Sağlık

'Psikiyatri kliniğine başvurular arttı'

Abone Ol

Ruken KADIOĞLU-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- ANKARA Bilkent Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nden Doç. Dr. Seda Kiraz, hem dünyada hem de Türkiye'de psikiyatri kliniğine başvuruların arttığını belirterek, 'Bu durumun etkileri arasında Covid sonrası belirtiler, ekonomik sıkıntılar, savaş gibi ruh sağlığını zorlayan durumlar, belirsizlikler, sosyal medyanın kullanımındaki artış, yoğun iş temposu sayılabilir' dedi.

Doç. Dr. Seda Kiraz, kişinin duygu durumunda, düşüncelerinde ve davranışlarında belirgin bir değişiklik olmasının ve bunun uzun sürmesinin psikiyatrik bir başvuru gerektirdiğini söyledi. Kiraz, 'Özellikle yoğun keder, mutsuzluk hali, aşırı kaygı, tahammülsüzlük, sosyal olarak geri çekilme, uyku sorunları, iştah sorunları veya öfke sorunları ya da dikkat sorunları gibi durumlarda psikiyatrik başvuru gerekebilir. Bu durumlar 2 haftadan daha uzun süre olduğunda psikiyatrik hastalıkların belirtilerini yordayabilir. Günlük stres çoğunlukla durumsaldır ve o durum geçtikten sonra da streste bir azalma hissedilir. Ancak ruhsal hastalıklarda belirtiler genellikle daha şiddetlidir. Günlük aktivitelerini etkileyen, sosyal yaşamı, iş yaşamını, aile yaşamını etkileyecek şiddette olabilir ve durum geçtiğinde bile belirtiler geçmeyebilir. Ayrıca stres durumunda kişinin baş etme mekanizmaları ruhsal bir sıkıntı olduğu durumda artık işe yaramaz hale gelir' dedi.

'PSİKİYATRİK YAKINMALARA YÖNELİK FARKINDALIK ARTTI'

Psikiyatri kliniklerine başvuruda hem dünyada hem de Türkiye'de bir artış olduğunu söyleyen Doç. Dr. Kiraz, 'Bu durumun etkileri arasında; Covid sonrası belirtiler, ekonomik sıkıntılar, savaş gibi ruh sağlığını zorlayan durumlar, belirsizlikler, sosyal medyanın kullanımındaki artış, yoğun iş temposu sayılabilir. Ancak bunun yanı sıra psikiyatrik başvurudaki artışın bir nedeni de artık psikiyatrik yakınmalara olan farkındalığın artması olarak söylenebilir. Bu durum da belirgin bir artışa neden oluyor. Artık kişiler psikolojik destek almaya daha açık hale geldi. Hem bilgiye ulaşmanın kolaylığı hem sosyal medyanın etkisiyle artık kişiler bir sıkıntı olduğunu daha kolay fark eder hale geldi' dedi.

Doç. Dr. Kiraz, ruhsal desteğe ne kadar erken başvurulursa aslında altta yatan ruhsal hastalığın tedavi edilebilirliğinin de o kadar artacağına işaret ederek, 'Travmadan sonra kişide gelişen travmayı tekrar yaşantılama, bununla ilgili kabus görme, kolay irkilir hale gelme, uyku sorunları yaşamak, öfke patlamaları yaşamak aslında görülebilecek davranışlardır. Burada önemli olan süre ve hayatını ne kadar etkilediğidir diyebiliriz. Çünkü travmadan sonraki ilk bir ay bunların yaşanılması hastalık sayılmayabilir. Ama bu süre uzadığında artık bir aydan daha fazla süre aşırı irkilmeye, kabuslar görmeye, işini gücünü yapamayacak şekilde bu travmatik deneyimle zihin uğraşısı olma gibi durumlarda o zaman profesyonel bir destek ihtiyacı olduğu söylenebilir ' ifadelerini kullandı.

'PROFESYONELE BAŞVURMAK OLAĞANDIR'

Doç. Dr. Kiraz, psikiyatri kliniklerine başvurudaki önyargıların azaldığını belirterek, 'Ama hala mevcut diyebiliriz. Ruh sağlığı bütün sağlığın bir parçasıdır, tıpkı fiziksel sağlık gibi. Dolayısıyla ruh sağlığında da profesyonele başvurmak gayet olağandır. Ruh sağlığı sorunları hayatın bir döneminde kişilerin yaşayacağı bir durumdur ve böyle durumlarda psikiyatriye gitmek aslında bir sorun değil, bir çözümün başlangıcı için bir adımdır diyebiliriz. Psikiyatriye gitmek ilaç kullanmak anlamına gelmez her zaman. Bu doğru bir bilgi değildir. Kişinin ihtiyacına göre psikiyatri hekiminin değerlendirmesi sonucu kişiye özel bir tedavi planı çizilir. Bu tedavide gerektiğinde psikoterapiler, gerektiğinde ilaç tedavisi uygulanır. Bazen her ikisi birlikte uygulanabilir. Buradaki amaç en az müdahale ile kişinin en iyi haline ulaşımını sağlamaktır. Psikiyatrik hastalıklar tedavi edilmezse belirtiler kronikleşir. Artık fiziksel sağlığı da etkilemeye başlayabilir. Tedavi daha kompleks hale gelebilir. Yani erken müdahale edildiğinde daha kolay tedavi edilebilir haldeyken belirtiler kronikleştiğinde bazen hastalarda bununla ilgili hastalığa bağlı yıkımlar oluşabilir. Bu tedavinin hem uzamasına, hem de kompleks hale gelmesine hatta bazen yatışlara da neden olabilir' diye konuştu.

'PSİKİYATRİK BAŞVURU ÇÖZÜMÜN İLK ADIMIDIR'

Doç. Dr. Kiraz, acil müdahale gerektiren durumlara ilişkin, 'Bunların başında kendine zarar verme, intihar düşünceleri, yoğun umutsuzluk düşünceleri gelir. Bunun akabinde 'gerçeklikten kopma' dediğimiz halüsinasyonlar ya da aşırı şüpheci yaklaşımlar düşünülebilir. Kişinin madde ve alkol kullanım bozukluğu var ise böyle durumlarda yoksunluk krizleri ya da bilinç değişiklikleri acil müdahaleler gerektirir. Bunun yanı sıra bizim mani tablosu dediğimiz kişinin bazen hastalığının farkında olmadığı, çok aşırı enerjik, çok az uyuma ve hareketlilik, riskli davranışlarda bulunma gibi tablolarda acil müdahale gerekir. Düzenli uyku, düzenli beslenme, yeterli fiziksel aktivite, yeterince sosyalleşmek, sosyal olarak aktif olmak, ekran süresini ayarlayabilmek ve dengelemek önemlidir. Bunun dışında kişinin hobilerinin olması ya da sevdiği işlere zaman ayırması, kendine dinlenme fırsatı yaratması ruh sağlığı için iyi gelecek unsurlardır. Ruhsal zorlanmalar hayatın bir parçasıdır ve profesyonel destek almak oldukça normal bir durumdur. Psikiyatrik başvuru bir sorun değil, çözümün ilk adımıdır' ifadelerini kullandı. (DHA)