Canan İLARLSLAN - Ulaşcan ÖZER / İSTANBUL, (DHA)- TÜRKİYE Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesindeki Türkiye Kanser Enstitüsü tarafından geliştirilen 3 yerli kanser teknolojik ürününün tanıtımı yapıldı.12'nci Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda, Türkiye Kanser Enstitüsü tarafından geliştirilen Herediter ve OncoTR kitleriyle cellsway mikroakışkan sistemin lansmanı yapıldı. Sistemlerin yerli ve milli özelliğine dikkat çekerek ekonomik olduğuna değinen Prof. Dr. Burak Civelek Herediter genetik testle ilgili 'Bireyde kanser yokken yaşamının ilerleyen dönemlerinde kanser gelişme riskini ortaya koyup bu kişinin daha sık doktor kontrolü, önleyici tedbirlerle daha kanser gelişmeden kanserin çaresini bulmuş olacağız.' dedi.

Cumhurbaşkanlığının himayesinde, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) iş birliğiyle düzenlenen 12'nci Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda, sağlık alanında geliştirilen üç yerli kanser teknolojik ürününün lansmanı yapıldı. TÜSEB bünyesindeki Türkiye Kanser Enstitüsü tarafından geliştirilen Herediter ve OncoTR kitleriyle cellsway mikroakışkan sistemin ne zaman kullanılmaya başlayacağı ve testlerin ne işe yaradığı kamuoyuyla paylaşıldı.

'BİR TÜP KAN VEREREK GENETİK YATKINLIĞI ORTAYA KOYUYORSUNUZ'

TÜSEB Kanser Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Burak Civelek, 'Burada 3 ürünümüzden size bahsedeceğiz. Bir tanesi Herediter ürünü, diğeri OncoTR ürünü, diğeri de cellsway mikroakışkan sistemlerle ilgili ürün. Tüm kanser tiplerinin, tüm kanserlerin, yaklaşık yüzde 10-12'si ailesel geçiş gösterir. Sizin 1. derecede veya 2. derecede akrabanızda gelişen kansere acaba genetik olarak sizde de bir yatkınlık var mı. Siz de bu kansere ilerleyen dönemlerde yakalanabilir misiniz. Bunu bizim tamamen Türk üreticilerle geliştirdiğimiz bu genetik testle, sadece bir tüp kan vererek bu genetik yatkınlığınızı ortaya koyuyorsunuz. Bu bütün kanserler için geçerli değil. Yaklaşık 15 farklı kanser türü özellikle genetik yatkınlık içerebilir. Bu testle biz genetik yatkınlığı olan kanserleri tespit edeceğiz. Daha bireyde kanser yokken yaşamının ilerleyen dönemlerinde kanser gelişme riskini ortaya koyup bu kişinin daha sık doktor kontrolü, önleyici tedbirlerle daha kanser gelişmeden kanserin çaresini bulmuş olacağız.' dedi.

Bakan Ersoy: Bu yılı 65 milyar doların üzerinde bir gelirle kapatacağımız öngörüyoruz / Geniş haber
Bakan Ersoy: Bu yılı 65 milyar doların üzerinde bir gelirle kapatacağımız öngörüyoruz / Geniş haber
İçeriği Görüntüle

'2027'NİN İLK YARISINDA HALKIMIZIN HİZMETİNE SUNACAĞIZ'

Prof. Dr. Civelek, 'Benzer kitler yurtdışında da var. İlk kez biz bunu Türkiye'de ürettik. Yurtdışındaki testlerden daha hassas ve daha ucuz; bu şekilde hem insanlığın hem de Türk insanımızın hizmetine sunmuş oluyoruz. Şu anda testimizin bütün çalışmaları bitti; prototipi tamamlandı. Sağlık Bakanlığımızla yapacağımız protokoller sonrası özellikle öncelikle Şehir Hastaneleri olmak üzere eğitim araştırma hastanelerini veya üniversite hastanelerinde çok yakın zamanda halkımız buna ulaşabilecek. Bunların da yazılımı dahil olmak üzere 2027'nin ilk yarısında halkımızın hizmetine, Şehir Hastaneleri başta olmak üzere bakanlığımızın belirlediği hastanelerde halkımız ulaşabilecek' dedi.

'15 FARKLI KANSER TÜRÜ İÇİN RİSKLERİNİZİ TAHMİN EDEBİLME POTANSİYELİNE SAHİP'

Türkiye Kanser Enstitüsü Araştırmacısı Doç. Dr. Demet Akdeniz Ödemiş ise, 'Herediter kitimiz, bizim yerli olarak ürettiğimiz, kişinin kanser riskini tespit eden ve bunlarla ilgili kişi için koruyucu önlemler almamız için yol gösteren bir kittir. Bu kitin şu an Türkiye'de uluslararası kitlerle beraber çalışmaları sürdürülmekte. Yerli olarak üretilen ilk kit olduğu için de şu an Sağlık Bakanlığı bünyesinde özellikle kişilerin kanser olma riskini tespit edebilecek yerli ve milli olarak üretmiş olduğumuz bir kit. Bu kitin üretimiyle birlikte aslında teknik altyapıları 34 genden oluşuyor. 15 farklı kanser türü için risklerinizi tahmin edebilme potansiyeline sahip. Bunları uluslararası kitlerle eşit standartlarda valide ettik ve bu şekilde şu an hazır ürünlerimiz ve piyasaya sürüldü. Bundan sonra özellikle tıbbi genetik birimlerinde kişilerin kanser riskini tespit edebileceğimiz bir kit şeklinde kullanımı aktif bir şekilde Sağlık Bakanlığı'na entegre edilecek.' ifadelerini kullandı.

'KİŞİNİN KANSER OLMA RİSKİ ÖNDEN TANIMLANABİLİYOR'

Doç. Dr. Ödemiş, 'Burada yazılımla birlikte kişinin kanser riskini ürettiğimiz kit tespit ediyor. Yazılım da bu riski aslında daha görünür kılıyor. Dolayısıyla buradan çıkan otomatik bir klinik raporla birlikte hastaya, aile hekimine ya da ilgili hekimine teslim edilen bir rapor oluyor. Böylece aslında kişinin kanser olma riski önden tanımlanabiliyor ve bununla ilgili koruyucu önlemler alınabiliyor. Kişinin özellikle diğer sağlıklı kişilerde ailesinde öykü olanlarda 'Acaba sağlıklı kişilerdeki riskler nedir' diye bunların önünü açacak bir testtir. Aynı zamanda hasta olan kişinin çocuklarına aktarma potansiyeli de biliyorsunuz kanser için kalıtsal kanserler açısından mevcut. Temel anlamda baktığınızda ülkemizdeki kanser insilansını ciddi şekilde düşürecek bir testtir. Bununla beraber hekimlerimizin yine klinik kullanımına yerli bir kit alternatifi olarak sunduğumuz bir kittir. 15 farklı bilinen kanser türünde meme, akciğer, prostat, pankreas, kalın bağırsak, mide gibi çeşitli kanser türlerinde etkili bir şekilde çalıştığını gösterdik yaptığımız çalışmalarda' diye konuştu.

'KİŞİSELLEŞTİRİRİLMİŞ TEDAVİ YAKLAŞIMIYLA ÇÖZÜM SUNDUĞUMUZ BİR KİT'

Doç. Dr. Ödemiş, 'TÜSEB bünyesinde geliştirmekte olduğumuz bir diğer kitimiz, OncoTR olarak kapsomatik kanser paneli olarak adlandırdığımız bir kittir. Bu kitte de aslında kişinin tümör materyali, tümör dokusu üzerinden taşıdığı genetik mutasyonları saptayabiliyoruz ve bunu etkili bir şekilde saptayıp aslında kişinin tedavi yaklaşımını nasıl yönlendirmemiz gerektiğini, daha kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımıyla çözüm sunmayı amaçladığımız bir kit. Bu kitin yurtdışında, uluslararası arenada aslında kullanılan birçok versiyonu var ama yerli olarak ürettiğimiz ilk kit olarak yine TÜSEB bünyesinde Sağlık Bakanlığı'nın hizmetine sunacağımız bir kittir. Aslında kişinin tümöründen kanser genetik yapısı ortaya çıkarılarak ona uygun tedavi seçeneklerinin seçildiği bir profilleme çalışması' dedi.

'RADYASYON YAYAN SİSTEMLERİN DAHA AZ KULLANILMASINI SAĞLAYACAK'

Çalışmalarda yer alan ODTÜ'den Doç. Dr. Ebru Özgür ise, 'Biz firma olarak uzun zamandır mikro akışkan teknolojisi üzerine çalışıyoruz ve bu teknolojiyle aslında tümör dokusundan kana karışan tümör hücrelerinin izolasyonunu hedefliyoruz. Aslında solid biyopsiyle ulaşabileceğimiz bilgiye basit bir kan testiyle ulaşabiliyoruz. Böylece her defasında hastanın kanserin gidişatını takip etmek için solid biyopsi yapmak yerine kan testiyle biz bunu basit bir şekilde ve daha sık yapılarak, hastayı daha yakından takip ederek gerçekleştirebiliyoruz. Hocamın bahsettiği gibi aslında bu biraz da hem solid biyopsinin iğne biyopsisinin daha az yapılmasını ileride sağlayacak hemde pet gibi radyasyon yayan sistemlerin de çok daha az kullanılmasını sağlayacak. Sadece kan testiyle kanseri takip edebileceğiz ve buradaki hücrelerin değişimini gözlemleyebileceğiz ve böylece hastalara daha etkili tedaviler de verebileceğiz' diye konuştu. (DHA)

Kaynak: DHA