<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Gazete İngiltere gazete Londra gazete Londra Türk ingiltere türk avrupa türk gazeteler londra reklam seri ilan turkish newspaper</title>
    <link>https://www.avrupagazete.co.uk</link>
    <description>Avrupa Gazetesi, İngiltere'nin başkenti Londra merkezli Türkçe ve Ingilizce yayın yapar. London Turkish Gazette. UK Turkish Newspaper</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupagazete.co.uk/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 09:43:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[The World Scholar's Cup, Bilfen Okulları'nın ev sahipliğinde yapıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/the-world-scholars-cup-bilfen-okullarinin-ev-sahipliginde-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/the-world-scholars-cup-bilfen-okullarinin-ev-sahipliginde-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA) - DÜNYA genelinden öğrencileri bir araya getiren disiplinler arası ve uluslararası akademik bir etkinlik olan 'World Scholar's Cup'ın (WSC) 2026 yılı İstanbul Bölgesel Etabı, Bilfen Maslak İlköğretim Okulunun ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p><p>Bu yıl 'Are We There Yet?' temasıyla düzenlenen organizasyon, öğrencilerin bilgi, yaratıcılık ve eleştirel düşünme becerilerini ortaya koydukları renkli ve heyecan dolu anlara sahne oldu. Türkiye'nin farklı illerinden çok sayıda okulun katıldığı etkinlikte öğrenciler; münazara, bilgi yarışması ve yazma oturumlarından oluşan etaplarda hem bireysel hem de takım halinde yarışarak fikirlerini paylaşma ve akademik tecrübe edinme fırsatı buldu. Hafta sonu boyunca süren etkinlikte katılımcılar akademik becerilerini geliştirirken aynı zamanda farklı bakış açılarıyla zenginleşen uluslararası bir deneyim yaşadı.</p><p>34 okuldan 450 öğrencinin katıldığı organizasyonda Bilfenli öğrenciler WSC Junior kategorisinde 1191 madalya kazandı. Tamanında ise 31 kupanın 24'ünü almayı başardılar. 614 altın, 577 gümüş madalya alan Bilfenli öğrencilerinden oluşan 87 takımın tamamı ise yarışmanın uluslararası aşaması olan 'Global Round' etabına katılma hakkı elde etti.</p><p>Organizasyonun ilk gününde öğrenciler, 'Team Debate' bölümünde fikirlerini akranlarıyla paylaştı. Ardından 'Collaborative Writing' seansında kalemlerini ortak bir amaç için kullanan öğrenciler, günün finalini 'Scholar's Challenge' kapsamında genel kültür birikimlerini sergileyerek yaptı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İkinci günün heyecanı ise farklı disiplinlerden gelen ve hem eğlendiren hem de düşündüren soruların yer aldığı 'Scholar's Bowl' ile devam etti. Programın kapanışında, ilk günün en öne çıkan öğrencileri sahnede son bir münazara oturumuyla izleyicilerin karşısına çıktı. Farklı okulları temsil eden öğrenciler, özgün yetenek şovları da sundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/the-world-scholars-cup-bilfen-okullarinin-ev-sahipliginde-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/the-world-scholars-cup-bilfen-okullarinin-ev-sahipliginde-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="46091"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeşehir Üniversitesi'nde 'Yükseköğretimde Dönüşüm Çalıştayı' gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bahcesehir-universitesinde-yuksekogretimde-donusum-calistayi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bahcesehir-universitesinde-yuksekogretimde-donusum-calistayi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- YÜKSEKÖĞRETİM'DE lisans eğitimi sürelerinde değişiklik, kontenjanlarda güncelleme, staj yerine uygulamalı eğitim, sektörlerin insan kaynağı ihtiyacı olan programların açılması gibi konular Bahçeşehir Üniversitesi'nde düzenlenen Yükseköğretimde Dönüşüm Çalıştayı'nda konuşuldu.</p><p>Yükseköğretimde mevcut durum, stratejik hedefler ve dönüşüm, Bahçeşehir Üniversitesi'nde gerçekleşen çalıştayda masaya yatırıldı. BAU Campus'de gerçekleşen Yükseköğretimde Dönüşüm Çalıştayı'na, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Almanya'nın Kassel Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ulrich Teichler, Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca, akademisyenler ve akreditasyon kuruluşlarının temsilcileri katıldı.</p><p>YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, açılış konuşmasında, 2030'a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu kapsamında atılan adımlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Yükseköğretim sistemlerinin yalnızca kendi iç dinamikleri üzerinden değil, küresel eğilimler doğrultusunda yeniden şekillendiğini belirten Arcaklıoğlu, dünyada yükseköğretime devam eden 250 milyon öğrenci sayısının 204O'lı yıllarda 600 milyona ulaşacağının öngörüldüğünü söyledi. Arcaklıoğlu, bu büyümenin yükseköğretimi sadece erişim açısından değil kalite, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve kapsayıcılık bakımından da yeniden ele almayı zorunlu kıldığını, Türkiye'nin de bu dönüşüme kayıtsız kalmadan dünyanın önde gelen ülkeleriyle rekabet edecek şekilde bir sistem inşasına başladığını vurguladı.</p><p>SADECE BİLGİ AKTARAN DEĞİL UYGULAMAYA ÖNEM VEREN EĞİTİM</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Prof. Dr. Arcaklıoğlu, 2030'a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu'nda üniversiteler için ortaya konan dört ana başlığın 'Kalite odaklı süreç yönetimi ve liderlik', 'Dijital dönüşüm ve veriye dayalı yönetim', 'Ulusal ve uluslararası görünürlük' ve 'Girişimci ve yenilikçi üniversite anlayışı' olduğuna dikkat çekti. Günümüzde üniversitelerin başarısının artık kontenjan doluluk oranlarıyla değil mezunlarının iş dünyasına geçiş süreleri, sektörel uyum düzeyleri, araştırma kapasitesi ve toplumsal katkılarıyla birlikte değerlendirildiğini vurgulayan Arcaklıoğlu, 'Artık, yükseköğretimde öğrencilere verilen bilgi kadar bu bilgiyi öğrencinin uygulamada ne kadar pratik anlamda kullanabildiği, yeni konulara uyarlayabildiği konusu önem kazanmıştır' dedi.</p><p>KISA SÜRELİ STAJ YERİNE UYGULAMALI EĞİTİM</p><p>Müfredatta sadeleştirme çalışmasına başlandığını belirten Arcaklıoğlu, kontenjan planlamasının ise günübirlik ihtiyaçlara göre değil programların iş gücü piyasasıyla ilişkisi, eğitimin sürdürebilirliği, akademik kapasite ve mezunların istihdam olanakları gibi parametreler dikkate alınarak çok boyutlu ve veriye dayalı yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi. </p><p>Sağlık, adalet, eğitim ve sanayi gibi alanlarda, ilgili bakanlıkların insan kaynağı planlaması verilerini dikkate alarak kontenjan güncellemesi yapmasının doğru olduğunu belirten Arcaklıoğlu, 'Temel hedefimiz öğrencilerin iş ortamını öğrenciyken deneyimlemesi, mezuniyet sonrasındaki sektöre adaptasyonunu daha hızlı yapmasına imkan sağlamasıdır. Türkiye'de yedi il pilot bölge olarak seçilerek çalışma başlatıldı. Ayrıca, sektörlerin insan kaynağı ihtiyacı olan dijital dönüşüm ve yeni teknolojiler, yapay zeka, siber güvenlik programlarının yanı sıra yeşil dönüşüm, karbon yönetimi, doğa koruma, tarımda dijital teknolojiler, hassas tarım, uzaktan sağlık sistemleri gibi kritik konularda da programların açıldığını dile getirdi.</p><p>LİSANS EĞİTİMİNİN SÜRESİYLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR</p><p>Arcaklıoğlu, lisans eğitiminin süresine yönelik çalışmaların sadece süre tartışması olarak ele alınmasının doğru olmadığını, burada temel amacın eğitimin niteliğini düşürmeden müfredatta birtakım sadeleştirmelere giderek ve uygulamalı eğitime ağırlık vererek bir dönüşüm hedeflendiğini söyledi.</p><p>Arcaklıoğlu, lisans programlarının süresi konusu üzerinde çalışmaya devam edileceğini vurguladı.</p><p>BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu ise açılışta yaptığı konuşmada, yükseköğretimde dönüşümün en çok tartışılan konulardan biri haline geldiğini söyledi. Prof. Dr. Hatipoğlu, şöyle konuştu:</p><p>'Yükseköğretimde küresel gelişmeler çerçevesinde; üniversitelerin temel misyonunun dönüşümü, üniversite ve istihdam arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanması, yapay zeka ve akıllı sistemlerin kurumsal dönüşüm aracı haline gelmesi, eğitim araştırma ve toplumsal katkı süreçlerinin birbirine entegre edilme gerekliliği, etki odaklı çalışmalara ihtiyacın artması, üniversitelerin markalaşma süreçleri ve görünürlüğünün yeniden ele alınması konuları öne çıkmaktadır. Biz üniversite olarak, söz konusu eğilimleri ve 2030'a doğru Türk Yükseköğretim Vizyonunu dikkate alarak; üniversite liderlerini, akreditasyon kuruluşlarını ve uluslararası iyi örnek uygulamalarını gerçekleştiren yöneticileri çalıştayda bir araya getirmek istedik. Bu konu tek bir çalıştayla sınırlı kalsın istemiyoruz. Dönüşüm konusunu tüm paydaşlarla bir araya gelip hep birlikte tartışmaya devam edeceğiz.'</p><p>Çalıştayda 'Üniversitelerin Dönüşüm Gündemi' oturumunda konuşan İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ve Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca eğitim sistemlerinin yapay zekaya uyumlu hale getirilmesi, karşılaşılan zorluklar, beceriler ve yetkinliklerin önemi başta olmak üzere yükseköğretimde dönüşüm süreciyle ilgili görüşlerini açıkladılar.</p><p>'Yükseköğretimde Dönüşüm: Akreditasyonun Geleceği', oturumunda akreditasyon kuruluşları temsilcileri, 'Üniversitelerde Dönüşüm: Avrupa'dan Örnekler' başlıklı oturumunda ise akademisyenler yaptıkları konuşmalarla çalıştaya katkı verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bahcesehir-universitesinde-yuksekogretimde-donusum-calistayi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/bahcesehir-universitesinde-yuksekogretimde-donusum-calistayi-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="22743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yardımcısı Yelkenci: Ölçme ve değerlendirme yaklaşımı, süreç temelli olarak şekillendi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-yardimcisi-yelkenci-olcme-ve-degerlendirme-yaklasimi-surec-temelli-olarak-sekillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-yardimcisi-yelkenci-olcme-ve-degerlendirme-yaklasimi-surec-temelli-olarak-sekillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde eğitim yaklaşımlarının değişmesiyle beraber aynı şekilde ölçme ve değerlendirme yaklaşımımız da süreç temelli bir yaklaşım olarak şekillendi' dedi.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB) yapılan açıklamaya göre; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamındaki becerilerin ölçülmesine yönelik yürütülen çalışmalar sonucu hazırlanan 'Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu'na ilişkin 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne Göre Bağlam Temelli Sorular Toplantısı', Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci'nin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Bakan Yardımcısı Yelkenci, tüm çalışmalarda ilgili kurum ve kuruluşların desteğini ve görüşlerini çok önemsediklerini belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin kısa sürede kabulünün bu kapsayıcı gayretler neticesinde oluştuğunu ifade etti.</p><p>'YENİ YAKLAŞIM, ÖĞRENCİMİZİN NASIL ÇÖZÜM ÜRETTİĞİNE ODAKLANIR'</p><p>Yelkenci, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde eğitim yaklaşımlarının değişmesiyle beraber aynı şekilde ölçme ve değerlendirme yaklaşımımız da süreç temelli bir yaklaşım olarak şekillendi. Bu yeni ölçme ve değerlendirme yaklaşımı, bu anlamda öğrencimizin sadece ne bildiğine değil, bilgi ve becerilerini nasıl hayata geçirdiğine, günlük yaşamda karşılaştığı problemlere nasıl uyguladığına, karşılaştığı yeni durumlara nasıl çözüm ürettiğine ve çevresiyle nasıl bir anlam ilişkisi kurduğuna odaklanır' dedi.</p><p>'12 İLDE PİLOT SINAV UYGULAMASI GERÇEKLEŞTİRİLDİ'</p><p>Bu süreçte 12 ilde pilot sınav uygulaması yapıldığını anlatan Yelkenci, 'Bu uygulamaya 4 bin 361 6'ncı sınıf öğrencisi, 10 bin 195 10'uncu sınıf öğrencisi toplamda 14 bin 556 öğrenci katılmış oldu. Pilot uygulamada ortaöğretim düzeyinde Türk dili ve edebiyatı matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya ve din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri ile temel eğitim düzeyinde de Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler ve din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri üzerinden yürütüldü. Pilot uygulamadan elde edilen nicel veriler ile öğrencilerle gerçekleştirilen sesli düşünme protokollerine dayalı bilişsel görüşme sonuçları esas alındı' ifadelerini kullandı.</p><p>'KAYNAKLAR TİTİZLİKLE HAZIRLANMALI'</p><p>Öğretmenlerden eğitim yöneticilerine kadar tüm paydaşlarla bağlam temelli çoktan seçmeli soru yazımına ilişkin ortak bir anlayış sağlanmasının, sistemin istikrarı ve doğru sonuçlar vermesi açısından önemine değinen Yelkenci, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>'Bu bağlamda, bağlam temelli çoktan seçmeli soru yazım kılavuzunun merkezi sınav, ortak sınav, okul geneli yazılı, ders kitabı ve yardımcı materyal ile ölçme değerlendirme, ölçme araçlarının hazırlanması süreçlerinde temel başvuru kaynağı olarak esas alınmasını arzu ediyoruz. Öğrencilerimizin günlük öğrenimlerinde karşılaştıkları sorularla model arasında doğrudan bir ilişki kurulmalıdır. Bu noktada özel yayıncılık sektörü stratejik bir rol üstlenir. Özel yayın evlerimizin hazırladığı soru kitapları, fasiküller ve dijital içerikler, öğrencilerimizin okul dışında bu modelle en çok temas kurduğu kaynaklardır. Bu nedenle bu kaynaklar sadece konu kapsamı ve doğruluğu açısından değil, ölçme kalitesi ve modelle uyumu açısından titizlikle hazırlanmalıdır.'</p><p>'EN BÜYÜK DESTEK ÖĞRETMENLERDEN'</p><p>Yapılacak çalışmalarda kılavuzun esas alınmasının milli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Yelkenci, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ölçme ve değerlendirme yaklaşımının sağlıklı uygulanmasının öğrencilerin faydasına olan bir durum olduğunu söyledi. Yelkenci, TYMM kapsamında uygulamaya koyulan öğretim programlarının başarısında en büyük desteğin öğretmenlerden geleceğini kaydetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Programın sonunda, 2028 yılından itibaren soru modellemesinde yapılacak değişiklikleri kapsayan kılavuza ilişkin katılımcıların sorularını da yanıtlayan Bakan Yardımcısı Yelkenci, değişen tek hususun soru modeli olduğunu; kademeler arası geçiş sınavlarının aynı formatta devam edeceğini ifade etti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/bakan-yardimcisi-yelkenci-olcme-ve-degerlendirme-yaklasimi-surec-temelli-olarak-sekillendi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/bakan-yardimcisi-yelkenci-olcme-ve-degerlendirme-yaklasimi-surec-temelli-olarak-sekillendi.jpg" type="image/jpeg" length="90657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[17 yaşındaki Doruk, Harvard'tan kabul aldı]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/17-yasindaki-doruk-harvardtan-kabul-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/17-yasindaki-doruk-harvardtan-kabul-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR, (DHA) - BAHÇEŞEHİR Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, Harvard Üniversitesi'nden Computer Science (Bilgisayar Bilimi) alanında kabul aldı. Dünyada ilk sıralarda yer alan üniversitelerden kabul alan okul arkadaşlarıyla başarılarını törenle kutlayan Doruk, merak duygusunu 'Hezarfen' olma ruhuyla bir araya getirdiğini belirterek, 'Harvard'da yapay zeka ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi insanlık yararına dönüştürecek projeler üretmek istiyorum' dedi.</p><p>Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü'nde eğitim gören 22 öğrenci, Harvard, Imperial College London, Stanford gibi dünya sıralamasında ilk sıralarda yer alan üniversitelerinin kapısını araladı. Bilimden sanata, ekonomiden teknolojiye Türkiye'nin geleceğini inşa edecek gençlerin başarısını törenle kutlandı. Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, Genel Müdür Yardımcısı Dr. Özge Aslan ve öğrencilerin katıldığı törende, pasta kesildi. </p><p>Gurur tablosuna ilişkin değerlendirmede bulunan Nakkaştepe 50.Yıl Kampüsü Okul Müdürü Berrak Çebi bu başarının tesadüf olmadığını vurguladı. Çebi, 'Öğrencilerimizin Harvard, Imperial College London ve University College London gibi kurumlardan kabul alması, onları sadece sınav odaklı değil, sorgulayan dünya vatandaşları olarak yetiştiren vizyonumuzun bir yansımasıdır. Global Education Center birimimiz çatısı altında sunduğumuz mentorluk desteğiyle, her öğrencimizin kendi potansiyelini keşfetmesini sağlıyoruz. Bu gurur tablosu, azimle çalışan öğrencilerimizin ve onlara rehberlik eden öğretmenlerimizin ortak zaferidir' dedi.</p><p>'HAZERFEN RUHUYLA HARVARD'A'</p><p>Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer alan Harvard Üniversitesi'nden kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, çocukluğundan beri taşıdığı merak duygusunu 'Hezarfen' olma idealiyle birleştirerek Harvad'a çok boyutlu bir akademik yolculuğa çıkmak istediğini belirtti. Doruk Çağlı, Harvard'daki asıl hedefini ve disiplinler arası çalışma tutkusunu şu sözlerle anlattı:</p><p> 'Ailem bana kariyer, kazanç gibi konuları düşünmeden önce her türlü yeni bilgiye nasıl yaklaşmam gerektiğini öğretti. 'Hezarfen olmak' diyorlar bu duruma. 'Bin bilen olmak.' Ben de yaşantım boyunca buna inandım. Her şeyi inceledim, her şeye doğru soruları sormaya çalıştım. Bu değer Doruk'u şu andaki Doruk yapan en önemli faktörlerden biri oldu. Robotik seçimimdeki en önemli nokta da ne kadar fazla disiplinle bir arada çalışabildiği oldu. Merak etmek, gözlem yapmak benim için bu kadar önemli iken sadece bir konu üzerine yoğunlaşıp kendimi kalan hepsinden soyutlamak istemiyordum. Fakat robotik farklıydı. Herkesle her şeyle bağlayabiliyordum. Bir algoritma mı oluşturacağım? Bilgisayar bilimi ve matematik. Robotun tasarımı: malzeme bilimi ve mekanik. Doğadan mı esinleniyorum, biyoloji. Bu çalışmanın toplumlar tarafından nasıl algılanacağını mı öğrenmek istiyorum, sosyoloji. İnsan hakları ve yapay zekâ üzerine mi konuşacağız, o zaman hukuk ve felsefe. Robotik benim tam istediğim şey olmayı başarmıştı. Dünyanın hızla ikinci bir Rönesans'a doğru gittiğine inanıyorum ve bu nedenle disiplinler arası sınırların kalktığı bir eğitim modelini hedefliyorum. Harvard'da yapay zeka ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi insanlık yararına dönüştürecek projeler üretmek en büyük amacım.'</p><p>'VİCDANIMIZIN SESİNİ DİNLEMELİYİZ'</p><p>Akademik hedeflerinin yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinciyle de öne çıkan Çağlı, üniversite yıllarında gönüllülük çalışmalarına ara vermeyeceğini vurguladı. YGA (Young Guru Academy) bünyesinde Urfa'dan Muş'a kadar pek çok şehirde sahalarda yer alan Çağlı, 'Harvard'da eğitim alırken de en büyük fırsatları en dezavantajlı bölgelere ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğim. Eğer dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek istiyorsak, vicdanımızın sesini dinlemeliyiz' diyerek eğitimdeki asıl amacının toplumsal fayda olduğunu ifade etti.</p><p>'AKADEMİK OLARAK KENDİMİ SINAMAYI TERCİH ETTİM'</p><p>Imperial College London'dan kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi Alp Konuralp da finansal piyasalardaki karmaşık yapıları matematiksel modellerle çözme tutkusuyla fark yarattı. 7 farklı Advanced Placement (AP) dersinin tamamından en yüksek puanı alarak akademik başarısıyla dikkatleri üzerine çeken Konuralp, süreci şu sözlerle anlattı: </p><p>'Ekonomiye olan ilgim, piyasadaki dalgalanmaların arkasındaki yapıyı anlama merakıyla başladı. Zamanla bu ilgiyi daha ileri taşıyarak stokastik volatilite üzerine kendi araştırmamı yürüttüm. Amacım, piyasalardaki belirsizliği sadece gözlemlemek değil, matematiksel olarak anlamlandırmaktı. Bu süreçte zorlandığım çok an oldu. Özellikle modellerin beklediğim gibi çalışmadığı, sonuçların tutarsız göründüğü dönemler, pes etmeyi düşündürdü. Ama tam da bu noktalar, en çok öğrendiğim anlar oldu. Akademik olarak da kendimi sınamayı tercih ettim. Bu sonuç, sadece yoğun çalışmanın değil, konuları ezberlemek yerine gerçekten anlamaya odaklanmanın bir yansımasıydı.'</p><p>UCLA ve King's College London gibi saygın üniversitelerden de ekonomi alanında kabul almayı başaran Konuralp, 'Imperial College London'da ekonomi, finans ve veri bilimi alanında kendimi geliştirmeyi ve bu alanlarda derinleşmeyi hedefliyorum. Uzun vadede ise finansal sistemleri daha iyi anlayan ve bu sistemlere katkı sağlayan çalışmalar üretmek istiyorum. Benim gibi bu yolda ilerlemek isteyenler için en önemli önerim şu olur: Gerçekten merak ettiğiniz soruyu bulun. Çünkü sizi ileri götürecek olan şey, dış motivasyon değil, o soruya duyduğunuz takıntıdır' dedi.</p><p>TÜRK MİTOLOJİSİNDEN ESİNLENDİĞİ PORTFOLYOSUYLA DİKKAT ÇEKİYOR</p><p>Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü'nün öğrencisi Naz Doğa Gegeoğlu ise sanatsal başarısıyla illüstrasyon ve görsel sanatlar alanında ABD, Kanada ve İtalya'nın en iyi sanat okullarından (Parsons, Pratt, SVA) burslu kabuller alarak büyük bir başarıya imza attı. Sanatını kültürel kökleriyle harmanlayan ve Türk mitolojisinden esinlenerek hazırladığı portfolyosuyla dünya devlerinin dikkatini çeken Gegeoğlu, çocukluktan başlayan resim yapmaya ilgisinin daha sonra grafik, tasarım ve hikaye anlatmaya dönüşmesiyle devam eden yolculuğunu şu sözlerle anlattı: 'İnternette birçok illüstratörün analiz videolarını izledim ve kendi eskiz defterlerimi oluşturdum. Zaman geçtikçe sanatımın yanı sıra başka branşlara yöneldim. Dadaist sanatçılar üzerine okuyor, farklı dönemlerin ifade biçimlerini analiz ediyorum. Ayrıca Türk mitolojisi kitaplarından ilham alarak hikayelerime kültürel motifler ve karakterler katıyorum.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kendi kültüründen beslenmeyi bir 'yeniden anlatma yolu' olarak gördüğünü belirten Gegeoğlu, küresel sanat dünyasındaki hedeflerini 'Kültürümden beslenmek benim için sadece geçmişi hatırlamak değil, onu yeniden anlatmanın bir yolu. İleride illüstrasyon aracılığıyla bu hikayelere ses vermek, çocuk kitapları ve oyun tasarımlarında yer alarak yeni kuşakların hem geçmişiyle bağ kurmasını hem de dünyayı daha bilinçli algılamasını sağlamak istiyorum' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Izmir</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/17-yasindaki-doruk-harvardtan-kabul-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/17-yasindaki-doruk-harvardtan-kabul-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="26338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Mehmet Haberal: Araştırmasız üniversite, meyvesiz ağaç gibidir]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/prof-dr-mehmet-haberal-arastirmasiz-universite-meyvesiz-agac-gibidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/prof-dr-mehmet-haberal-arastirmasiz-universite-meyvesiz-agac-gibidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA, (DHA)- BAŞKENT Üniversitesi Kurucusu ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, sağlık alanındaki gelişmelerin ancak bilimsel üretim ve araştırma ile sürdürülebileceğini belirterek, 'Araştırmasız üniversite, meyvesiz ağaç gibidir' dedi.</p><p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi ev sahipliğinde 26-28 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen 8. Bahar Pediatri Kongresi, Türkiye'nin farklı bölgelerinden akademisyenleri ve sağlık profesyonellerini bir araya getirdi. Kongrede çocuk sağlığı alanındaki güncel bilimsel gelişmeler ele alınırken, sağlık hizmetlerinde kalite, bilimsel üretim ve pediatri alanının geleceği öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p><p>'ÜLKEMİZE HİZMET ETMEK VE KALICI ESERLER BIRAKMAKTIR'</p><p>Kongrenin Onursal Başkanı, Başkent Üniversitesi Kurucusu ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, konuşmasında sağlık hizmetlerinde kalite anlayışının önemine dikkat çekti. Sağlık alanındaki gelişmelerin ancak bilimsel üretim ve araştırma ile sürdürülebileceğini vurgulayan Haberal, 'Araştırmasız üniversite, meyvesiz ağaç gibidir' değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. Haberal ayrıca Türkiye'nin organ nakli alanındaki gelişimine dikkat çekerek, gerçekleştirdikleri çalışmaların yalnızca ülke için değil, dünya tıbbı açısından da önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Haberal, 1978 yılında kadavradan ilk böbrek naklinin, 1988 yılında kadavradan karaciğer naklinin, 1990 yılında çocuklarda ve yetişkinlerde kısmi karaciğer nakilleri ile aynı vericiden eş zamanlı organ nakli gibi önemli tıbbi başarılar elde edildiğini anlattı. Haberal, Türkiye'de sağlık alanında ulaşılan seviyeye dikkat çekerek, bugün hastaların ileri tedavi için yurt dışına gitmek zorunda kalmadığını ve tıbbın tüm imkânlarının ülke içinde sunulabildiğini vurguladı.</p><p>Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Remzi Erdem ise konuşmasında, 'Üniversitelerin kurumsal gücü yetiştirdiği mezunlar, bilimsel üretim ve topluma sağladığı katkılarla ortaya çıkmaktadır. Fakültemiz bugüne kadar 1550 mezun verdi, bu mezunlar arasında akademik alanda görev yapan çok sayıda doçent ve profesör bulunmaktadır'dedi. Prof. Dr Erdem, bilime ve eğitime sağladığı katkılar dolayısıyla Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal'a, gelenekselleşmiş güçlü bir bilimsel platform haline gelen Bahar Pediatri Kongresini kurumsal bir anlayışla düzenleyen Adana'daki sağlık merkezi yönetimine ve emeği geçen tüm ekibe de katkılarından dolayı teşekkür etti.</p><p>SAĞLIK HİZMETLERİNDE GÜÇLÜ ALTYAPI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, merkezin sağlık hizmetleri ve akademik faaliyetlerine ilişkin paylaştığı verilerde, merkezde yıllık 700 binin üzerinde poliklinik hizmeti verildiğini, yaklaşık 50 bin yatan hastaya hizmet sunulduğunu ve yılda ortalama 20 bin ameliyat gerçekleştirildiği belirtti. Merkezde bugüne kadar uluslararası indeksli dergilerde 1600'ün üzerinde bilimsel makale yayımlandığını ve 16 binin üzerinde atıf alındığını belirten Özer, bu verilerin kurumun bilimsel gücünü ortaya koyduğunu anlattı. Özer, 'Organ nakli başta olmak üzere ileri düzey sağlık hizmetleri, merkezimizde başarıyla uygulanabilmekte ve Başkent Üniversitesi'nin güçlü akademik kadrosu ile nitelikli sağlık hizmeti sunulmaktadır. Merkezimizin en büyük gücü; sahip olduğu imkanların yanı sıra Mehmet Haberal Hocamızın bizlere kazandırdığı vizyon ve enerjidir. Bu doğrultuda faaliyetlerimizi geliştirmeye ve daha ileriye taşımaya gayret ediyor, kongremizin başarılı ve verimli geçmesini diliyorum' diye konuştu.</p><p>Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esra Baskın, çocuk sağlığının yalnızca bugünü değil toplumun geleceğini şekillendiren temel bir alan olduğunu belirterek, pediatrinin bilimsel olduğu kadar insani sorumluluğu yüksek bir disiplin olduğunu vurguladı. Baskın, kongrenin ortak aklın üretildiği ve bilimsel birikimin paylaşıldığı önemli bir bilimsel buluşma noktası haline geldiğini belirtti.</p><p>Kongre Başkanı Prof. Dr. Mehmet Oğuz Canan konuşmasında, pediatri alanında çalışan hekimlerin yalnızca hastalıkları tedavi etmediğini, aynı zamanda toplumun geleceğini koruyan bir sorumluluk üstlendiklerini belirtti. Son yıllarda yaşanan küresel gelişmelere rağmen bilimsel üretimin devam ettiğini vurgulayan Canan, kongrenin bilgi paylaşımı ve bilimsel dayanışma açısından önemli bir platform olduğunu ifade etti.</p><p>DİSİPLİNLER ARASI BİLİMSEL OTURUMLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ</p><p>Üç gün süren kongre boyunca çocuk nefrolojisi, hematoloji-onkoloji, nöroloji, gastroenteroloji, hepatoloji ve beslenme, kardiyoloji, endokrinoloji, yenidoğan ve çocuk-ergen ruh sağlığı gibi pek çok alt disiplinde bilimsel oturumlar gerçekleştirildi. Bu oturumlarda; güncel tanı yöntemleri, yeni tedavi yaklaşımları, multidisipliner hasta yönetimi, yapay zekâ destekli uygulamalar ve klinik deneyimlerin paylaşımı öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. 8. Bahar Pediatri Kongresi, bilimsel içeriği, geniş katılımı ve disiplinler arası yaklaşımıyla pediatri alanına önemli katkılar sunarken, çocukların daha sağlıklı bir geleceğe ulaşması adına güçlü bir bilimsel buluşma olarak öne çıktı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Adana</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/prof-dr-mehmet-haberal-arastirmasiz-universite-meyvesiz-agac-gibidir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/prof-dr-mehmet-haberal-arastirmasiz-universite-meyvesiz-agac-gibidir.jpg" type="image/jpeg" length="25647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İAÜ-Medyapım Sinema ve Film Akademisi 5'inci dönem mezunlarını verdi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/iau-medyapim-sinema-ve-film-akademisi-5inci-donem-mezunlarini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/iau-medyapim-sinema-ve-film-akademisi-5inci-donem-mezunlarini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL Aydın Üniversitesi ile Medyapım iş birliğinde kurulan İAÜ-Medyapım Sinema ve Film Akademisi, 5'inci dönem mezunlarını düzenlenen sertifika töreniyle verdi.</p><p>2021-2022 eğitim-öğretim yılında kurulan akademi, dizi ve sinema sektörüne nitelikli insan kaynağı yetiştirme hedefiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yıl 610 başvurunun yapıldığı programa, İstanbul Aydın Üniversitesi akademisyenleri ve Medyapım profesyonellerinden oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirme ve mülakatlar sonucunda 13 öğrenci kabul edildi. Senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında eğitim alan öğrenciler, 16 hafta süren ve toplam 100 saatlik uygulamalı eğitim programını tamamlayarak mezuniyet hakkı kazandı. Eğitimler, üniversitenin stüdyolarında ve Medyapım setlerinde, alanında uzman akademisyenler ile sektör profesyonelleri tarafından verildi. Program kapsamında senaryo, yapımcılık ve yönetmenlik alanlarında mezun olan öğrenciler sertifikalarını aldı.</p><p>'TEORİK VE AKADEMİK EĞİTİMLER VERİLİYOR'</p><p>Programda konuşan Medyapım Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Aksoy, 'Sektöre yeni insanlar kazandırmak ve bunu daha hızlı bir eğitimin arkasından kazandırmak adına böyle bir program düzenliyoruz. Eğitimin bir bölümü İstanbul Aydın Üniversitesi'nde yapılıyor; teorik ve akademik eğitim burada veriliyor. Pratik eğitim ise setlerde ve senaristlerin içinde yapılıyor. Dolayısıyla aşağı yukarı 4-5 aylık bir sürecin sonunda sertifika veriliyor. Hiç konuyla alakası olmayan insanlar için bu oldukça sınırlı, ama biraz ilgili olan, bir üniversiteyi bitirmiş ve bu alana girmek isteyen kişiler için daha uygun bir program. Çünkü mümkünse hemen bitirdikten sonra bizim setlerimizde ya da senaristlerimizin yanında işe başlasınlar istiyoruz' dedi.</p><p>'MEZUNLARIMIZIN TAMAMI ŞU AN SEKTÖRDE ÇALIŞIYOR'</p><p>İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın 'İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medyapım ortaklığıyla yürütülen Sinema ve Film Akademisi'nin bugün 5. mezuniyet törenini gerçekleştirdik. 2021 yılında hayata geçirdiğimiz bu programa şu ana kadar yaklaşık 600 öğrenci başvurdu ve mezunlarımızın tamamı şu anda sektörde çalışıyor. Sadece ulusal sınırlar içinde değil, yurt dışındaki Türk yapımcıların setlerinde ve stüdyolarında da görev alıyorlar. Son dönemde Türk dizileri dünyada oldukça rağbet görüyor. Bunun sadece ekonomik bir boyutu yok; aynı zamanda ülkemizin tanınırlığı ve farklı ülkelerde oluşan yanlış algıların düzeltilmesi açısından da önemli bir yumuşak güç rolü var. Bu anlamda çok önemli bir çalışma yürütüyoruz. Hem gençlerimize iş bulma imkanı sağlanıyor hem de sektöre nitelikli insan kazandırılıyor' diye konuştu.</p><p>'SERTİFİKA BİR ANAHTARDIR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aydın, sertifikanın bir başlangıç olduğunu vurgulayarak, 'O sertifika bir anahtardır. Ama o anahtarı kullanabilmek için kişinin kendini geliştirmesi gerekir. 'Sertifikamı aldım, mezun oldum, iş bitti' diye bir şey yok. O alanda sürekli gelişmek gerekiyor. Sadece kendi alanlarında değil; metin yazarlığı, kameramanlık, senaristlik gibi birbirine yakın alanlarda da öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri şart. Artık tek bir alanda yeterli olmak yetmiyor; akraba branşlarda da donanımlı olmak gerekiyor. Bu da kişisel ve mesleki gelişimle mümkün. Kişi kendini ne kadar geliştirirse, sektörde o kadar rekabetçi olur' ifadelerini kullandı.</p><p>'ÇOK GÜZEL BİR SÜREÇ GEÇİRDİK'</p><p>Sertifikasını alan Büşra Taşoğlu da yaklaşık üç aydır eğitim gördüğünü belirterek, 'Burada çok güzel bir süreç geçirdik. Eğitimlerimizden ve okuldaki öğretmenlerimizden çok şey öğrendik. Ben senaryo alanındaydım. Senaryo nasıl yazılır, nasıl kaleme alınır, nelere dikkat edilmesi gerekir, karakter nasıl yaratılır, hikaye örgüsü nasıl kurulmalıdır, çatışmalarda nelere dikkat edilmelidir gibi birçok önemli noktaya değindik. Bunları alanında uzman kişilerden öğrenme fırsatı bulduk. İstanbul Aydın Üniversitesi'nde daha çok teorik eğitimler aldık. Senaryonun temelleri üzerine yoğunlaştık. Şu anda elimde sertifikamı tutuyorum ve çok mutluyum. Üç ay boyunca çok şey öğrendik, çok şey deneyimledik' dedi.</p><p>Sertifikasını alan Zehra Bayraktar da 'Gerçekten çok güzel geçti. Değerli insanlarla tanıştık. Sektörden gelen isimler ve üniversitedeki hocalarımız sayesinde hikaye kurulunun nasıl oluşturulduğunu en başından en sonuna kadar öğrendik. Bu süreç sonunda sektörü sevdiğime ve bu alanda ilerlemek istediğime karar verdim' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/iau-medyapim-sinema-ve-film-akademisi-5inci-donem-mezunlarini-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/iau-medyapim-sinema-ve-film-akademisi-5inci-donem-mezunlarini-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="19494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[11'inci Aile İşletmeleri Kongresi İKÜ'de yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/11inci-aile-isletmeleri-kongresi-ikude-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/11inci-aile-isletmeleri-kongresi-ikude-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Melike USLU- Mehmet ALA/İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Kültür Üniversitesi (İKÜ) bünyesinde, Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (AGMER) tarafından gerçekleştirilen 11'inci Aile İşletmeleri Kongresi, 'Başarılı Aile İşletmelerinin Kodları' temasıyla başladı. Kongrede aile şirketlerinde sürdürülebilirlik, liderlik, kuşaklar arası geçiş ve dijital dönüşüm gibi başlıklar ele alınırken, iş dünyası ve akademiden isimler deneyimlerini paylaştı.</p><p>İstanbul Kültür Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (AGMER) tarafından gerçekleştirilen 11'inci Aile İşletmeleri Kongresi, Akıngüç Oditoryumu'nda başladı. 'Başarılı Aile İşletmelerinin Kodları' temasıyla düzenlenen kongrede, aile şirketlerinde yönetişim, liderlik, kuşaklar arası geçiş ve dijital dönüşüm gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı.</p><p>Kongrenin açılış konuşmaları AGMER Müdürü Prof. Dr. Mahmut Paksoy, İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe tarafından gerçekleştirilirken, programın ana konuşmasını Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu yaptı. Çelebioğlu, 35 yılı aşkın liderlik deneyiminden hareketle aile şirketlerinde sürdürülebilir büyüme, profesyonelleşme ve uluslararasılaşma konularına değindi. Kongre kapsamında düzenlenen oturumlarda akademi ve iş dünyasından birçok isim deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.</p><p> </p><p>Kongrenin evsahipliğini yapan İstanbul Kültür Üniversitesi'nin Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, aile işletmeleri konusunu yalnızca bir etiket olarak değil, aynı zamanda öğrenilmesi ve geliştirilmesi gereken bir alan olduğuna dikkati çekerek Kongrenin önemini şu sözlerle ifade etti. </p><p>'Belirsizliğin küresel ölçekte arttığı bu dönemde, aile işletmeleri ülkenin refahı ve ekonomik kalkınmasında en önemli rolü üstlenmekte. İnş. Yük. Müh. Sayın Fahamettin Akıngüç'ün ülkemizde eğitim kulvarına kazandırdığı Kültür Markası da 65 yıllık bir aile işletmesi. İşletme kimliğimiz ve tarihimizden aldığımız sorumlulukla aile işletmelerinin ihtiyaç duyduğu bilgi üretim ve paylaşım zemini oluşturarak, akademi ile iş dünyası arasında güçlü bir köprü kurmayı sorumluluk olarak benimsedik. Aile İşletmeleri Uygulama ve Araştırma Merkezimiz de bu sorumluluğumuzun en güçlü çıktılarından biri.'</p><p>'HALKA AÇILMAYI KURUMSALLAŞMAYI GÜÇLENDİRMEK İÇİN YAPTIK'</p><p>Programda konuşan Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu, '1995 yılına gelindiğinde, şirket Türkiye pazarının yaklaşık yüzde 50'sine sahip büyük bir yapıya ulaşmıştı. Bu noktada kurumsallaşma ihtiyacının da karşılanması gerektiği düşünüldü. Çünkü o zamana kadar birçok konu, detay düzeyinde takip edilerek, kontrol ve denetim sağlanabiliyordu. Ancak 1995 sonrasında yurt dışına açılma ve farklı ülkelerde hizmet verme kararı alınmasıyla birlikte, kurumsallaşma ihtiyacının daha hızlı bir şekilde giderilmesi gerektiği anlaşıldı. Bu doğrultuda halka açılma kararı alındı. Halka açılma genellikle şirketlerde finansman desteği sağlamak veya ortakların şirketteki paylarını değerlendirmek amacıyla alınan bir karar olarak bilinse de, bu durumda temel motivasyon kurumsallaşmaya katkı sağlamaktı' dedi.