Bilişim Teknolojileri Bağımlılığı Araştırma Komisyonu

- İzmir Bakırçay Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Günüç: - "Bir bebek, 1 yaşında eğitsel videolar da dahil, Youtube'dan videolar izlediği zaman gerçek yaşamlı etkinliklerden uzaklaşır" - "Bir annenin çocuğa yedirme, susturma için kullandığı teknolojik araçların, çocuğun adaptif davranışlarının gelişmesine engel olabileceğini gözlemledik" - Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Azize Nilgün Canel: - "Teknoloji hijyeni dünyada yeni konuşulmaya başlanan bir kavram. Türkiye'de pek rastlamıyoruz. Bu konuda eğitimler oluşturmamız gerekiyor"

Bilişim Teknolojileri Bağımlılığı Araştırma Komisyonu

TBMM (AA) - İzmir Bakırçay Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Günüç, "Bir bebek, 1 yaşında eğitsel videolar da dahil, Youtube'dan videolar izlediği zaman gerçek yaşamlı etkinliklerden uzaklaşır." dedi.

Bilişim teknolojileri bağımlılığının etkilerinin incelenerek olası zararlarının önlenmesi, bu teknolojilerin kontrollü kullanımının sağlanması için yapılması gerekenlerin saptanması amacıyla kurulan araştırması komisyonu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı başkanlığında toplandı.

Toplantıda komisyona bilgi veren Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ruh Sağlığı Daire Başkanı Esra Alataş, kumar, internet, video-oyun, alışveriş, yemek gibi davranışları, "davranışsal bağımlılık" olarak değerlendirdiklerini ve bunlarla mücadele etmek için eylem planı hazırladıklarını belirtti. Söz konusu eylem planının detaylarını paylaşan Alataş, eylem planının nihai amacının toplumu teknoloji, internet, kumar alanlarında davranışsal bağımlılıklardan korumak olduğunu belirtti.

Davranışsal bağımlılıkların "ruhsal hastalıklar" kriterleri çerçevesinde değerlendirildiğini anlatan Alataş, "Davranışsal bağımlılık sonucunda sosyal ilişkilerde bozulma, aile bağlarında zayıflama, çocuklarda dil gelişiminde gecikme, duygu kontrolünde güçlük, kişilik bozuklukları, obezite, dikkat bozukluğu gibi fiziksel ve ruhsal sağlık problemleri, sanal ile gerçek arasındaki farkı ayrıt etmede güçlük, akademik veya iş başarılarında düşme, kaza ve yaralanmalarla sonuçlanabilmektedir." diye konuştu.

Alataş, oyun görünümlü mavi balina, mariam ya da momo gibi siber saldırılara karşı da duyarlı olunması çağrısında bulundu.

- "Bağımlılıkla Mücadele Programı Türkiye için önemli"

Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Azize Nilgün Canel ise, Türkiye Yeşilay Cemiyetinin çalıştığı alanlardan birisinin teknoloji bağımlılığı olduğunu dile getirerek, 2013-2018 verilerine bakıldığında Türkiye'de bu bağımlılıkta ciddi bir artışın bulunduğunu söyledi.

Yeşilay'ın teknoloji bağımlılığına ilişkin önleyici, koruyucu ve müdahale programlarının bulunduğunu aktaran Canel, Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Programının Türkiye için önemli olduğunu, bu programın 13 milyon öğrenci ve 2 milyon yetişkine ulaştığını kaydetti.

Canel, teknoloji bağımlığına karşı yapılması gerekenlere ilişkin, "Teknoloji hijyeni dünyada yeni konuşulmaya başlanan bir kavram. Türkiye'de pek rastlamıyoruz. Bu konuda eğitimler oluşturmamız gerekiyor. Aslında anne babaları da eğitmemiz gereken bir çalışma bu. Teknoloji hijyeninde ekranı veya bilgisayarı kapatma var. Burada mutlaka işbirlikli bir çalışmanın olması gerekiyor. Kişinin zarar verici içerik, kişi, oyunu tanıması ve yönetebilmesi, bunların ne olduğunu bilmesi, hatta beraberinde yasal kullanımı öğrenmesi, siber zorbalığın ne olduğunu öğrenmesi gerekiyor." dedi.

- Teknolojinin bebekler üzerindeki etkisi

İzmir Bakırçay Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Günüç, 0-3 yaş arasında çocuklarda beyin gelişimi bağlamında sinapsların oluşumunun daha fazla olduğunu belirterek, "Bu dönemde anne ve baba çocuk önünde teknoloji ile uğraşıyorsa çocuk daha ilk aylarından itibaren sinapslarını o bölgede, o teknoloji aracını kullanmaya yönelik geliştiriyor. Yapılan bir araştırmada teknolojiye bir yaşından sonra maruz kalan çocukların dil gelişiminde ve beyin zarlarında incelik tespit edilmiş. Dolayısıyla bir bebek, 1 yaşında eğitsel videolar da dahil, Youtube'dan videolar izlediği zaman gerçek yaşamlı etkinliklerden uzaklaşır." ifadesini kullandı.

Bir annenin çocuğun yanında kendisinin teknoloji kullanması ya da çocuğa kullandırtması halinde çocuğun annesiyle göz temasından, duygusal temastan ve birçok sosyal temastan ayrı kaldığına işaret eden Günüç şunları söyledi:

"Bu ayrı kalması çocuk için sonun başlangıcıdır. Çocuk problemlerine buradan başlıyor. Zayıf olan gelişimine bir de çevresinde teknoloji olunca, teknolojiye yöneliyor. Son yaptığımız bir çalışmada 18-24 aylık bebeklerin adaptif davranışları değerlendirildi. Adaptif davranışlar iletişim, okul öncesi beceriler, öz yönetim, oyun, sosyal yaşam, toplumsal davranışlar, ev yaşantısı, sağlık ve emniyet, öz bakım, motor becerilerdir. Bir annenin çocuğu için yedirme, susturma için kullandığı teknolojik araçlar, çocuğun adaptif davranışlarının gelişmesine engel olabileceğini gözlemledik."


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER