Vali Uğur Turan konuşma yaptı. Turan, Balkanlar'dan Anadolu'ya uzanan önemli bir medeniyet köprüsü olduğunu ifade ederek, 'Bu kadim topraklar, farklı kültürlerin yüzyıllardır kardeşlik içerisinde yaşadığı sevginin, saygının ve dayanışmanın hayat bulduğu müstesna bir coğrafyadır' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Mumcu, kültürel değerlerin buluşturmasına önem verdiklerini belirterek, 'Bakanlık olarak geleneksel sanatların korunmasına, sanatçıların desteklenmesine ve gençlerin kültürel değerlerle buluşturulmasına önem veriyoruz. Geleneksel sanatların gelecek kuşaklara aktarılması için var gücümüzle çalışıyoruz' diye konuştu. </p><p>Mumcu, kültürel sanatçıların emeğini gelecek yansıtılmasının önemine değinerek 'Kültürümüzün taşıyıcısı olan sanatçılarımızı emeğini yaşatmayı, kadim değerlerimizin güçlü bir şekilde geleceğe yansıtmayı önemli bir vazife olarak görüyoruz' dedi.</p><p>Belediye Başkanı Bulut ise Kakava'nın bu yıl da büyük bir coşkuyla kutlandığını ifade etti. Konuşmaların ardından dev Kakava ateşi yakılarak, festival başladı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/karagoz-kultur-sanat-ve-kakava-festivali-renkli-goruntulerle-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 22:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/karagoz-kultur-sanat-ve-kakava-festivali-renkli-goruntulerle-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="62407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Hedefimiz engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran, ailelere destek olan hizmetleri daha da yaygınlaştırmak]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-goktas-hedefimiz-engelli-bireylerin-hayatini-kolaylastiran-ailelere-destek-olan-hizmetleri-daha-da-yayginlastirmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-goktas-hedefimiz-engelli-bireylerin-hayatini-kolaylastiran-ailelere-destek-olan-hizmetleri-daha-da-yayginlastirmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umut IŞIK- Hüseyin ÇANLI/KIRKLARELİ, (DHA) - AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Hedefimiz engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran, ailelere destek olan hizmetleri daha da yaygınlaştırmak. Bu hedef doğrultusunda Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonuyla, engelsiz yaşam idealini, daha da ileriye taşıyacağız' dedi.</p><p>Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kırklareli Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Şevket Dingilioğlu Engelsiz Yaşam Parkı'nın açılışına katılmak üzere kente geldi. İlk olarak Kırklareli Valisi Uğur Turan'ı ziyaret eden Bakan Göktaş, daha sonra AK Parti İl Başkanlığı'nda partililerle bir araya geldi. Bakan Göktaş, AK Parti ziyaretinin ardından yapımı tamamlanan parkın açılışına katıldı. Açılışa Bakan Göktaş'ın yanı sıra; Kırklareli Valisi Uğur Turan, AK Parti Kırklareli Milletvekili Gökhan Sarıçam, Belediye Başkanı Derya Bulut, kurum ve kuruluş temsilcileri, engelliler ile aileleri ve vatandaşlar katıldı. </p><p>'HER POLİTİKAYI, HAK TEMELLİ SOSYAL HİZMET ANLAYIŞIYLA ŞEKİLLENDİRİYORUZ'</p><p>Açılıştaki konuşmasında Türkiye Yüzyılı'nı, sadece yeni yatırımların, büyük projelerin, teknolojik hamlelerin yüzyılı olarak görmediklerini söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, 'Biz, Türkiye Yüzyılı'nı, ülkemizin sosyal mimarisini daha sağlam, daha kuşatıcı ve daha adil biçimde yeniden tahkim ettiğimiz bir dönem olarak inşa ediyoruz. Bir ülkenin sosyal mimarisinin temelinde ise insan vardır. Bu mimarinin, taşıyıcı sütunlarında aile, sosyal adalet, erişilebilirlik ve dayanışma vardır. Bu anlayış, hiç şüphesiz Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu eser ve hizmet siyasetinin bir yansımasıdır. Bunun somut bir sonucu olarak Türkiye, sosyal devleti koruyucu bir mekanizma olmaktan çıkardı. Vatandaşının hayatına dokunan, ihtiyacı yerinde gören ve çözümü doğrudan insanın yaşam alanına taşıyan güçlü bir kamu anlayışına dönüştürdü. Bu dönüşümün en güçlü karşılıklarından birini; engelli vatandaşlarımızın hayatında görüyoruz. Yürüttüğümüz her bir politikayı, hak temelli sosyal hizmet anlayışıyla şekillendiriyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p> '147 GÜNDÜZLÜ MERKEZİNDE YAKLAŞIK 3 BİN ENGELLİ VATANDAŞIMIZA HİZMET VERİYORUZ'</p><p>Engelli vatandaşlar için kamu hizmetlerini, şehirleri ve sosyal destekleri daha kuşatıcı hale getirdiklerini belirten Bakan Göktaş, 'Evde bakım yardımıyla, engelli vatandaşlarımızın aile ortamında desteklenmesini sağladık. Geçtiğimiz yıl evde bakım yardımı için sadece Kırklareli'ne 219,5 milyon lira kaynak aktardık. Evde bakım yardımıyla Kırklareli'nde bu ay, 1602 aileye 13 bin 878'er lira ödeme gerçekleştirdik. Diğer yandan gündüzlü bakım hizmetleriyle, ailelerimize destek olduk. Bunun yanı sıra, engelli vatandaşlarımız için güvenli ve üretken bir sosyal ortam sunduk. Bugün, 81 ilimizde 147 gündüzlü merkezimizde yaklaşık 3 bin engelli vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Kırklareli'nde ise kamu ve özel sektör dahil 3 gündüzlü merkezinde 60 vatandaşımızın sosyal bağlarını güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz' diye konuştu. </p><p>'ENGELLİ VATANDAŞLARIN EMEĞİNİ, BECERİSİNİ VE ÜRETİM GÜCÜNÜ GÖRÜNÜR KILACAĞIZ' </p><p>Engelli bireylerin eğitimden istihdama, erişilebilirlikten aile desteklerine kadar her alanda yanında olmaya gayret gösterdiklerinin altını çizen Bakan Göktaş, şöyle devam etti:</p><p>'Özellikle erişilebilirliği, engelli vatandaşlarımızın bağımsız ve güvenli bir hayat sürebilmesinin temel şartı olarak görüyoruz. Birazdan açılışını gerçekleştireceğimiz Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı, bu anlayışın Kırklareli'ndeki yansımasıdır. Bu park; yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve özel donatılarıyla engelli vatandaşlarımızın şehir hayatına daha rahat katılmasına imkân sağlayacak. Özel gereksinimli çocuklarımız için oluşturulan engelsiz oyun grupları, çocuklarımızın güvenle ve keyifle vakit geçirmesine imkân sağlayacak. Otizmli ve Down sendromlu bireylerimiz için planlanan eğitim ve etkinlik bölümleri ise burayı nitelikli bir sosyal yaşam merkezine dönüştürecek. Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı'nın önemli yönlerinden biri de üretime ve istihdama açılan bir kapı olmasıdır. Park içerisinde engelli vatandaşlarımızın görev alabileceği sosyal işletme alanları planlandı. Böylece, engelli vatandaşlarımızın emeğini, becerisini ve üretim gücünü görünür kılacağız.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'HEDEFİMİZ ENGELLİLERİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRAN HİZMETLERİ YAYGINLAŞTIRMAK'</p><p>Parkın önemli bir kısmının da Engelli Danışma Merkezi olduğunu dile getiren Göktaş, şunları söyledi:</p><p>'Merkez bünyesinde görev alacak psikologlar aracılığıyla engelli bireylere ve ailelerine psikososyal destek sunacağız. Böylece bu alan, sadece fiziki imkânlarıyla değil; rehberlik, destek ve dayanışma boyutuyla da Kırklareli'mize değer katacak. Bakanlık olarak hedefimiz; engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran, ailelere destek olan hizmetleri daha da yaygınlaştırmak. Bu hedef doğrultusunda Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonuyla, engelsiz yaşam idealini, daha da ileriye taşıyacağız. Bu vesileyle Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı'nın Kırklareli'mize kazandırılmasında emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum. Parkımızın engelli vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.' </p><p>Bakan Göktaş, açılışın ardından Pınarhisar ilçesinde Belediye Başkanlığı'nı ziyaret edip kentten ayrıldı.(DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-goktas-hedefimiz-engelli-bireylerin-hayatini-kolaylastiran-ailelere-destek-olan-hizmetleri-daha-da-yayginlastirmak</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/bakan-goktas-hedefimiz-engelli-bireylerin-hayatini-kolaylastiran-ailelere-destek-olan-hizmetleri-daha-da-yayginlastirmak.jpg" type="image/jpeg" length="18189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli'de 6 kişinin öldüğü sel felaketiyle ilgili davada 5 kamu görevlisine yurt dışı çıkış yasağı]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-6-kisinin-oldugu-sel-felaketiyle-ilgili-davada-5-kamu-gorevlisine-yurt-disi-cikis-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-6-kisinin-oldugu-sel-felaketiyle-ilgili-davada-5-kamu-gorevlisine-yurt-disi-cikis-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umut IŞIK- Hüseyin ÇANLI/ KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesindeki sel felaketinde 'Sisli Vadi' bungalov evlerinde tatil yapan 6 kişinin ölümü, 3 kişinin de yaralanmasına ilişkin, İçişleri Bakanlığı'nın haklarında soruşturma izni verdiği 5 kamu görevlisi hakkında 'Olası kast ile ölüme sebebiyet verme' suçundan 20 yıldan 25'er yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşmasında sanıklara yurt dışı çıkış yasağı konuldu.</p><p>Olay, 5 Eylül 2023'te İğneada beldesinde meydana geldi. Kuvvetli sağanak sırasında 'Longoz Ormanları'ndaki Sisli Vadi'de faaliyet gösteren turistik bungalovların olduğu bölgede sel felaketi yaşandı. Dere içinde kurulan bungalovlarda tatil yapan Doktor Selman Bağışlar, eşi Mihriban Bağışlar, Suna Duman, emekli öğretmen Raile Şimşek, eşi Ahmet Baki Şimşek ile tesis müdürü Ümit Solmaz, sel sularına kapılıp yaşamını yitirdi. Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada, 'Sisli Vadi' adıyla kurulan ve sele kapılan 18 bungalovun ruhsata aykırı inşa edildiği ortaya çıktı.</p><p>YIKIM KARARI VERİLMİŞ</p><p>Özel İdare tarafından mühürlenen işletme hakkında yıkım kararı verildiği de belirlendi. Ancak yıkım kararına rağmen 'Sisli Vadi' adı altında sosyal medyada tanıtılan bungalovların, vergi levhasında faaliyet alanı olarak 'karma çiftlik' olarak gösterildiği tespit edildi. 'Bitkisel veya hayvansal üretim konusunda uzmanlaşma olmaksızın üretim' adıyla faaliyet yürüttüğü belirlenen tesislerin, sosyal medya hesaplarından 'Doğada uyanmak, doğaya uyanmak', 'Oksijeni bol, stresi az' ifadeleriyle tanıtıldığı da saptandı.</p><p>DAVA AÇILDI</p><p>Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tesis sahibi Bülent Bayrak ile firma yöneticileri Sevcan Ulutürk ve Cenan Aydın tutuklandı. Ulutürk ile Aydın, daha sonra avukatlarının itirazı üzerine tahliye edildi.</p><p>Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olaya ilişkin hazırladığı iddianameyle Kırklareli 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İddianamede, tutuklu Bayrak ile şirket yöneticilerinden Büşra Gökgöz, Cenan Aydın ve Sevcan Ulutürk hakkında 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma' suçundan 3 yıldan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi. Savcı, dava sürecinde verdiği mütalaasında 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma' suçundan yargılanan 1'i tutuklu 4 sanığın 6 kez ayrı ayrı 'Olası kastla ölüme sebebiyet verme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti.</p><p>3 SANIK HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI</p><p>Davanın 8'inci duruşmasında tesis sahibi tutuklu Bülent Bayrak, 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma' suçundan 11 yıl 3 ay, tutuksuz yargılanan sanıklar Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz de 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı, Sevcan Ulutürk ise beraat etti. Bayrak'ın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz'ün adli kontrol şartlarının devamına hükmedildi. Kırklareli 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin açıkladığı gerekçeli kararın ardından selde hayatını kaybedenlerin yakınları, kararı istinaf mahkemesine taşıdı. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu.</p><p>BAYRAK'IN CEZASI 18 YILA ÇIKARILDI</p><p>Bunun üzerine yeniden yapılan yargılamada geçen yıl 16 Ekim'de görülen duruşmada tutuklu sanık Bülent Bayrak, 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçunu islediğinin sabit olmakla birlikte sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığını nazara alınarak 12 yıl hapse çarptırıldı. Ardından sanığın eylemini 'bilinçli taksirle' işlediği gerekçesiyle cezada 1/2 oranında artırım yapılarak 18 yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz sanıklardan Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz'e ise 7 yıl 6'şar ay hapis cezası verildi, Sevcan Ulutürk ise beraat etti.</p><p>İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SORUŞTURMASI</p><p>Olaya ilişkin Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın adli soruşturmasının yanında İçişleri Bakanlığı da Mülkiye Teftiş Kurulu üzerinden selde tesiste yaşananlarda kamu görevlilerinin ihmalinin bulunup bulunmadığını soruşturdu. Müfettiş soruşturmasında kaçak olarak faaliyet gösteren tesisle ilgili eski 2 valinin de aralarında bulunduğu 12 kamu görevlisi hakkında adli soruşturma başlatılması için dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın imzasıyla soruşturma izni verildi. Soruşturma izni olayın yaşandığı Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.</p><p>DANIŞTAY İTİRAZLARI REDDETTİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Soruşturma izni verilen kamu görevlileri hakkında 'Tesisteki usulsüz yapılaşmaya göz yummak, 'Tesisin kaçak faaliyet göstermesine göz yummak', 'Yapı tadil zaptı düzenlenene kadar tespit ve işlem yapmamak', 'Mühür kırılarak tesisin faaliyetine göz yummak', 'Ruhsatsız tesisin yıkımını gerçekleştirmemek', 'Tesisteki ruhsatsız yapılaşmayı ve ticari faaliyeti tespit edip İl Özel İdaresi'ne bildirmemek' ve 'Kimlik bildirme kanununu uygulamamak' suçlamaları yer aldı. Kamu görevlileri, karara itiraz etti. Danıştay 1'inci Dairesi itirazı reddetti. Danıştay, dosyayı adli soruşturma için Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.</p><p>5 MEMUR HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI</p><p>Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı tamamlayıp, iddianame hazırladı. İddianamede, olay tarihinde görevli Kırklareli İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, Kırklareli İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Rahim Zobu, Kırklareli İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Yüksel Akış, Kırklareli İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ufuk Gürsel ile Kırklareli İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Hüseyin Ören'in olaydaki kusurlarına yer verildi.</p><p>'OLASI KAST İLE SORUMLULAR'</p><p>Şüphelilerin, gerçekleşen olaydan olası kast ile sorumlu oldukları belirtilen iddianamede, 'Eylemlerinden dolayı meydana gelen olayda, öngörmekle birlikte gerçekleşmeyeceği düşünülen ve istenmeyen bir neticeden bahsedilemeyeceği, bunun da ötesine geçilerek ve bilinçli taksir unsurları aşılarak, işin oluruna aykırı davranışlar ile kendi kurumlarının denetimi neticesi tespit edilen eksiklerin giderilmemesinin yüksek risk oluşturduğunun bilinmesine rağmen 'olursa olsun' düşüncesi ile hareket ederek ve de bu risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak neticeyi kabul ettikleri, bu hali ile gerçekleşen olayda olası kastları ile sorumlu oldukları' ifadelerine yer verildi. İddianamede 5 kamu görevlisi hakkında 'Olası kast ile ölüme sebebiyet verme' suçunu işledikleri gerekçesiyle 20 yıldan 25'er yıla kadar hapis cezası istendi. Savcılık iddianamesinde ayrıca, şüphelilerin 3 kişinin de yaralanmasıyla ilgili 'Kasten yaralama' suçunu işledikleri gerekçesiyle ceza talep edildi. </p><p>YARGILANMALARINA BAŞLANDI</p><p>Sanıkların yargılanmasına bugün Kırklareli 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanıldı. Tutuksuz sanıklar, selde ölenlerin ailelerinden Safiye Yaşa, Kadir Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Emine Solmaz ve Çiçek Dinç ile tarafların avukatları katıldı. İddianamenin okunmasının ardından söz alan Safiye Yaşa, sel felaketinde 2 çocuğunu kaybettiğini belirterek, davanın eksik delillerle hazırlandığını öne sürdü. Yaşa, cumhuriyet savcısının davadan çekilmesini talep ettiklerini ifade etti. Mahkeme heyeti ise savcının reddi talebini oy birliğiyle reddetti.</p><p>'GÖREVİ İHMAL ETME SÖZ KONUSU DEĞİL'</p><p>Duruşmada savunmasını yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, ruhsatsız yapılarla ilgili gerekli işlemlerin yapıldığını savundu. Kuşoğlu, 'Ruhsatsız yapı tespiti ve mühürleme işlemleri gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte kişisel menfaat sağlama ya da görevi ihmal etme gibi bir durum söz konusu değildir. Yıkım kararları encümen tarafından alındı. İnşaat faaliyetlerinin devam ettiğine ilişkin durumun ilgili birimler tarafından raporlanması gerekiyordu. Bu konuda bilgim yoktu' dedi.</p><p>Kuşoğlu ayrıca, Sisli Vadi olarak bilinen tesisin sel felaketinin ardından turizm amaçlı kullanıldığını öğrendiklerini belirterek, 'Tesise yalnızca afet günü gittim. İl Özel İdaresi iş makinelerinin tesise gönderildiğine ilişkin bilgim yok' diyerek beraatını talep etti.</p><p>İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Yüksel Akış ise kaçak yapıların yıkımına yönelik herhangi bir engellemesinin olmadığını belirterek, 'Ruhsatsız yapıların yıkılması için onay verdim. Sisli Vadi olayında ilgili birimlere gerekli talimatları ilettim. Bahse konu tesise hiç gitmedim, yolunu dahi bilmem' dedi.</p><p>GERGİNLİK YAŞANDI</p><p>Duruşma sırasında müşteki Safiye Yaşa ile sanık avukatları arasında gerginlik yaşandı. Yaşa, çocuklarının ölümünden sorumlu olduğunu öne sürdüğü sanıklara tepki gösterdi. Fenalaşan Yaşa için duruşmaya ara verildi ve mahkeme salonu boşaltıldı. Sakinleşmesinin ardından yeniden salona alınan Yaşa, mahkeme heyetinden özür diledi.</p><p>Savunmasını yapan Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ufuk Gürsel, 'Sisli Vadi'ye hiç gitmedim. Yıkımla ilgili herhangi bir yetkim yoktur' diyerek beraatını istedi. </p><p>İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Hüseyin Ören de tesisin ruhsat sürecine ilişkin bilgisinin olmadığını savunarak beraat talebinde bulundu. </p><p>İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Rahim Zobu ise kaçak yapılarla ilgili yıkım kararlarını iki kez Genel Sekreterliğe ilettiğini belirterek, 'Görevimi layıkıyla yerine getirdim. Sisli Vadi'ye hiç gitmedim' dedi.</p><p>SANIKLARA YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI </p><p>Sanık savunmalarının ardından, müşteki ve sanık avukatları beyanda bulundu. Safiye Yaşa, sanıkların hak ettiği cezayı almasını istediğini söyledi. Verilen aranın ardından tutuksuz yargılanan 5 sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi. Duruşmada ayrıcı Safiye Yaşa, hakkında sanık Bilal Kuşoğlu ve avukatına yönelik hakaret içerikli beyanları nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması karar verilip, duruşla 8 Ekim tarihine ertelendi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-6-kisinin-oldugu-sel-felaketiyle-ilgili-davada-5-kamu-gorevlisine-yurt-disi-cikis-yasagi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 00:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/kirklarelide-6-kisinin-oldugu-sel-felaketiyle-ilgili-davada-5-kamu-gorevlisine-yurt-disi-cikis-yasagi.jpg" type="image/jpeg" length="77098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatışma ortasında kalan Rümeysa'nın ölümüne ilişkin davada 1 tahliye]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-davada-1-tahliye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-davada-1-tahliye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet YİRUN/ KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'nin Lüleburgaz ilçesinde, yemeğe gittiği nişanlısının evine yönelik silahlı saldırıda Rümeysa Sanpur'un (19) ölümüne ilişkin 10'u tutuklu 18 sanığın yargılandığı davada tutuklu sanık Yücel D., tahliye edildi.</p><p>Olay, 21 Kasım 2025 akşamı, Lüleburgaz'ın Gündoğu Mahallesi'nde meydana geldi. Lüleburgaz Biz Bize Yeteriz Derneği Başkanı Emin Sanpur'un kızı olan Rümeysa Sanpur, nişanlısının evine yemeğe gitti. İddiaya göre, bir süre sonra Sanpur'un nişanlısının husumetlileri olduğu belirtilen grup tarafından silahlarla eve ateş açıldı. Evdekiler de gruba karşılık verdi. Bu sırada çatışmanın arasında kalan Rümeysa Sanpur yaralandı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Sanpur, kaldırıldığı Lüleburgaz Devlet Hastanesi'nde tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><p>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın ardından kapsamlı çalışma başlattı. Silahlı çatışmaya karıştığı belirlenen, aralarında Sanpur'un nişanlısı S.D.'nin de olduğu 5'i suça sürüklenen çocuk olmak üzere toplam 18 şüpheli tutuklandı. Daha sonra ara kararlarla S.D.'nin de aralarında bulunduğu 8 kişi tahliye edildi.</p><p>İKİ DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ</p><p>Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma kapsamında, sanıklardan 5'inin 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle dosyalarını ayırdı. 10'u tutuklu 18 sanık hakkında iddianamelerin hazırlanmasının ardından, iki dosya, eylemlerin birlikte değerlendirilerek yargılamanın yapılması gerektiği gerekçesiyle Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tekrar birleştirildi. Hazırlanan iddianamenin ardından Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi'nde 18 yaşından küçük E.B., N.C.B., R.B., Y.Y. ve A.Ş. isimli 5 çocuk için 'Tasarlayarak öldürme' ve 'Kadına karşı olası kastla öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.</p><p>8 SANIK HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ</p><p>Yaşı 18'den büyük olan sanıklar için hazırlanan iddianamede ise olaya ilişkin tarafların birbirlerine karşı 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçunu işledikleri belirtildi. Rümeysa Sanpur'un ölümüne ilişkin ise tutuklu sanıklar B.B., D.B., D.B., E.B., E.B. ile tutuksuz K.B., E.B. ve S.İ.'nin 'Kadına karşı olası kastla öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, O.D., Y.D. M.D., S.D., T.D. hakkında ise 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan müebbet hapis istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>RÜMEYSA 16 YAŞINDAKİ N.B.'NİN TABANCASINDAN ÇIKAN KURŞUNLA ÖLDÜ</p><p>İddianamede, tarafların ifadeleri ve olayın detaylarına yer verildi. Rümeysa Sanpur'un vücuduna isabet eden iki mermiyle hayatını kaybettiği belirtilen iddianamede, olay gününe ait kamera kayıtlarındaki detaylara da değinildi. İddianamede Sanpur'un N.C.B.'nin (16) tabancasından çıkan mermiyle öldüğünün kriminal raporla sabit olduğu kaydedildi.</p><p>GÖRÜNTÜLER İZLETİLDİ</p><p>Rümeysa Sanpur'un ölümüne ilişkin 10'u tutuklu 18 sanığın yargılanmasına dün duruşma salonuna dönüştürülen Lüleburgaz Sanat Akademisi Yıldız Salonu'nda başlandı. Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen 2'nci duruşmaya tutuklu bulunan suça sürüklenen çocuklar E.B., N.C.B., Y.Y. getirildi. Diğer tutuklu bulunan sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldıkları duruşmada tarafların aileleri ve avukatları hazır bulundu. Duruşmada, sanıklara olay günü polis tarafından elde edilen güvenlik kamera görüntüleri izletilerek, mahkeme başkanı tarafından sorular yöneltildi. Burada sanıkların bir arada görüldüğü görüntülerde neler konuşulduğu soruldu. Görüntülerin izletilmesinin ardından tanıkların dinlenilmesine geçildi.</p><p>'RÜMEYSA'YI BEN BULDUM'</p><p>Tanıklardan D.E., uyuduğu sırada silah seslerini duymasıyla uyandığını ifade ederek, 'Olay günü evde uyuyordum. Silah seslerine uyandım. Silah sesleri 1 dakika kadar sürdü. Silah sesi tek yönlü gibiydi. Silah sesleri bitince sokağa çıktım. Yücel'i olay anından 15-20 dakika sonra gördüm. Kimlerin ateş ettiğini görmedim. Yücel'in bir el havaya ateş ettiğini gördüm. Biz Rümeysa'yı arka bahçede aradık. Fatmagül diye ambulansa bindirilen kızın Rümeysa olduğunu sonradan öğrendik. Rümeysa'yı ben buldum' dedi.</p><p>'İKİ ÇOCUĞUN ATEŞ ETTİĞİNİ GÖRDÜM'</p><p>Tanık F.F. ise mutfak camını açtığında iki çocuğun ateş ettiğini gördüğünü belirterek, 'Olay gecesi mutfakta otururken camı açmaya kalktığımda 2 çocuğun mahalleden koşarak gelip ateş ettiklerini gördüm. İçeri kaçtım. Sesler kesilince dışarı baktım N.C.B ve Y.Y.'yi kaçarken gördüm. Sonrasında Yücel'in de uzun namlulu silahla havaya ateş ettiğini gördüm. Ateş edilme süresi çok kısa sürdü' dedi. </p><p>Tutuklu N..C.B.'nin kız arkadaşı olan Z.D. ise 'Olaydan sonra bana Dişçeken'lerle çatıştım beni bekle diye mesaj attı' dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı N.C.B.'ye neden böyle bir mesaj attı diye sorması üzerine N.C.B., 'Arabaya ateş ettiğim için ve tutuklanacağımı biliyordum. Bunun için mesaj attım, ölen bir kişinin olduğunu bilmiyordum' diye cevap verdi.</p><p>Duruşmaya verilen 1 saat aranın ardından tanık beyanları hakkında sanıklara söz verildi. Sanıklar, tanık beyanlarına katılmadıklarını, yanlış bilgiler verdiklerini öne sürdü. Tek tek söz verilen tanıklar, tahliyelerini talep etti. Mahkeme başkanı tutuklu bulunan sanıklardan Yücel D.'nin tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, duruşmayı 8 Haziran'a erteledi.(DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-davada-1-tahliye</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-davada-1-tahliye.jpg" type="image/jpeg" length="38227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli'de sınır güvenliğinde kullanılmak üzere 17 İHA desteği]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-sinir-guvenliginde-kullanilmak-uzere-17-iha-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-sinir-guvenliginde-kullanilmak-uzere-17-iha-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin ÇANLI/KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'de, sınır güvenliğinde kullanılmak üzere alınan 17 yeni nesil İnsansız Hava Aracı (İHA), 9'uncu Hudut Tugay Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin Bulgaristan sınırında yer alan Kırklareli'de İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı destekleriyle sınır güvenliğinde kullanılmak üzere alınan 17 yeni nesil İHA alındı. Alınan İHA'ların ilgili kurumlara teslim için valilik Atatürk Toplantı Salonu önünde tören düzenlendi. Törende Vali Uğur Turan, 16 İHA'yı 9'uncu Hudut Tugay Komutanlığı'na, 1 İHA'yı da Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim etti. Törende İl Göç İdaresi Müdürü Fırat Güreş de yeni İHA'lar hakkında bilgi verdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-sinir-guvenliginde-kullanilmak-uzere-17-iha-destegi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/kirklarelide-sinir-guvenliginde-kullanilmak-uzere-17-iha-destegi.jpg" type="image/jpeg" length="74492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatışma ortasında kalan Rümeysa'nın ölümüne ilişkin 18 sanık hakim karşısında]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-18-sanik-hakim-karsisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-18-sanik-hakim-karsisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet YİRUN-Mehmetcan ARSLAN/KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'nin Lüleburgaz ilçesinde, yemeğe gittiği nişanlısının evine yönelik silahlı saldırıda Rümeysa Sanpur'un (19) ölümüne ilişkin 10'u tutuklu 18 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşma öncesinde yapılan sessiz yürüyüşün ardından konuşan Rümeysa'nın babası Emin Sanpur, 'İnsanların yaşam hakkını hiçe sayanlara karşı yüce mahkememizden en ağır cezaların verilmesini istiyoruz. Çıkacak kararların, emsal niteliğinde olmasını ve böyle suç örgütlerine caydırıcı bir mesaj verilmesini yüce mahkememizden talep ediyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olay, 21 Kasım 2025 akşamı, Lüleburgaz'ın Gündoğu Mahallesi'nde meydana geldi. Lüleburgaz Biz Bize Yeteriz Derneği Başkanı Emin Sanpur'un kızı olan Rümeysa Sanpur, nişanlısının evine yemeğe gitti. İddiaya göre, bir süre sonra Sanpur'un nişanlısının husumetlileri olduğu belirtilen grup tarafından silahlarla eve ateş açıldı. Evdekiler de gruba karşılık verdi. Bu sırada çatışmanın arasında kalan Rümeysa Sanpur yaralandı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Sanpur, kaldırıldığı Lüleburgaz Devlet Hastanesi'nde tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><p>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın ardından kapsamlı çalışma başlattı. Silahlı çatışmaya karıştığı belirlenen ve yakalanan aralarında Sanpur'un nişanlısı S.D.'nin de olduğu 5'i 18 yaşından küçük 18 şüpheli tutuklandı. Daha sonra ara kararlarla S.D.'nin de bulunduğu 8 şüpheli tahliye edildi.</p><p>İKİ DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ</p><p>Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma kapsamında, sanıklardan 5'inin 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle dosyalarını ayırdı. 10'u tutuklu 18 sanık hakkında iddianamelerin hazırlanmasının ardından, iki dosya, eylemlerin birlikte değerlendirilerek yargılamanın yapılması gerektiği gerekçesiyle Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi tarafından birleştirildi. Hazırlanan iddianamenin ardından Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 18 yaşından küçük E.B., N.C.B., R.B., Y.Y. ve A.Ş. isimli 5 çocuk için 'Tasarlayarak öldürme' ve 'Kadına karşı olası kastla öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.</p><p>8 SANIK HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ</p><p>Yaşı 18'den büyük olan sanıklar için hazırlanan iddianamede ise olaya ilişkin tarafların birbirlerine karşı 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçunu işledikleri belirtildi. Rümeysa Sanpur'un ölümüne ilişkin ise tutuklu sanıklar B.B., D.B., D.B., E.B., E.B. ile tutuksuz K.B., E.B. ve S.İ.'nin 'Kadına karşı olası kastla öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, O.D., Y.D. M.D., S.D., T.D. hakkında ise 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan müebbet hapis istendi.</p><p>16 YAŞINDAKİ N.B.'NİN TABANCASINDAN ÇIKAN KURŞUNLA ÖLDÜ</p><p>İddianamede, tarafların ifadeleri ve olayın detaylarına yer verildi. Rümeysa Sanpur'un vücuduna isabet eden iki mermiyle hayatını kaybettiğine belirtilen iddianamede, olay gününe ait kamera kayıtlarındaki detaylara da değinildi. İddianamede Sanpur'un N.C.B.'nin (16) tabancasından çıkan mermiyle öldüğünün kriminal raporla sabit olduğu belirtildi.</p><p>HUSUMET 2024 YILINDA BAŞLADI</p><p>İddianamede, çatışma yaşanan iki aile arasındaki husumetin, 30 Mayıs 2024'teki bir düğün sırasında H.D.'nin ayağından vurulmasıyla başladığı belirtildi. İki ailenin aralarında birçok kez tartışma yaşandığı, son olarak geçen yıl 5 Ekim'de D.B.'nin tüfekle ayağından vurularak yaralandığı ifade edildi. Rümeysa Sanpur'un ölümüne neden olan çatışmanın ise bu olayın ardından meydana geldiği belirtildi.</p><p>'TEHDİT ETTİLER, ZORLADILAR'</p><p>İddianamede tarafların ifadelerine de yer verildi. Rümeysa Sanpur'a isabet eden silahı ateşleyen N.C.B.'nin savcılık ifadesinde; E.B.'nin kendisini arayıp; 'Gideceksiniz, vuracaksınız, vurmazsanız ailenize zarar veririm' diyerek tehdit ettiğini söyledi. N.C.B ifadesinin devamında; tanımadığı birinin kendilerine kırmızı beyaz renkli ilaç getirip bolca içirdiğini kaydetti. N.C.B., üzerine atılı suçlamaları kabul ederek, B.D. ve babası E.D.'nin kendilerini tehdit edip zorladığını kaydetti.</p><p>N.C.B.'nin kendisini tehdit edip, zorladığını iddia ettiği E.D. ve oğlu B.D. ise ifadelerinde, suçlamaları reddetti. E.D., ateş edildikten sonra olay yerine gittiğini, N.B. ve arkadaşlarının neden böyle bir olaya karıştıklarını bilmediğini öne sürdü. B.D. de aynı şekilde suçlamaları reddetti. Olay günü sokakta çocukların ateş yaktığını dile getiren B.D., o sırada 3-4 el silah sesi duyduğunu söyledi.</p><p>'HEPSİ TARANACAK, ÖLDÜRESİYE VURACAĞIZ'</p><p>Rümeysa'nın annesi Nüket Sanpur'un iddianamede yer alan ifadesinde, 'Olay günü saat 19.00 sıralarında motosiklet üzerinde E.B. ve görsem tanımayacağım bir çocuk, Öğükler Sokağa doğru gittiler. Kendi aralarında, 'Herkes toplanacak, çapraz ateşe alınacak, hepsi taranacak, öldüresiye vuracağız' şeklinde konuştular. Çatışma çıkacağını öğrendiğim zaman kızımın yanına doğru gittim onu yerde gördüm. Kızımı öldüren şahıslardan şikayetçiyim' dedi.</p><p>DURUŞMA ÖNCESİNDE YÜRÜYÜŞ</p><p>Rümeysa Sanpur'un ölümüne ilişkin 10'u tutuklu 18 sanığın yargılanmasına bugün duruşma salonuna dönüştürülen Lüleburgaz Sanat Akademisi Yıldız Salonu'nda başlandı. Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek duruşma öncesinde Rümeysa Sanpur'un babası Lüleburgaz Biz Bize Yeteriz Derneği Başkanı Emin Sanpur, Kırklareli Baro Başkanı Mümin Neteşoğlu ve Kırklareli Kent Konseyi üyelerinin bulunduğu yaklaşık 100 kişi toplanıp sessiz yürüyüş düzenledi. </p><p>Yürüyüşün ardından konuşan Emin Sanpur, 'Bugün burada yüce adaletimize inanan bir vatandaş olarak bulunuyoruz. Acımız yalnızca bir davanın takipçisi olmak değil, 19 yaşındaki kızımız Rümeysa'yı kaybettiğimiz o kara günden beri dinmeyen acımızı duyurmak ve adalet talebimizi dile getirmek için buradayız. Rümeysa hayatının en güzel çağında, hayalleri, umutları, geleceğe yürüyen genç bir kızdı. Hiçbir suçu, hiçbir günahı yoktu. Bir suç çetesi tarafından hedef alınarak katledildi, kurşunlandı. O kurşun yalnızca evladımızı değil, bir annenin umudunu, bir babanın dayanağını ve bir ailenin geleceğini bizden aldı. Bugün soruyoruz; bir insan hayatı bu kadar değersiz mi? Bir gencin hayalleri bu kadar kolay söndürülür mü? Rümeysa kadına ve çocuğa şiddete karşı pankart taşıyacak kadar duyarlı ve vicdan sahibi bir evladımdı. Şu gülümü benden, anneden ve kardeşlerden kopardılar. Bu kadar silaha karşı, şiddete karşı mücadele veren ve her daim ailesine, sevenlerine, devletine, milletine bağlı olan bir evladımız maalesef bugün taşımış olduğu pankartta vermiş olduğu mesajdan dolayı şiddet gördü ve onun için buradayız. Ama dimdik ayaktayız. Biz yüce adaletimize, kıymetli hakimlerimize, savcılarımıza sonuna kadar güveniyoruz' dedi.</p><p>'EN AĞIR CEZALARIN VERİLMESİNİ İSTİYORUZ'</p><p>Başka annelerin ocağına ateş düşmemesini isteyen Sanpur, 'İnsanların yaşam hakkını hiçe sayanlara karşı yüce mahkememizden en ağır cezaların verilmesini istiyoruz. Çıkacak kararların, emsal niteliğinde olmasını ve böyle suç örgütlerine caydırıcı bir mesaj verilmesini yüce mahkememizden talep ediyoruz. İnanıyoruz ki; verilecek adil emsal kararlar, vicdanlarımızı bir nebze olsa da rahatlatacak, yüreğimize bir damla su serpecektir. Belki biz bugün ailemle, sevdiklerimle, genç kardeşlerimizle burada kızımın, Rümeysa'mın öldürülmesi dosyasının ilk duruşmasına değil de belki nikahına bu belediye salonlarına gelebilirdik. Buradaki genç kardeşlerim, kızımın arkadaşları, dostları, kızıma nikah şahitliği yapabilirdi ama şimdi tanık olarak geldiler. Onun vurulma dosyasında gözlemcilik yapmak, davaya sahip çıkmak ve adaletimize güveni sonuna kadar duyurmak için buraya geldiler. Bizler sadece Rümeysa'yla birlikte yaşamış olduğumuz hayatın içerisinde 21 Kasım akşamı o kara geceden beri sadece kızımızı toprağa vermedik. Biz nefes alıyoruz, ayakta duruyoruz ama biz yaşayan bir ölüyüz. Bizim evimizde bayramlar olmuyor, sofralar kurulmuyor, gülmek unutuldu, müzik çalmıyor. Yüce adaletimizden ve mahkeme heyetinden sadece Rümeysa adına değil, böyle ekran zorbalığıyla, böyle çetelerin, kendini bilmez çete gruplarının kurşunlarıyla vefat eden tüm evlatlarımız için buradayız. Ben bir baba olarak yüce adaletimize sonuna kadar güveniyorum' dedi. </p><p>Konuşmanın ardından duruşma başladı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-18-sanik-hakim-karsisinda</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumune-iliskin-18-sanik-hakim-karsisinda.jpg" type="image/jpeg" length="79415"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen ülke haline geldi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-bayraktar-turkiye-enerji-krizlerinden-en-az-etkilenen-ulke-haline-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-bayraktar-turkiye-enerji-krizlerinden-en-az-etkilenen-ulke-haline-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet YİRUN-Hüseyin ÇANLI- Mehmetcan ARSLAN/KIRKLARELİ, (DHA)- ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Enerjide arz kaynaklı büyüyen bu kriz ortamında tüm ülkeler vatandaşlarına kesintisiz, güvenilir ve ucuz enerji temin etmek için büyük bir çaba içerisinde. Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim; son yıllarda uyguladığımız politikalar sayesinde Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen, bu krizlere en dirençli ülkelerden biri haline gelmiştir. Altyapı yatırımlarımız, kaynak çeşitlendirme politikamız ve proaktif yaklaşımın sayesinde vatandaşlarımızın, enerjiye kesintisiz erişimini sağlayabiliyoruz' dedi. </p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ENKA Kırklareli Üretim A.Ş. tarafından Babaeski ilçesine bağlı Erikleryurdu köyünde yapımı tamamlanan Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali'nin açılış törenine katıldı. Açılışa Bayraktar'ın yanı sıra; Kırklareli Valisi Uğur Turan, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, ENKA Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sinan Tara ve çok sayıda davetli katıldı.</p><p>Törende konuşan Bakan Bayraktar, 10 yıl aradan sonra Türkiye'de doğal gaz çevrim santralini devreye aldıklarını belirterek, 'Dolayısıyla çok kıymetli, önemli bir günde hep birlikte buradayız. Enerji, kalkınmanın, milli güvenliğin ve bağımsızlığın en temel unsurlarından bir tanesidir. Son 5-6 yılda pandemiyle birlikte dünyada başlayan krizler dönemi; son olarak İran merkezli yaşanan savaş ile çok daha farklı bir boyuta geldi. Enerjide arz kaynaklı büyüyen bu kriz ortamında tüm ülkeler vatandaşlarına kesintisiz, güvenilir ve ucuz enerji temin etmek için büyük bir çaba içerisinde. Biz de Türkiye olarak bu süreci çok yakinen takip ediyoruz. Riskleri doğru okuyarak, fırsatlara nasıl dönüştürebiliriz? Bunun için gerekli adımları atmaya gayret ediyoruz. Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim; son yıllarda uyguladığımız politikalar sayesinde Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen, bu krizlere en dirençli ülkelerden biri haline gelmiştir. Altyapı yatırımlarımız, kaynak çeşitlendirme politikamız ve proaktif yaklaşımın sayesinde vatandaşlarımızın, enerjiye kesintisiz erişimini sağlayabiliyoruz' dedi. </p><p>'TÜRKİYE'NİN ELEKTRİK TALEBİ 30 YILDA 3 KAT ARTACAK'</p><p>Türkiye'de doğal gaz depolama kapasitesinin arttığını dile getiren Bayraktar, 'Doğal gazda depolama kapasitemizi arttırdık, LNG altyapımızı güçlendirdik. Yeni tedarik anlaşmalarıyla kaynaklarımızı çeşitlendirdik. Aynı zamanda tüketicilerimizi, vatandaşlarımızı küresel fiyat dalgalanmalarına karşı korumak için önemli destek mekanizmalarını da devreye aldık. Türkiye olarak sanayisi büyüyen nüfusu artan, kentleşmesi halen süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, ekonomimiz büyüyor, ihracatımız artıyor ve refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak, elbette enerji talebimiz her geçen yıl artmaya devam ediyor. Geçtiğimiz 23 yılda yaklaşık üç kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az üç kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendiyle karşı karşıyayız. Yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli ulaşım, elektrikli otomobiller hepsi daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor, hepsi kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli atmak zorundayız' diye konuştu. </p><p>'HEDEFİMİZ TÜRKİYE'Yİ ENERJİDE MERKEZ ÜLKE YAPMAK'</p><p>Bakan Bayraktar, Türkiye'de daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm süreci içerisinde olduklarını söyledi. Bayraktar, 'Türkiye'nin bu yeni enerji mimarisinde, yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız. Doğal gaz ve elektrik altyapımızı çok daha güçlü bir hale getireceğiz. Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, enerjimizi verimli kullanacak, enerji yoğunluğumuzu, ekonomimizin tüm alanlarında iyileştireceğiz. Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye'yi enerjide merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz' dedi. </p><p>'GÜNEŞ VE RÜZGAR ENERJİSİNDE TARİHİ ATILIM GERÇEKLEŞTİRDİK'</p><p>Türkiye'nin enerji politikalarını şekillendiren üç temel unsur olduğunu kaydeden Bayraktar, 'Bunlardan bir tanesi arz güvenliği. Bir diğeri enerjideki dışa bağımlılığımızın azaltılması ve elbette ki Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2053 Türkiye'nin karbon nötr bir ekonomi olması. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir enerjide asıl dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz elektrikte 125 bin megavatı aşmış durumdayız. Ve bunun yüzde 63'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgar enerjisinde adeta tarihi bir atılım gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Ve biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek' ifadelerini kullandı. </p><p>'DOĞAL GAZI ÇOK ÖNEMLİ GEÇİŞ YAKITI OLARAK KONUMLANDIRIYORUZ'</p><p>Yenilenebilir enerji kaynaklarının, kesintisiz çalışabilmeleri için güçlü altyapı sahip olunması gerektiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, 'Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynak. Geçtiğimiz yıl hatırlayın 28 Nisan'da Avrupa'da 60 milyon insanın hayatını etkileyen, adeta hayatı felç eden çok büyük bir elektrik kesintisi yaşandı. Burada sadece yenilenebilir enerjiye bel bağlamak beraberinde riskler gelir. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya sahip olmamız gerekiyor. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri 7/24 her türlü hava koşuluna bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin bu esnek tavrını dengeleyebilen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santraller. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumunda. Biz doğal gazı Türkiye'nin enerji dönüşümünde çok önemli bir geçiş yakıtı olarak konumlandırıyoruz. Hem 2053 ve sıfır emisyon hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlıyor hem de arz güvenliğimizi teminat altına alıyor. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yaklaşık 25 bin megavatı, yani beşte biri doğal gaz santrallerinden oluşuyor. 2025 yılının tamamında ürettiğimiz 363 milyar kilovatsaatlik elektriğin yüzde 23'ü, yani 83 milyar kilovatsaati yine doğal gaz santrallerimiz tarafından üretildi' dedi. </p><p>'SANTRAL 7 MİLYAR KİLOVATSAAT ÜRETİM KAPASİTESİNE SAHİP'</p><p>Bakan Bayraktar, Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında hedeflerinin; 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitesine ilave 10 bin megavat yeni kurulu güç ilave etmek olduğunu belirterek, 'Hedefimiz; artan talebin karşılanmasında ve kesintili yenilenebilir enerjinin dengelenmesinde 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitemize ilave 10 bin megavat yeni kurulu güç ilave etmektir. Bugün açılışını yaptığımız bu tesis, işte tam da bu vizyonun somut bir yansımasıdır. 852 megavat kurulu güce sahip olan bu santral, sadece Kırklareli için değil, tüm Marmara Bölgesi için stratejik bir yatırım niteliği taşımaktadır. Bildiğiniz gibi Marmara Bölgesi, Türkiye'nin sanayi ve üretim üssüdür. Elektrik tüketiminin en yoğun olduğu bölgemizdir. Dolayısıyla burada kurulacak her yeni üretim tesisi, ülkemizin ekonomik büyümesine doğrudan katkı anlamına gelmektedir. Yıllık yaklaşık 7 milyar kilovatsaat elektrik üretim kapasitesine sahip bu santral, Trakya ve İstanbul başta olmak üzere geniş bir coğrafyanın elektrik arz güvenliğine katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda iletim sistemimizin daha dengeli ve esnek bir şekilde işletilmesine imkan tanıyacaktır' diye konuştu. </p><p>'YÜZDE 63 VERİMLİLİK ORANIYLA ÇALIŞACAK'</p><p>Tesisin teknolojik açıdan da son derece ileride olduğunun altını çizen Bayraktar, 'Teknolojik açıdan da son derece ileri bir tesisle karşı karşıyayız. Yüzde 63'ün üzerinde verimlilik oranıyla çalışacak olan bu santral, hem yakıt tüketimini hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltacaktır. Bu yönüyle sadece güçlü değil, aynı zamanda çevreci bir yatırımdır. Tam kapasiteyle çalıştığında yaklaşık 2,5 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek bir üretim gücüne sahiptir. Bu, tek başına birçok ülkenin toplam tüketimine yakın bir kapasitedir. Bu yatırım aynı zamanda özel sektörümüzün gücünü ve dinamizmini de ortaya koymaktadır. ENKA gibi köklü ve güçlü bir grubumuzun, böylesine büyük bir projeyi küresel tedarik zincirinde yaşanan tüm zorluklara rağmen 39 ay gibi kısa bir sürede tamamlamış olması gerçekten takdire şayandır. Bu vesileyle projede emeği geçen tüm mühendislerimize, işçilerimize, teknik ekiplerimize ve yöneticilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Onların alın teri ve emeği sayesinde bugün burada bu gururu hep birlikte yaşıyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>'YURT İÇİ VE YURT DIŞINDA GÜNLÜK 22 MİLYON METREKÜP DOĞAL GAZ ÜRETİYORUZ'</p><p>Türkiye'nin, yıllık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimi ile Avrupa'da dördüncü sırada olduğunu söyleyen Bayraktar, 'Bu tüketimin yaklaşık yüzde 20-25'lik kısmı elektrik üretiminde kullanılmaktadır. Bugün BOTAŞ 6 kıta, 39 ülke ve 50'den fazla ülkeden boru hatlarıyla ve sıvılaştırılmış şekliyle gaz tedarik ediyor. Aynı zamanda Sakarya Gaz Sahası başta olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküp doğal gaz üretiyoruz. LNG gazlaştırma kapasitemiz 2016'dan bu yana yaklaşık 5 kat artarak günlük 161 milyon metreküpe ulaştı. Önümüzdeki birkaç yıl içinde iki yeni FSRU ile bu kapasiteyi günlük 200 milyon metreküpe çıkartacağız. Silivri ve Tuz Gölü'nde bulunan yer altı depolama tesislerimizin toplam kapasitesini 6,3 milyar metreküpe çıkardık. 2028 yılına kadar yapacağımız yatırımlarla tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecek bir kapasiteye sahip olmak istiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve bu güçlü altyapı sayesindedir ki doğal gazda bir arz sorunu yaşamıyoruz, inşallah bundan sonra da yaşamayacağız' diye konuştu.</p><p>'ENERJİ PİYASALARINA OLAN GÜVENİN ÖNEMLİ GÖSTERGESİ'</p><p>Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerlediğini söyleyen Bayraktar, 'Bir yandan Karadeniz'de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuşmasının ardından beraberindeki heyetle tesisin açılış kurdelesini kesti. Tesisi gezen Bayraktar, daha sonra kentten ayrıldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-bayraktar-turkiye-enerji-krizlerinden-en-az-etkilenen-ulke-haline-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/bakan-bayraktar-turkiye-enerji-krizlerinden-en-az-etkilenen-ulke-haline-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="26373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen ülke haline geldi / Ek fotoğraflar]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-bayraktar-turkiye-enerji-krizlerinden-en-az-etkilenen-ulke-haline-geldi-ek-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-bayraktar-turkiye-enerji-krizlerinden-en-az-etkilenen-ulke-haline-geldi-ek-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-bayraktar-turkiye-enerji-krizlerinden-en-az-etkilenen-ulke-haline-geldi-ek-fotograflar</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/bakan-bayraktar-turkiye-enerji-krizlerinden-en-az-etkilenen-ulke-haline-geldi-ek-fotograflar.jpg" type="image/jpeg" length="82992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatışma ortasında kalan Rümeysa'nın ölümünde 13 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 5 sanığa müebbet talebi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumunde-13-saniga-agirlastirilmis-muebbet-5-saniga-muebbet-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumunde-13-saniga-agirlastirilmis-muebbet-5-saniga-muebbet-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet YİRUN/KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'nin Lüleburgaz ilçesinde, yemeğe gittiği nişanlısının evine yönelik silahlı saldırıda Rümeysa Sanpur'un (19) ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, 5'i 18 yaşından küçük 18 sanıktan 13'ü hakkında ağırlaştırılmış müebbet, 5'i için ise müebbet hapis istendi. Sanpur'a tabancayla ateş ettiği belirlenen N.C.B. (16), E.B.'nin kendisini arayıp; 'Gideceksiniz, vuracaksınız, vurmazsanız ailenize zarar veririm' diyerek tehdit ettiğini söyledi. </p><p>Olay, 21 Kasım 2025 akşamı, Lüleburgaz'ın Gündoğu Mahallesi'nde meydana geldi. Lüleburgaz Biz Bize Yeteriz Derneği Başkanı Emin Sanpur'un kızı olan Rümeysa Sanpur, nişanlısının evine yemeğe gitti. İddiaya göre, bir süre sonra, Sanpur'un nişanlısının husumetlileri olduğu belirtilen grup tarafından silahlarla eve ateş açıldı. Evdekiler de gruba karşılık verdi. Bu sırada çatışmanın arasında kalan Rümeysa Sanpur yaralandı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Sanpur, kaldırıldığı Lüleburgaz Devlet Hastanesi'nde tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. </p><p>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın ardından kapsamlı çalışma başlattı. Silahlı çatışmaya karıştığı belirlenen ve yakalanan aralarında Rümeysa'nın nişanlısı S.D.'nin de olduğu 5'i 18'den küçük 18 şüpheli tutuklandı. Daha sonra ara kararlarla S.D.'nin de bulunduğu 8 şüpheli tahliye edildi.</p><p>İKİ DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma kapsamında, sanıklardan 5'inin 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle dosyalarını ayırdı. 10'u tutuklu 18 sanık hakkında iddianamelerin hazırlanmasının ardından, iki dosya, eylemlerin birlikte değerlendirilerek yargılamanın yapılması gerektiği gerekçesiyle Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi tarafından birleştirildi. Hazırlanan iddianamenin ardından Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 18 yaşından küçük E.B., N.C.B., R.B., Y.Y. ve A.Ş. isimli 5 çocuk için 'Tasarlayarak öldürme' ve 'Kadına karşı olası kastla öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. </p><p>8 SANIK HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ</p><p>Yaşı 18'den büyük olan sanıklar için hazırlanan iddianamede ise olaya ilişkin tarafların birbirlerine karşı, 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçunu işledikleri belirtildi. Rümeysa Sanpur'un ölümüne ilişkin ise tutuklu sanıklar B.B., D.B., D.B., E.B., E.B. ile tutuksuz K.B., E.B. ve S.İ.'nin 'Kadına karşı olası kastla öldürmek'ten ağırlaştırılmış müebbet, O.D., Y.D. M.D., S.D., T.D. hakkında ise 'Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan müebbet hapis istendi.</p><p>16 YAŞINDAKİ N.B.'NİN TABANCASINDAN ÇIKAN KURŞUNLA ÖLDÜ</p><p>İddianamede, tarafların ifadeleri ve olayın detaylarına yer verildi. Rümeysa Sanpur'un vücuduna isabet eden iki mermiyle hayatını kaybettiğine belirtilen iddianamede, olay gününe ait kamera kayıtlarındaki detaylara da değinildi. İddianamede Sanpur'un N.C.B.'nin (16) tabancasından çıkan mermiyle öldüğünün kriminal raporla sabit olduğu belirtildi. </p><p>HUSUMET 2024 YILINDA BAŞLADI</p><p>İddianamede, çatışma yaşanan iki aile arasındaki husumetin, 30 Mayıs 2024'teki bir düğün sırasında H.D.'nin ayağından vurulmasıyla başladığı belirtildi. İki ailenin aralarında birçok kez tartışma yaşandığı, son olarak geçen yıl 5 Ekim'de D.B.'nin tüfekle ayağından vurularak yaralandığı ifade edildi. Rümeysa Sanpur'un ölümüne neden olan çatışmanın ise bu olayın ardından meydana geldiği belirtildi.</p><p>'TEHDİT ETTİLER, ZORLADILAR'</p><p>İddianamede tarafların ifadelerine de yer verildi. Rümeysa Sanpur'a isabet eden silahı ateşleyen N.C.B.'nin savcılık ifadesinde; E.B.'nin kendisini arayıp; 'Gideceksiniz, vuracaksınız, vurmazsanız ailenize zarar veririm' diyerek tehdit ettiğini söyledi. N.C.B ifadesinin devamında; tanımadığı birinin kendilerine kırmızı beyaz renkli ilaç getirip bolca içirdiğini kaydetti. N.C.B., üzerine atılı suçlamaları kabul ederek, B.D. ve babası E.D.'nin kendilerini tehdit edip zorladığını kaydetti.</p><p>N.C.B.'nin kendisini tehdit edip, zorladığını iddia ettiği E.D. ve oğlu B.D. ise ifadelerinde, suçlamaları reddetti. E.D., ateş edildikten sonra olay yerine gittiğini, N.B. ve arkadaşlarının neden böyle bir olaya karıştıklarını bilmediğini öne sürdü. B.D. de aynı şekilde suçlamaları reddetti. Olay günü sokakta çocukların ateş yaktığını dile getiren B.D., o sırada 3-4 el silah sesi duyduğunu söyledi.</p><p>'HEPSİ TARANACAK, ÖLDÜRESİYE VURACAĞIZ'</p><p>Rümeysa'nın annesi Nüket Sanpur'un iddianamede yer alan ifadesinde, 'Olay günü saat 19.00 sıralarında motosiklet üzerinde E.B. ve görsem tanımayacağım bir çocuk, Öğükler Sokağa doğru gittiler. Kendi aralarında, 'Herkes toplanacak, çapraz ateşe alınacak, hepsi taranacak, öldüresiye vuracağız' şeklinde konuştular. Çatışma çıkacağını öğrendiğim zaman kızımın yanına doğru gittim onu yerde gördüm. Kızımı öldüren şahıslardan şikayetçiyim' dedi.</p><p>KŞİDDETE KARŞI PANKART TAŞIMIŞTI</p><p>Öte yandan Rümeysa Sanpur'un 8 Kasım'da Lüleburgaz'ın düşman işgalinden kurtuluşun 103'üncü yılı kutlamalarında, Biz Bize Yeteriz Derneği'nin geçişi sırasında, 'Kadına ve çocuğa şiddete hayır' yazılı pankart taşıdığı fotoğrafı da ortaya çıkmıştı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumunde-13-saniga-agirlastirilmis-muebbet-5-saniga-muebbet-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/catisma-ortasinda-kalan-rumeysanin-olumunde-13-saniga-agirlastirilmis-muebbet-5-saniga-muebbet-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="51379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli'de otomobilin çarptığı yaya öldü]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-otomobilin-carptigi-yaya-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-otomobilin-carptigi-yaya-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin ÇANLI/KIRKLARELİ, (DHA)- KIRLAREİ'de yaya geçidinden karşıya geçerken otomobilin çarptığı Mustafa Sönmez (70), hayatını kaybetti.</p><p>Kaza, dün akşam saatlerinde Karacaibrahim Mahallesi Mustafa Kemal Bulvarı'nda meydana geldi. Yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan Mustafa Sönmez'e D.S. (32) yönetimindeki 22 AEP 378 plakalı otomobil çarptı. Kazada yaralanan Sönmez'e ilk müdahaleyi çevredekiler yaptı. İhbar üzerine sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Sönmez'in yaşamını yitirdiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Otomobil sürücüsü D.S., gözaltına alınırken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırklareli, Güvenlik</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/kirklarelide-otomobilin-carptigi-yaya-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/05/agency/dha/kirklarelide-otomobilin-carptigi-yaya-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="28084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lise öğrencileri Yunanistan'daki robot yarışmasında kategorilerinde birinci oldu]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/lise-ogrencileri-yunanistandaki-robot-yarismasinda-kategorilerinde-birinci-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/lise-ogrencileri-yunanistandaki-robot-yarismasinda-kategorilerinde-birinci-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin ÇANLI/KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden Bilişim Teknolojileri Bölümü öğrencileri, Yunanistan'ın Girit Adası'nda düzenlenen 'Robot Olimpiyatları' yarışmasında, 'Güreşçi Robot' kategorisinde birinci oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yunanistan'ın Girit Adası'nda düzenlenen Robot Olimpiyatları'nda, 55 ülkeden 3 bin 468 yarışmacı, 1466 robotla mücadele etti. Yarışmaya Kırklareli'den katılan Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri öğrencileri; Güreşçi Robot (Wrestling Mini Senior) ve Çizgi İzleyen Robot (Marathon Advance Senior) kategorilerinde yarıştı. Öğrenciler Güreşçi Robot kategorisinde birinci, Çizgi İzleyen Robot kategorisinde ise ikinci oldu.</p><p>'ÇOK GURURLUYUZ'</p><p>Bilişim Teknolojileri Bölümü öğretmeni Yılmaz Arslantürk, öğrencilerin elde ettikleri başarıdan dolayı gururlu olduklarını belirterek, '2019 yılında öğrencilerimizi motive etmek için bir yola çıktık ve robot kulübü kurduk. Kendi alanımızda çok anlamda soyut kavram var yazılım üzerine. Çocuklar bunları daha somut bir şekilde görebilsinler, diye robot etkinlikleri başlattık. Daha sonra bunu yapabildiğimizi keşfettiğimizde neden yarışmalara katılmıyoruz, diye sorduk kendimize ve ulusal, uluslararası katılmaya başladık. Çeşitli iller ve yurt dışına gittik. En sonunda da bu yıl Yunanistan'ın Girit Adasında robot olimpiyatlarına katıldık. Burada da Wrestling Mini Senior kategorisinde birinci olduk. Çok gururluyuz. Marathon Advance Senior kategorisinde de ikinci olduk' dedi.</p><p>'ÖĞRENCİLERİMİZ İLE TÜRK BAYRAĞI AÇTIK'</p><p>Bilişim Teknolojileri Bölümü öğretmeni Nebahat Arslantürk de 'Katıldığımız yarışmada 55 ülkeden 1466 robot yarıştı. Bu kadar büyük bir organizasyonda okulumuzu, şehrimiz ve ülkemizi tanıttığımız için çok mutluyuz. Öğrencilerimiz ile birlikte orada Türk bayrağımızı açtık, bu bize çok büyük bir mutluluk kazandırdı' diye konuştu. </p><p>'ÜLKEMİZİN BAYRAĞINI DALGALANDIRDIK'</p><p>Öğrencilerden Efe Kırtay ise Türk bayrağını dalgalandırdıkları için gurur duyduklarını belirterek, 'Sınıf arkadaşlarımla beraber Yunanistan'ın Girit Adasında düzenlenen robot olimpiyatlarına katıldık. Wrestling Mini Senior kategorisinde dünya birincisi olduk, Marathon Advance Senior kategorisinde dünya ikincisi olduk. Okulumuzun adını ve ülkemizin bayrağını uluslararası alanda dalgalandırmış olduk. Çok mutluyuz' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/lise-ogrencileri-yunanistandaki-robot-yarismasinda-kategorilerinde-birinci-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/lise-ogrencileri-yunanistandaki-robot-yarismasinda-kategorilerinde-birinci-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="25635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Egemen Bağış: Ülke olarak, bölge olarak güçlü olma mecburiyetimiz var]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/egemen-bagis-ulke-olarak-bolge-olarak-guclu-olma-mecburiyetimiz-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/egemen-bagis-ulke-olarak-bolge-olarak-guclu-olma-mecburiyetimiz-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin ÇANLI/ KIRKLARELİ, (DHA)- ESKİ Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Büyükelçi Egemen Bağış, 'Orta Doğu'da yaşananlar ortada. Enerji hatları, ticaret yolları, deniz geçişleri ticaret yolları, arz talep arasındaki dengeler, jeopolitik fay hatları hepsinde güçlü değilseniz, haklı olmanızın ya da uluslararası hukukun size tanıdığı hakların çok bir anlamı kalmayacak. Onun için bizim ülke olarak da bölge olarak da güçlü olma mecburiyetimiz var' dedi.</p><p>Eski AB Bakanı ve Büyükelçi Egemen Bağış, Kırklareli Üniversitesi'nde 'Liderlik Buluşmaları' etkinlikleri kapsamında düzenlenen 'Balkan Diplomasisi' programına katıldı. Kırklareli Valisi Uğur Turan, Belediye Başkanı Derya Bulut, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı programda konuşan Egemen Bağış, uzun yıllar boyunca kurallara dayalı uluslararası düzenin anlatıldığını söyledi. Bağış, 'Demokrasi dendiği, insan hakları dendiği, işte medeniyetin beşiği Avrupa dendi, evrensel ilkeler dendi. Ama bugün etrafımıza baktığımızda çok net bunu görüyoruz. Haklı olanın değil, güçlü olanın sözünün geçtiği bir dünyada yaşıyoruz. Yani istediğiniz kadar konularınızda haklı olun, tecrübenizde haklı olun. Eğer güçlü değilseniz bunun çok bir anlamı olmuyor. İşte dünyada görüyoruz. Ukrayna'da savaştırıyor. Orta Doğu'da yaşananlar ortada. Enerji hatları, ticaret yolları, deniz geçişleri ticaret yolları, arz talep arasındaki dengeler, jeopolitik fay hatları hepsinde güçlü değilseniz, haklı olmanızın ya da uluslararası hukukun size tanıdığı hakların çok bir anlamı kalmayacak. Onun için bizim ülke olarak da, bölge olarak da güçlü olma mecburiyetimiz var' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'GELECEK İÇİN ŞİMDİDEN HAZIRLIK YAPIN'</p><p>Mayıs ayı başında İstanbul'da bir savunma sanayine ilişkin fuar düzenleneceğini söyleyen Bağış, özellikle gençlerin gidip gezmesini istedi. Bağış, 'Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın dört bir yanından savunma sanayi ürünleri üreten firmaların orada stantları olacak. Orayı gezdiğiniz zaman füturunuz gelişecek. Ben bunun altına imzamı atarım, garantisini veririm. Ama aynı zamanda göğsünüz de kabaracak. Türkiye'nin nereden nereye geldi? Bir zamanlar rahmetli Demirel'in sözüyle 70 sente muhtaç Türkiye'nin bugün dünyaya yılda neredeyse 9 milyar dolarlık savunma sanayi ürünü satmaya başladığını görünce artık kendi gücümüzü nasıl artırdığımızı görünce bir Türk vatandaşı olarak her birinizin göğsü kabaracaktır. İşte uluslararası sistemde güçlü olanlar sonuç alıyor dedik ya. Bu yüzden gerçekten de biz artık kendi İHA'sını, SİHA'sını, denizaltını, deniz platformunu, mühimmatını, hava savunma kabiliyetini geliştiren bir Türkiye'ye kavuştuk. Bunu sizlere moral olsun diye söylemiyorum. Devir alacağınız bayrağı nerelere taşımanız gerektiğiyle ilgili vizyonunuz gelişsin diye söylüyorum. Biraz evvel özellikle atıf yaptım. Sayın valim de ben de öğretmen çocuğuyuz. Ama bu ülkenin bu cumhuriyetin, bu demokrasi sayesinde işte iki öğretmen çocuğu, birisi eski bakan, birisi valimiz. Rektörümüz Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden çıkıp gelip Türkiye'nin en batılı şehirlerinden birinde rektör olabilmiş. Yani bu ülkede hiç kimse ne etnik kökeninden dolayı, ne inancından dolayı ne tuttuğu takımdan dolayı bir ayrıcalık yaşamıyor. Rizeli bir kılavuz kaptanının oğlu bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı olabiliyor. Türkiye'nin bence en önemli özelliklerinden bir tanesi bu ama bu ne demek sizler de bu salonda bizi dinleyen genç kardeşlerimin her biri de bir gün bu ülkede milletvekili olacak, bir profesör olacak, rektör olacak, vali olacak, savcı olacak, belediye başkanı olacak, bakan olacak, belki de cumhurbaşkanı olacak. İşte o güne şimdiden hazırlık yapmanız gerekiyor arkadaşlar' ifadelerini kullandı.</p><p>'TÜRKİYE FARKLI BİR NOKTAYA GELDİ'</p><p>Egemen Bağış, başarılı olabilmek için bugünden dünyadaki konjonktürü iyi anlamak gerektiğini belirterek, 'Dünyanın nereden gelip nereye gittiğini sizin yetki sahibi olduğunuzda nelere hazırlık olmanız gerektiğini çok iyi anlamamız gerekiyor. Çünkü bu çağda kendi güvenliğini başkasının insafına bırakan değil kendi gücünü kendi inşa eden bir Türkiye'yi devralacaksınız. Çünkü bu çağda bağımsızlık yalnızca siyasi bir kavram değil aynı zamanda teknolojik kapasite, ekonomik direnç ve askeri hazırlık meselesidir. Diyeceksiniz ki ben işte üniversitede hukuk okuyorum. Yahut da uluslararası ilişkiler okuyorum ben ne yapabilirim? Arkadaşlar ne yapıyorsanız en iyisi olmaya çalışacaksınız. Nobel ödüllü akademisyenler yetiştiren, kendi savunma sanayi ürünlerini kendi yapan bir ülke haline geldik. Bakın biraz örneğini verdim. Başka bir örnek vereyim. 2003 Türkiye ordusunun kullandığı mühimmatın savunma sanayi ürünlerinin yüzde 80'ini dışarıdan alıyordu. Yüzde 20'sini ancak kendimiz yapabiliyorduk. Şu anda yüzde 80'ini kendimiz yapıyoruz. Yüzde 20'sini alıyoruz. Alırken de şartlı alıyoruz. Bu teknolojiyi bize verirseniz bu teknoloji ürünü Türkiye'de montajını yaparsanız, no-HAV denilen, onun bilgi birikimini bizimle paylaşırsanız alırız. Yoksa bizim size verecek paramız yok diyoruz. Türkiye farklı bir noktaya geldi. Ama bunun arkasında hep sizin gibi gerçekten geleceği planlayan gençlerin o günlerden attığı adımlar var' dedi.</p><p>AB İNSANLIK TARİHİNİN EN KAPSAMLI BARIŞ PROJESİDİR'</p><p>Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyanın süper gücü olduğunu ancak artık her şeyi belirleyen bir ülke olmadığını söyleyen Bağış, 'Tek başına yöneten, herkesin pozisyonunu belirleyen bir ülke değil. Avrupa Birliği evet ekonomik olarak çok önemli bir merkez ki Avrupa Birliği benim uzmanlık alanım. Burada da Avrupa Birliği dersi alanlarımız vardır. En önemli özelliği nedir biliyor musunuz arkadaşlar? İnsanlık tarihinin en kapsamlı barış projesidir. Yani Avrupa Birliği ve ekonomik gücünden dolayı işte beğenebilirsiniz kurallarından dolayı beğenebilirsiniz ama bence en önemli özelliği hiçbir AB üyesi ülke bir diğer AB üyesi ülkeye tek mermi dahi sıkmamıştır. Ama Avrupa Birliği o barışı koruduğu sürece bence önemlidir. Ve Türkiye içinde çok önemli bir Kızılelma'dır. Bir hedeftir. Üye olmaktan daha önemlisi Avrupa Birliği standartlarını yakalamaktır. Yani Almanya'daki otoban kalitesini biz yakalıyorsak, Avrupa'daki hastanelerden çok daha iyi hastaneleri, sağlık sistemini biz inşa edebiliyorsak, daha iyi bir eğitim sistemini sunabiliyorsak, daha iyi ulaşım imkanlarını, daha iyi hijyen standartlarını sağlayabiliyorsak iyi olup olmamak çok da önemli değil. Ama o standartlar kolay oluşmaz. O standartları yakalamak için bizim de çok çalışmamız gerekti. Çok da çalıştık. Türkiye doğunun en batılı batının en doğru ülkesidir' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/egemen-bagis-ulke-olarak-bolge-olarak-guclu-olma-mecburiyetimiz-var</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/crop/1280x720/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/egemen-bagis-ulke-olarak-bolge-olarak-guclu-olma-mecburiyetimiz-var.jpg" type="image/jpeg" length="29133"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