</p><p>'ÇALIŞANLARLA OMUZ OMUZA ÇALIŞARAK BUGÜNLERE GELDİK'</p><p>Çelebioğlu, 'Bu süreçte, şirketin bir patronu olması ve hesap verebilir bir yapıya kavuşması hedeflendi. Böylece, bugüne kadar alışılmış uygulamalar sürdürülürken, bir denetim mekanizması içinde hareket edilmesi ve disiplinin daha hızlı şekilde kazanılması amaçlandı. Ben şu şekilde bitirmek isterim: Bizim yolculuğumuz aslında çok fazla bilgi ve birikimle başlamış bir yolculuk değildi. Ancak süreç boyunca edindiğimiz tecrübelerde gördüğümüz en önemli şey şuydu: Çalışanlarımıza güven vermek, onlarla omuz omuza çalışmak ve onların da imkanlarının şirketin imkanlarıyla birlikte gelişebildiğini göstermek. Bunun yanı sıra, iyi günde de kötü günde de hem çalışanlarımızla hem de şirket olarak birlikte hareket etmeyi, yan yana olmayı başardığımız için bugün bulunduğumuz noktaya gelebildiğimizi düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p><p>'KONGRENİN İKİNCİ GÜNÜNDE BİLİMSEL ÇALIŞMALAR SUNULUYOR'</p><p>Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (AGMER) Müdürü Prof. Dr. Mahmut Paksoy ise, 'Bu yıl 11'incisini düzenlediğimiz Aile İşletmeleri Kongresi, Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (AGMER) tarafından gerçekleştirilmektedir. AGMER, 2004 yılında kurucumuz İnşaat Yüksek Mühendisi Sayın Ahmet Akıngüç ve ikinci dönem rektörümüz Prof. Dr. Sayın Tamer Koçel'in önderliğinde kurulmuştur. Merkez olarak, her iki yılda bir aile işletmelerinin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla kongreler düzenliyoruz. Bunun yanı sıra seminerler ve webinarlar da gerçekleştiriyoruz. Kongrenin ikinci gününde ise aile işletmeleriyle ilgili bilimsel çalışmalar sunulmakta, bu eserler tartışılmakta ve elde edilen çıktılar katılımcılarla paylaşılmaktadır' diye konuştu.</p><p>'ULUSLARARASI NİTELİKTE BİR DERGİ OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Prof. Dr. Paksoy, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Ayrıca, bu alanda bir dergi yayımlamayı planlıyoruz. Çünkü şu an bu konuda uluslararası düzeyde nitelikli bir dergi bulunmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle, sadece yurt içindeki akademisyenlerin değil, yurt dışındaki araştırmacıların da katkı sağlayabileceği, uluslararası bir dergi oluşturmayı hedefliyoruz. Ancak bu çalışmayı uzun vadeli bir plan çerçevesinde yürütüyoruz. Öte yandan, aile işletmeleri içerisinde büyük ölçekli şirketler olduğu gibi küçük ve orta ölçekli işletmeler de bulunmaktadır. Biz özellikle küçük ve orta ölçekli aile işletmeleri üzerinde yoğunlaşıyoruz. KOBİ'lerin büyük bir kısmı, yaklaşık yüzde 95'i, aile işletmelerinden oluşmaktadır. Bu nedenle bu işletmelerin etkin ve verimli şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Büyük ölçekli aile işletmeleri genellikle belirli bir kurumsallık seviyesine ulaşmışken, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerin daha iyi yönetilmesi gerekmektedir. Çünkü bu işletmelerin istihdama ve ülke ekonomisine katkısı oldukça yüksektir. Bu doğrultuda araştırmalar yapıyor ve elde ettiğimiz bulguları ilgili kuruluşlarla ve aile işletmeleriyle paylaşıyoruz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/11inci-aile-isletmeleri-kongresi-ikude-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/11inci-aile-isletmeleri-kongresi-ikude-yapiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="11253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAU'nun 'Innoversity' modeliyle oluşturduğu Beşiktaş'taki yeni ek binası hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/baunun-innoversity-modeliyle-olusturdugu-besiktastaki-yeni-ek-binasi-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/baunun-innoversity-modeliyle-olusturdugu-besiktastaki-yeni-ek-binasi-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- BAHÇEŞEHİR Üniversitesi'nin teknoloji, kültür, sanat, akademi ve endüstrinin bir arada olduğu 'Innoversity' modeliyle oluşturduğu Beşiktaş'taki yeni ek binası BAU Campus hizmete açıldı.</p><p>Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyet ve BAU Global Başkanı Enver Yücel'in önderliğinde ve vizyonunda, konusunda uzman akademisyenler, teknoloji liderleri, mimarlar ve mühendislerin uzun süren araştırmaları ve çalışmaları sonucunda tasarlanan 'Innoversity' modeli, Beşiktaş'ta mevcut BAU yerleşkesine ek bina olarak hizmete açılan BAU Campus'e uyarlandı. Bünyesinde barındırdığı, akademi ile sektör entegrasyonu, yapay zeka entegreli eğitim, multidisipliner laboratuvarlar, kültür ve sanatla iç içe mekanlar, dünyada alanlarında uzman otoriteleri ağırlayacak kongre merkezi, interaktif öğrenme altyapısı, kariyer destekli uzmanlaşma ve uluslararası iş birlikleriyle öğrencilerine ve İstanbul'a hizmet edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>YENİ KAMPÜSÜN TEKNİK ÖZELLİKLERİ</p><p>Bahçeşehir Üniversitesi'nin Beşiktaş merkez yerleşkesinde ek bina olarak inşa edilen BAU Campus, toplam 32 bin metrekare kapalı alana sahip olup 3 normal kat ve 6 bodrum kattan oluşmakta. Yapıda, öğrenci ve personel dolaşımı için 4 asansör, 4 merdiven ve yürüyen merdiven sistemi var. Ayrıca 155 araç kapasiteli kapalı otoparkı yer alıyor. Binada 889 metrekare büyüklüğünde modern bir kütüphane, çeşitli kapasitelere sahip (40-100 kişilik) yüksek teknolojili derslikler, mühendislik, ileri bilim ve tıp mühendisliğine yönelik ileri düzey laboratuvarlar, 490 kişilik konferans salonu ve çok amaçlı etkinlik alanları bulunuyor. Tarihi kalıntıların özenle korunup sergilendiği BAU Arkeoloji Müzesi, geniş fuayeler, açık amfiler ve lounge alanları yer alıyor. Ayrıca mühendislik bilimleri için elektrik, kontrol ve otomasyon, inşaat mühendisliği, anten ve haberleşme, güç elektroniği, robotik, kimya, genetik, akıllı enerji yönetimi sistemleri laboratuvarları yer alıyor. İleri Bilim ve Tıp Mühendisliği kapsamında ise fizik, nano optik, hücre, hareket analizi ve biyomedikal mühendisliği laboratuvarları da bulunuyor.</p><p>Yeni bina ilgili konuşan BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, 'BAU Campus, üniversite olarak eğitime bakış açımızın somut bir yansıması olmasının yanı sıra öğrencilerimizin ve mezunlarımızın değişen dünya koşullarında güçlü, üretken ve küresel ölçekte rekabet edebilir bireyler olarak yetişmesini hedefleyen vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Bu anlayış doğrultusunda akademiyi; teknoloji, inovasyon, sanat ve endüstriyle bütünleştiren özgün bir model hayata geçirdik. Yeni kampüsümüz; kariyer, girişimcilik ve yaşam becerileri açısından öğrencilerimize güçlü bir destek sunan, bütüncül bir öğrenme ortamı sağlamaktadır. Burada teorik bilginin ötesine geçerek genç arkadaşlarımızın araştırma, üretim ve girişimcilik yetkinliklerini geliştirebilecekleri ileri düzey altyapılar oluşturduk' dedi.</p><p>'ÖĞRENCİLERİMİZİ GELECEĞİN DÜNYASINA HAZIRLIYORUZ'</p><p>Prof. Dr. Hatipoğlu, 'Multidisipliner laboratuvarlarımız, yapay zeka destekli eğitim sistemlerimiz ve sektörle iç içe öğrenme ortamlarımız sayesinde öğrencilerimizi geleceğin dünyasına hazırlıyoruz. Öğrenci ve mezun odaklı yaklaşımımızla; öğrencilerimizin eğitim sürecinden başlayarak mezuniyet sonrasına kadar sektörle güçlü bağlar kurmasını ve bu ekosistemin bir parçası olarak gelişimlerini sürdürmelerini önemsiyoruz. BAU Campus'ün, öğrencilerimiz ve mezunlarımız için sürdürülebilir başarıya açılan güçlü bir merkez olacağına inanıyorum. Boğazın hemen kıyısında konumlanan BAU Campus, aynı zamanda İstanbul'un bilim, kültür ve sanat hayatına katkı sunan yaşayan da bir merkezdir. Uluslararası iş birlikleri, kongreler ve çeşitli etkinliklerle hem akademik dünyaya hem de topluma değer üretmeyi hedefliyoruz. Hepimiz için hayırlı ve uğurlu olsun' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/baunun-innoversity-modeliyle-olusturdugu-besiktastaki-yeni-ek-binasi-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/baunun-innoversity-modeliyle-olusturdugu-besiktastaki-yeni-ek-binasi-hizmete-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="52720"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MSÜ aday tercih işlemleri sürüyor]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/msu-aday-tercih-islemleri-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/msu-aday-tercih-islemleri-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- MİLLİ Savunma Bakanlığı Milli Savunma Üniversitesine bağlı Harp Okulları ile Astsubay Meslek Yüksekokulları aday tercih işlemlerinin sürdüğünü açıkladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, '2026 Yılı Milli Savunma Üniversitesine bağlı Harp Okulları ile Astsubay Meslek Yüksekokulları aday tercih işlemleri 25 Mart-24 Nisan 2026 tarihleri arasında https://personeltemin.msb.gov.tr internet adresi üzerinden yapılacaktır' denildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/msu-aday-tercih-islemleri-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/msu-aday-tercih-islemleri-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="80267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa üniversiteleri 16-17 Nisan'da İstanbul'da buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/avrupa-universiteleri-16-17-nisanda-istanbulda-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/avrupa-universiteleri-16-17-nisanda-istanbulda-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- AVRUPA'nın dört bir yanından üniversite yöneticileri, 16-17 Nisan tarihlerinde, İstanbul'da Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek olan Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA) Yıllık Konferansı'nda bir araya gelecek. Konferansta yalnızca üniversiteleri değil, eğitim politikalarını, gençlerin geleceğini ve ülkelerin rekabet gücünü de yakından ilgilendiren başlıkların ele alınacağı kaydedildi.</p><p>Avrupa üniversitelerini temsil eden EUA'nın her yıl düzenlediği bu konferans, rektörleri, üniversite yöneticilerini, politika yapıcıları ve uzmanları bir araya getiriyor. Bu yıl İstanbul'da 29'uncusu yapılacak toplantıda, Avrupa üniversitelerinin önümüzdeki yıllarda nasıl bir yol haritası izleyeceği, hangi alanlarda birlikte hareket edeceği ve değişen dünya koşullarına nasıl uyum sağlayacağı tartışılacak.</p><p>ÜNİVERSİTELER YENİ DÜNYADA NASIL KONUMLANACAK?</p><p>Yeditepe Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:</p><p>'Bu yıl konferansın ana teması 'Değişen Bağlamlarda Üniversiteler Arası İş Birliği' olarak belirlendi. Başlık akademik görünse de içeriği son derece güncel. Çünkü üniversiteler bugün sadece eğitim veren kurumlar değil; aynı zamanda araştırma, teknoloji, inovasyon ve istihdamın merkezinde yer alıyor. Dijital dönüşüm, ekonomik dalgalanmalar, küresel rekabet ve demografik değişim, üniversitelerin bu rolü nasıl sürdüreceği sorusunu da beraberinde getiriyor.</p><p>'İki gün sürecek konferansta; üniversitelerin birbirleriyle, kamu kurumlarıyla ve özel sektörle nasıl daha güçlü iş birlikleri kurabileceği ele alınacak. Eğitim programlarının geleceği, araştırma ve inovasyon alanında ortak projeler, üniversite-sanayi iş birlikleri ve gençlerin değişen beklentileri masaya yatırılacak. Dijitalleşmenin eğitim ve araştırma üzerindeki etkileri, üniversitelerin bu sürece nasıl uyum sağlayacağı da öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p><p>'Konferansta ayrıca, Avrupa Birliği'nin yükseköğretime yönelik yeni fon ve destek programları, akademik özgürlük, toplumsal güven ve üniversitelerin demokrasiyle ilişkisi gibi konular da tartışılacak. Sürdürülebilirlik, iklim krizi ve toplumsal dönüşüm gibi küresel meselelerde üniversitelerin nasıl bir rol üstlenmesi gerektiği de gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Her yıl farklı bir Avrupa ülkesinde düzenlenen EUA Yıllık Konferansı, yükseköğretimde alınan kararların şekillendiği en önemli platformlardan biri olarak kabul ediliyor. İstanbul'da yapılacak toplantının, Türkiye'nin yükseköğretim alanındaki uluslararası görünürlüğüne katkı sağlaması ve üniversiteler arası yeni iş birliklerinin önünü açması bekleniyor.</p><p>'Konferans, Avrupa üniversitelerinin geleceğine dair tartışmaların İstanbul'dan dünyaya taşınacağı önemli bir buluşma olacak. Yeditepe Üniversitesi'nin bu prestijli organizasyon için ev sahibi olarak seçilmesi, üniversitenin uluslararası akademik alandaki görünürlüğünün ve güvenilirliğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Toplantı boyunca yapılacak görüşmelerin hem Avrupa hem de Türkiye yükseköğretim sistemi açısından yol gösterici olması hedefleniyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/avrupa-universiteleri-16-17-nisanda-istanbulda-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/04/agency/dha/avrupa-universiteleri-16-17-nisanda-istanbulda-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="39735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İKÜ'de 11'inci Aile İşletmeleri Kongresi düzenleniyor]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/ikude-11inci-aile-isletmeleri-kongresi-duzenleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/ikude-11inci-aile-isletmeleri-kongresi-duzenleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Kültür Üniversitesi, aile işletmelerinin sürdürülebilirliği, liderlik yapıları ve gelecek stratejilerini ele almak üzere 11. Aile İşletmeleri Kongresi'ne ev sahipliği yapacak. 