Olgay GÜLER-Batuhan SEVER/EDİRNE, (DHA)- JEOLOJİ Yüksek Mühendisi, Bilim Akademisi Üyesi ve İTÜ emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki Marmara Denizi'nde 7'nin üzerinde deprem beklediklerini belirterek, 'Bugün Marmara'da bir deprem beklentisi var. Özellikle 7'nin üzerine çıkabilecek bir deprem beklentimiz var. Bütün yapılan bilimsel çalışmalar bu gerçeği doğrulamaktadır. Olası en büyük deprem 7.2 veya 7.3 ama yedilik olasılık hep orada duruyor' dedi.
Edirne Belediyesi tarafından, Atatürk Kültür Merkezi'nde 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde, 'Hatırlamak Yetmez, Hazırlıklı Olmak Gerek' sloganıyla toplantı düzenlendi. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan'ın da katıldığı toplantıda, Jeoloji Yüksek Mühendisi, Bilim Akademisi Üyesi ve İTÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, geçmiş depremler ve olası Marmara depremiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
'BİR YERDE DEPREM OLDUYSA, GELECEKTE AYNI YERDE YİNE AYNI DEPREM OLACAKTIR'
Prof. Dr. Tüysüz, deprem olan bir bölgede, ilerleyen süreçte, aynı büyüklükte depremin tekrar olacağının bilimsel kural olduğunu belirterek, 'Depremlerin olduğu yerde, kuvvet sürekli olduğu için yer altından gelen levha hareketleri kayalara sürekli kuvvet uyguladığı için, sonuçta bir bölgede deprem oluyorsa stres birikir boşalır, stres birikir boşalır ve geçmişte deprem olan bir yerde kuraldır; gelecekte de mutlaka ve mutlaka deprem olur. Bu ne zaman olur? Bunu söylemek mümkün değil ama mutlaka ve mutlaka olacaktır. Bazı yerler vardır sık sık deprem üretir. Mesela Marmara'da ortalama 250-300 yılda bir deprem olur. 1032'de, 1296'da, 1509'da, 1766'da büyük depremler olmuştur. Küçük depremlerden söz etmiyorum. Ama buna karşılık 1938'de Kırşehir'de bir deprem oldu. Bir defa oldu ne tarihinde var, ne bilinen bir geçmişinde var, ne de gelecekte ne zaman olacağını bilmiyoruz. 1968'de Bartın'da 6.8'lik bir deprem oldu. Bartın'ın 2 bin yıllık tarihi çok iyi biliniyor. 2 bin yıldır deprem olmamış bir yer. Gelecekte ne zaman olur bunu bilmiyoruz. Ama demin anlattığımız kurala geldiğimiz zaman Kırşehir'de de gelecekte de deprem olur, Bartın'da da gelecekte deprem olur, Rize'de de gelecekte deprem olur. Çünkü bir yerde deprem olmuşsa, gelecekte aynı yerde aynı büyüklükte deprem olur' dedi.
'BU TOPRAKLARDA HEP DEPREM OLDU, BUNDAN SONRA DA OLACAK'
Türkiye'nin aktif fay haritasına göre bilinen 486 fayın olduğunu dile getiren Tüysüz, 'Türkiye'nin diri fay haritasında bugün resmi olarak bilinen 486 fay var. Önümüzdeki aylar içerisinde bunun 600 çıktığını duyacaksınız. Türkiye'nin 24 ilinin, 101 ilçesinin 550 köyünün merkezinde fay var. Bu faylar zaman içerisinde deprem üretmiştir, üreteceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren geçen sürenin dışına gerek Osmanlı dönemine, gerekse ondan önceki Hititler'e kadar gittiğimizde buradaki medeniyetlerin hep depremlerden etkilendiğini gördük. Yani bu deprem sadece Türkiye Cumhuriyeti'ne, Osmanlı'ya özgü bir şey değil. Bu topraklarda hep deprem oldu, bundan sonra belki insan nesli ortadan silinecek, yine depremler olmaya devam edecekler. Çok sayıda medeniyetin de sadece ve sadece depremler ya da bunların etkileri nedeniyle bu topraklarda yok olduğunu biliyoruz' diye konuştu.
'MARMARA'DA KIRILMAMIŞ FAYLAR VAR'
Marmara Denizi'nden de geçen Kuzey Anadolu fay hattının en önemli fay hatlarından olduğunu belirten Tüysüz, 'Kuzey Anadolu fayı Türkiye'nin en önemli, dünyanın da birkaç önemli fayından bir tanesi. Bin 600 kilometre kare boyu var. Aynı zamanda hep büyük depremler üretmiş. 1939'da Erzincan depremi oldu. O zaman Türkiye nüfusu 17 milyondu. Bu 17 milyon nüfustan 39 bini bu depremde canını yitirdi. 1939'u; 42 izledi, 43 izledi, 44 izledi, 57 izledi, 67 izledi ve 99 izledi. 1999'dan önce deprem İstanbul'a doğru geliyor denildi. Bu söylenmesine rağmen herhangi bir önlem alınmadı. 1999'da iki bölgede daha deprem beklentimiz vardı; biri doğuda, biri batıda. Dönemin başbakanı rahmetli Bülent Ecevit'e gittik. Üç ay sonra Düzce depremi oldu. Batıdaki deprem henüz olmadı, olmasını bekliyoruz. Tarih tekerrür ediyor. 1992'de küçük bir deprem vardı. Burada kırılmamış bir parça var Bingöl Yedisu'da, burası 7'nin üzerinde deprem üretecek. Bugün, yarın, belki 5 sene, belki 50 sene sonra ama mutlaka olacak. İkincisi Marmara Bölgesi. Marmara Bölgesi'nde de kırılmamış faylar var ve bunlar kırılacaklar. Eninde sonunda kırılacaklar. Bugün, yarın belki 50 sene sonra' dedi.