1-2 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek kongrede iş dünyasının ve akademinin önde gelen isimleri deneyimlerini paylaşacak.</p><p>İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (AGMER) tarafından düzenlenen 11. Aile İşletmeleri Kongresi, Bakırköy Kampüsü Ataköy Binası'nda yer alan Akıngüç Oditoryumu'nda gerçekleştirilecek. 'Başarılı Aile İşletmelerinin Kodları' temasıyla düzenlenecek kongre; aile şirketlerinde yönetişim, liderlik, kuşaklar arası geçiş ve dijital dönüşüm gibi kritik başlıkları kapsamlı şekilde ele alacak.</p><p>Kongrenin açılış konuşmaları AGMER Müdürü Prof. Dr. Mahmut Paksoy, İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe ve İKÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver tarafından gerçekleştirilecek. Programın ana konuşmasını ise Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu yapacak. Çelebioğlu, 35 yılı aşkın liderlik deneyiminden hareketle aile şirketlerinde sürdürülebilir büyüme, profesyonelleşme ve uluslararasılaşma konularını ele alacak.</p><p>Kongre kapsamında düzenlenecek oturumlarda aile işletmelerinin farklı boyutları çok yönlü bir bakış açısıyla değerlendirilecek. Aile İşletmelerinde Yönetişim ve Liderliğe Giden Yol, Başarılı Aile İşletmeleri Liderini Nasıl Seçiyor ve Hazırlıyor?, Başarılı Aile İşletmeleri Geleceği Nasıl Okuyor? sorularına yanıt arayan Kongrede ayrıca Kültürün DNA'sı değer ve kapsayıcılık başlıklarında analiz edilecek. Paneller; yönetişimden liderlik dönüşümüne, kuşaklar arası devrin yönetiminden dijitalleşmeye kadar birçok konuyu da tartışacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kongrede düzenlenecek panellerde iş dünyası ve akademiden birçok isim yer alacak. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Sinan Alçın, Dr. Ümit Özüren, Prof. Dr. Öykü İyigün ve Dr. Mustafa Cenk Uludağ'ın üstleneceği oturumlarda; MAKFED Yönetim Kurulu Başkanı ve Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı ve Yılmaz Redüktör A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yılmaz, BÜTEM A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Merve Mollamehmetoğlu, İstanbul Sanayi Odası Meclis Üyesi ve İDDMİB Yönetim Kurulu Üyesi Aynur Ayhan, Çorap Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ender Doğan, Kalıp ve İskeleciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Urfalılar, TAİDER Üyesi Eren Aksu, Yorglass Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, TETA Teknik Tarım Genel Müdürü Sumer Tömek Bayındır, Yönetim Danışmanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Önder Kıratlılar, Yönetim Danışmanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Maç ve Yönetim Danışmanları Derneği Üyesi Alp Murat Baştuğ konuşmacı olarak yer alacak.</p><p>Aile işletmelerinin sürdürülebilirliği ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlamayı amaçlayan kongre, akademi ile iş dünyasını bir araya getirerek bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Gün boyunca sürecek oturumların ardından katılımcılar için networking imkanı da sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/ikude-11inci-aile-isletmeleri-kongresi-duzenleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/ikude-11inci-aile-isletmeleri-kongresi-duzenleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="61651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de dijital eşitliğe destek amacıyla 1000 bilgisayar kullanıma sunulacak]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/eskisehirde-dijital-esitlige-destek-amaciyla-1000-bilgisayar-kullanima-sunulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/eskisehirde-dijital-esitlige-destek-amaciyla-1000-bilgisayar-kullanima-sunulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- AKFEN Holding bünyesinde faaliyet gösteren Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş., Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile hayata geçirdiği iş birliğiyle, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren sosyal katkı modelini uygulamaya aldı. Protokol kapsamında 1000 adet bilgisayar, okulların kullanımına sunulacak.</p><p>Kamu-özel sektör iş birliğinin somut bir çıktısı olarak hayata geçirilen bu model; kullanılabilir durumdaki teknolojik ekipmanların yeniden değerlendirilerek eğitime kazandırılmasını, okulların dijital altyapısının güçlendirilmesini ve öğrencilerin çağın gerektirdiği imkânlara daha eşit şartlarda erişmesini hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akfen Holding bünyesinde faaliyet gösteren Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş. ile Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol ile birlikte, sürdürülebilir sosyal fayda yaklaşımını merkeze alan örnek bir uygulama hayata geçirildi. Eskişehir Şehir Hastanesi Konferans Salonu'nda düzenlenen imza töreni, kamu ve özel sektörün ortak değer üretme potansiyelini ortaya koyan bir iş birliği olarak öne çıktığı aktarıldı.</p><p>Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın ile Akfen Eskişehir Şehir Hastanesi İşletme Müdürü Yalçın Temel arasında imzalanan protokol törenine; Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş. Genel Müdürü Uğur Kılınç, millî eğitim yöneticileri ve şirket yetkilileri katıldı.</p><p>Protokol kapsamında, çalışır durumda olan 1000 adet bilgisayar kasası ve monitör, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen okullara ulaştırılacak. Bu sayede okulların teknolojik altyapısının güçlendirilmesi, öğrencilerin dijital imkanlara erişiminin artırılması ve eğitimde fırsat eşitliğinin desteklenmesi amaçlanıyor. Ayrıca ihtiyaç duyulması halinde kurulum ve teknik destek süreçleri de sağlanarak ekipmanların etkin ve sürdürülebilir kullanımı güvence altına alınacak.</p><p>'HEDEFİMİZ TOPLUMSAL FAYDAYI BÜYÜTMEK'</p><p>Akfen Hastane Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş. Genel Müdürü Uğur Kılınç, hayata geçirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p><p>'Akfen olarak, sahip olduğumuz kaynakları yalnızca ekonomik değer üretmek için değil, toplumsal faydayı büyütmek için de kullanmayı önceliklendiriyoruz. Eskişehir'de hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, kullanılabilir durumdaki teknolojik ekipmanların yeniden değerlendirilerek eğitime kazandırılmasını sağlayan sürdürülebilir bir model sunuyor. Bu yaklaşımın, farklı bölgelerde de yaygınlaşarak daha fazla öğrencinin eğitim hayatına katkı sağlamasını temenni ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/eskisehirde-dijital-esitlige-destek-amaciyla-1000-bilgisayar-kullanima-sunulacak</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/eskisehirde-dijital-esitlige-destek-amaciyla-1000-bilgisayar-kullanima-sunulacak.jpg" type="image/jpeg" length="51432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Gençler parayı yönetmeyi geç öğreniyor']]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/gencler-parayi-yonetmeyi-gec-ogreniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/gencler-parayi-yonetmeyi-gec-ogreniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Melike USLU- Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- GENÇLER parayı kazanmayı öğreniyor ama yönetmeyi geç öğreniyor. Uzmanlara göre, gelir elde etmeye başlandığı halde tasarruf alışkanlığının gecikmesi ve finansal kararların yeterince bilinçli alınmaması, gençlerin en sık yaptığı hataların başında geliyor. Yeditepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden Prof. Dr. Gaye Gencer, finansal okuryazarlığın artık sadece bireysel bir beceri değil, ekonomik dayanıklılığın da temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi.</p><p> </p><p>'Güçlü birey tanımı günümüzde değişti' diyen Prof. Dr. Gencer, artık yüksek gelirin tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Gencer, 'Güçlü birey sadece çok kazanan kişi değildir. Gelir-gider dengesini kurabilen, düzenli bütçe oluşturabilen, tasarruf yapabilen ve birikimini doğru yönetebilen kişi finansal olarak güçlüdür. Bugün birçok genç gelir elde etmeye başladıktan sonra bile tasarrufu erteleyebiliyor. Oysa finansal güç, erken yaşta kazanılan alışkanlıklarla oluşur' dedi.</p><p> </p><p>'TASARRUFA ERKEN BAŞLAMAK BELİRLEYİCİ'</p><p> Gençlerin en önemli hatalarından birinin birikim yapmaya geç başlaması olduğunu belirten Prof. Dr. Gencer, düzenli gelir elde edilmeye başlandığı andan itibaren tasarrufun bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini söyledi. 'Küçük tutarlarla başlamak bile uzun vadede ciddi fark yaratır' diyen Gencer, bu birikimlerin doğru araçlarla değerlendirilmesinin de en az tasarruf etmek kadar önemli olduğuna dikkat çekti.</p><p> </p><p>Finansal okuryazarlığın artmasının yalnızca bireyleri değil, ekonomiyi de güçlendirdiğini ifade eden Yeditepe Üniversitesi İşletme Bölümü'nden Prof. Dr. Gencer, 'Tasarruf oranlarının artması, ülkelerin ekonomik dayanıklılığını doğrudan etkiler. Bu nedenle finansal okuryazarlık, bireysel bir kazanım olmanın ötesinde toplumsal bir ihtiyaçtır' diye konuştu.</p><p> </p><p>'SOSYAL MEDYADA BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT'</p><p>Son yıllarda sosyal medyada hızla yayılan yatırım içeriklerine de değinen Prof. Dr. Gencer, özellikle gençlerin bu içeriklere karşı temkinli olması gerektiğini söyledi. 'Sosyal medyada finansal okuryazarlığa katkı sağlayan faydalı içerikler olduğu kadar ciddi bir bilgi kirliliği de var' diyen Prof. Dr. Gencer, 'Her duyulan bilgiyle yatırım yapılması, özellikle dalgalı piyasalarda ciddi kayıplara yol açabilir. Bu nedenle gençlerin edindikleri bilgileri mutlaka doğrulamaları gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p><p> </p><p>ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİYLE EĞİTİM BAŞLADI</p><p> Yeditepe Üniversitesi ile Nottingham Trent University iş birliğinde yürütülen ve British Council desteği alan proje ile öğrenciler, finansal okuryazarlık alanında doğrudan eğitim almaya başladı. Proje kapsamında üniversite öğrencilerine bütçe yönetimi, tasarruf, yatırım araçları ve finansal karar alma süreçleri konusunda kapsamlı eğitimler veriliyor.</p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Projenin çıktılarından biri olarak Yeditepe Üniversitesi'nde FIN101 koduyla finansal okuryazarlık dersinin açılması planlanıyor. Rektörlük seçmeli dersi olarak sunulacak bu ders sayesinde yalnızca işletme ya da uluslararası finans bölümlerinde değil, farklı disiplinlerde eğitim gören öğrencilerin de finansal bilinç kazanması hedefleniyor.</p><p> </p><p>'KRİZ DÖNEMLERİNDE FARK YARATIYOR'</p><p> Finansal okuryazarlığın özellikle ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde daha da kritik hale geldiğini belirten Prof. Dr. Gencer, 'Finansal bilgiye sahip bireyler, kriz dönemlerinde tasarruflarını ve yatırımlarını koruma konusunda daha avantajlıdır. Bu nedenle finansal okuryazarlık, krizlere karşı bir güvenlik kalkanı işlevi görür' dedi.</p><p> </p><p>Bu süreçte üç temel becerinin öne çıktığını ifade eden Yeditepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden Prof. Dr. Gencer, bunları gelir-gider dengesini kurmak, düzenli tasarruf yapmak ve borçlanmayı doğru yönetmek olarak sıraladı. Bu becerilerin, bireylerin hem çalışma hayatında hem de emeklilik döneminde finansal olarak güçlü kalmasını sağladığını söyledi.</p><p> </p><p>'TEK BİR YATIRIM ARACINA BAĞLI KALMAYIN'</p><p>Nottingham Trent Üniversitesi'nden Dr. Sercan Demiralay ise gençlerin yatırım yaparken en sık düştüğü hatalardan birinin tüm birikimi tek bir alana yönlendirmek olduğunu söyledi. 'Herkes için tek bir doğru yatırım aracı yoktur' diyen Demiralay, 'En temel ilke riski dağıtmaktır. Tüm birikimi tek bir varlığa yatırmak büyük risk taşır. Portföy çeşitlendirmesi, finansal istikrarın en önemli unsurlarından biridir' dedi.</p><p> </p><p>Altının genellikle 'güvenli liman' olarak görülmesine rağmen her zaman aynı performansı göstermediğine dikkat çeken Dr. Demiralay, yatırım kararlarının farklı araçlarla karşılaştırılarak verilmesi gerektiğini vurguladı. 'Sadece 'herkes altın alıyor' düşüncesiyle hareket etmek doğru değildir' diyen Dr. Demiralay, yatırımın bilinçli analiz gerektirdiğini ifade etti.</p><p> </p><p>'Yatırım ciddi bir iştir' uyarısında bulunan Dr. Demiralay, özellikle gençlerin yalnızca sosyal medya içeriklerine dayanarak karar vermemesi gerektiğini belirterek, 'Bir hisseye yatırım yapmadan önce o şirketin mali tablolarını incelemek gerekir. Finansal rasyoları analiz etmeden yapılan yatırımlar ciddi risk içerir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/gencler-parayi-yonetmeyi-gec-ogreniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/gencler-parayi-yonetmeyi-gec-ogreniyor.jpg" type="image/jpeg" length="82183"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/egitim-bir-sen-kadin-komisyonlari-9-turkiye-bulusmasi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/egitim-bir-sen-kadin-komisyonlari-9-turkiye-bulusmasi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- EĞİTİM -Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması 146 şubeden bin sendikacı kadın liderin katılımıyla Kızılcahamam'da gerçekleştirildi. Buluşmada, kadın eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, elde edilen kazanımlar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı.</p><p>Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması,Genel Başkan Ali Yalçın, Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ve Türkiye genelindeki 146 şubeden 1000 sendikacı kadın liderin katılımıyla Kızılcahamam'da gerçekleştirildi. Buluşmada, kadın eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, elde edilen kazanımlar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı.</p><p>Toplantının açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, '34 yıllık sendikal mücadelemizi emeğimizi değerli kılmak, ekmeğimizi büyütmek için sürdürüyoruz. Bugün dünyayı saran kapitalist emperyalist düzen nasıl barış üretmiyorsa, 'kadın hakları ve özgürlükleri' diye servis ettikleri süslü paketler de insanlığı felakete sürüklüyor. Hiç kimse bu ifsada kayıtsız kalmamızı beklemesin. Ne sessiz kalırız ne de bize reçete diye sunulan zehre uzanırız. Çünkü biz meseleye bambaşka bir yerden bakıyoruz. Bizim anlayışımızda kadın; güç savaşlarının aparatı, kültürel değişimin ajanı değil, toplumun vicdanı, medeniyetin taşıyıcısı, geleceğin kurucusudur. Kadınlar Komisyonumuz da sadece teşkilatımızın, sendikamızın bir parçası değil, inancımızın, kültürümüzün, değerlerimizin müstahkem kalesidir. İşte bu anlayışla kadınıyla erkeğiyle Eğitim-Bir-Sen olarak bizler, küresel sistemin çürümüş düzenine karşı duruyoruz' dedi.</p><p>Yalçın, şunları söyledi:</p><p>'Okullarda ve üniversitelerde geleceği inşa eden, bilgiyi şefkatle yoğuran, emeğiyle topluma yön veren kadın eğitimcilerimizin azmi, yarınlarımızın teminatıdır. Kadınların desteğiyle büyüyüp güçlenen sendikal mücadelemiz, adaletin, hakkın ve insan onurunun daha gür bir sesle savunulmasına vesile olmaktadır. Eğitim-Bir-Sen olarak, kadınların emeğini görünür kılan, sözünü güçlendiren ve karar süreçlerindeki etkisini artıran bir anlayışla yol yürümeye kararlıyız. Kadın komisyonumuzun örgütlenme bilincindeki artış, sendikal mücadelemiz kadar ülkemiz ve geleceğimiz için de önem taşımaktadır. Çünkü biliyoruz ki; kadının emeği güçlendikçe toplum güçlenir, kadınların sesi yükseldikçe gelecek daha sağlam inşa edilir.'</p><p>Yalçın, şunları ekledi:</p><p>'Bugün, 'ücrette denge', 'gelirde adalet' çağırımız, temel mücadele hattımızdır. Anamızın ak sütü gibi helal olan refah payı gelmeden, gelir vergisi yüzde 15'e sabitlenmeden, birinci dereceye 3600 ek gösterge hayata geçirilmeden, akademik zam gerçekleşmeden, selasını 8. Dönem Toplu Sözleşme'de okuyup 'bu yasayla buraya kadar' dediğimiz 4688 sayılı Kanun değişmeden, reform paketiyle kamu personel sistemi değiştirilmeden durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz.'</p><p>Yalçın, konuşmasının devamında şunları kaydetti:</p><p>'Biz ki 1124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz. Biz ki üyelerimizin emanet ettiği yetkiyi, masada, sahada, medyada, sosyal diyalog kanallarının tamamında kararlılıkla mücadeleye dönüştüren hareketiz. İşte bunun en son örneğini kadın kamu görevlilerinin analık hakları konusunda, etkili mücadelemiz sonucu doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin kazanımda gördük. Yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulmuş fakat kapsamı dar uygulamada eksiklikler vardı. 9 yıl boyunca toplu sözleşmeden tutun da KPDK'ya, KİK'e, ikili görüşmelere kadar birçok platformda 'kadınların analık hakları örselenmesin, kamu görevlileri arasına ayrım konmasın' dedik. Ve nihayetinde bu talebimiz kazanıma dönüştü.'</p><p>Yalçın, 'Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır. Tencerede dert değil, aş kaynayacaksa, kadın eğitim çalışanlarının iç huzuru için iş huzuru sağlanacaksa bu ses duyulsun istiyoruz. Tabi şunu da ifade etmeliyim ki bugün bu taleplerimiz birilerine imkansız gelebilir. Dün süt iznine de 24 hafta ücretli doğum izinlerine de imkânsız deniliyordu ama ne oldu? Dün mümkün değil denilen bugün mümkün oldu, bakın kazanıma dönüşüyor' dedi.</p><p>Yalçın, 'Sadece sorunları sıralamıyor, çözümleri geliştiriyoruz; 'Söyledik, bizden çıktı, işimiz bitti' demiyor, taleplerimizi takip ediyoruz, kazanıma dönüştürüyoruz' diye konuştu.</p><p>Yalçın, 'Birkaç yıl önce Eyüpsultan'da görev yapan okul müdürü İbrahim Oktugan'ın öldürüldüğünü, bir süre önce de İstanbul'da Fatma Nur Çelik öğretmenin acısını yaşadık.O gün meslek hayatımın en zor günlerinden birini yaşadım. Gittik cenazemizi omuzladık, ailemizin yanında olduk. Yüreğimiz yandı, içimiz parçalandı. Fatma Nur öğretmenimizin acısını içimize gömdük ama kimse bu meseleyi kapattığımızı zannetmesin' dedi.</p><p> </p><p>Yalçın, 'Bizim tek bir meslektaşımızı daha şiddete kurban vermeye, ağzı süt kokan tek bir yavrumuzun daha yetimliğine, öksüzlüğüne tahammülümüz yok. Biz eğitimde şiddet konusunda kınama mesajı değil, şiddet yasasının tavizsiz uygulanmasını istiyoruz. Bu konuda da bazı yeni adımlar attık, 'şiddet nedeniyle görevi başında vefat eden kamu görevlileri şehit sayılmalı ve buna bağlı haklardan yararlandırılmalı' dedik. Düzenleme yapılması için de talebimizi TBMM'ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'ne gönderdik. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum' diye konuştu.</p><p>Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka ise konuşmasında şunları ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Aile ve kadın emeğinin korunmasının önemine işaret ederek, 'Aile, bir medeniyetin taşıyıcı kolonu, bir milletin hafızasıdır. Aile zayıflarsa toplum ayakta kalamaz. Bu nedenle aileyi merkeze alan sosyal politikaların güçlendirilmesi şarttır. Bizim teklifimiz, kadın kamu çalışanlarının mali ve özlük haklarını koruyan, çocuğun ve toplumun üstün yararını ve değerleri gözeten bir çalışma hayatı.'</p><p>Aydın, 'Çalışma sürelerinin kadın kamu görevlileri lehine yeniden düzenlenerek, haftalık çalışma süresi 32 saate ya da mesai günlerinin 4 güne düşürülmesi, analık izin sürelerinin artırılması ve tam istihdam güvencesiyle yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi üzerine olacaktır. Bizim teklifimiz net, maaş kaybı olmadan, özlük hakları korunarak, insan, aile ve değerleri merkeze alan bir çalışma hayatı. Çalışma hayatındaki kadınların analık hakları için TBMM'ye sunulan düzenleme için yetmez ama evet diyoruz. Doğum izin süresinin 60 aya çıkarılması doğru olandır. Biz bu doğru olanın yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz' diye konuştu.</p><p>Aydın, 'Kontrolsüz dijital içerikler çocuklar ve gençler üzerinde ciddi riskler oluşturuyor. Dijital dünyanın esiri değil, efendisi olmalıyız. Karanlık odakların ürettiği algoritmalara teslim olmayacağız, çocuklarımızı bu algoritmaların mahkumu yapmayacağız. Dijital platformlar, kültürel değerlerimizi koruyacak şekilde denetlenmeli; şiddet, zorbalık ve müstehcen içerikli platformlara karşın etkin, hukuki tedbirler alınmalıdır. Aile dostu dijital içerikler üretilmeli, ahlak dışı gündüz kuşağı yayınları tümden yasaklanmalıdır. Sosyal medya kullanımında getirilen 15 yaş sınırlamasına ilişkin mevzuatın çıkarılmasını önemsiyoruz. Bu düzenlemenin başarıya ulaşması adına atılacak adımlara destek vermeye hazırız' dedi.</p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/egitim-bir-sen-kadin-komisyonlari-9-turkiye-bulusmasi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/egitim-bir-sen-kadin-komisyonlari-9-turkiye-bulusmasi-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="95696"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Gezer'den Atlas Çağlayan iddianamesi ile ilgili değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/dr-gezerden-atlas-caglayan-iddianamesi-ile-ilgili-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/dr-gezerden-atlas-caglayan-iddianamesi-ile-ilgili-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA) - İSTANBUL Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Anabilim Dalı Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özge Sırma Gezer, İstanbul Güngören'de, 14 Ocak'ta yan bakma nedeniyle çıkan kavgada hayatını kaybeden 16 yaşındaki Atlas Çağlayan cinayetine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının tamamladığı iddianameyi değerlendirdi.</p><p> İddianamenin ardından yeniden gündeme gelen akran şiddetine yönelik yaptırımlar ve suça sürüklenen çocuk kavramlarını ceza hukuku çerçevesinde ele alan Dr. Öğr. Üyesi Sırma Gezer, 'Akran zorbalığı yalnızca pedagojik değil aynı zamanda ciddi bir ceza hukuku sorunudur. Zorbalık çocukları hem mağdur hem de 'suça sürüklenen çocuk' konumuna taşıyabilir' dedi.</p><p> Atlas Çağlayan davasında henüz verilmiş ya da kesinleşmiş bir ceza bulunmadığını belirten Dr.Öğr. Üyesi Özge Sırma Gezer, iddianamenin Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabulünün ardından duruşmalara başlanabileceğini dile getirdi. Dr. Öğr. Üyesi Sırma Gezer, haber içeriklerinde, mağdurların aksine suçu gerçekleştirenlerin isimlerinin kamuoyu ile paylaşılmamasına yönelik tepkilere ise şu sözlerle açıklık getirdi: 'Çocuk mahkemelerinin bir özelliği vardır, çocuk yargılaması gizli ve kapalı yapılır. Bu nedenle metinlerde, belgelerde isimler kodlanmış şeklinde paylaşılır.'</p><p> Dr.Öğr.Üyesi Sırma Gezer, 'Türk Ceza Kanunu'na göre çocukların ceza sorumluluğunu farklı yaş gruplarına göre belirlenir. Bu noktada Atlas Çağlayan olayında iddianamede istenilen cezalar, Ceza Kanunumuza göre doğru. Ceza Kanunumuzda 0-12 yaş grubunda ceza sorumluluğu bulunmuyor, yalnızca güvenlik tedbirleri uygulanabiliyor. 12-15 yaş grubunda çocuğun fiilin anlam ve sonuçlarını kavrayıp kavrayamadığı değerlendirilerek indirimli ceza uygulanabiliyor. Bu suç özelinde, fiili gerçekleştiren 14 yaşında ve yüzde 50 indirim ile yarı cezayı çekecek. 15-18 yaş grubunda ise ceza sorumluluğu bulunuyor ancak yine indirimli ceza söz konusu oluyor. 15-18 yaş arasında ise cezada üçte bir oranında indirim uygulanıyor Bu yaklaşım, çocukların gelişimsel özelliklerinin hukuk sistemi içinde dikkate alınması gerektiğini gösteriyor' diye konuştu.</p><p> 'ÇOCUK, CEZA HUKUKUNDA YAPTIRIMDAN MUAF DEĞİL'</p><p> Çocuk suçluluğu konusunun ceza hukuku açısından farklı ele alınması gerektiğini aktaran Gezer, modern hukuk sistemlerinde çocukluk döneminin yetişkinlerden ayrı değerlendirilmesi gereken özel bir dönem olarak kabul edildiğini ifade etti. Çocukların suç işlemesini önlemede yalnızca ceza yaptırımlarının yeterli olmadığını belirten Gezer, çocukların ceza sorumluluğunun değerlendirilmesinde Birleşmiş Milletler'in Pekin Kuralları'nın önemli bir referans olduğunu söyledi. Gezer, 'Pekin Kuralları, çocukların ceza sorumluluğunun onların duygusal ve zihinsel olgunluk düzeyi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor' dedi.</p><p> Dr. Öğr. Üyesi Özge Sırma Gezer, akran zorbalığının özellikle ergenlik döneminde yaygınlaştığını ve toplumsal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çeken Gezer, zorbalığın gençler arasında oldukça yaygın olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p> 'Zorbalık ve kavga gençler arasında oldukça yaygın. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gelişmekte olan 40 ülkede erkeklerin yüzde 42'si ve kızların yüzde 37'si zorbalığa maruz kalıyor. Öğrencilerin yaklaşık yüzde 15-25'i zorbalık mağduru, yüzde 15-20'si ise zorbalık faili olarak belirleniyor.'</p><p> 'ZORBALIK BİRÇOK SUÇ TÜRÜNE DÖNÜŞEBİLİYOR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akran zorbalığının yalnızca bir disiplin sorunu olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Özge Sırma Gezer, bazı zorbalık davranışlarının doğrudan ceza hukuku kapsamında suç oluşturabileceğine dikkat çekti. Zorbalığın süreklilik göstermesi halinde eziyet suçu (TCK m.96) kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Gezer, zorbalık nedeniyle bir öğrencinin okula gitmekten alıkonulması veya eğitim hayatının engellenmesi durumlarının eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi (TCK m.112) suçunu gündeme getirebileceğini ifade etti.