'6 ŞUBAT DEPREMİ BİLİNEN BİR DEPREMDİ, SONUÇ DEĞİŞMEDİ'
Doğu Anadolu Fay Hattı ve 6 Şubat 2023'de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlere de değinen Prof. Dr. Tüysüz, 'Aynı şey Doğu Anadolu fayı için de geçerli. Doğu Anadolu fayı yine dünyanın önemli faylarından bir tanesi. 650 kilometre boyunda. Bingöl Karlıova'dan başlıyor, Hatay'a kadar uzanan bir fay. Hep söylüyoruz; burada mesela 1513'te deprem olmuş, aradan bunca yıl geçmiş bir daha deprem olacak. Burası deprem açısından çok tehlikeli bir bölge. Bunların hepsi tek tek raporlarla, şahsi ilişkilerle, bütün yönetimlere söylenmiştir. 24 Ocak depremi bilinen bir depremdir, 6 Şubat depremi bilinen bir depremdir. Geleceği kesin olan depremlerdir ama zamanı bilinememiş. Bütün meslektaşlarım adına söylüyorum; bunu defalarca dile getirdik ve sonuç değişmedi. Aşağı yukarı Adıyaman Çelikhan'dan başlayan Antakya'ya kadar uzanan, aynı gün aradan sekiz dokuz saat geçtikten sonra bu defa Elbistan'da faylar kırıldılar. 7.8 arkasından 7.6'lık depremler ürettiler. Çok uzak alanlarda dahi, çok ciddi hasarlar verdi' ifadelerini kullandı.
'MARMARA'DA 7'NİN ÜZERİNDE DEPREM BEKLENTİMİZ VAR'
Prof. Dr. Tüysüz, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın geçtiği Marmara Denizi'nde de 7'nin üzerinde deprem beklentilerinin olduğunun altını çizerek, 'Depremin tam yerini net olarak bilemiyor olabiliriz, büyüklüklerini net olarak tespit edemiyor alabiliriz ama İstanbul'da hissedilen depremlere baktığımız zaman tarihi kayıtlarda Bizans döneminde 49, Osmanlı döneminde 52 tane hissedilen ve hasar yaratmış deprem var. Bunların bağlılığına baktığımız zaman özellikle Kuzey Anadolu fayının üzerinde ve Ganos'ta bu depremlerin yoğunlaştığını, sıralandıklarını görüyoruz. Bugün Marmara'da bir deprem beklentisi var. Özellikle 7'nin üzerine çıkabilecek bir deprem beklentimiz var. Bütün yapılan bilimsel çalışmalar bu gerçeği doğrulamaktadır. Bugün bazı arkadaşlar, 'Deprem olmayacak' deseler de bunların yaptığı bu görüşe altlık oluşturabilecek herhangi bir bilimsel çalışma maalesef bulunmamaktadır. Görünen gerçek odur ki, Marmara'da 1509, 1766 depremlerinin olduğu bölgede bir deprem daha olacaktır. Hangi büyüklükte? Olası en büyük deprem 7.2 veya 7.3 ama yedilik olasılık hep orada duruyor' dedi.
'EDİRNE OLASI DEPREMDE BÖLGESİNE OMUZ VEREN BİR ŞEHİR OLMAK ZORUNDA'
Belediye Başkanı Gencan da konuşmasının anma değil bir sorumluluk hatırlatma niteliğinde olduğunu belirterek, '6 Şubat 2023'de Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay başta olmak kentlerimiz yıkıldı, on binlerce canımızı kaybettik. Bir gecede yuvalar söndü, hayatlar yarım kaldı. Bu acı; 'geçti' diyerek kapanmaz. Bu acı 'hatırladık' diyerek hafiflemez. Çünkü deprem bir doğa olayıdır. Yıkım kader değildir. Yıkımı büyüten şey ihmal, hazırlıksızlık ve 'sonra bakarız' anlayışıdır. Bu yüzden bugün söylediğimiz cümle basit ama ağırdır. Hatırlamak yetmez, hazırlıklı olmak gerekir. Hazırlık afet anında koşmak değildir. Hazırlık, afet gelmeden sistemi kurmaktır. Afetin ne zaman geleceğini bilemeyiz, ama geldiğinizde ne kadar can kaybedeceğinizi, ne kadar hızlı toparlanacağımızı hazırlık belirler. Edirne aktif bir fay hattının üzerinde olmayabilir. Ama hepimiz biliyoruz ki afetler sınır tanımaz. Olası bir Marmara depreminde Edirne sadece kendini koruyan değil, bölgesine omuz veren bir şehir olmak zorundadır. Edirne Belediyesi olarak afet meselesini, bir günün gündemi değil şehir yönetiminin omurgası olarak ele alıyoruz' dedi. (DHA)