</p><p> Sürekli rahatsız edici davranışların kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (TCK m.123) kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Gezer, öğrencinin eşyalarına zarar verilmesi halinde mala zarar verme suçu (TCK m.151) oluşabileceğini söyledi. Gezer ayrıca bazı zorbalık vakalarının kasten yaralama, hakaret, tehdit ve şantaj gibi suçlara dönüşebileceğini ifade ederken, özellikle dijital ortamlarda gerçekleşen zorbalık olaylarında özel hayatın gizliliğinin ihlali ile kişisel verilerin ele geçirilmesi veya yayılması gibi suçların da gündeme gelebileceğini dile getirdi.</p><p> SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK KAVRAMI</p><p>Çocuk Koruma Kanunu'nda suç işleyen çocuklar için 'suçlu çocuk' yerine 'suça sürüklenen çocuk' kavramının kullanıldığını hatırlatan Gezer, bu ifadede çocuğun yalnızca cezalandırılmasını değil aynı zamanda korunmasını ve rehabilite edilmesini esas aldığını söyledi. Gezer, 'Aynı kanun zorbalığa maruz kalan çocukları da 'korunmaya ihtiyaç duyan çocuk' olarak tanımlıyor' dedi.</p><p> ÇOCUK KORUMA KANUNU'NDA DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER</p><p>Çocuk Koruma Kanunu kapsamında uygulanabilecek koruyucu ve destekleyici tedbirlere de değinen Gezer, bu kapsamda çocuğa ve ailesine psikolojik ve sosyal destek verilmesini içeren danışmanlık tedbirinin yanı sıra eğitim, sağlık ve barınma tedbirlerinin de bulunduğunu belirtti. Gezer, gerekli durumlarda çocuğun koruyucu aile veya bakım kurumlarına yerleştirilmesini öngören bakım tedbirinin de uygulanabildiğini söyledi. </p><p> 'SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞUN AİLESİ YAPTIRIMA TABİ DEĞİL'</p><p> 'Suça sürüklenen çocuk' tartışmalarında ailelerin cezalandırılmasına yönelik görüşlere de değinen Gezer, hukuk sisteminde suçun şahsiliği ilkesinin esas olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: </p><p> 'Hukukta suçun şahsiliği prensibi vardır. Bu nedenle suça sürüklenen çocukların ailelerine yönelik doğrudan bir yaptırım hukukumuzda bulunmamaktadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Istanbul</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/dr-gezerden-atlas-caglayan-iddianamesi-ile-ilgili-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/dr-gezerden-atlas-caglayan-iddianamesi-ile-ilgili-degerlendirme.jpg" type="image/jpeg" length="43090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: Öğrencilerimizi gerçek hayat problemleriyle temas ettiren eğitim modelini gerekli görüyoruz (2)]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/yok-baskani-ozvar-ogrencilerimizi-gercek-hayat-problemleriyle-temas-ettiren-egitim-modelini-gerekli-goruyoruz-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/yok-baskani-ozvar-ogrencilerimizi-gercek-hayat-problemleriyle-temas-ettiren-egitim-modelini-gerekli-goruyoruz-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BİLİM İLETİŞİMİ OFİSİ'Nİ AÇTI</p><p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi'nde (ETÜ) 'Bilim İletişimi Ofisi'ni açtı. ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ve bölge üniversitelerinin rektörleriyle ofisi gezen Prof. Dr. Özvar, 'Bilim iletişim ofisimiz üniversitelerimizin üretmiş olduğu nitelikli bilgi, teknoloji, araştırma ürünleri ve diğer her türlü çıktıların kamuoyuyla, toplumla buluşması noktasında faaliyet gösteren bir arayüz görevi görüyor. Bu bakımdan tüm üniversitelerimizde üretilen faydalı bilginin topluma intikali konusunda bu ofislerimizden istifade ediyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'ÜNİVERSİTELERİMİZ TOPLUMLA İÇ İÇE OLMALI'</p><p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, ETÜ Senato Salonu'nda bölge rektörlerinin katılımıyla DAP Üniversiteler Birliği'nin (ÜNİDAP) 2026 yılı olağan toplantısına başkanlık etti. Üniversitelerin bölgesel konulara duyarlılığının büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Özvar, 'Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil, bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir. Bu açıdan tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerimizin aktif rol üstlenmesi artık bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki; halktan kopuk bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye'sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır. Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı. Yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, tüm topluma açık olmak durumundadır' diye konuştu.</p><p>'17,6 MİLYAR TL'LİK BİR KAYNAK BÖLGEYE KAZANDIRILMIŞTIR</p><p>Üniversitelerin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkilerin hayati öneme haiz olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özvar, şunları söyledi:</p><p>'Zira günümüzde üniversite, sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileştirilmesi, inovasyon yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş birlikleri bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP'ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17,6 milyar TL'lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP'ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL'yi aşan ve sayısı bin 726'ya çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP'ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır.'</p><p>Üniversitelerin DAP ile geliştirdiği iş birliklerinin takdire şayan etkinlik olarak dikkat çektiğini kaydeden Prof. Dr. Özvar, '2013-2025yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata geçirilmiş ve yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bu sayıyı yeterli göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın iş birliği içinde arttırmalıyız' dedi. </p><p>ÜNİVERSİTELERİN ÖNEMLİ GÜNDEMİ</p><p>Üniversitelerin üzerinde durması gereken konulardan birisinin müfredatlar olduğunu belirten Prof. Dr. Özvar, 'Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçimlik dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması, derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi. En az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alması. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka, daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu yani uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi, öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet ve kıymet kıymetli arkadaşlarım beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversitelerde öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır. İşte bu toplantıda bu sözünü ettiğimiz konuların gündeme alınması bakımından da fevkalade önem arz etmektedir' diye konuştu.</p><p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar'ın konuşması sonrası toplantı basına kapalı olarak devam etti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Erzurum</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/yok-baskani-ozvar-ogrencilerimizi-gercek-hayat-problemleriyle-temas-ettiren-egitim-modelini-gerekli-goruyoruz-2</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/yok-baskani-ozvar-ogrencilerimizi-gercek-hayat-problemleriyle-temas-ettiren-egitim-modelini-gerekli-goruyoruz-2.jpg" type="image/jpeg" length="23658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: Öğrencilerimizi gerçek hayat problemleriyle temas ettiren eğitim modelini gerekli görüyoruz]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/yok-baskani-ozvar-ogrencilerimizi-gercek-hayat-problemleriyle-temas-ettiren-egitim-modelini-gerekli-goruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/yok-baskani-ozvar-ogrencilerimizi-gercek-hayat-problemleriyle-temas-ettiren-egitim-modelini-gerekli-goruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salih TEKİN/ERZURUM, (DHA)- YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yalnızca teorik bilgiye dayalı bir eğitim anlayışının yeterli olmadığını belirterek, 'Öğrencilerimizi daha erken dönemde uygulama ile buluşturan, onları proje üretmeye teşvik eden ve gerçek hayat problemleriyle temas ettiren bir eğitim modeline geçişi gerekli görmekteyiz. Öğrencilerimizin çok sayıda ancak derinlik ve beceri kazandırmayan derslerle meşgul etmek yerine onların yeteneklerini ortaya koyabilecekleri proje geliştirebilecekleri ve üretkenliklerini artırabilecekleri bir yapı kurmamız önemlidir' dedi.</p><p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Atatürk Üniversitesi Senato Salonu'nda yapılan Üniversitelerarası Kurul Toplantısı'na (ÜAK) başkanlık etti. Toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminde son dönemde stratejik bir değişim ve dönüşüm süreci yaşandığını bildirdi. Yürüttükleri stratejik dönüşümün önemli bir boyutunun yükseköğretim programlarına ilişkin hayata geçirdikleri kontenjan politikası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özvar, 'Bu konuyla ilgili kapsamlı değerlendirmelerimi kısa bir süre önce hem kamuoyuyla hem de sizlerle paylaştım. Çok kısa şekilde bir kez daha ifade etmek isterim; kontenjan konusunu yalnızca sayısal bir mesele olarak değil, ülkemizin insan kaynağı planlamasının stratejik bir unsuru olarak ele almaktayız. Üniversitelerimizin akademik ve fiziki kapasitesi, iş gücü piyasasının ihtiyaçları ve geleceğin meslek alanları birlikte değerlendirilerek çok dengeli ve rasyonel bir planlama yapmaktayız. Bu sürecin ilgili tüm kamu kurumlarıyla, sektör temsilcileriyle ve sivil toplum örgütleriyle yakın iş birliği içerisinde yürüttüğümüzü ve yürüteceğimizi de bilmemizi isterim. Amacımız mezunlarımızın istihdam imkanlarını güçlendiren, ülkemizin kalkınma hedefleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yükseköğretim yapısı oluşturmaktır. Bu bakımdan başkanlığımıza ulaşan her türlü kontenjan ve yeni program açma taleplerini bu hususları göz önüne almak suretiyle değerlendirdiğimizi bilmenizi isterim' diye konuştu. </p><p>'3+1 HATTA 2+2 YA DA 7+1 VEYA 6+2 MODELİNİ HAYATA GEÇİRMELİYİZ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yükseköğretimde stratejik dönüşümün en önemli aşamalarından birinin de lisans programlarının içerik ve yapısının yeniden ele alınması olduğunu belirten Prof. Dr. Özvar, şunları söyledi:</p><p>'Artık yalnızca teorik bilgiye dayalı bir eğitim anlayışının yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Öğrencilerimizi daha erken dönemde uygulama ile buluşturan onları proje üretmeye teşvik eden ve gerçek hayat problemleriyle temas ettiren bir eğitim modeline geçişi gerekli görmekteyiz. Öğlencilerimizin çok sayıda ancak derinlik ve beceri kazandırmayan derslerle meşgul etmek yerine onların yeteneklerini ortaya koyabilecekleri, proje geliştirebilecekleri ve üretkenliklerini artırabilecekleri bir yapı kurmamız önemlidir. Bu çerçevede günümüz dünyasında, ülkemizde yükseköğretimin en önemli meselelerinden biri olan uygulamalı eğitime de özel bir önem atfettiğimizi vurgulamak isterim. Sizlerle daha önce detaylarını paylaştığım üzere kısa süreli ve çoğu zaman sembolik kalan staj uygulamaları yerine öğrencilerin doğrudan üretim süreçlerine katıldığı gerçek iş ortamlarında deneyim kazandığı bir modeli yaygınlaştırdığımızı kamuoyuyla paylaşabiliriz. Bu dönüşümün merkezinde iş yeri temelli uygulamalı, meslek eğitim anlayışı yatmaktadır. Daha önceki buluşmamızda ön lisans ve lisans programlarında bir ya da iki dönemi kapsayan uygulamalı eğitim modellerini devreye alacağımızı ifade etmiştim. Bu konudaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam etmekteyiz. Gördüğümüz tablo şudur: Sadece ön lisansta değil lisansta da uzun süreli iş yerinde mesleki eğitime ağırlık verilen program veya bölümlerden mezun olan öğrencilerimizin istihdam oranları yükselmektedir. Bu gerçek apaçık bir şekilde ortaya çıktığına göre bütün üniversitelerimizin artık ortaya koyduğumuz bu vizyon ve perspektifle 3+1, 2+2 ya da 7+1 veya 6+2 modelini hayata geçirmek için gerekli çalışmaları başlatmalarını kendilerinden beklediğimiz bu toplantı vesilesiyle sizlere sunmak isterim.' </p><p>Mesleki eğitimde Organize Sanayi Meslek Yüksekokullarının önem çıkan bir başlık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özvar, bu modeli daha da yaygınlaştırmayı planladıklarını söyledi. </p><p>'11 ÜNİVERSİTEMİZİN İLK 500 İÇİNDE YER ALMASI ÇOK KIYMETLİ'</p><p>Üniversitelerin araştırma performansı ve uluslararası görünürlüğü üzerinde hassasiyetle durduklarını kaydeden Prof. Dr. Özvar, 'Uluslararası sıralamaları tek başına bir hedef olarak, amaç olarak görmediğimizi her vesileyle her platformda ifade etmeye çalışıyoruz. Ancak üniversitelerimizin bilimsel üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü göstermesi bakımından önemli de bulduğumuzu ifade etmek isterim. Bu alanda kaydettiğimiz yükselişin sürdürülebilir olması önemli bir konudur. Bunun için tüm üniversitelerimizin gayret göstermesi hepimiz açısından beklenen bir faaliyettir. Bu konuda son dönemde memnuniyet verici neticeler aldığımızı gözlemlemekteyiz. Uluslararası bir sıralama kuruluşu tarafından bu hafta açıklanan 2026 alan bazlı dünya üniversite sıralamasında Türkiye'den 11 üniversitemizin farklı alanlarda ilk 500 içinde yer alması çok kıymetli bir gelişme veya haberdir. 100'ün üzerinde ülkeden yaklaşık bin 900 üniversitenin değerlendirmeye alındığı bu kapsamlı çalışmada elde edilen başarı üniversitelerimizin küresel akademik rekabette giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini ortaya koymaktadır' dedi. </p><p>Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital teknolojiler gibi alanlarda çalışmaların yoğun bir şekilde sürdüğünü anlatan Prof. Dr. Özvar, 'Bu alanlarla açılan yeni programların sürdürülebilirliği için nitelikli akademik insan kaynağı yetiştirilmesi kritik bir ihtiyaç haline gelmiştir. Buna dair kadro izinleri Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı'ndan alınmış bulunmaktadır. Öğretim elemanı yetiştirmek için farklı disiplinlerden mezunların bu alanlara, yönlendirilmesini sağlayacak lisansüstü eğitim imkanlarını genişleteceğimizi bu vesileyle kamuoyuyla paylaşmak isterim. Yakın zamanda yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte doktora eğitimine ilişkin önemli bir yapısal değişikliği de hayata geçirdiğimizi dile getirmek isterim. Öncelikli alanlarda doktora öğrencisi seçimi için merkezi bir sınav sistemi getiriyoruz. Bu yıl inşallah bunu başlatmış olacağız. Bu düzenlemeyle doktora eğitimine giriş sürecini daha şeffaf, ölçülebilir ve nitelik odaklı bir yapıya kavuşturmayı hedeflemekteyiz. Aynı zamanda bu sistem araştırma görevlisi kadrolarının stratejik alanlara yönlendirilmesini sağlayarak ülkemizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının daha planlı bir şekilde yetişmesine katkı sunacaktır. Bununla birlikte lisansüstü eğitim mevzuatında gerçekleştirdiğimiz değişikliklerle doktora programlarına kabul süreçleriyle akademik kadro planlaması arasında daha bütüncül ve eş güdümlü bir yapı oluşturuyoruz. Bu yaklaşık yükseköğretim sistemimizin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından önemli bir başlık olarak önümüzde durmaktadır' diye konuştu. </p><p>Kurul üyeleriyle rektörlük binası önündeki kartal heykeli önünde fotoğraf çektiren YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar'a Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu hediye verdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Erzurum</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/yok-baskani-ozvar-ogrencilerimizi-gercek-hayat-problemleriyle-temas-ettiren-egitim-modelini-gerekli-goruyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/yok-baskani-ozvar-ogrencilerimizi-gercek-hayat-problemleriyle-temas-ettiren-egitim-modelini-gerekli-goruyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="50057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da okul binasının devredilmesine tepki gösteren öğrenci ve velilerden basın açıklaması]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/ankarada-okul-binasinin-devredilmesine-tepki-gosteren-ogrenci-ve-velilerden-basin-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/ankarada-okul-binasinin-devredilmesine-tepki-gosteren-ogrenci-ve-velilerden-basin-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kübra SONKAYA-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da Çankaya Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velileri, okul binasının İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne devredilmesi kararına karşı açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çankaya ilçesindeki 99 yıllık Mimar Kemal Ortaokulu, eğitim ve öğretime elverişli olmadığı gerekçesiyle idari binaya dönüştürülüyor. Okul binasının İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne devrine karar verilirken, öğrenci ve veliler söz konusu karara tepki gösterdi. Okul bahçesi önünde düzenlenen basın açıklamasına, öğrenci ve velilerin yanı sıra milletvekilleri ve eğitim sendikaları temsilcileri katıldı. 'Okuluma dokunma', 'Karar sizin gelecek bizim', 'Bu sadece bir bina değil' yazılı dövizler taşıyan öğrenciler, slogan atarak okulu boşaltmak istemediklerini dile getirdi.</p><p>Okul Aile Birliği üyesi Handan Çelik, 'Ankara'nın kalbinde yer alan, sayısız aydın, devlet insanı ve sanatçı yetiştirmiş olan Mimar Kemal Ortaokulu, bugün bir eğitim kurumu olmaktan çıkarılmak ve idari bir hizmet binasına dönüştürülmek istenmektedir. Bu karar, sadece bir okulun kapatılması değildir. Bu karar, bir asırlık eğitim kültürünün, bir hafızanın ve çocukların geleceğinin yok sayılmasıdır. Kapatma gerekçesi olarak Kızılay bölgesinin öğrenciler için uygun olmadığı iddia edilmektedir. Oysa burası, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentinin merkezi ve en güvenli noktalarından biridir' dedi.</p><p>CHP Ankara Milletvekili Aliye Ersever ise 'Bu okul o kadar köklüdür ki Cumhuriyet'in birçok değerini, sanatçısını, politikacısını ve ressamını yetiştirmiştir. Okulun tarihi binasını gelin, gezin. Ankara'da artık böyle okullar çok enderdir, hatta Türkiye'de bu nitelikteki okulların sayısı oldukça azdır. Koskoca Milli Eğitim Bakanlığı'nın hiçbir yeri yoktu da Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nü buraya taşıyorsunuz. Hiçbir yer bulamadınız mı? Ankara'da depreme dayanıklı, Milli Eğitim Bakanlığı'na ait hiçbir yer yok mu' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Ankara</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/ankarada-okul-binasinin-devredilmesine-tepki-gosteren-ogrenci-ve-velilerden-basin-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/ankarada-okul-binasinin-devredilmesine-tepki-gosteren-ogrenci-ve-velilerden-basin-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="36274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYTE'nin 'üniversite-sanayi iş birliğine' EBSO'dan 3 ödül]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/iytenin-universite-sanayi-is-birligine-ebsodan-3-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/iytenin-universite-sanayi-is-birligine-ebsodan-3-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR, (DHA)- İZMİR Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), akademi ile sanayi arasında kurduğu stratejik bağlar ve hayata geçirdiği iş birliği modelleriyle Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından düzenlenen törende 3 ödüle layık görüldü.</p><p>İYTE bünyesinde yürütülen üniversite-sanayi iş birlikleri ödüllerle taçlandı. EBSO tarafından düzenlenen ödül töreninde, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün son yıllarda sanayi sektörüyle yürüttüğü entegre çalışmalar ve bölge ekonomisine sunduğu bilimsel katkılar onurlandırıldı. İYTE üniversite-sanayi iş birliğini kurumsal bir öncelik haline getirmesi, bu alanda yürüttüğü çalışmalar ve geliştirdiği projeler, elde ettiği ulusal ve küresel başarılar ve akademik liderlik vizyonuyla 'Üstün Hizmet / Onur Ödülü'ne layık görüldüğü bildirildi.</p><p>Üniversite-sanayi iş birliği kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik projeleriyle öne çıkan İYTE İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Baba ve Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa M. Demir 'Üniversite-Sanayi İş Birliği Ödülü'nü alırken; İYTE Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Doğanlar 'Akademiye Hizmet Ödülü'nün sahibi oldu.</p><p>'TAKDİR EDİLMEK MOTİVASYONUMUZU ARTTIRIYOR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ödül töreninin ardından açıklamalarda bulunan İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, üniversitenin sadece bilgi üretmekle kalmayıp, bu bilgiyi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürdüğünü aktardı. Rektör Prof. Dr. Baran, iş birliklerinin ekonomik boyutuna dikkat çekerek 'Bugün burada aldığımız takdir, aslında Türkiye'nin yerli ve milli teknoloji hamlesine sunduğumuz katkının bir yansımasıdır. Akademisyenlerimizin sanayicilerimizle omuz omuza yürüttüğü projeler, sadece kağıt üzerinde kalmamış; somut çıktılara dönüşerek bölgemizin ve ülkemizin ekonomik büyümesine doğrudan katkı sağlamıştır. Bilimin üretim gücüyle buluştuğu noktada cari açığı kapatacak, dünya pazarlarında rekabet edecek bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu çalışmalarımıza paralel olarak Teknopark İzmir'imizde yürüttüğümüz çakışmalarla 2025 yılında yaklaşık 200 milyon dolarlık bir ihracat hacmini de yakalamış olduk' dedi.</p><p>Takdir edilmenin motivasyonlarını arttırdığını belirten Rektör Prof. Dr. Baran: 'Üniversite sanayi iş birliğini yaygınlaştırma kültürümüzün EBSO nezdinde karşılık bulması gurur verici, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ender Yorgancılara ve Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür ediyorum' diye konuştu.</p><p>SEKTÖREL ÇÖZÜMLERDE İYTE İMZASI</p><p>EBSO 'Üniversite-Sanayi İş Birliği Ödülü'ne layık görülen Prof. Dr. Alper Baba ve Prof. Dr. Mustafa M. Demir'in ve 'Akademi Hizmet Ödülü' alan Prof. Dr. Sami Doğanlar'ın çalışmalarının; inşaat, yenilenebilir enerji, genetik ve malzeme teknolojileri alanında sanayinin kronikleşmiş sorunlarına bilimsel çözümler sunduğu kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, Izmir</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/iytenin-universite-sanayi-is-birligine-ebsodan-3-odul</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/iytenin-universite-sanayi-is-birligine-ebsodan-3-odul.jpg" type="image/jpeg" length="84287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'den 11 üniversite, dünyada ilk 500'e girdi]]></title>
      <link>https://www.avrupagazete.co.uk/turkiyeden-11-universite-dunyada-ilk-500e-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupagazete.co.uk/turkiyeden-11-universite-dunyada-ilk-500e-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK), Türkiye'den 11 üniversitenin, Quacquarelli Symonds'un (QS) '2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması'nda ilk 500'e girdiğini duyurdu.YÖK'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden 1900'ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralama, kurumun bugüne kadarki en kapsamlı çalışması oldu. Sıralamada 'Beşeri Bilimler ve Sanat', 'Mühendislik ve Teknoloji', 'Fen Bilimleri ve Tıp', 'Doğa Bilimleri' ile 'Sosyal Bilimler ve İşletme' olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, 'akademik itibar', 'işveren itibarı', 'makale başına araştırma atıf sayısı', 'H indeksi' ve 'uluslararası araştırma ağı' olmak üzere 5 gösterge baz alınarak yapıldı. Türkiye'den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500'e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) farklı alanlarda ilk 500'de yer alan Türk üniversiteleri oldu.</p>

<p>SANAT VE BEŞERİ BİLİMLER</p>

<p>QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, 'Sanat ve Beşeri Bilimler' alanında ilk 500'de 9 Türk üniversitesi sıralamaya girdi. ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391'inci olarak listeye girerken, Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı.</p>

<p>MÜHENDİSLİK VE TEKNOLOJİ</p>

<p>'Mühendislik ve Teknoloji' alanında İTÜ 91'inci olarak dünyada ilk 100'e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290'ıncı olarak ilk 300'de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364'üncü sırada yer aldı ve bu alanda ilk 500'e giren 8'inci Türk üniversitesi oldu.</p>

<p>SOSYAL BİLİMLER VE İŞLETME</p>

<p>'Sosyal Bilimler ve İşletme' alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353'üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldı. Böylece bu alanda toplam 9 üniversite ilk 500'e girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FEN BİLİMLERİ VE TIP İLE DOĞA BİLİMLERİ</p>

<p>'Fen Bilimleri ve Tıp' alanında Hacettepe Üniversitesi 308'inci sırada yer alırken onu 390'ıncı sırada yer alan Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500'e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri oldu. 'Doğa Bilimleri' alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300'üncü olarak ilk 300'e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500'e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldı.</p>

<p>'KARARLI ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ'</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Erol Özvar, Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti. Özvar, 'Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum' değerlendirmesinde bulundu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.avrupagazete.co.uk/turkiyeden-11-universite-dunyada-ilk-500e-girdi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupagazetecouk.teimg.com/avrupagazete-co-uk/uploads/2026/03/agency/dha/turkiyeden-11-universite-dunyada-ilk-500e-girdi.jpg" type="image/jpeg" length="64270"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
